Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/838
2023/2598
15 Mart 2023
...
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/1425 E., 2022/2353 K.
...
HÜKÜM/KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 13. İş Mahkemesi
SAYISI: 2018/198 E., 2021/255 K.
Taraflar arasındaki sigorta başlangıcının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı SGK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının, 01.06.1990 tarihinde ... sicil nolu iş yerinde çalışmaya başladığını ve çalışmalarının bir müddet devam ettiğini, bu çalışma ile ilgili olarak işe giriş bildirgesinin işveren tarafından kurum kayıtlarına intikal ettirilerek müvekkiline .. sigorta sicil numarasının verildiğini, 02.05.2018 tarihli yazı ile işe giriş bildirgesindeki tarihin bordrolara işlenmesinin istenildiğini, ancak davalı kurumun 01.06.1990 tarihli işe giriş bildirgesinin kuruma verilmesine rağmen, hizmet cetveline sigortalılığının işlenmemesi ve bordroda adı görülmemesi nedeniyle taleplerini kabul etmediğini belirterek müvekkilinin 01.06.1990 tarihinde bir günlük çalışmasının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı kurum vekili tarafından cevap dilekçesi sunulmamış olup aşamalardaki beyanlarında davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 01.06.1990 tarihi olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde, işe giriş bildirgesinin tek başına yeterli olmadığını, fiili çalışma olgusunun kanıtlanması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı SGK vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı SGK vekili istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık 01.06.1990 tarihinin sigorta başlangıcı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
- 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun'un 2 nci, 6 ncı, 9 uncu, 79 uncu, 108 inci maddesi hükümleridir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun'un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1999/21 549 555, 2005/21 437 448 ve 2007/21 306 320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanunlar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir.
- Değerlendirme
1.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada, davacı adına dava dışı ...,... unvanlı 305 sicil no.lu iş yerinden 01.06.1990 tarihli işe giriş bildirgesi verildiği, iş yeri tescil bilgilerinde 16.05.1990 31.07.1990 tarihleri arasında kanun kapsamında olduğu,iş yerinin bina inşaatı konulu olduğu, iş yerinden hiç bordro verilmediğinin bildirildiği, komşu iş yeri araştırması olarak emniyet vasıtasıyla araştırma yapıldığı, ancak ... mevkii yerine ...mevkii isimli yer araştırıldığı için ...mevkii isimli bir yerin olmadığı belirtilerek komşu iş yeri tespit edilemediğinin bildirildiği, ancak emniyetin yaptığı araştırma kapsamında ... isimli şahısla yapılan görüşmede bahse konu tarihlerdeki adresi tam olarak hatırlamadığını, belirtilen tarihteki yapılan inşaatın kendisine ait olduğunu beyan ettiğinin bildirildiği, dava kapsamında davacı tanığı olarak dinlenen tek tanığın davacının amcasının oğlu ... olduğu, başkaca komşu iş yeri araştırması yapılmadığı, iş yerinin işe giriş bildirgesinde belirtilen iş yeri adresi ile Kurum tarafından gönderilen iş yeri tescil bilgileri kapsamında iş yeri adresi olarak bildirilen adresin farklı olduğu, öte yandan mahkemece eksik inceleme ve değerlendirme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
2.Bu nedenle öncelikle 305 sicil dava dışı iş yerinin dava konusu işe giriş bildirgesindeki adresinin " Armutalan ... mevkii Marmaris"olduğu,işyeri tescil bilgisinde ise "..." olarak belirtildiği görülmekle Mahkemece,iş yerinin hangi adreste kurulu olduğu ve iş vereninin kim olduğu hususu açıkça belirlenmeli, bu belirlemeden sonra ...'la, iş yeri tescil bilgileri ve işe giriş bildirgesinde işveren olarak gözüken ...,...'ın arasındaki ilişki tespit edilerek inşaatın maliki olup olmadıkları tapu kayıtları da getirtilmek suretiyle belirlenmeli, iş yeri adresi olarak yapılacak belirlemeye göre, iş yerine dava konusu dönemdeki komşu iş yerlerinin emniyet, vergi dairesi, belediye ve SGK’dan araştırılarak, komşu işyeri sahipleri ve sigortalı çalışanları yöntemince tespit edilerek bilgi ve görgülerine de başvurulmalı, böylelikle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının gerçek çalışma olgusu, somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde ortaya koyulmalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple
-
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
-
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:25:41