Yargıtay 10. HD 2022/129 E. 2023/3224 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/129

Karar No

2023/3224

Karar Tarihi

28 Mart 2023

...

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2019/4589 E., 2020/2517 K.

...

...

KARAR: Kısmen Kabul

İLK DERECE MAHKEMESİ: ... Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

SAYISI: 2014/249 E., 2017/200 K.

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen iş kazasından kaynaklanan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiş ve davalılardan ..., ..., ..., ... Orman Ürünleri Paz.San.Ltd.Şti. vekili temyize cevap süresi içerisinde katılma yoluyla temyiz başvurusunda bulunduğu, dosyadaki noksanların ikmali için dosya mahalline geri çevrildikten ve noksanların ikmali ile dosya Dairemize gönderilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Davacı vekili, asıl dava dosyasında davalılar ..., ..., ..., ...nden belirsiz alacak davası niteliğinde 1.000,00 TL maddi tazminat ile 100,00 TL iktisadi geleceğin tehlikeye düşmesi nedeniyle tazminatın ve 200.000,00 TL manevi tazminatın iş kazası tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.

2.Davacı vekili birleşen dava dosyasında ise davalı ...Ş.’nden 1.000,00 TL maddi tazminat’ın tahsilini talep etmiştir.

  1. Davacı vekili talep artırım dilekçesiyle 28.04.2017 tarihli hesap raporundan 50.000,00 TL'lik sigorta ödemesini tenzil ederek sürekli iş göremezlik alacağı olarak 135.834,66 TL, geçici iş göremezlik alacağı olarak 100 TL, bakıcı gideri olarak 100 TL, SGK tarafından karşılanmayan sağlık tedavi ve yol giderleri alacağı olarak 100 TL, iktisadi geleceğinin tehlikeye düşmesinden kaynaklı 100 TL maddi tazminat ile birleşen davada sigorta tarafından ödenen 50.000 TL’nin temerrüt faizinin davalılardan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Asıl dava dosyasında davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkili gerçek kişiler yönünden husumet yokluğundan davanın reddini, davacının iş güvenliğine uymayarak dikkatsizliği ve tedbirsizliği nedeniyle kendi kusuruyla iş kazasına uğradığını, yapılan tedavi giderlerinin SGK karşılanmış olduğunu, tedavi sürecinin başında elden yapılmış olan 500,00 TL ödemeye rağmen ve SGK tarafından karşılanmayan gider olarak yaratılmış farazi giderlerinden müteşekkil maddi tazminat isteminin reddi gerektiğini, fahiş manevi tazminatın da reddi gerektiğini beyan ettiği anlaşılmıştır.

  1. Birleşen dava dosyasında davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle, kaza ile ilgili müvekkili şirkete müracaat edilmediğini, davacının sürekli sakatlık ve maluliyeti olmadığını, müvekkil şirket sigortalısının kusur durumunun tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılmasını, akabinde dosya delilleri uyarınca davanın reddi gerektiğini beyan ettiği anlaşılmıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 13.07.2017 tarihli ve 2014/249 Esas 2017/200 Karar sayılı kararıyla; davacı lehine sürekli iş göremezlik zararı ile birleşen dosya davalısı tarafından tazmin olunan miktardan bakiye kalan 135.834,66 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 13.11.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ... Orm.Ür.San.Tic.Ltd.Şti.'nden alınarak davacıya verilmesine; fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 75.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 13.11.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ... Orm.Ür.San.Tic.Ltd.Şti.'nden alınarak davacıya verilmesine; fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen dava davalısı tarafından ödenen 50.000 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 13.11.2013'ten birleşen dava açılış tarihi olan 26.09.2014'e kadar işlemiş yasal faizinin, davalı ... Orm.Ür.San.Tic.Ltd.Şti.'nden alınarak davacıya verilmesine, davalılar ..., ..., ... yönünden maddi ve manevi tazminat talebine yönelik davaların reddine, birleşen dava bakımından dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalılardan ..., ..., ... ve ... Orman Ürünleri vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 12.06.2018 tarihli ve 2017/3714 Esas 2018/1595 Karar

sayılı kararıyla; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı, davalılar ..., ..., ... ve ... Orman Ürünleri vekili tarafından istinaf kanun yoluna getirilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacıya sigorta şirketi tarafından yapılan 50.000,00 TL ödeme bakımından kaza tarihinden ödeme tarihine kadar faize hükmedilmiş ise de davacı tarafından dosyaya sunulan makbuz ve ibraname başlıklı belgeye göre davacıya 15.07.2016 tarihinde 7.962 TL faizi ile birlikte ödeme yapıldığı artık bu 50.000 TL için mükerrer olacak şekilde yeniden işlemiş faize hükmedilemeyeceğinden bu yöndeki kararın hatalı olduğu, öte yandan davalılar ..., ..., ... bakımından dava pasif husumet yokluğu nedeniyle reddedildiğinden ve red sebebi de aynı olduğundan yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'nin 3/2 nci maddesi uyarınca tek vekalet ve 7 nci maddesi uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken mahkemece bu davalılar için ayrı ayrı nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğuna işaretle ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılarak esas hakkında anılan nedenlerle yeniden hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

  1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalılardan ... Orman Ürün. Paz. San. Ltd. Şti. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

  2. (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 05.11.2019 tarih ve 2018/5315 E 2019/6513 K sayılı ilamıyla; özellikle ceza dava dosyası dosya arasına getirtilmek suretiyle, her ne kadar ceza mahkemesince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar hukuk hakimini bağlamayacak ise de; ceza dosyası kapsamında tespit edilen maddi vakaların iş bu dosyada da delil olarak değerlendirilmesi gerektiği gözetilerek, davalı gerçek kişilerin sorumluluğunun tartışılması için dosyanın iş sağlığı ve güvenliği uzmanlarından oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilerek raporda, davalı gerçek kişilerin kusur ve sorumluluklarının belirlenmesi ve çıkacak sonuca göre, davalı gerçek kişilere kusur verilmesi halinde kusur verilen davalı gerçek kişi veya kişileri de hesap edilecek maddi tazminat ile hükmedilen manevi tazminattan sorumlu tutulması, aynı zamanda somut olayda, sigortalının yaptığı iş karşılığı, asgari ücret aldığının kabulünün hayatın olağan akışına aykırı olduğu gibi, kabule göre de sendikasız işçi için sendika tarafından bildirilen ücretin, emsal ücret ortalamasına dahil edilerek asgari ücretin 1,80 katı düzeyindeki ücret üzerinden yapılan hesabın esas alınmasının da hatalı olduğunu o halde davacının yaptığı işe uygun olarak yapılan araştırma neticesinde ... Marangozlar Odası tarafından bildirilen asgari ücretin 1,21 katı düzeyindeki ücreti, taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış hak da dikkate alınmak suretiyle, mahkemece hükme esas alınan 28.04.2017 tarihli hesap raporuna uygulanması ve bu hesap raporundaki bilinen devre sonu olarak esas alınan tarihi ileri çekilmemesi ve bu tarihten sonra yürürlüğe giren asgari ücretteki farkları rapora yansıtmamak suretiyle alınacak raporun hükme esas alınması yönünden kararın bozulduğu anlaşılmıştır.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Yargıtay (kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin bozma ilamı kapsamında, aldırılan kusur raporunda belirtildiği üzere, iş kazasının meydana gelmesinde davacının %30, davalı ... Paz. San. Ltd. Şti.’nin %70, davalı ...’nun ise %10 oranında kusurlu olduğu, diğer davalılar ... ve ...’nın kazanın meydana gelmesinde bir kusurlarının bulunmadığı, iş bu raporun delil durumuna, dosya kapsamına, bilimsel ve teknik esaslara, yerleşik Yargıtay içtihatlarına uygun olduğu, davacının %28 oranında maluliyete uğradığı, Yargıtay (kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin bozma ilamında belirtildiği üzere, davacının ücretinin, asgari ücretin 1,21 katı olduğunun saptandığı, aldırılan hesap raporunda belirtildiği üzere, davacının SGK tarafından karşılanmayan gerçek zararının 125.845,16 TL olduğu, birleşen davanın davalısı olan ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan 50.000,00 TL’lik ödeme dava tarihinden sonra yapıldığından, bu ödemenin tahsilat aşamasında nazara alınması gerektiği, Kaza tarihi, olayın oluş şekli, kazanın meydana gelmesinde tarafların kusur oranları, davacının maluliyet durumu, davacının sosyal ve ekonomik durumu, kaza tarihinde davacının yaşı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde mahkemece davacı için takdir olunan manevi tazminat miktarının delil durumuna, dosya kapsamına, yerleşik Yargıtay içtihatlarına, taraflar arasındaki menfaat dengesine, hak ve nasafete uygun olduğu anlaşılmakla, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 356 ncı maddesi gereğince duruşma yapılarak, davacı vekili ile davalılar ... Orman Ürünleri Paz. San. Ltd. Şti., ..., ... ve ... vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı kısmen esastan kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak; Davalılar ... ve ... hakkında açılan davaların taraf sıfatı (pasif husumet) yokluğundan ayrı ayrı reddine, Birleşen davanın davalısı ... Sigorta A.Ş. hakkında açılan birleşen dava konusuz kaldığından bu dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, Davalılar ... Orman Ürünleri Paz. San. Ltd. Şti. ve ... hakkında açılan davanın kısmen kabulüne, Birleşen davanın davalısı ... Sigorta A.Ş. tarafından dava açıldıktan sonra ödenen 50.000,00 maddi tazminatın kararın icrası/infazı esnasında (tahsilat aşamasında) gözetilmesi ve tahsilde tekerrür olmaması kayıt ve şartıyla, 125.845,16 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 13.11.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... Orman Ürünleri Paz. San. Ltd. Şti. ve ...’ndan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine, 75.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 13.11.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... Orman Ürünleri Paz. San. Ltd. Şti. ve ...’ndan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve katılma yoluyla davalılardan ..., ..., ..., ... Orman Ürünleri Paz.San.Ltd.Şti. vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.

B Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz sebepleri olarak özetle; müvekkiline verilen kusurun fazla olduğunu, makinenin sürekli arızalanan bir makine olup, makine takıldıktan sonra yeninden çalışmasına engel olacak bir sistemin olmadığını, makinede yeterli güvelik tertibatı olmadığını, iş sağlığı ve güvenliği eğitimi verilmediğini, her bir davalı şahsın kusurunun ayrı ayrı belirlenmesi gerektiğini, ceza dava dosyasında ... 'nın eyleminin sabit görülüp, ... ve ...'ün de davalı şirkette işyeri ve işçi sorumlusu olup kazada kişisel kusurları bulunmadığını, hesaba esas ücretin az olduğunu, yeni asgari ücretlerin kamu düzeni gereği re'sen hesaba yansıtılmasını ve TRH 2010 bakiye ömür tablosunun uygulanması gerektiğini, müvekkilinin marangoz ustası olup, Ağaç İş Sendikasından getiritilen bilgilere göre 2.400,00 TL kat üzerinden hesap yapılması gerektiğini, hatta müvekkilinin gelirinin bu oranın dahi üstünde olduğunu, faiz başlangıç tarih ve oranının hatalı olduğunu, sürekli iş göremezlik alacağı haricinde, diğer alacak talepleri olan geçici iş göremezlik, bakıcı gideri, SGK’nın karşılamadığı sağlık tedavi ve yol giderleri ile iktisadi geleceğin tehlikeye düşmesinden kaynaklı tazminat taleplerinin değerlendirilmediğini, hükmedilen manevi tazminat az olduğunu, reddolan manevi tazminatın takdire dayalı olduğundan vekalet ücreti takdir edilmemesi gerektiğini, yargılama giderine eksik hükmedildiğini, Kabul edilen miktarlardan ayrı vekalet ücreti verilmesi gerektiğini, davalı ... Yargılama gideri yapmadığı halde lehine hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, 50.000 TL sigorta ödemesinin kaza tarihinden dava tarihine kadar işleyen faizine hükmedilmesi gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalılardan ..., ..., ..., ...vekili temyiz dilekçesinde özetle; Önceki bozma kararında ...’nun sorumlu olduğuna dair bir kararı olmadığını bu nedenle müvekkili lehine usuli kazanılmış hak oluştuğunu, hesapta işlemiş devre hatası olduğunu, SGK'dan bağlanan gelirin tamamının tenzili gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

C.A. Davalı ..., ..., vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde

1.Davacının, dava açmada hukuki yararının bulunması dava şartlarından olduğu gibi temyiz Kanun yoluna başvuracak olan tarafın da temyiz yoluna başvuruda hukuki yararının bulunması gerekir. HMK 361/2 nci fıkrasında "Davada haklı çıkmış olan taraf da hukuki yararı bulunmak şartıyla temyiz yoluna başvurabilir." düzenlemesi vardır.

2.Temyiz yoluna başvuran tarafın hukuki yararının bulunup bulunmadığı, öncelikle onun davadaki talebi ile mahkemenin hükmü karşılaştırılarak belirlenir. HMK 364/2 f bendine göre temyiz dilekçesinde "Temyiz sebepleri ve gerekçesi" bulunmak zorundadır.

  1. Somut olayda, Bölge Adliye Mahkemesinin 02.12.2020 tarihli kararıyla, davalılardan ... ve ... hakkında açılan davaların taraf sıfatı (pasif husumet) yokluğundan ayrı ayrı reddine ve lehlerine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedildiği, vekili tarafından sunulan temyiz dilekçesinde de açıkça bir sebebe dayanılmadığı anlaşılmakla iş bu davalıları temyiz başvurusunda bulunmasında hukuki yarar bulunmadığından vekilin temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.

C.B. Davacı ve (katılma yoluyla) Davalılar ... ve ...vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesinde

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, iş kazası neticesinde iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat alacağına hak kazanıp kazanamadığına ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddeleri, ile aynı Kanun'un 26 ncı maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51,52,54,55, ve 417 nci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un ,13, 16,19 ve 21 inci maddeleri, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesi ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu hükümleri ile Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı kararı ile 09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı kararıdır.

  1. Değerlendirme

Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelerle bozmaya uyulmakla taraflar yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı; özellikle bakiye ömür süresinin tespiti, ücret, sürekli iş göremezlik alacağı kapsamı dışında kalan talepler, sigorta tarafından yapılan ödemenin faiz alacağı ile manevi tazminat miktarı gibi hususların önceki temyiz incelemesi kapsamında değerlendirilip karara bağlanması ve bir kısım temyiz istemlerinin de daha önce değerlendirilip reddedilmiş olması dikkate alınarak, temyiz edenlerin sıfatlarına temyiz kapsam ve nedenlerine göre; davacı vekili ile davalılardan ... ve ... Orman Ürünleri Paz.San.Ltd.Şti. aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir

A) Taraflar arasında kusur oranının tespiti noktasında uyuşmazlık bulunduğu anlaşılmaktadır.

  1. Bilindiği üzere Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince; sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün, 2006/9 508 E., 2006/521 sayılı Kararı).

  2. Mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Prof. Dr. Baki Kuru, Usuli Müktesep Hak (Usule İlişkin Kazanılmış Hak) Dr. A. Recai Seçkin’e Armağan, ... Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları No. 351 ..., 1974, sayfa 395 vd.)

  3. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK).

4.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 74 üncü maddesine göre hukuk hakimi zarar verenin kusuru olup olmadığına karar vermek için ceza hukukunun sorumluluğa dair hükümleri ile bağlı olmadığı gibi, kusurun takdiri ve zarar miktarının belirlenmesi konusunda da ceza mahkemesi kararı ile bağlı değildir. Ancak Ceza Mahkemesinin mahkumiyet kararındaki, fiilin hukuka aykırılığını ve illiyet bağını saptayan maddi olaya ilişkin kabul, hukuk hakimini de bağlar.

  1. Öte yandan uyulan bozma kararında işaret edildiği üzere (kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 22.10.2013 tarih ve 2013/10753 – 18935 Esas Karar sayılı emsal nitelikteki ilamında da işaret olunduğu üzere, “Her ne kadar ceza davasında hükmün açıklanmasının geri bırakılması nedeniyle kesinleşmiş bir mahkumiyet kararından söz etmek mümkün değilse de, ceza yargılamasındaki maddi vakıaların göz önüne alınması gerektiği açıktır" Maddi vakıaların ise mahkeme kabulü olmayıp; iş bu dosya kapsamında toplanmış olan deliller olarak dikkate alınması gerektiği açıktır.

  2. Somut olayda, kusurun tespiti noktasında uyulan bozma kararı gereğince ceza dava dosyası kapsamı da değerlendirilerek gerçek kişilerin kusur ve sorumluluklarının belirlenmesi yönünden bozma kararı verilmiş ise de; bozmadan sonra yapılan yargılamada ceza dosyasının ilk derece aşamasını kapsar kısmının dosya içerisine getirilmekle yetinildiği, UYAP kayıtlarına göre dosyanın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 30.04.2019 tarihli kararıyla sanık ...'nın iş kazasının gerçekleşmesinde tali kusurlu olduğu kabul edilerek mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.

  3. O halde mahkemece uyulan bozma kararı kapsamında inceleme yapılarak, Ceza Dava dosyasının istinaf ve temyiz aşamalarını da kapsar şekilde tamamı dosya kapsamına getirilip açıklanan ilkeler çerçevesinde davalı ... Paz.San.Ltd.Şti.'ne ayrılan %70 kusur içerisinde davalı ...'nun tespit edilen %10 kusuru gibi, ...'nın da şahsi kusurunun bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi açısından dosyanın A sınıf iş sağlığı ve güvenliği uzmanlarından oluşturulacak 3 kişilik bilirkişi heyetine tevdi edilerek raporda, davalı gerçek kişilerin kusur ve sorumluluklarının belirlenmesi ve çıkacak sonuca göre, hükmedilen maddi ve manevi tazminatlardan iş bu davalıyı da sorumlu tutmaktan ibarettir.

B) Kabule göre de taraflar arasında ödemenin tenzili noktasında uyuşmazlık bulunduğu anlaşılmaktadır.

  1. Somut olayda maddi tazminatın hesabı noktasında bozma kararında işaret edilen 1,21 kat düzeyindeki ücretin dikkate alınarak maddi tazminat hesabının 125.845,16 TL olarak yapılması yerinde olmuş ise de davacı vekilinin 16.06.2017 tarihli talep artırım dilekçesinde önceki kararda hesaplanan tazminattan sigorta ödemesi olan 50.000,00 TL'yi tenzil ederek talepte bulunduğu bu doğrultuda maddi tazminat hesabından indirimde bulunarak talebini sınırlandırdığı anlaşılmıştır.

  2. Nitekim bozmadan önce İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlarda da bu taleple bağlı olarak 185.843,66 TL'lik maddi tazminat hesabından 50.000,00 TL'lik ödeme mahsup edilerek 135.843,66 TL'ye hüküm kurulmuştur.

  3. O halde kabule göre mahkemece HMK 26 ncı maddesi kapsamında 125.845,16 TL'lik hesaptan 50.000,00 TL'lik ödeme mahsup edilerek 75.845,16 TL'ye hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde uyulan bozma kapsamı dışına çıkılacak şekilde 50.000,00 TL'lik ödemenin kararın icrası/infazı esnasında (tahsilat aşamasında) gözetilmesi hatalı olmuştur.

  4. Bölge Adliye Mahkemesince bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

  5. O halde, davacı ve davalılardan ... ve ... Orman Ürünleri Paz.San.Ltd.Şti. vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilerek Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.

VI. KARAR: **

Açıklanan sebeplerle;

1.Davalılardan ..., ... vekilinin temyiz itirazlarında hukuki yarar bulunmadığından REDDİNE,

  1. Davacı ve Davalılar ... ve ... Orman Ürünleri Paz.San.Ltd.Şti. vekilleri temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan sebeplerle kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

  2. Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde temyiz edenlere iadesine,

  3. Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

28.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

bozmadansürecicevapistinafyargılamatemyizkısmenkabulkararımahkemesireddinederecebozulmasınasonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:21:55

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim