Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/3037

Karar No

2023/2837

Karar Tarihi

10 Mayıs 2024

...

MAHKEMESİ: İş Mahkemesi

SAYISI: 2022/30 E., 2022/400 K.

...

KARAR: Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 5434 sayılı Kanun kapsamında geçen fiili hizmet zammı süresi dikkate alınarak, 01.11.2018 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazanıldığının tespiti ile hak edilen aylıkların yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan tahsili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, dairece ilk derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne dair, karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ... doğumlu olup, 15.04.1988 14.03.2007 tarihleri arasında Türk Hava Kuvvetleri'nde muvazzaf subay olarak görev yaptığını, 18 yıl 11 aya karşılık yıpranma payı olarak 3 yıl 10 ay 15 gün fiili hizmet zammının mevcut olduğunu, 4/a kapsamında 18.04.2007 tarihinde işe girerek 3401200717283 sigorta sicil numarasıyla özel hava yolunda pilot olarak çalıştığını, 4/c ve 4/a çalışmalarının birleştirilmesini talep ettiğini, yaşlılık aylığı tahsis talebinin şartları yerine getirmediği gerekçesiyle kurum tarafından reddedildiğini, 3 yıl 10 ay 15 günlük fiili hizmet zammı süresinin davacının doğum tarihini ve hizmet başlangıç tarihini geriye çekmesi gerekirken işlemin kurum tarafından yanlış yapıldığını belirterek müracaat tarihini izleyen ay başı olan 01.11.2018 den itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespiti ile bu tarihten itibaren her bir aylığın yasal faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının istifa ettiği tarihe kadar 4/c kapsamında bu tarihten sonra 4/a kapsamında sigortalı olduğunu hizmetlerinin birleştirilmesi halinde fiili hizmet zammının eklenmesinin söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesi, 09.10.2019 tarihli ve 2018/330 Esas, 2019/230 Karar sayılı kararı ile "...İlk derece mahkemesi davanın kabulü ile; davacının (3 yıl 10 ay 15 günlük fiili hizmet zammı süresinin yaş haddinden indirilmesi ve hizmet başlangıç tarihinden geriye çekilmesi gerektiğinden) 01.11.2018 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının ve 5510 sayılı Kanun'un 42 nci maddesi gereğince yaşlılık aylığı tahsis tarihini takip eden 3 aylık yasal sürenin sonundan itibaren yaşlılık aylıklarının yasal faizleriyle ödenmesi gerektiğinin tespitine, karar vermiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

İstinaf başvurusunda bulunan davalı vekili, mahkemece verilen kararın hatalı olduğunu, davacı hakkında fiili hizmet zammı süresinin istenildiği şekilde uygulanabilmesinin mümkün olmadığını buna göre davanın reddi yerine kabulüne dair verilen kararın kaldırılması ile davanın reddine dair karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin, 10.06.2021 tarihli ve 2019/2259 Esas, 2021/817 Karar sayılı kararı ile ".., davacının 15.09.1991 14.03.2007 tarihleri arası 4/c sigortalılığının bulunduğu, 8205gün 4/c, 4147 gün 4/a sigortalılığı bulunduğu, hizmet zammı süresinin 3 yıl 10 ay 15 gün olduğu, sigortalılık başlangıç tarihi 15.04.1988 tarihi olan davacının hizmet başlangıç tarihinden 3 yıl 10 ay 15 gün fiili hizmet zammı indirildiğinde sigortalılık başlangıç tarihinin 30.05.1984 tarihi olduğu, sigortalılık başlangıç tarihine göre davacının emeklilik koşullarının 48 yaş 25 yıl sigortalılık 5225 gün olduğu, davacı 48 yaşını 10.05.2024 tarihinde dolduracağı, fiili hizmet zammı yaştan indirildiğinde davacının tahsis talep tarihi olan 22.10.2018 tarihinde yaş koşulunun gerçekleşmiş olduğu, mahkeme kararının yerinde olduğu kanaatine varılarak davalının istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1 b 1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1.Bölge Adliye Mahkemesinin 10.06.2021 tarihli ve 2019/2259 Esas, 2021/817 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı Sosyal Güvenlik Kurumu vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.

  1. Dairemizin, 10.01.2022 tarihli ve 2021/9485 Esas, 2022/125 Karar sayılı kararında "...2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun’un 4’üncü maddesindeki; “kurumlara tabi çeşitli işlerde çalışmış olanların hizmet süreleri, aynı tarihlere rastlamamak kaydıyla bu Kanuna göre aylık bağlanmasına hak kazanıldığında birleştirilir.” hükmü uyarınca çeşitli sosyal güvenlik kurumlarına tabi olarak geçen hizmet süreleri de yaşlılık aylığı bağlanmasına esas olmak üzere birleştirilmekte ve sigortalının yaşlılık aylığı bağlanması için tabi olduğu yaş, prim gün sayısı ve sigortalılık süresi tespit edilmektedir.

Yukarıda sayılan düzenlemeler birlikte irdelendiğinde; mahkemece, 2829 sayılı Kanun kapsamında hizmetleri birleştirilen ve 506 sayılı Kanun kapsamında tahsis koşulları uyuşmazlık konusu olan, davacının 5434 sayılı Kanun'un 32 nci vd. maddeleri hükümlerince hak kazandığı “fiili hizmet zammının” tahsis koşullarından olan yaş haddinden indirilmesine ilişkin kabul, 506 sayılı Kanun'un Ek 39 uncu maddesi karşısında yerinde ise de, 5434 sayılı Kanunda yer alan “fiili hizmet zammının”, iştirakçilerin görev yaptıkları süreler boyunca ve tam kesenek vermek suretiyle geçirdiği sürelere ilişkin olarak yapılan ek bir zam niteliğinde olduğu ve fiili hizmet süresine eklenmesi gerektiği, buna göre eklenen bu hizmetin, iştirakçilerin fiili hizmet süresini, emeklilik ikramiye miktarını ve emekli aylığı bağlama oranını artırdığı ve yaş haddinden de 8 yıla kadar indirim sağladığı, 5434 sayılı Kanun'un 11 inci kısmında 35 vd. Maddelerinde ayrıca düzenlenmiş olan “itibari hizmet” sürelerinin de, istekle emekliye ayrılmak için gerekli olan, kadınlarda 20, erkeklerde 25 hizmet yılının hesabı ve emekli ikramiyesinin hesaplanmasında bu sürenin dikkate alınmayacağı, ancak keseneklerin iadesinde, toptan ödeme yapılmasında ödenecek paranın ve aylık bağlanmasına hak kazanılması halinde bağlanacak aylığın oranının artmasına etki ettiği dikkate alınarak, 5434 sayılı Kanun 32 nci vd. maddelerinde düzenlenmiş “fiili hizmet zammının”, 506 sayılı Kanundaki ve içtihadı birleştirme kararı gereğince sadece sigortalılık süresine eklenmesi gereken “itibari hizmet” süresinden farklı bir kavram olduğu açıkça anlaşılmakta olduğundan, bu sürenin 506 sayılı Kanun kapsamında tahsise esas sigortalılığın başlangıç tarihinden geriye çekilmesi mümkün değildir. Başka bir deyişle, 5434 sayılı Kanun kapsamında hak kazanılan “fiili hizmet zammının” kişilerin fiili hizmetine eklenmesi gerektiği söylenebilir ise de, birleşen hizmetler sonrasında, 506 sayılı Kanun 60 ıncı ve geçici 81 inci maddesindeki yaşlılık aylığı bağlanmasına ilişkin koşullar bakımından uygulama yapılırken, sigortalılık süresi yönünden, kişinin sigortalılık başlangıç tarihiden geriye doğru ekleme yapılması ile sigortalılık başlangıç tarihinin geriye çekilmesi suretiyle, ek bir sigortalılık süresine veya başkaca bir uygulama yapılmasına imkân vermediği hususu dikkate alınmalı ve buna göre tahsis koşulları yeniden irdelenmeli, sonucuna göre bir karar verilmelidir." denilerek karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Davacının yaşlılık aylığı bağlanması için 22.10.2018 tarihi itibariyle yaptığı müracaatında esas alınması gereken sigorta başlangıç tarihi 15.04.1988 olması karşısında 506 sayılı Kanun'un geçici 81/3/B/g maddesi gereğince, “25 yıl, 50 yaş, 5375 gün olması şartı ile tahsis müracaatında bulunacağı Yasa'nın amir hükmü bulunmaktadır.”

Mahkememizce davacıya ait tahsis dosyasının celp edilmiş, incelenmesinde; T.C. Emekli Sandığında geçen çalışmaları sürelerinin, davacının, 15.04.1988 14.09.1991 arası 3 yıl, 5 ay, 0 gün, 15.09.1991 14.03.2007 arası 15 yıl, 6 ay, 0 gün, fiili hizmet zammı 3 yıl, 10 ay, 15 gün, İtibari hizmet süresi 7 yıl, 9 ay, 0 gün olarak hizmeti olduğu bildirilmiştir. Bu durumda davacının sigortalılık işe giriş tarihinin 15.04.1988 olduğundan Kanun'un aradığı 25 yılı 15.04.2013 tarihinde doldurduğu tespit edilmiştir. Davacının doğum tarihi 25.03.1970 olmakla bundan 3 yıl, 10 ay, 15 gün çıkartıldığında yaş olarak 10.05.1966 tarihi olarak nazara alındığında bu başlangıç tarihi nazara alındığında davacının mevcut durumuna göre emeklilik hakkını kazanabilmesi için yasa gereğince 50 yaşını 10.05.2016 tarihinde doldurmuştur. Hizmet süresi bakımından ise toplam gün sayısı (SSK 4/a4109 gün, 8205 gün Emekli Sandığı 4/b toplam =12314 gün) bulunduğundan bu koşulda gerçekleşmiş bulunmaktadır.

Ayrıca, T.C.Emekli Sandığından sonra SSK sigortalılığı mevcut gün sayısı olarak 4109 olduğundan hizmetlerin birleştirilmesi hakkındaki yasaların hükümleri çerçevesinde 1260 gün şartı da gerçekleşmiş bulunmaktadır. Davacı talebi sigorta başlangıç tarihinden geriye çekilmesi mümkün olmadığının dikkate alındığı ancak itibari hizmet süresinin yaş haddinden indirilmesi sonucu Yargıtay bozma ilamında da uygun görüldüğünden; davacının (3 yıl 10 ay 15 günlük fiili hizmet zammı süresinin yaş haddinden indirilmesi neticesinde) 22/10/2018 tarihli tahsis talebinin geçerli olduğunun, bu tarihi takip eden ay başı olan 01.11.2018 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının ve 5510 sayılı Kanun'un 42 nci maddesi gereğince yaşlılık aylığı tahsis tarihini takip eden 3 aylık yasal sürenin sonundan itibaren yaşlılık aylıklarının yasal faizleriyle ödenmesi gerektiğinin tespitine dair karar verilmesi gerekmiş; açılan davanın kabulüne, davacının (3 yıl 10 ay 15 günlük fiili hizmet zammı süresinin yaş haddinden indirilmesi neticesinde) 22.10.2018 tarihli tahsis talebinin geçerli olduğunun, bu tarihi takip eden ay başı olan 01.11.2018 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının ve 5510 sayılı Kanun'un 42 nci maddesi gereğince yaşlılık aylığı tahsis tarihini takip eden 3 aylık yasal sürenin sonundan itibaren yaşlılık aylıklarının yasal faizleriyle ödenmesi gerektiğinin tespitine, dair karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı Sosyal Güvenlik Kurumu vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı temyiz dilekçesinde; davacı hakkında Kurumca yapılan işlemlerde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, esasen Kurum işlemlerinin yerinde olduğunu ve davanın tümden reddi gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını, istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, 5434 sayılı Kanun'un 32 vd. maddeleri hükümlerince hak kazanılan fiili hizmet zammının hizmet birleştirilmesi ve tahsis aşamasında nasıl dikkate alınması gerektiği ile bu sürenin 2829 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereğince uygulanması gereken 506 sayılı Kanun kapsamındaki tahsis işlemlerinde sigortalılık başlangıç tarihinden geriye gidilmek suretiyle sigortalılık süresine eklenip eklenmeyeceği ve bu süre üzerinden belirlenecek yaş haddinden de düşülüp düşülemeyeceği ve tahsis şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği hususundadır.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortaları ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçici 1 inci maddesi ile 2829 Sayılı Kanunun 8 inci maddeleri hükümleridir.

  1. Değerlendirme

Mahkemece, bozma sonrası yapılan yargılama ve davacı hakkında tahsis şartlarının belirlenmesine dair uygulama yerinde ise de, aylıkların geç ödenmesi nedeniyle işleyen faizler bakımından, 5510 sayılı Kanun'un 42 nci maddesinin “Kurum, sigortalıya veya hak sahiplerine bağlanacak gelir, aylık veya toptan ödemeleri, gerekli belgelerin ve incelemelerin tamamlandığı tarihten itibaren en geç üç ay içinde hesap ve tespit ederek sonuçlarını yazı ile bildirir.” hükmü uyarınca, Kurum'un, yaşlılık aylığı tahsis tarihini takip eden 3 aylık sürenin sonundan itibaren (örneğin 01.01.2019 tarihine göre 01.04.2019 tarihinden) faiz alacağı ile sorumlu tutulacağı nazara alındığında, mahkemece bu durumun dikkate alınmaması ve infazda tereddüt uyandıracak şekilde karar verilmesi de, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

Ne var ki, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

1.Davalı kurum vekilinin temyiz itirazının aşağıdaki bent kapsamında kabulü ile, temyiz olunan ilk derece Mahkemesi kararının Hükmün 1. Bendinin tamamen silinmesi ile yerine “1 Davanın Kabulü ile, davacıya 01.11.2018 tarihinden geçerli olmak üzere yaşlılık aylığı bağlanması ve hak edilen aylıkların 01.02.2019 tarihi başlangıç kabul edilerek, her bir aylık için hak kazanılan tarihten itibaren yasal faizi ile davalı Kurumdan alınarak davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine” kelimelerinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

bozmadansürecikararistinafcevapdüzeltilerektemyizyargılamavı.kararımahkemesionanmasınaderecesonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:15:53

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim