Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/3897

Karar No

2023/2746

Karar Tarihi

20 Mart 2023

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/344 E., 2022/265 K.

...

...

KARAR: Esastan Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: Denizli 4. İş Mahkemesi

SAYISI: 2021/32 E., 2021/596 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkilinin, Denizli Orman Bölge Müdürlüğü'ne bağlı Çal İlçesi Orman İşletme Müdürlüğü'nde 1989 1990 1991 1992 yıllarında çam fidanı dikimi görevinde çalıştığını, müvekkilinin 1989 yılının Şubat ayında işe başladığını, çalıştığı sürelerin işveren tarafından sigortası yapılmadığını, primlerinin yatırılmadığını, müvekilinin Sosyal Güvenlik Kurumundan hizmet dökümünü istediğini, ilgili yıllardaki çalışmasına ilişkin sigorta kaydını göremediğini, davalı işverenin müvekkilinin çalışmalarının kuruma bildirmemesinin mağduriyete neden olduğunu belirterek 1989 1990 1991 1992 yılları arasında sigortalı çalıştığının tespitine karar verilmesini, sigorta başlangıç ve bitiş tarihinin tespiti ile bu süreler içinde yatırılmayan primlerin davalı tarafından yatırılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davanın zamanaşımına uğradığını, zamanaşımı itirazında bulunduklarını ayrıca talebin hak düşürücü süreye uğradığını, sigortalı hizmet tespitine ilişkin davanın tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde açılması gerektiğini, davacının iddia ettiği şekilde idarede çalıştırılıp çalıştırılmadığı, idarenin ilgili birimlerine sorulduğunu, ancak davacının kurumda çalışmadığının bildirildiğini belirterek husumet yokluğu nedeniyle esastan reddine, davanın iddia edilen olay üzerinden 31 yıl geçtikten sonra açılmış olması nedeniyle zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin geçmesi ile davanın esastan reddine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle: davanın açılmasında zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine, yetki itirazında bulunduklarını davanın Çal Mahkemelerinde açılması gerektiğini, dava dilekçesinde davacının 1989 1992 tarihleri arasında primlerinin ödenmemiş olduğu iddia edilse de; kurum kayıtlarının tetkikinde sigorta primlerine ilişkin çalışma kaydına rastlanılmadığını, hizmet tespiti davaları kamu düzenini ilgilendirdiğinden davanın hiç kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ispatlanması gerektiğini belirterek davanın reddine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı istinaf dilekçesinde özetle; davacının, Denizli Orman Bölge Müdürlüğü'ne bağlı Çal İlçesi Orman İşletme Müdürlüğü'nde 1989 1990 1991 1992 yıllarında çam fidanı dikimi görevinde çalıştığı, çalıştığı süreler boyunca işveren tarafından sigortası yapılmadığı ve primlerinin yatırılmadığı, yıllarca köyde yaşamını sürdürdüğü, kısa bir süre önce Denizli'ye taşındığında engelli kursunda işe başlamak için Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan hizmet dökümünü istediği, ilgili yıllardaki çalışmasına ilişkin sigorta kaydını göremeyince durumu anladığı, davalı taraftan çalıştığı döneme ilişkin kendisinin ve vefat eden babasının sigorta kayıtları ve benzeri diğer belgelerini talep ettiği, cevaben, kurum nezdinde herhangi bir kayıtları bulunmadığını, bulunsa dahi eski yıllara ait kayıtların yandığını, bu nedenle ellerinde olmadığını iddia ettiği, ihtilaflı döneme ilişkin tüm kayıtlar incelendiği takdirde ortaya çıkacağı, mahkeme tarafından bu yönde bir inceleme yapılmadığı, davalı kurum nezdinde tutulan kayıtların herhangi bir sebeple ziya olması halinde tanık beyanlarının dikkate alınacağı görüşü benimsendiği, ücrete yönelik belgeleri, ihtilaflı döneme ait ücret ödeme bordrolarını, puantaj kayıtlarının tamamını, sezonluk çalışanlar listesini ve varlığını tanıkların da doğrulamış olduğu imzaların atıldığı defterlerin tamamını talep edilmesine rağmen, davalı kurumun kayıt bulunamadığı gerekçesiyle ihtilaflı döneme ilişkin hiçbir kayıt ve belge göndermediğinde Denizli Orman Bölge Müdürlüğü'ne bağlı Çal İlçesi Orman İşletme Müdürlüğü'nde 1989 1990 1991 1992 yıllarında çam fidanı dikimi görevinde çalıştığı, çalıştığı süreler boyunca işveren tarafından sigortası yapılmadığı ve primlerinin yatırılmadığı, yıllarca köyde yaşamını sürdürdüğü, kısa bir süre önce Denizli'ye taşındığında engelli kursunda işe başlamak için Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan hizmet dökümünü istediği, ilgili yıllardaki çalışmasına ilişkin sigorta kaydını göremeyince durumu anladığı, davalı taraftan çalıştığı döneme ilişkin kendisinin ve vefat eden babasının sigorta kayıtları ve benzeri diğer belgelerini talep ettiği, cevaben, kurum nezdinde herhangi bir kayıtları bulunmadığını, bulunsa dahi eski yıllara ait kayıtların yandığını, bu nedenle ellerinde olmadığını iddia ettiği, ihtilaflı döneme ilişkin tüm kayıtlar incelendiği takdirde ortaya çıkacağı, mahkeme tarafından bu yönde bir inceleme yapılmadığı, davalı kurum nezdinde tutulan kayıtların herhangi bir sebeple ziya olması halinde tanık beyanlarının dikkate alınacağı görüşü benimsendiği, ücrete yönelik belgeleri, ihtilaflı döneme ait ücret ödeme bordrolarını, puantaj kayıtlarının tamamını, sezonluk çalışanlar listesini ve varlığını tanıkların da doğrulamış olduğu imzaların atıldığı defterlerin tamamını talep edilmesine rağmen, davalı kurumun kayıt bulunamadığı gerekçesiyle ihtilaflı döneme ilişkin hiçbir kayıt ve belge göndermediğinden bahisle davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Talep olunan son tarih 1992 yılı olup 31.12.1992 itibariyle yürürlükte bulunan mevzuat olan 506 sayılı Kanun'un 20.06.1987 tarihli ve 3395 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile yapılan değişiklik sonucunda hak düşürücü süre on yıldır. Eldeki uyuşmazlık ise 03.02.2021 tarihinde açılmakla, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla HMK'nın 353/1 b 1 maddesi gereğince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı temyiz dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemeyeceğini, mahkeme kararının hatalı olduğunu gerekçesi ve resen tespit edilecek gerekçelerle kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

1.Sigortalı hizmetin tespiti davaları kamu düzenini ilgilendirmekte olup, bu niteliği gereği özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerekmektedir. Bu davaların kanuni dayanağı 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesinin 10 uncu fıkrası olup bu bentte “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları kurumca tespit edilmeyen sigortalıların hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak hizmet tespiti isteyebilecekleri” açıklanmıştır. Anlaşılacağı üzere, çalışmanın tespiti istemiyle hak arama yönünden kanun ile getirilen süre, doğrudan doğruya hakkın mevcudiyetini etkileyen hak düşürücü niteliktedir ve dolması ile hak bir daha canlanmamak üzere ortadan kalkmaktadır. Söz konusu Kanun'un kabul edilip, yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla beş yıl olarak öngörülen süre, 09.07.1987 tarihinde yürürlüğe giren 3395 sayılı Kanun'un 5 inci maddesiyle on yıla çıkarılmış, daha sonra 07.06.1994 tarihinde yürürlüğe giren 3995 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesiyle yeniden beş yıl olarak düzenlenmiş olup, hâlen geçerliliğini korumaktadır.

2.Bu kapsamda işe giriş bildirgesi düzenlenmediği veya düzenlenmesine karşın kanuni hak düşürücü süre içerisinde Kuruma verilmediği, bu süre içerisinde Kuruma verilen dönem bordroları ile bildirimin yapılmadığı, sigorta primlerinin Kuruma yatırılmadığı, çalışmanın varlığı yönünde sigorta müfettişince herhangi bir saptamanın söz konusu olmadığı durumlarda, hizmetin varlığını ileri süren kişilerin hak düşürücü süre gerçekleşmeden yargı yoluna başvurması zorunludur.

3.İşverenin, çalıştırmış olduğu sigortalılara ait hangi belgeleri Kuruma vermesi gerektiği 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesinin 1 inci fıkrasında açıkça ifade edildiği üzere yönetmeliğe bırakılmıştır. Atıf yapılan Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinde işverence verilecek belgeler düzenlenmiştir. Bunlar, aylık sigorta primleri bildirgesi, dört aylık sigorta primleri bordrosu, sigortalı hesap fişi vs.dir. Yönetmelikte sayılan bu belgelerden birisinin dahi verilmiş olması hâlinde artık Kanun'un 79 uncu maddesinin 10 uncu fıkrasında yer alan hak düşürücü süreden söz edilemez. Yargıtay uygulamasında anılan maddenin yorumu geniş tutulmakta; eğer sayılan belgelerden birisi işveren tarafından verilmişse burada Kurumun işçinin çalışmasından haberdar olduğu ve artık hizmet tespiti davası için hak düşürücü sürenin varlığından söz edilemeyeceği kabul edilmektedir. Diğer taraftan, Kurum tarafından yapılan bir tespitin olması hâlinde de aynı kabul şekline ulaşılmaktadır.

  1. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  1. Somut olaya gelince, davacının 01.10.1989 30.12.1992 tarihleri arası çalıştığının tespiti talebi bakımından, davalı işyerlerinden işe giriş bildirgesinin düzenlenmemesi ve Kuruma herhangi bir şekilde hizmet bildirimi ile ücretinden prim kesintisi de yapılmaması, yönetmelikte belirtilen belgelerin bulunmaması karşısında hizmet tespiti isteminin dava tarihi itibariyle hak düşürücü süreye uğradığı açıktır.

3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgilisinden alınmasına,

20.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapistinafkarartemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:24:44

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim