Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/2399

Karar No

2023/2284

Karar Tarihi

9 Mart 2023

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 50. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/3962 E., 2021/485 K.

İHBAR OLUNAN: ... Sigorta A.Ş. (Eski Ünvanı ... Sigorta A.Ş.)

vekili Avukat ...

DAVA TARİHİ: 15.08.2016

HÜKÜM/KARAR: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 3. İş Mahkemesi

SAYISI: 2016/454 E., 2020/246 K.

Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili özetle; müvekkilinin 21.02.2016 günü ... Salça Fabrikası'na şoför olarak çalışmak üzere çağrıldığını, işyerine gittiğinde ... plakalı aracı kullanacağını öğrendiğini, kamyonla yolculuk öncesinde yükün üstüne branda örtülmesi gerektiği için ... ile birlikte brandayı örterken kamyonun tekerine çıkıp brandaya bağlı laktikleri çekerek brandayı örttüğünü, tuttuğu branda lastiğinin kopması sonucu yaklaşık 1,5 metre yükseklikten sırtüstü düşmesi sunucu işgöremezliğe uğradığını, davalı şirketin müvekkilinin iş kazası sonucu oluşan zararından sorumlu olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin maddi zararının tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda artırılmak üzere şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat ile 40.000,00 TL manevi tazminatın 21.02.2016 olay tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya davacı işçinin %100 kusuru ile sebebiyet verdiğini, mahkeme dosyasına arz edilen kazaya ilişkin CD de bu hususun açıkça belli olduğunu, davacının dikkatsiz ve özensiz çalıştığını, brandanın kendisini tutup çekmesi gerekirken neredeyse tüm vücut ağırlığını vererek lastik kolu çekiştirdiğinin görüleceğini, olay meydana gelmesine rağmen müvekkili şirketçe 31.07.2016 tarihine kadar davacı yanın işten çıkışının verilmediğini, tedavisi için her türlü yardımın yapıldığını, ayrıca davacıya yardım parası adı altında paralar da gönderildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; Davacının maddi tazminat talebinin kabulüne, 164.421,86 TL net maddi tazminatın 21.02.2016 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 37.500 TL net manevi tazminatın 21.02.2016 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, dair karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf sebeplerinde özetle; Davaya konu kazada davalıya kusur izafe edilemeyeceğini, dava konusu olayın gerçekleşme tarihinin davacının işe başlama tarihi olduğunu, davacının kendi beyanlarında da ifade ettiği üzere 30 yıldır şoförlük yaptığını, hiç kimseden görev ve talimat almadan kendi iş tanımı haricinde bir işi yaparken davaya konu kazanın meydana geldiğini, tanık anlatımlarında da görüleceği üzere davacının uyarılmış olmasına rağmen talimatların dışına çıkarak görev tanımı dışında hareket ederek dava konusu kazanın meydana gelmesine tamamen kendi kusuru ile sebebiyet verdiğini, şirketçe alınması gereken tüm önlemlerin alındığını, iş güvenliği eğitimlerinin verildiğini, 30 yıldır şoförlük mesleğini icra eden davacı için yerel mahkemece hükme esas alınan bilirkişi heyetinin düzenlediği raporda "işçinin aynı işi uzun yıllardır yapıyor olması işvereni tüm bu yükümlülükleri almaktan bağışık hale getirmez" ifadesine yer verdiğini, tanık anlatımlarıyla ve dava dosyasında mevcut olay anını gösterir CD ile de açıkça görüleceği üzere müvekkili şirketin tüm önlem ve ikazları gerçekleştirmiş olmasına rağmen davacının önlem ve ikazları dikkate almayarak hareket ederek tehlikenin oluşmasına sebebiyet verdiğini, SGK Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı'nın 25.04.2018 120652/12/İR/12 sayılı inceleme raporunda davacı işçiye ve davalıya % 50 oranında kusur izafesi yapıldığını, yerel mahkemece SGK raporu ile aldırılan kusur raporu arasındaki çelişkinin, işinde ehil 3’lü bilirkişi heyeti tarafından aldırılacak rapor ile giderilmediğini, 3 kişilik heyetten rapor aldırılmış ise de 13.09.2019 tarihli raporda iş sağlığı ve güvenliği uzmanı hariç diğer bilirkişilerin uzmanlık alanları ile somut olayın örtüşmediğini, Mahkemece hükme esas alınan aktüerya raporunun da hukuka aykırı olduğunu, hesaplama hataları içerdiğini, raporda davacı işçinin asgari ücretten daha fazla maaş aldığı hususunda ikili hesaplama yapılıp mahkemece 2. hesaplamaya itibar edildiğini, davacı işçinin kaza tarihinde ilk iş günü olması, kıdemli çalışan olmaması gibi sebeplerin hiç dikkate alınmadığını, sanki davacı işçi asgari ücretin üzerinde maaş alıyor gibi hesaplama yapıldığını, şirkette çift bordro uygulaması olmadığı gibi, davacı yanın asgari ücretle çalıştığının SGK kayıtları ile de sabit olduğunu, davacı işçinin ücretinin de hatalı değerlendirildiğini, mahkemece hükmedilen maddi tazminatın fahiş olduğunu, emsal dosyalarda yapılan hesaplamalar dikkate alındığında eldeki dosyada hükme esas alınan raporda tespit edilen tutarın fahiş olduğunu, Biga 1. Asliye Hukuk ( İş) Mahkemesinin 2015/ 204 Esas, 2019/540 Karar sayılı dosyasında da benzer özellikleri olan dava görüldüğünü ancak orada 26.116,62 TL maddi tazminata hükmedildiğini, emsal kararın mahkemece dikkate alınmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili; istinaf dilekçesinde sunduğu gerekçelerle temyiz talebinde bulunmuştur.

C.Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 417 inci maddesi, 5510 sayılı Kanunun 13, 16 ve 20 inci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunun 4 üncü maddeleri.

  1. Değerlendirme

1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.

2.Dosya içeriğine göre davacı lehine İlk Derece Mahkemesince 37.500,00 TL manevi tazminata hükmedilmişken, Bölge Adliye Mahkemesinin 09.12.2021 tarihli kararında da davalı vekilinin başvurusunun esastan reddine dair karar verildiği ve bu tutarın Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından, davalının bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.

  1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

4.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından maddi tazminat talebine dair kurulan hükümle ilgili temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle,

  1. Davalı vekilinin, davacı lehine hükmedilen manevi tazminata ilişkin temyiz isteminin miktardan REDDİNE,

  2. Davalı vekilinin, davacı lehine hükmedilen maddi tazminata yönelik Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi

...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararcevapistinafvı.kararımahkemesionanmasınareddinederecevtemyiz

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:27:30

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim