Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/1904
2023/2379
13 Mart 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/2837 E., 2022/2448 K.
DAVALILAR: 1 ...Termik Elektrik Sanayi ve Tic. A.Ş.
vekili Avukat ...
2 ... Başkanlığı
vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ: 28.04.2014
HÜKÜM/KARAR: Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 5. İş Mahkemesi
SAYISI: 2014/650 E., 2022/322 K.
Taraflar arasındaki iş kazasının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, davalı şirketin ... Termik Santralı iş yerinde hizmet aktiyle çalışırken, 14.05.2000 tarihinde uğradığı iş kazası sonucu beyin fonksiyonlarının zedelenmesi sonucu tam bilinç kaybı oluştuğunu ve belirtilen nedenle ağır araza uğradığını, ... Başkanlığı, sigorta müdürlüğüne bağlı tahkikat birimi (müfettiş), davacının 14.05.2000 tarihinde iş kazasına uğradığı yönündeki iddiasıyla ilgili olarak Kurumca yapılacak herhangi bir işlem olmadığına karar verildiğini, oysa Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, İş Teftiş Kurulu Başkanlığının iş müfettişi ... tarafından düzenlenen raporda; olayın tipik bir iş kazası olduğu, kazanın kimyasal madde ile yapılan temizlik işleminin bir plan dahilinde kontrol altında yürütülmemesi, kapalı alan içinde temizlik yapan işçiye kişisel koruyucu donanım olarak temiz hava beslemeli solunum cihazı verilmemesi, iş güvenliği hususlarının işçilerin inisiyatifine bırakılması, kazalıya kimyasal maddelerin kullanımı ile ilgili muhtemel riskler konusunda iş sağlığı ve güvenliği eğitimi verilmemesi nedeniyle meydana geldiğini, olayda T.K.İ. Orta Anadolu Linyitleri Bölge Müdürlüğü'nün %90 (yüzde doksan), sigortalı ...'in %10 (yüzde on) kusurlu olduğunun belirtildiğini, olayın iş kazasının tüm unsurlarını taşıdığını ileri sürerek söz konusu kazanın iş kazası olduğunun tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin 30.06.2000 tarihinden işyerini devraldıklarını, davanın EÜAŞ' a ihbarı gerektiğini, davacı tarafça Nallıhan Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/70 ve 2010/53 Esas sayılı dosyalarından maddi manevi tazminat davası başlatıldığını, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, ayrıca davacının iddia ettiği şekilde bir iş kazasının olmadığını, olaya ilişkin yazılı delil ve tanık beyanı bulunmadığını, davalı Kurumca da olayın iş kazası olmadığının tespit edildiğini, iş akdinin 13.10.2003 tarihinde feshedildiğini, husumet yönünden itirazlarının bulunduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, kuruma sunulan evraklarda birçok eksikliklerin olduğunu, olayın iş kazası olarak değerlendirilmesi için taşıtın işverence karşılanması, işin yapıldığı yere gidilip gelinmesi ve kazanın bu gidiş geliş sırasında gerçekleşmesi gerektiğini söz konusu kazanın iş kazası olmadığını, davacının kazaya kendi kusuru sonrası sebep olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sigorta olayının, iş kazası sayılabilmesi için iki koşulun birlikte gerçekleşmesi zorunlu olup, somut olayda Adli Tıp raporu ile de tespit edildiği üzere davacının nörolojik rahatsızlığı ile iddia olunan kaza arasında illiyet bağı mevcut olmadığı yönünde mahkemede kanaat oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, dosyada dinlenen tanık beyanlarına göre olayın kanunun aradığı anlamda tipik iş kazası olduğunu, davalı işveren tarafından aksini ortaya koyacak yazılı sunulmadığını, olayın iş kazası olduğu hususunun tartışmasız olduğunu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Başkanlığının 31.05.2011 tarih ve ETO/51 T2011002703 nolu olay ile ilgili İnceleme Raporu ile de olayın iş kazası olduğunun tespit edildiğini, Adli Tıp Raporlarının hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda da olayın iş kazası sayılması gerektiğinin değerlendirildiği belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında olay günü olan 14.05.2000 tarihinde davacının işyerindeki yağ tankının temizlenmesi için tankın içinde bulunduğu sırada tank içinde fenalaşarak arkadaşları tarafından tanktan çıkarıldığı dinlenen kamu tanık beyanları ve 31.05.2011 tarihli ÇSGB Teftiş Kurulu Başkanlığı raporuna ekli tanık beyanları ile sabit iken ve aynı gün (14.05.2000) hastane acil giriş kağıdında davacının ateş ve öksürük şikayeti ile hastaneye giriş yaptığı açık olmasına karşın; ayrıca yukarıda izah edilen iş kazası için aranan yasal şartların sağlanmış olması karşısında, davacının 14.05.2000 tarihinde davalı işyerindeki yağ tankının içinin temizlenmesi sırasında hastalanmasına sebep olan olayın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesi yerine mahkemece yanılgıya düşülerek davacının halihazırdaki mevcut rahatsızlıkları ile olay arasında illiyet bağı değerlendirmesi yapılarak varılan sonucun hatalı olduğu değerlendirilerek "davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK 353/1 b.2 maddesi uyarınca kabulüne, ... 5. İş Mahkemesi'nin 13/09/2022 tarih ve 2014/650 E. ve 2022/322 K. sayılı kararının kaldırılmasına, yerine davanın kabulü ile davacının 14.05.2000 tarihinde davalı işyerindeki yağ tankının içinin temizlenmesi sırasında geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespitine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili ile davalı şirket vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde, toplanan delillerin anılan karar açısından yeterli olmadığını, henüz dosyanın tekemmül etmediğini belirterek verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde, davanın müvekkil şirket yönünden husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi kararı adeta yok sayılarak vermiş olduğu karar ile denetime elverişsiz dayanağı bulunmayan karar tesis edildiğini, zamanaşımı itirazı ve husumet itirazlarımız değerlendirme dışı tutulduğunu, ihbar taleplerinin yerine getirilmediğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık 14.05.2000 tarihinde meydana gelen kazanın iş kazası sayılmasının tespiti istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanunun ilgili maddeleri.
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
- Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Başkanlığınca yapılan denetim üzerine düzenlenen inceleme raporu ile davacı tanıklarının tutarlı beyanları ve dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı Kurum vekili ile davalı şirket vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:27:01