Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/1665

Karar No

2023/2273

Karar Tarihi

9 Mart 2023

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/1608 E., 2022/2373 K.

FER'Î MÜDAHİL: ... vekili Avukat ...

DAVA TARİHİ: 28.11.2013

HÜKÜM/KARAR: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 18. İş Mahkemesi

SAYISI: 2020/144 E., 2022/117 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti ile prime esas kazancın tespiti istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı iş veren yanında 19.12.2005 21.12.2009 ve 24.05.2010 02.04.2013 tarihleri arasında aralıksız çalıştığını ayda en son ücretinin 4.0000.00 TL ücret aldığını ancak kuruma primlerinin asgari ücret üzerinden gösterildiğini belirterek davacının gerçek ücretinin tespiti ile sigorta prim kazançlarının tespitini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP

Davalı iş veren vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde özetle; SGK primlerinin gerçek ücret üzerinden yatırıldığını, hak düşürücü süre geçtikten sonra dava açıldığını çalışmanın niteliğini ve ücretinin somut delillerle ispat edilmesi gerektiğini kurum kayıtlarının esas olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı SGK vekili cevap dilekçesi sunmamış duruşmalarda özetle: kurum kayıtlarının esas alınmasını gerektiğini davacının gerçek ücretinin ispatında HMK hükümlerine göre davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI

Kararda özetle; davanın reddine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF

A.İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:

1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; "üretim müdürü" olduğu yazılı belge ve tanık beyanları ile sabit olan müvekkilimin çalıştığı, davalı işyerinde tüm çalışanların aylık ücretlerinin SGK'ya bildirilen kısmının bankaya, bildirimi yapılmayan kısmının elden ödendiği hususu da davalı işveren tanıklarının beyanları ile de sabittir. Mahkemenizin eski 2013/1249 E., yeni 2020/145 E. Sayılı dosyası davacısı ve davalı işyerinde "Satış ve Pazarlama Müdürü" olan...'un ücretinin davalı işveren tarafından SGK'na asgari ücret olarak gösterildiği, ancak dosya kapsamı ve dosya da mübrez yıllık izin ücreti ödeme makbuzları dikkate alınarak söz konusu bu davacının ücretinin 2010 2013 yılları arasında aylık ücretinin net 3.500,00 TL olacağı bilirkişi tarafından kabul edilmiştir. İki dava seri olarak aynı konu ve kapsamda görülmekte, aynı işyerinde ve aynı konum ve pozisyonda "Üretim Müdürü" olarak görev yapan ...'ın aylık BRÜT ücretinin 2.000 TL olacağının kabulü çelişkili, hakkaniyete ve hayatın olağan akışına aykırı bir yaklaşım olacaktır. Davacı ...'nin diğer dosya davacısı ...'nın kıdeminden daha eski olduğu SGK kayıtları ile sabittir. Müvekkilin 2010 yılından beridir olan çalışmasındaki ücretinde hiçbir değişkenlik görülmeden işten çıktığı 2013 yılına dek 2.000 TL üzerinden gösterilmesi açıkça çelişkili bir durumdur. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonuca gidilmelidir. Somut olay itibariyle davacının yaptığı işe ve kıdemine uygun olması nedeniyle, sendika tarafından bildirilen ücret esas alınmak suretiyle hüküm kurulması gerekirken, mahkemece yazılı gerekçeyle direnme kararı verilmesi isabetsizdir. Gerek ilgili sendikadan verilen emsal ücret cevabında ve iş bu dosya ile seri olarak açılmış olan eski 2013/1249 E., yeni 2020/145 E. Sayılı dosyada davalı işyerinde "Satış ve Pazarlama Müdürü" olan...'un 2010 yılı aylık net ücretinin 3.500 TL olacağı kabul edildiğine göre satış müdürü olan... ile aynı konumda olan ve aynı davalı işyerinde "Üretim Müdürü" olan müvekkilimin ücretinin de aynı ya da her halde yaklaşık miktarda olacağının kabulü iş hukuku ilkeleri, çalışma hayatının olağan akışı ve hakkaniyet gereğidir." gerekçesiyle, bilirkişi raporunda seçenek olarak belirtilmiş olan, müvekkilin almış olduğu son gerçek ücretinin brüt 4.895,72 TL (günlük brüt 163,19 TL) olacağı nazara alınarak bilirkişi raporunun sonuç kısmının 2 no.lu seçeneğinin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.

C.Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava; hizmet tespiti ile prime esas kazancın tespiti istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun’un 77 ve 79/10 uncu maddeleri, 5510 sayılı Kanunun 80 inci ve 86/8 inci maddeleri.

  1. Değerlendirme

  2. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle,

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararincelenenıdavakararıkararınmahkemevı.onanmasınaıııilkdereceııcevapıvistinafvtemyiz

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:27:30

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim