Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/2554
2023/2570
15 Mart 2023
MAHKEMESİ: İş Mahkemesi
SAYISI: 2022/105 E., 2022/501 K.
vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ: ...
HÜKÜM/KARAR: Kısmen kabul
Taraflar arasında Mahkemesinde görülen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde özetle; davacının ilk kez 01.09.1986 tarihinde oda kaydına istinaden kendi nam ve hesabına bağımsız çalışması nedeniyle 1479 sayılı Kanun kapsamında Bağ Kur sigortalısı olarak tescil edildiğini, davacının tüm primlerini ödeyerek davalı Kurumdan 26.01.2009 tarihinde yaşlılık aylığı tahsis talebinde bulunduğunu, ancak davalı Kurumca prim borcu olduğu gerekçesiyle talebinin reddedildiğini, anılan işlem için Konya 1. İş Mahkemesi'nde dava açıldığını, davanın 2009/424 E 2013/53 K ve 07.02.2013 tarihli kararı ile kabul edilmiş ve Yargıtay'ca onanarak kesinleştiğini, birikmiş aylık ve sosyal yardımlar ile yasal faizin ödenmesi talep edilmiş ise de birikmiş aylıkların ödendiğini, ancak faizlerin ödenmediğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 01.02.2009 tarihinden itibaren bağlanan aylık ve sosyal yardımlarından dolayı faiz önünden 1479 sayılı Kanun'un 65 inci maddesindeki 3 aylık sürenin dışlanarak müvekkiline her ay ödenmesi gereken miktarlar gözetilerek 25.07.2014 ödeme tarihine kadar geçen süre için hesaplanacak yasal faizlerden şimdilik 4.000 TL'nin davalı Kurumdan tahsiline, davalı kurum tarafından davacıdan fuzulen tahsil edilen 24.930 TL'nin 23.05.2011 tarihinden itibaren yasal faizleri ile birlikte davalı kurumdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 10.04.2015 havale tarihli ıslah dilekçesi ile 4.000 TL faiz alacağını 13.971 TL daha yükselterek toplam 17.971 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili; davalı vekili 08.09.2014 havale tarihli cevap dilekçesinde; müvekkili Kurumun bir kamu kurumu olduğunu, yasalarda ve yönetmeliklerde belirlenen kurallara göre işlem yaptığını, bu anlamda müvekkil kurumun yapmış olduğu işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 13.04.2015 tarihli ve 2014/367 Esas, 2015/241 Karar sayılı birinci kararıyla;
Davanın ıslah edilmiş hali ile kabulü ile
17.971,00 TL faiz alacağının davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
24.930,00 TL fazla tahsil edilen prim alacağının 23.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. 1. Bozma Kararı
- Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.
2.1.Bozma ilamında;
2.1. Eldeki davada, davacının ilk açtığı davada verilen karar kapsamında 26.02.2009 tarihli tahsis talebine istinaden 01.02.2009 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına müstehak olduğuna dair 17.03.2014 kesinleşme tarihli karara göre davacının 08.04.2014 tarihinde davalı Kuruma ihtirazi kayıtla faiz talebini de içerecek şekilde aylığın bağlanması talebinde bulunduğu, davalı kurum tarafından ise, kesinleşen mahkeme kararı ile davacı hakkında 01.09.1986 11.12.1996 ile 01.08.2003 26.01.2009 tarihleri arasındaki sigortalılık süresine göre aylık şartlarını haiz olduğu belirtilmesine rağmen, 11.12.1996 01.08.2003 tarihleri arasındaki sürelerde de sigortalılığın geçerli sayılarak aylığın bağlandığı, başka bir deyişle 01.09.1986 26.01.2009 tarihleri arasındaki daha fazla sürenin dikkate alındığı anlaşılmakta olup, kesinleşen mahkeme kararı ile davacının sigortalılık süresi belirlenmiş olmakla, Mahkemece bu süreler üzerinden ve 01.02.2009 tarihinden itibaren bağlanması gereken aylık miktarı esas alınarak irdeleme ve mahkeme kararında esas alınmayan sürelere ait fazla prim ödemeleri var ise bu primlerin de dikkate alınarak ayrıca davacıya ödenmiş aylık var ise bu aylıklar ile 01.09.1986 11.12.1996 ile 01.08.2003 26.01.2009 tarihleri arasındaki sigortalılık süresine göre bağlanması gereken aylıklar arasındaki farkın da mahsubu ile infaza elverişli bir şekilde konusunda uzman bir bilirkişiden faiz hesabına ilişkin denetlenebilir bir rapor aldırılmak suretiyle hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olduğunu,
2.2.Davanın yasal dayanağını oluşturan ve yersiz alınan primlerin iadesini düzenleyen 506 sayılı Kanun'un 84 üncü maddesine göre, (5510 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesi) iadesine karar verilen yersiz primlerin geri verilmesinde faiz başlangıcı, primin Kuruma yatırıldığı tarihi (ödemeyi) takip eden aybaşı olarak belirlenmesi gerekirken; kesinti tarihlerinden itibaren yasal faize hükmedilmesi, usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle karar bozulmuştur.
Mahkemenin 1. Bozma ilamına uyarak verdiği 05.06.2018 tarihli ve 2016/376 Esas, 2018/250 Karar sayılı 2. kararıyla;
Davanın ıslah edilmiş hali ile kısmen kabul kısmen reddi ile
Davacı ... T.C. Kimlik numaralı ...'a 01.02.2009 25.07.2014 tarihleri arasında aylıklarının geç ödenmesi sebebiyle 12.562,21 TL faiz alacağının davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
Bu alacak kalemi bakımından davacı tarafın fazlaya ilişkin isteminin reddine,
Davacıdan haksız ve yersiz olarak tahsil edilen 24.930,00 TL'nin 01.06.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
Bu alacak kalemi bakımından davacı tarafın fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına, karar verilmiştir.
A. 2. Bozma Kararı
- Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.
2.2.Bozma ilamında;
2..1.Eldeki davada, mahkemece bozma sonrası aldırılan hesap raporunun belirtilen açıklamalara uygun olduğu söylenemeyeceğinden, aylıklara işleyen faiz alacğı bakımından 5510 sayılı Kanun'un 42 nci maddesi hükümlerine uyun şekilde 01.05.2009 tarihinin başlangıç tarihi olarak esas alınması ve yersiz ödenen prim tutarları bakımından da davalı Kurumun bozma sonrasında belirttiği 22.810,00 TL tutarın belirtilen tarihleri takip eden aybaşından itibaren işleyecek faizi ile iadesinin gerekeceği dikkate alınmalı, yine davalı Kurumun daha sonradan bağladığı aylık ile Mahkeme kararı gereğince bağlanması gereken aylık miktarları arasında doğabilecek farklar bakımından bu tutarların karar öncesinde davalı Kurumdan sorulması ile davacının alacağından düşülmesi gereği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Kararı
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile,
Bozma sonrası yapılan incelemede; kesinleşen Konya 1. İş Mahkemesinin 2009/424 Esas, 2013/53 Karar sayılı ilamına göre davacıya yaşlılık aylığının sigortasız olduğu 11.12.1996 01.08.2003 tarihleri arası dönemi haricinde tekrar bağlanıp bağlanmadığı, bağlandı ise ne zaman bağlandığı ve günümüze kadar hangi aylığın ödendiği hususlarında SGK Konya İl Müdürlüğünden bilgi ve belgeler celp edilmiş, yine yargılama devam ederken dosyanın bozma öncesi bilirkişiler haricinde yeni bir hesap bilirkişisine tevdii edildiği ve bilirkişiden 30.06.2022 tarihinde rapor ile 08.11.2022 tarihli ek rapor alınmış olup mahkememizce alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya ve denetime elverişli olarak kabul edilmiş olduğu gerekçesiyle,
Davanın ıslah edilmiş hali ile kısmen kabul kısmen reddi ile
Davacı ... T.C. Kimlik numaralı ...'a 01.02.2009 25.07.2014 tarihleri arasında aylıklarının geç ödenmesi sebebiyle 12.562,21 TL faiz alacağının davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
Bu alacak kalemi bakımından davacı tarafın fazlaya ilişkin isteminin reddine,
Davacıdan haksız ve yersiz olarak tahsil edilen 24.930,00 TL'nin 23.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
Bu alacak kalemi bakımından davacı tarafın fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına, karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili; aldırılan bilirkişi hesap raporunu kabul etmediğini belirterek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yaşlılık aylığının geç ödenmesi nedeniyle işleyen faiz alacağı ile davalı Kuruma ödenmiş olan yersiz primlerin iadesi istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 428 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 42 inci maddesi, 89 uncu maddesi ile 506 sayılı Kanunu'nun 84 üncü maddesi,
-
Değerlendirme
-
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanunun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın Mahkemesine, gönderilmesine,
15.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:25:41