Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/1350

Karar No

2023/2441

Karar Tarihi

14 Mart 2023

...

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/1069 E., 2022/1106 K.

...

HÜKÜM/KARAR: Kabul

İLK DERECE MAHKEMESİ: Balıkesir 1. İş Mahkemesi

SAYISI: 2021/105 E., 2022/195 K.

Taraflar arasında asıl ve birleşen iş kazası olmadığının tespiti davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, asıl davanın davalısı SGK vekili ile birleşen davanın davalıları ölen sigortalı hak sahiplerinden ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Asıl ve birleşen davada davacı vekili özetle; davacıya ait inşaatta ... ’ın vefatı sebebiyle Kurum tarafından rücuen tazminat davası açıldığını, davanın Balıkesir 2.İş Mahkemesi'nin 2017/153 E. 218/40 K. sayılı kararı ile kabul edildiğini, tarafların istinaf talebi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemsinin 2018/3578 E. 2019/1292 K. sayılı kararı ile yerel mahkeme kararının kaldırıldığını aynı şekilde davanın kabulüne karar verildiğini, verilen karar sonucunda tarafların temyiz yoluna gittiğini, Yargıtay 10. H.D. 2019/5035 E. 2020/5908 K. sayılı kararı ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının olayın iş kazası olmadığının tespiti konusunda dava açma hakkı tanınmak suretiyle davalı tarafa yetki verilmesi gerekçesi ile bozarak tekrar ... Bölge Adliye Mahkemesine gönderdiğini, ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. H.D’sinin 2020/1324 sayılı dosyası ile verilen süre neticesinde davanın açıldığını, davacının evinin çatı yapım işi için ... ve ... ile anlaştığını, ustaların kendilerine ait malzemeler ile işi yürüttükleri sırada iş kazasının meydana geldiğini, davacının kazanın meydana geldiği evin maliki olduğunu, taraflar arasında çatı işinin yapımı için tanıkların huzurunda sözlü olarak anlaştıklarını, davacının gerekli malzemeleri temin etmesinin mümkün olmadığını, fabrikada işçi olarak çalıştığını, inşaat işleri ile alakasının olmadığını, meydana gelen olayda işveren sıfatına haiz olmadığını, ilgili mevzuat uyarınca taraflar arasında iş akdinin imzalanmadığını, davacının çatı işini anahtar teslimi olarak verdiğini, çalışma süresi boyunca ustalara emir ve talimat vermediğini, davacı ile taraflar arasında işçi işveren ilişkisinin olmadığını, aralarında iş akdinin bulunmadığını, çatı yapım işi TBK 470 inci maddesinde düzenlenen eser sözleşmesi kapsamında olduğunu beyanla, 04.03.2010 tarihinde meydana gelen ...’ın vefatı ile sonuçlanan olayın iş kazası olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Asıl davada davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıya ait bina inşaatında çalışmakta iken 04.03.2010 tarihinde meydana gelen iş kazası neticesinde ... ’ın vefat ettiğini, İş Teftiş Kurulu Başkanlığının 28.09.2010 tarih SVA 111 sayılı inceleme raporunda olayın 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi kapsamında iş kazası olduğunu ve davacının kusurlu bulunduğunu, ilgili mevzuat uyarınca dava konusu olayın iş kazası niteliğinde olduğunu, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Birleşen 2021/116 Esas sayılı dava dosyasında davalılardan hak sahibi ... cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece yapılan yargılama sonunda, 04.03.2010 tarihinde davacı ...’a ait 2. ... ,... adresinde bulunan binanın çatı yapım işi esnasında inşaatın en üst katında kurulu vincin sabitlendiği yerden aşağıya düşmesi sonucunda ...’ın vefat etmesi ile sonuçlanan kazanın davacıya ait inşaatta çalışırken meydana geldiği, 04.03.2010 tarihinde meydana gelen düşme olayının 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan "bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda" yapılan iş olduğunun açık olduğu, bu noktada davacı ile birleşen dosya davalısının olayın meydana gelmesindeki sorumluluklarının neticede meydana gelen olayın iş kazası olduğuna dair sonucu etkilemeyeceği, zira hukuk bütünlüğü dikkate alındığında bir olayın bir taraf için iş kazası olup başka bir taraf için iş kazası niteliğinde olmadığının kabul edilmesinin mümkün olmadığı, davacı ve birleşen dosya davalısının olaydaki sorumluluk ve kusur durumlarının eldeki davada tespitinin mümkün olmadığı, şu halde müteveffanın davalı ... ile birlikte davacıya ait inşaat işinde çalışırken geçirdiği ve ölümle sonuçlanan kazada kast unsuru bulunmadığı da nazara alındığında yasal mevzuat gereği şartlar sağlanmış olduğundan 04.03.2010 tarihinde meydana gelen olayın iş kazası olduğu vicdani kanaatine varıldığı gerekçesi ile asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF

A.İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:

Davacı Vekilinin İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece taraflar arasındaki hukuki ilişki değerlendirilmeden eksik inceleme sonucu karar verildiğini, kazanın meydana geldiği inşaatın sahibinin davacı olduğunu ancak davacının çatı işini ölen sigortalı ile birleştirilen dosyanın davalısı ...'a anahtar teslim iş olarak verdiğini, taraflar arasında hizmet ilişkisinin olmadığını bu nedenle olayın iş kazası olarak sayılamayacağını, davanın reddinin yerinde olmadığını, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile karar verildiğini belirterek, ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını istemiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahkemece, her ne kadar davacı ile ölen ... arasında işçi işveren ilişkisi bulunduğu, bu nedenle olayın iş kazası olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; dosya kapsamından, davacı ...'un bir fabrikada işçi olarak çalıştığı, inşaat işi ile iştigal etmediği, mesken niteliğindeki binasının çatı işini yapmaları için davalı ... ve ölen ... ile sözlü olarak anlaşma yaptığı, ... ile ölen ...'ın kazaya neden olan işi anahtar teslimi suretiyle üstlendikleri, davacının anahtar teslimi verdiği işin yapımı ile doğrudan veya dolaylı hiçbir ilgilenmediği anlaşılmakta olup esasen davalı ...'ın soruşturma aşamasında verdiği 04.03.2010 tarihli beyanı da bu durumu doğruladığı, dolayısıyla; davacı ile ... ve ölen ... arasındaki hukuki ilişkinin hizmet akdi ilişkisi niteliğinde değil istisna akdi ilişkisi niteliğinde olduğu, bu nedenle kazanın davacı yönünden iş kazası olarak kabulünün de mümkün bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmiştir.

V.TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı kurum vekili ile birleşen davada davalı ... temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri

1.Asıl Davada Davalı SGK Vekilinin Temyiz Sebepleri

Davalı SGK vekili, sigortalının davalıya ait bina inşaatında çalışırken iş kazası sonrası öldüğünü, olayla ilgili Teftiş Kurulu Başkanlığı'nın 28.09.2010 tarih ve 111 sayılı inceleme raporundaki tespitlerle olayın 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi kapsamında iş kazası olduğunun saptandığını belirterek hükmün temyizen bozulmasını istemiştir.

2.Birleşen Davanın Davalısı ...'ın Temyiz Sebepleri

Davalı ... vekili, murisi sigortalının davacıya ait çatı işinde çalışırken çatıdan düşerek öldüğünü, olayın iş kazası olduğunu belirterek hükmün bozulmasını talep etmiştir.

C.Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, Birleşen davanın davalıları murisi ...'ın 04.03.2010 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olup olmadığının tespitine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 12 ve 13 üncü maddeleri.

3.Değerlendirme

1)Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  1. 5510 sayılı Kanunun 12/1 maddesi uyarınca "4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentlerine göre sigortalı sayılan kişileri çalıştıran gerçek veya tüzel kişiler ile tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlar işverendir". Kanunun 4 ncü maddesinin "(a) bendinde Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar, (c) bendinde ise kamu idarelerinde çalıştırılanlar" yer almaktadır. Somut uyuşmazlıkta davacının 4 (a) kapsamında işveren olup olmadığı uyuşmazlık konusu olup, ölen sigortalı ile davacı arasında işçi işveren ilişkisi olup olmadığı, aradaki hukuki ilişkinin iş sözleşmesi mi? Eser sözleşmesi mi? olduğu önem kazanmaktadır.

  2. 4857 sayılı İş Kanunu’na göre “iş sözleşmesi, bir tarafın (işçi) bağımlı olarak iş görmeyi diğer tarafın (işveren) da ücret ödemeyi üstlenme sinden oluşan sözleşmedir”. 6098 sayılı TBK.’ya göre ise “Hizmet sözleşmesi, işçinin işverene bağımlı olarak belirli veya belirli olmayan süreyle iş görmeyi ve işverenin de ona zamana veya yapılan işe göre ücret ödemeyi üstlendiği sözleşmedir”. O halde; Ücret, iş görme ve bağımlılık iş sözleşmesinin belirleyici öğeleridir.

  3. İş sözleşmesini diğer iş görme edimlerini içeren eser, vekalet veya ortaklık sözleşmelerinden ayıran, belirleyen en önemli ölçüt hukuki kişisel bağımlılıktır. Gerçek anlamda hukuki bağımlılık işçinin işin yürütümüne ve işyerindeki talimatlara uyma yükümlülüğünü içerir. İş sözleşmesinde bağımlılık unsurunun içeriğini işverenin talimatlarına göre hareket etmek ve iş sürecinin ve sonuçlarının işveren tarafından denetlenmesi oluşturmaktadır. Bağımlılık iş sözleşmesini karakterize eden unsur olup, genel anlamıyla bağımlılık, hukuki bağımlılık olarak anlaşılmakta olup, işçinin belirli veya belirsiz bir süre için işverenin talimatına göre ve onun denetimine bağlı olarak çalışmasını ifade eder.

  4. Eser sözleşmesinde işi yapmayı üstlenen, eser meydana getirmekten ibaret bir iş görme edimini borçlanmaktadır. Eser sözleşmesi, bir iş görme borcu doğuran sözleşme olmakla beraber burada önemli olan çalışmanın kendisinden ziyade bu çalışma neticesi ortaya çıkan ve objektif olarak göz lemlenen sonuçtur. İşi yapmayı üstlenen, iş sahibi ile akdi ilişkiye girerken bir sonuç (eser) meydana getirmeyi taahhüt etmektedir. Bu anlamda eser, bir iş görme faaliyetinin maddi veya maddi olmayan sonucudur. Kuşkusuz bağımsız bir varlığı değiştirmeye, işlemeye veya biçimlendirmeye yönelik edimler de eser kavramına dahil sayılır ve istisna sözleşmesinin konusunu oluştururlar. Eser sözleşmesinde ücret belli bir süre çalışıldığı için değil, netice için ödenmektedir. İşi yapmayı üstlenenin, kararlaştırılan zamandan önce taahhüdünü yerine getirmesi, ücret üzerinde herhangi bir etki meydana getirmeyecektir. İş ilişkisinde olduğu gibi kişisel ve hukuki bir bağımlılık yoktur.

  5. Özellikle bir hizmetin tamamlanması için işi üstlenen ile bu işin belirli bir bölümünü tamamlaması için üçüncü kişiye devredenler arasında imzalanan sözleşmenin eser veya iş sözleşmesi olup olmadığı tartışma konusu olabilir. Bu tür bir ilişkide tarafların meslekleri ve nitelikleri, işin niteliği, tarafların anlaşma şartları dikkate alınarak yorum yapılmalı ve iradeleri ortaya konmalıdır. İş sözleşmesinde işçi, belirli veya belirsiz süreli olarak işveren için çalışır. Eser sahibi kural olarak uzmanlığı bakımından iş sahibinin talimatla rı ile bağlı değildir. Sadece sözleşme ile üstlendiği eseri meydana getirmekle yükümlüdür. İş sözleşmesinin varlığı, ücretin ödenmesini gerektirir. Eser (telif) sözleşmesine ilişkin hükümlerde, iş sözleşmesinin aksine sosyal nitelikte edimlere ve koruma yükümlülüklerine rastlanmaz.

  6. Hizmet akdinin bulunup bulunmadığının tespitinde görünürdeki işlemler değil, fiili durum önemli olup fiili (gerçek) durum tespit edilerek karar verilmesi gerekir. Davalı bakımından yazılı bir kira sözleşmesi sunulmuş olsa bile, taraflar arasında iş görme, ücret ve bağımlılık unsurlarını içeren bir hizmet akdinin varlığının tespiti hâlinde gerçek fiili ilişkinin hiz met akdi olduğunun kabulü gerekecektir.

  7. Yukarıda da açıklandığı üzere, bir kişinin işveren olması için hukuki ve ekonomik bağımsızlık ile ayrı bir iş organizasyonuna sahip olması yanında, işe uygun yeterli ekipman ile tecrübeye sahip olması gerekir. İşveren konumunda olan bir işverene, kendi hizmeti yanında getirdiği işçilerle birlikte çalışması, onlar adına hareket etmesi, ücretlerini alıp dağıtması, işveren sıfatı kazandırmaz. Bunun tipik örneği 4857 sayılı İş Kanunu’nun takım sözleşmesi ile oluşturulan iş sözleşmeleridir. Bu tür sözleşmede “İşçilerden biri, birden çok işçinin meydana getirdiği bir takımı temsilen, takım kılavuzu sıfatıyla işverenle sözleşme yapmaktadır” ve “işe başlamasıyla iş sözleşmesi kurulan işçilere ücretlerini işveren veya işveren vekili her birine ayrı ayrı ödemek zorundadır.”. Takım kılavuzu ile sözleşme yapan kişinin işverenle aradaki ilişkisi iş ilişkisidir.

  8. 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinde iş kazasını oluşturan haller sayılmış ve 13/1.b maddesi uyarınca da "İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle ... meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hâle getiren olay" iş kazası olarak tanımlanmıştır.

Bu hüküm uyarınca iş ilişkisi kapsamında çalışan, kısaca 4 (a) kapsamında olan işçi işveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeni ile iş ilişkisi kapsamında çalışmayan ise kendi nam ve hesabına yürütmekte olduğu iş nedeni ile meydana gelen ve engelli hale getiren olay iş kazası sayılacaktır. Somut uyuşmazlıkta işin yürütümünün kimde olduğu önemlidir. Zira işin yürütümü iş sözleşmesinin önemli unsuru olan bağımlılık unsurunu etkileyecektir. İşin yürütümü iş sahibinde ise işveren olup aradaki ilişki iş ilişkisi olacaktır. Başka bir anlatımla, işi yürüten davacı iş sahibi ise işveren sıfatı ve dolayısı ile iş ilişkisi öne çıkacak, işi yürüten ölen kişi ise o zaman kendi nam ve hesabına çalıştığı kabul edilecektir. Ancak her iki durumda iş kazası olgusunu ortadan kaldırmayacaktır. Kendi nam ve hesabına çalıştığı kabul edildiğinde, aleyhine iş ilişkisi nedeni ile iş kazası tespit edilen davacının işveren sıfatı ortadan kalkacak ve 5510 sayılı Kanunun işverene yüklediği sorumluluklardan kurtulacaktır.

  1. Dosya içeriğine ve özellikle 28.09.2010 tarih ve 111 sayılı İş Teftiş Kurulu Başkanlığı İnceleme Raporundaki tespitler ile C. Başsavcılığı Soruşturma belgeleri ve anlatımlara göre davacı kazanı olduğu bina inşaatı için 02.12.1994 tarihinde kendi adına ... numarasında işyeri sicil kaydı oluşturmuştur. İşçilik bildirimleri de davacı tarafından yapılmış, 05.09.2007 tarihinde de kapsamdan çıkarılmıştır. Binanın 1 nci ve 2 nci katlarına da davacı 1999 yılında iki işçi ile başladığını, kaba inşaat halinde bırakıldığını, inşaatın 2010 yılına kadar bu halde kaldığını, Mart 2010 ayı içinde mahalleden tanıdığı ... ve ... ustalar ile... adlı kalfa ile 2 nci katın üstüna çatı yapılması konusunda sözlü anlaştığını beyan etmiştir. İnceleme raporunda binanın bodrum ve zemin katlarının mesken olarak olarak kullanıldığı, 1 nci ve 2 nci katlarının ise kaba inşaat halinde olduğu, daha önce işyeri tescilini kendi adına tescil ettiren davacının tekrar işyeri tescil dosyası açtırmadığı anlaşılmaktadır.

  2. Somut bu maddi ve hukuki olgulara göre davacı 1994 tarihli inşaat ruhsatına istinaden kendi adına işyeri tescil ettirerek ve işçileri bildirerek inşaat işine başlamış ve inşaatı bölerek ve zaman dilimine yayarak kendisi yürüterek yapmaktadır. İnşaatın bodrum ve zemin katı daha önce bitirilmiş, 1 nci ve 2 nci kat kaba halinde iken üst çatısının tamamlanması için davacıların murisinin de bulunduğu üç kişilik bir ekiple (takım sözleşmesi kapsamında değerlendirilmelidir) sözlü olarak anlaşılmıştır. Bina inşaatında çalışan davacılar murisinin esnaf kaydı, dolayısı ile kendi nam ve hesabına çalıştığına dair kaydı bulunmamaktadır. İnşaat bölüm bölüm yaptıran ve işyeri tescili yaptıran davacı olup, davacılar murisinin işin bir bölümü olan çatı işinin yapılması için davacı tarafından işe alındığı anlaşılmaktadır. Tüm bu açıklamalara göre işin yürütümü tamamen davacıda olup, davacı bu yönü ile 5510 sayılı Kanunu'nun 12 ve 13 üncü maddeleri kapsamında işverendir. Davacıların murisi takım sözleşmesi kapsamında çalışmakta olduğundan aradaki ilişki iş ilişkisidir.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1 Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.03.2023 gününde oybirliğiyle karar verildi.

...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararcevapvı.mahkemekararıderecebozulmasınaıvistinafvtemyiz

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:26:09

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim