Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/844
2023/2665
16 Mart 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/1159 E., 2022/2157 K.
DAVA TARİHİ: 02.02.2017
KARAR: Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 5. İş Mahkemesi
SAYISI: 2017/25 E., 2021/68 K.
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ekli olarak sunduğu Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinin 17.01.1996 tarihli belgesinden anlaşılacağı üzere ... Nakliyat İnşaat Mobilya Dekarasyon Gıda Turizm Sanayi Ve Ticaret Ltd Şti. isimli şirketin ortağı olarak 115894 sicil no.lu olarak faaliyete başladığını, bu faaliyet süreleri içinde aşağıda tarihlerini vereceği süreler boyunca sosyal güvenlik primlerinin şirket tarafından yatırılmak suretiyle sigortaya kayıt ve tescilinin yatırılan prim günleri kadar olduğunu, ancak daha sonra hizmet dökümünü çıkardığında 1995 yılındaki hizmetinden 120 gün, 1996 yılındaki hizmetinden 330 gün, 1997 yılı hizmetinden 360 gün, 1998 yılı hizmetinden 360 gün, 1999 yılı hizmetinden 360 gün olmak üzere 1530 sigorta gününün davalı ... tarafından yasaya uygun olmayan şekilde iptal edilmiş olduğunu belirterek yasaya aykırı olarak iptal edilen toplam 1530 günlük sigorta günlerinin iptali işleminin kaldırılarak, iptal edilen günler kadar sigortalı sayılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, davanın dava şartı yokluğundan reddedilmesi gerektiğini ve Kurum tarafından yapılan işlemlerde bir hata bulunmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile
"1 Davanın kısmen kabulü ile davacının ... sicil sayılı ...'a ait iş yerinde 01.02.1995 31.12.1995 tarihleri arasında 120 gün çalışmasının, 1022152.06 sicil sayılı ...'a ait iş yerinde 01.02.1996 30.11.1996 tarihleri arasında 300 gün çalışmasının geçerli olduğuna, aksine kurum işleminin iptaline,
2 Davacının 1032287.06 sicil sayılı iş yerinde 01.12.1996 30.11.1998 tarihleri arasında 720 gün, 1052683.06 sicil sayılı iş yerinde 01.12.1998 31.12.1999 tarihleri arasında bildirilen 390 günlük çalışmasının iptaline ilişkin kurum işleminin yerinde olduğuna,"
şeklinde karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili katılma yoluyla sunmuş olduğu istinaf dilekçesi ile 2013/11 ve 2019/9 sayılı genelgeler uyarında şirket ortağı olsa bildirilen sigortalı çalışmalarını geçerli olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, İlk Derece Mahkemesince bu yönlü inceleme yapılmadığını, bilirkişi raporunun karara dönüştürüldüğünü, davacı müvekkilinin ... Nakliyat İnş.Mob.Sanayi ve Ltd Şti. kurucu ortağı olarak çalıştığı 01.12.1996 30.11.1998 tarihleri arası 720 gün ve 01.12.1998 31.12.1999 tarihleri arası 390 gün çalışma günlerinin iptal edilmesi yönünden verilen kararın hatalı olduğunu beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesi ile Kurum işleminin yerinde olduğunu beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
"1.1. Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 01.09.1995 31.12.1995 tarihleri arasında 1011931.06 sicil sayılı ...'a ait iş yerinden, 01.02.1996 30.11.1996 tarihleri arasında 1022152.06 sicil sayılı ...'a ait iş yerinden, 01.12.1996 30.11.1998 tarihleri arasında 1032287.06 sicil sayılı... Ltd. Şti.'ye ait iş yerinden, 01.12.1998 31.12.1999 tarihleri arasında 1052683.06. sicil sayılı... Ltd. Şti.'ye ait iş yerinden sigortalı çalışmalarının bildirildiği, davacının 15.01.1996 31.12.2003 tarihleri arasında... Ltd. Şti.'nin ortağı olduğu, ancak davacının bu şirket ortaklığı nedeniyle Bağ Kur sigortalılık tescilinin yapılmadığı, davacının 5510 sayılı Kanun'un 4/1 b kapsamındaki sigortalılığının vergi kaydına göre 19.01.2012 tarihinde başladığı, ... adına 4 4120 01 01 1011931 006 23 95 sicil sayılı dosyada işlem gören, 74 ada 7 parsel Pursaklar ... adresinde kurulu inşaat işi iş yerinin ...'ın işyerindeki çalışmaları yönünden denetimi sonucu düzenlenen 27.02.2001 tarihli ve Ar.Sor.5 sayılı Araştırma Soruşturma ve İnceleme Raporunda; ...'ın sigortalılık durumunun araştırılması neticesinde, gerek incelenen kayıt ve belgelerden gerekse alınan ifadelerden, adı geçenin 10.01.1995 31.12.1995 tarihleri arasında, ...'a ait 74 ada 7 parsel Pursaklar ... adresinde kurulu bina inşaatı iş yerinde vasıfsız işçi olarak çalıştığının, çalışmalarına ilişkin tüm bildirimlerin Kuruma yapılmış olduğunun, işyerindeki çalışmaların tamamen fiili çalışmalar ile ilgili olarak yapılmış olduğunun anlaşıldığının, ... belirtilen dönemlerde bu işyerindeki çalışmaları ve Kuruma yapılan bildirimleri dolayısıyla 506 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinde belirtildiği üzere sigortalı olma niteliğini taşımakta olduğunun bildirildiği anlaşılmaktadır.
1.2.1479 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemeyeceği kuralıyla birlikte, sigortalılara 3 ay içinde Kuruma başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak, Kuruma ise re'sen tescil işlemi yapma yükümlülüğünü; aynı Kanun'un 25 inci maddesi, yasal şartların gerçekleştiği tarihte sigortalılığın kendiliğinden başlayacağını; 24 üncü maddesi ise anılan Kanun kapsamında sigortalılık şartlarını düzenlemiştir.
1.3.Ancak, 1479 sayılı Kanunda sigortalılık hak ve mükellefiyetlerinin belirli tarihlerden başlatılmasını zorunlu kılan düzenlemelere yer verilmiş, bu kapsamda, 4956 sayılı Kanun'un 47 nci maddesiyle, Bağ Kur Kanunu'na eklenen Geçici 18 inci maddesine göre, 4956 sayılı Kanun'un yürülüğe girdiği 02.08.2003 tarihinden önce Kurum kayıtlarına intikal eden bildirge, prim ödemesi ve sigortalılık talepleri bulunanlar yönünden 1479 sayılı Kanun'un 24 ve 25 inci maddeleri çerçevesinde yapılacak değerlendirme ile 04.10.2000 tarihinden önceki döneme ilişkin sigortalılık nitelikleri belirlenirken, tescilin belirtilen tarihlerden sonra yapılması durumunda, Kanunda tanınan süreler içinde borçlanma hakkının kullananlar borçlanma şartlarına göre 04.10.2000 öncesinde sigortalı sayılacak ancak borçlanma hakkını süresinde kullanmayanlar yönünden artık geriye dönük olarak 04.10.2000 tarihi öncesine ilişkin herhangi bir sigortalılık tespiti ya da borçlanması söz konusu olamayacaktır. 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'un geçici 8'inci maddesi de paralel hüküm getirerek, tescilin belirtilen tarihlerden sonra yapılması durumunda sigortalılığın anılan maddelerde belirlenen tarihlerin öncesine gitmesinin mümkün olmadığının belirlenmesine karşın, maddelerde tanınan süreler içinde, belirlenen tarih öncesine ait vergi kaydı bulunanların borçlanma hakkının kullanılabilmesi öngörülmüştür. Bu kapsamda anılan düzenlemelerde belirtilen şartları yerine getiren kişiler, belirtilen sürelere ilişkin prim tutarlarını ödeyerek o döneme ilişkin süreleri sigortalı saydırabileceklerdir. Bu düzenlemeler ile borçlanma hakkı, öngörülen tarihlerden sonra zorunlu sigortalı olarak tescil edilmiş olanlardan, daha önce vergi kaydı bulunanlara, öngörülen tarihlerden itibaren borçlanma hakkını kullanmaları ve öngörülen şekilde prim borçlarının ödenmesi kaydıyla tanınmıştır. Söz konusu borçlanma hakkını kullanmayanların ise sonradan geriye yönelik hizmet tespiti suretiyle sigortalılık kazanmasına yasal olanak tanınmamıştır.
1.4. Bununla birlikte, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun Geçici 7 nci maddesi uyarınca davanın yasal dayanaklarından olan 1479 sayılı Kanun'un 24/I d maddesine göre, “Limited Şirketlerin Ortakları” Bağ Kur sigortalısı sayılmışlardır. 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'un 4/b 3 maddesine göre de "Limited Şirketlerin Ortakları” aynı kapsamda sigortalı sayılmışlardır. Aynı Kanunun 53 üncü maddesinde, "... 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sayılanlar, kendilerine ait veya ortak oldukları işyerlerinden dolayı, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı bildirilemezler." hükmü düzenlenmiştir.
1.5. Yerleşik uygulamalara göre de kural olarak limited şirket ortakları az sayıda olmaları nedeniyle kendi işini yapan kimse konumunda oldukları için, 1479 sayılı Kanun/5510 sayılı Kanun 4/b'ye tabi zorunlu sigortalı sayılırlar. Başka bir deyişle bunların ortağı oldukları limited şirketteki çalışmaları, hizmet akdine değil, vekâlet akdine dayalıdır ve 506 sayılı Kanun/5510 sayılı Kanun 4/a kapsamında değerlendirilemez.
1.6. Somut olayda, SSK Sigorta Teftiş Kurulu Başkanlığınca ...'a ait 4.4003.01.1011931.06.23 sicil sayılı işyerinin teftişi sonucun düzenlenen 27.02.2001 tarihli XX 152/AR.SOR.S sayılı raporun Sonuç ve Kanı Bölümünde; ...'ın sigortalılık durumunun araştırılması neticesinde gerek incelenen kayıt ve belgelerden gerekse alınan ifadelerden, adı geçen kişinin bu işyerindeki çalışmaları dolayısıyla 506 sayılı Kanun anlamında sigortalı olma niteliği taşıdığının bildirildiği, davacının 01.09.1995 31.12.1995 tarihleri arasında 1011931.06 sicil sayılı ...'a ait iş yerinden ve 01.02.1996 30.11.1996 tarihleri arasında 1022152.06 sicil sayılı ...'a ait iş yerinden bildirimlerinin yapıldığı sırada yukarıda açıklanan mevzuat kapsamında... Ltd. Şti. ortaklığı nedeniyle Bağ Kur sigortalılık tescilinin yapılmadığı ve sigortalılık sürelerinin çakışmasının söz konusu olmadığı, bu nedenle söz konusu tarihlerde yapılan sigortalı bildirimlerinin geçerli kabul edilmesi gerektiği, 01.12.1996 30.11.1998 tarihleri arasında 1032287.06 sicil sayılı... Ltd. Şti.'ye ait iş yerinden ve 01.12.1998 31.12.1999 tarihleri arasında 1052683.06. sicil sayılı... Ltd. Şti.'ye ait iş yerinden yapılan bildirimleri bakımından ortağı olduğu limited şirketten yapılan sigorta bildirimlerinin 506 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı anlaşıldığından mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmakla davacı vekilinin ve davalı Kurum vekilinin istinaf istemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 353/1 b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir" gerekçesine dayalı olarak;
- "Davacı vekilinin ve davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1 b.1 maddesi uyarınca esastan reddine, " karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Taraf vekilleri sunmuş olduğu temyiz dilekçeleri ile istinaf dilekçelerinde ileri sürdükleri itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının çakışan sigortalılık nedeniyle iptal edilen 1995 yılındaki 120 gün, 1996 yılındaki 330 gün, 1997 yılındaki 360 gün, 1998 yılındaki 360 gün, 1999 yılındaki 360 gün olmak üzere toplam 1530 sigorta gününün geçerli olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
-
506 sayılı Kanun'un 79 uncu, 1479 sayılı Kanun'un 24, 25, 26 ncı maddeleri hükümleridir.
-
Değerlendirme
-
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
-
Somut olayda; Mahkemece kurulan hüküm yerinde ise de davacının hizmet cetveli incelendiğinde 10.01.1995 31.12.1995 tarihleri arasında 1011931.06 sicil sayılı ...'a ait işyerinde geçen hizmetlerinin Kuruma bildirildiği, Kurum tarafından ise bu işyerinde geçen hizmetlerinden 01.09.1995 31.12.1995 tarihleri arasındaki 120 günlük kısmının iptal edildiği, Mahkemece kurulan hükümde ise bu dönem yönünden davacının 011931.06 sicil sayılı ...'a ait iş yerinde 01.02.1995 31.12.1995 tarihleri arasında 120 gün çalışmasının geçerli olduğunun tespit edildiği anlaşılmakla Mahkemece 01.09.1995 tarihi yerinde sehven 01.02.1995 tarihinin gösterilmesi hatalı olup bozma nedenidir.
-
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının 1 numaralı hüküm fıkrasında yer alan "01/02/1995" tarihinin silinerek yerine "01/09/1995" tarihinin yazılmasına ve kararın bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine,
16.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:25:15