Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/2028

Karar No

2023/2346

Karar Tarihi

13 Mart 2023

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/286 E., 2022/1732 K.

DAVALILAR: 1 ... 2 ...

vekili Avukat ...

FER'Î MÜDAHİL: ... vekili Avukat ...

DAVA TARİHİ: 29.11.2017

KARAR: Esastan Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: Edremit İş Mahkemesi

SAYISI: 2020/181 E., 2021/257 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı ve fer'i müdahil kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve fer'i müdahil kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA

Davacı vekili, davacının 09.07.2011 31.07.2012 tarihleri arasında davalı iş yerinde çalıştığını, sigorta girişinin 13.02.2012 tarihinde yapıldığını, haftanın 6 günü 08:00 21:00 saatleri arasında çalıştığını, fazla mesai ücretlerinin ödenmediğini, aylık 1000,00 TL ücret ile çalıştığını, ücretlerin elden ödendiğini, işçilik alacakları da ödenmeden iş akdine son verildiğini iddia ederek davacının çalıştığı sürelerin ve o döneme ait sigorta bedellerinin tespitini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı, davacının 13.02.2012 tarihinde iş yerinde çalışmaya başladığını, işe giriş bildirgesinin yasal süresi içerisinde kuruma verildiğini ve primlerinin ödendiğini, haftada 45 saat çalıştığını, ücretlerin ücret tediye bordrolarının imzalanması karşılığında ödeme yapıldığını, davacının işten ayrılmasından yaklaşık 5 yıl sonra iş bu davayı açmış olmasının da kötü niyetli olduğunu savunarak haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmişlerdir.

Fer'i müdahil vekili, herhangi bir sorumlulukları olmadığını, davanın kamu düzenine ilişkin olması sebebi ile her türlü şüpheden uzak şekilde ispatlanması gerektiğini, davacının ücretine ilişkin deliller sunması gerektiğini savunarak haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmişlerdir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile; ... 'nın kurum hizmet döküm cetveline bakıldığında; davalı iş yerinde 21.11.2011 tarihinde işe başladığı 06.01.2012 tarihinde işten çıktığı bu süre içerisinde 46 gün sigortalı olarak davalı iş yerinde çalıştığı görülmektedir. Yine bu kişinin iş yerinin kuruma bildirdiği ilk sigortalı çalışan olduğu anlaşılmaktadır. Kamu tanığı iş yerinin muhasebe kayıtlarını kendisinin oluşturması sebebiyle işe girdiğinde iş yerinin yeni açılmış bir iş yeri olduğunu beyan etmiştir. Kamu tanığı kendisinin işe başladığı tarihte davacının davalı iş yerinde çalışıyor olduğunu beyan etmiştir. Dosya kapsamında Kamu tanığının çalıştığı dönem öncesinde ve sonrasında davacının kesintisiz olarak davalı iş yerinde çalıştığı hususunda ispata elverişli delil bulunmamaktadır. Belirtilen sebeplerle Kamu tanığı beyanı doğrultusunda kamu tanığının kurum kayıtlarında sigortalı olarak davalı işverende çalıştığı günlerle sınırlı olarak; bilgi ve görgüsünün kurum kayıtlarıyla desteklendiği ölçüde davacının davalı iş yerinde sigortalı olarak dönem asgari ücreti üzerinden çalıştığı kanaatiyle davanın kısmen kabulüne, davacının davalı (İşyeri sıra no: 1118813) ... ... adi ortaklığında 21.11.2011 30.11.2011 tarihleri arasında 10 gün, 01.12.2011 31.12.2011 tarihleri arasında 30 gün, 01.01.2012 06.01.2012 tarihleri arasında 6 gün olmak üzere; belirtilen tarihler arasında hizmet akdine dayalı asgari ücretle geçen ve kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, belirtilen sürelere ilişkin primlerin kuruma ödenmesine dair talep yönünden aktif husumet ehliyeti yokluğundan talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve fer'i müdahil kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili, Mahkemece eksik inceleme yapıldığını, adres araştırması yapılmadan talimat evrakının iadesi üzerine tanığın dinlenilmesine karar verilmediğini, bilirkişi raporunun değerlendirmeye alınmadığını, komşu iş yeri tanıkları açısından yeterli inceleme yapılmadığını, davanın kısmen reddine dair verilen kararın hukuka aykırı olduğunu istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür.

Fer'i müdahil Kurum vekili, davacının davasını her türlü şüpheden uzak biçimde ve kesinlik taşıyacak şekilde ispat edemediğini ve kısmen red kararına rağmen Kurum lehine vekalet ücretini takdir edilmemesinin de yerinde olmadığını istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut davada; 21.11.2011 tarihinden itibaren kanun kapsamında bulunan davalıların oluşturduğu adi ortaklığa ait ... sicil numaralı iş yerinden 13.02.2012 31.07.2012 tarihleri arasını kapsar şekilde davacı adına hizmet bildiriminde bulunulması, uyuşmazlık konusu dönemde iş yeri dönem bordrolarında kayıtlı tek çalışanın ... olması ve adı geçenin de davacının hüküm altına alınan tarihler arasında da davalılara ait iş yerinde kesintisiz olarak çalıştığını doğrulaması, hakkında yazılan birden fazla talimat evrakı bila ikmal iade edilen davacı tanığı ...'ın dönem bordrosunda adı yazılı çalışanlardan veya komşu iş yeri çalışanlarından olmaması da nazara alındığında beyanının alınmamış olmasının davanın sonucunu etkileyecek nitelikte görülmemesi, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve İlk Derece Mahkemesi gerekçesi hep birlikte değerlendirildiğinde; verilen kararda isabetsizlik görülmediğinden, davacı ile feri müdahil Kurumun yerinde görülmeyen istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve fer'i müdahil kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı ve fer'i müdahil kurum vekili istinaf dilekçelerinde yer verdikleri hususları belirterek kararın bozulmasını talep etmişlerdir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davacının 09.07.2011 31.07.2012 tarihleri arasında çalıştığının ve bu dönemdeki prime esas kazancının tespiti istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 80 ve 86 ncı maddeleridir.

  1. Değerlendirme
  1. Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddesidir. 506 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinde ifade edildiği üzere, “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzenine ilişkin olması nedeni ile özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanması gerektiği özellikle göz önünde bulundurulmalıdır.

Somut davada, davacı 09.07.2011 31.07.2012 tarihleri arasında çalıştığının ve bu dönemdeki prime esas kazancının tespitini talep etmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.

Dosyada yapılan araştırmadan; davacının 13.02.2012 31.07.2012 tarihleri arasında davalı iş yerinden bildiriminin olduğu, iş yerinin 21.11.2011 tarihinde kanun kapsamına alındığı, vergi mükellefiyetinin ise 16.06.2011 tarihinde başladığı, bordro tanığının beyanı esas alınarak davacının kısmen çalıştığının kabul edildiği anlaşılmaktadır.

Mahkemece 06.01.2012 13.02.2012 tarihleri arası çalışma olgusu konusunda eksik inceleme yapılmış olup, davacıya anılan dönemde kimlerle birlikte çalıştığı sorularak bu kişiler tanık olarak dinlenilmeli, komşu iş yeri işverenleri ve çalışanlarına ilişkin yeniden araştırma yapılarak tespit edilecek kişiler tanık olarak dinlenilmeli, tanıklarla ilgili bilgi, belgeler ve hizmet cetvelleri celp edilmek suretiyle beyanları denetlenmeli, 21.11.2011 06.01.2012 dönemine ilişkin çalışması kabul edilen davacının bu süre zarfında neden ara verip tekrar çalışmaya başladığı hususu açıklığa kavuşturularak sonucuna göre karar verilmelidir.

2)Davanın yasal dayanaklarından olan 5510 sayılı Kanun'un “Prime esas kazançlar” başlıklı 80 inci maddesinin 1 inci fıkrasında, sigortalıların prime esas kazançlarının nasıl belirleneceği açıklanmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun; 200 üncü maddesinde, bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri belirli bir tutarı geçtiği takdirde senetle kanıtlanması gerektiği, bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri, ödeme veya borçtan kurtarma (ibra) gibi herhangi bir sebeple belirli bir tutardan aşağı düşse bile senetsiz kanıtlanamayacağı bildirilmiş, aynı maddenin 2 nci fıkrasında, madde uyarınca senetle kanıtlanması gereken konularda yukarıdaki hükümler hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati durumunda tanık dinlenebileceği, 202 nci maddesinde de senetle kanıtlanması zorunlu konularda yazılı bir delil başlangıcı varsa tanık dinlenebileceği açıklanarak delil başlangıcının, dava konusunun tamamen kanıtlanmasına yeterli olmamakla birlikte, bunun var olduğunu gösteren ve aleyhine sunulmuş olan tarafça verilen kağıt ve belgeler olduğu belirtilmiştir.

Kuruma ödenmesi gereken sigorta primlerinin hesabında gerçek ücretin/kazancın esas alınması gerekmekte olup hizmet tespiti davalarının kamusal niteliği gereği, çalışma olgusu her türlü kanıtla ispatlanabilmesine karşın ücret konusunda aynı genişlikte ispat serbestliği söz konusu değildir ve değinilen maddelerde yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır. Ücret tutarı maddede belirtilen sınırları aştığı takdirde, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliğe sahip olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, sigortalının imzasını içeren aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle kanıtlanması olanaklıdır. Yazılı delille ispat sınırının altında kalan miktar için tanık dinlenebileceği gibi, tespiti istenen miktar sınırı aşsa dahi varlığı iddia edilen çalışmanın öncesine ve sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgeler bulunuyorsa tanık dinlenmesi mümkündür. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 20.10.2010 gün ve 2010/10 480 Esas 2010/523 Karar, 20.10.2010 gün ve 2010/10 481 Esas 2010/524 Karar, 20.10.2010 gün ve 2010/10 482 Esas 2010/525 Karar, 19.10.2011 gün ve 2011/10 608 Esas 2011/649 Karar, 19.06.2013 gün ve 2012/10 1617 Esas 2013/850 Karar sayılı ilamlarında da aynı görüş ve yaklaşım benimsenmiştir.

Somut dosyada davacı prime esas kazançlarının tespitini de talep etmiş, aylık 1.000.00 TL ücretle çalıştığını beyan etmiştir. Davacının prime esas kazancının tespitini istemekte hukuki yararı bulunmakta olup, yukarıda belirtilen hususlar kapsamında inceleme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmelidir.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

  1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

  2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafcevaptemyizkaldırılmasınaincelenenıdavakararınkararımahkemesivı.derecebozulmasınaortadan

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:27:01

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim