Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/1220
2023/3009
22 Mart 2023
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/865 E., 2022/970 K.
HÜKÜM/KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 16. İş Mahkemesi
SAYISI: 2014/331 E., 2021/341 K.
Taraflar arasındaki davacının yaşlılık aylığının kesilmesi ve ödenmiş aylıkların iadesine ilişkin kurum işlemlerinin iptali ile davacıya yeniden emekli aylığı bağlanması ve ödenmeyen aylıkların yasal faizi ile birlikte tahsili ve manevi tazminat ödenmesi talepleriyle açılan davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 20.08.1982 tarihinde sigortalı olarak Aydın ilinde çalışmaya başladığını, amele, bekçi, bahçıvan, çaycı, odacı, pide ustası, inşaat ustası olarak çalıştığını, en son ...'da 15.02.2013 tarihine kadar çalıştığını, Sıhhiye SGM tarafından sigortalı çalışmaların eksikmiş gibi emekli aylığının iptal edildiğini, 16.05.2013 tarihinde emeklilik talebinde bulunduğunu, 01.03.2013 tarihinden itibaren emekli aylığı bağlandığını, 6 ay emekli aylığı aldıktan sonra emekli aylığının iptal edilerek, faizi ile birlikte istenildiğini, müvekkilinin bu nedenle mağdur duruma düştüğünü belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL. manevi tazminat ve 21.12.2013 tarihinden itibaren ödenmeyen aylıkların yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı, hak düşürücü süre, derdestlik, husumet, görev ve yetki itirazında bulunduklarını, davacının talebi ile ilgili Kurumun yaptığı işlemin doğru olduğunu, herhangi bir eksiklik bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile; toplanan delillerin incelenmesinden;davacının aylığının hizmetleri yeterli olmadığı halde kurum memurunun (amcası olan davacı için) sahte işlem yaparak emekli olmasını sağladığı gerekçesi ile denetim raporuna dayalı olarak iptal edildiği, davacının aylığının hizmetleri yeterli olmadığı halde kurum memurunun (amcası olan davacı için) sahte işlem yaparak emekli olmasını sağladığı gerekçesi ile denetim raporuna dayalı olarak iptal edildiği, davacı ve işlemi yapan memur hakkında suç duyurusunda bulunulduğu, buna ilişkin ... 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açıldığı, ... 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2016/338 esas sayılı dosyası ile SGK Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Hak Sahibi Tahsis İşlemleri Servisinde VHKİ olan şüpheli Levent Demir'in 13 farklı kişiye 22 ayrı usulsüz ve sahte işlem ile kurum zararına yersiz ödeme işlemi tesis ettiği, bu eylemlere ilişkin olarak şüpheli Levent Demir ve yersiz ödeme neticesinde haksız menfaat temin eden diğer 13 şüpheli hakkında (dosyamızın davacısı olan Alaaddin Demir dahil) kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, şüpheli Levent Demir yönünden ayrıca Resmi Belgede sahtecilik ve verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme suçlarının işlendiği belirtilerek dava açıldığı, dosyanın derdest olduğu, davacıya ait tahsis dosyasının talep edilmesi üzerine kurum tarafından davacının tahsis dosyası bulunmadığının, bilgisayar üzerinden sahte aylık bağlandığından tahsis dosyası olmadığının bildirildiği, bilirkişi rapor ve ek raporunda sahte işleme ilişkin ceza dosyası sonucunun beklenmesi gerektiğinin bildirildiği anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi sonucunda; davanın, davacının yaşlılık aylığının kesilmesinin yasaya uygun olup olmadığı, davacının kurumdan alacağı bulunup bulunmadığı, varsa miktarı ve manevi tazminata hak kazanıp kazanmadığının tespitine ilişkin olduğu, uyap kayıtları gönderilen ceza dosyası, kurum kayıtları ve tüm dosya kapsamının incelenmesinden, özellikle ceza dosyasında dinlenen tanık beyanları, alınan bilirkişi heyet raporu ve bilgisayar üzerinden sahte aylık bağlandığından tahsis dosyası olmadığının bildirilmesine ilişkin kurum müzekkere cevaplarına göre usulsüz işlemler ile kurum ödemeleri yapıldığı, bu kapsamda davacının emekli koşulları oluşmadığı halde emekli olması sağlanarak ödeme yapıldığı kanaatine varılarak, davacı hakkında sanık sıfatı ile ceza dosyasında henüz karar verilmemiş ve böylece kesinleşmiş ceza kararı yok ise de, emeklilik koşullarının gerçekleşmediği kabulüne göre ceza dosyasının kesinleşmesinin beklenmesinin gerekmediği düşüncesi ile ispatlanamayan davanın reddine, manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede ise, davacı emekli aylığının iptali nedeniyle manevi tazminat talebinde bulunmuş ise de, dava konusunun davacının bedensel bütünlüğüne yada kişilik haklarına saldırı niteliği taşımaması nedeniyle manevi tazminat koşullarının bulunduğunun ispat edilememesi nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş,.." gerekçesiyle,
"Davanın reddine," karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf başvurusunda; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk derece Mahkemesince yapılan yargılama ve iş bu eldeki dosya ile ceza yargılamasındaki dosya kapsamından, bilgisayar üzerinden sahte aylık bağlandığından davacının tahsis dosyasının olmadığının (Kurum'ca tutulan tutanak ile) bildirilmesinden, 16.05.2013 tarihli tahsis talebine istinaden, tahsis talep tarihinden önce 01.03.2013 tarihinde 5510 sayılı Kanun'un 4/1 a kapsamında aylık bağlanmasından, dosya içerisindeki davacıya ait incelenen hizmet cetveline göre de 1988 1998 yılları arası 1479 sayılı Kanun kapsamında 3813 prim günü ile çeşitli yıllara ait toplam 511 gün 5510 sayılı yasanın 4/1 a kapsamında sigortalı günü olmak üzere toplamda 4324 gün sigortalılığının bulunmasından ve sonuç itibariyle de 511 günlük sigortalılığı nedeniyle de 5510 sayılı Kanun'un 4/1 a kapsamında aylığa hak kazamayacağı anlaşıldığından kararın vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı görülmekle davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi nin 1 numaralı alt bendi gereğince maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacı/sigortalı Alaaddin Demir; tahsis tarihi itibari ile 51 yaşından gün almış, en az 31 yıl 5 aylık hizmet süresi itibari ile 5845 gün üzerinden primlerini ödemiş olduğu dolayısıyla yaşlılık aylığın hak kazanmış olduğunu kararın usul ve yasaya aykırı olup bozulması gerektiğini belirtmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Kurum'ca kesilen aylığın kesildiği tarihten itibaren faizleriyle ödenmesi ve manevi tazminat ödenmesi istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 59 uncu ve 96 ıncı maddeleridir
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
- Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:23:20