Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/16
2023/227
12 Ocak 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/2078 E., 2022/2950 K.
vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ: 23.01.2020
HÜKÜM/KARAR: Davanın kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ: Elmalı Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI: 2021/140 E., 2022/47 K.
Taraflar arasındaki aidiyet davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin kabulü ile kararın kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararın davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı kurum nezdinde ... nolu sigorta sicil numaralı sigortalısı olduğunu, müvekkilinin emeklilik için davalı kuruma başvurduğunda hizmet süresinin dolmadığı gerekçesi ile talebinin kabul edilmediğini, müvekkilinin 1980'li yıllarda Orman İşletme Müdürlüğü'nde mevsimlik işçi olarak çalıştığını, adına davalı SGK nezdinde ... nolu sicil dosyası açıldığını, müvekkilinin kimlik bilgilerinin SGK bünyesinde iş bu ... sicil numaralı dosyada sehven yanlış tutulduğunu ve hal böyle olunca ... nolu sicil dosyasındaki hizmeti ile son ... nolu sicil dosyasındaki hizmetleri birleştirilemediğini, müvekkilinin yapmış olduğu inceleme neticesinde ...,... kızı 01.02.1959 doğumlu olan müvekkilinin doğum tarihi anne adı ve baba adı ... sicil numaralı dosyada sehven yanlış yazıldığını, davanın kabulü ile ... sicil numaralı dosyadaki müvekkiline ait sicil ve kimlik bilgilerinin gerekli yazışmalar yapılarak düzeltilmesine ve ... nolu sigorta sicil numarası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın müvekkil kurum aleyhine açılmış bulunan davanın hukuki dayanaktan yoksun olup davanın reddi gerektiği, davacının kendi kusurundan kaynaklanan, zamanında kuruma bildirmediğini iddia ettiği belgelerin hükme esas alınamayacağından herhangi bir delili ve yasal dayanağı bulunmayan davanın reddi gerektiği, dosyalarda yapılan inceleme neticesinde ... sigorta sicil numarasına ait olan 24.02.1978 tarihli ilk işe giriş bildirgesinin incelendiği ve 01.02.1940 doğumlu baba adı ..., doğum yeri Elmalı olan ... adlı kişiye ait olduğu görüldüğü ve ... sicil numaralı dosya incelendiğinde de 01.02.1959 doğumlu baba adı ..., doğum yeri Elmalı olan ... adlı şahsa ait olduğunun görüldüğü, Elmalı Nüfus Müdürlüğüyle yazışma yapıldığı ve 1940 yılı doğumlu kayıtların listesi talep edildiğini, fakat yazılarında 1940 yılına ait kayıt bulamadıklarını belirtmiş olmalarına rağmen söz konusu dosyalardaki şahısların arasındaki yaş farkının 19 olmasından dolayı iki numaranın da aynı kişiye ait olup olmadığının tespitinin yapılmadığı ve sigortalıya sicil numaralarının birleştirilemediğine dair bilgilendirme yazısının gönderildiği, müvekkili kurumun yapmış olduğu işlemlerin hukuka ve mevzuata uygun olduğunu, davacının kendi kusuru ve yasal süresi içerisinde yapmadığı başvuru nedeniyle sonradan hak iddia etmiş olmasının hukuken mümkün olmadığından davanın reddi gerektiği, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; " davacının iddiasının 1980'li yıllarda Orman İşletme Müdürlüğünde çalıştığı halde o yıllarda SGK kayıtlarında doğum tarihi, anne baba adının sehven yanlış yazılmış olmasından bahisle, şimdiki çalışmış olduğu davalı kurum nezdindeki sicil numarası ile hizmet yılı birleştirmesi yapamamasından dolayı sicil dosyasındaki yanlışlığın düzeltilmesine yönelik olduğu görülmektedir. Kurum yazışmaları incelendiğinde davacının iddiasına konu ... sigorta sicil numarası girişi ile davacıya ait doğum tarihi bilgilerinin uyuşmadığı, ilgili sigorta sicil numarası ile 24.02.1978 tarihli ilk işe giriş bildirgesinin bulunduğunun ve davacıya ait kayda rastlanılamadığının bildirildiği görülmüştür. Dosyamız Bölge Adliye Mahkemesi bozma kararı doğrultusunda ele alınmış, yapılan incelemede SGK kayıtlarında ... adına 1978/1 inci döneminde ve 1978/2 inci döneminde 18836 iş yeri numarası ile kayıtların oluşturulduğu görülmüş, bu hali ile mahkememizce ilgili Orman Müdürlüğünden söz konusu dönemlere ait dönem bordroları talep edilmiştir. Elmalı Orman İşletme Müdürlüğü tarafından ilgili dönemlerde çalışmaları bulunan şahıslara ait dönem bordroları tanzim edilmiş ve dosyamız arasına alınmıştır. Bu doğrultuda SGK müdürlüğünden ilgili dönemlerde çalışmaları bildirilenlerden kimlik ve adres tespiti yapılan bir kısım tanıklar dinlenilmiş, tanık anlatımlardan davacının 1978 yılında çalışmış olduğuna ve SGK kayıtlarında belirtilen kişinin kendisi olduğuna ilişkin herhangi bir bilgiye yer verilmediği, tanıkların davacıyı tanımadıklarını beyan ettikleri görülmüştür. Tanıklardan N.Ç. ise davacı ile 1980 1982 yılları arasında birlikte çalıştıklarını beyan ettiği görülmüştür. Davacının iddiasının ilgili sicil numarasında kayıtlı kişinin kendisi olduğunu ve bu sicil numarasındaki hizmet yılında çalıştığı yönündeki talebi ele alındığında, davacının ilgili sicil numarası ile çalışmış olduğuna yönelik ve söz konusu sicil numarasında kayıtlı kişinin kendisi olduğuna yönelik iddiasının toplanan tüm deliller yönünden ispatlanamadığı "gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davada talebin açık ve net iken, tamamen memur hatasından kaynaklanan ve doğum tarihinde yapılan bir hata mevcut iken mahkemece tanık beyanlarına üstünlük tanınarak davanın reddine karar verilemesine kabul etmediklerini, müvekkilinin halen davalı kurum nezdinde ... no'lu sigorta sicil numaralı sigortalısı olduğunu, Bu sicil numarasından evvel de ... nolu sicil numarası ile çalışması olduğunu, müvekkilinin 1978 yıllarında Orman İşletme Müdürlüğü’nde mevsimlik işçi olarak çalıştığını ve adına davalı SGK nezdinde ... nolu sicil dosyası açıldığını, sigorta sicil dosyasının dava dosyasının içerisinde olduğunu, iş bu ... nolu sicil dosyasında müvekkilinin doğum tarihi SGK bünyesinde sehven yanlış yazıldığını, nitekim davalının cevap dilekçesinde de kabul edildiği üzere davalı kurum yapmış olduğu araştırmada ... nolu bu sicil dosyasında müvekkilinin bilgilerinin "... ...: ... kızı, doğum tarihi 01.02.1940 " olarak yazıldığını tespit edildiğini, müvekkilinin evlenmeden evvelki soy adının ... olduğunu, Baba adının da "..." olduğunu, doğum tarihinin de "01.02.1959" olduğunu, dava dilekçesinde de iddia edildiği gibi diğer bilgilerin doğru, sadece doğum tarihi "01.02.1959" yazılması gerekir iken sehven "01.02.1940" olarak yazıldığını, kararın kaldırılarak davanın talepleri gibi kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Davacı ...'ın bekarlık soyadı ...'dur. Gerek ... gerekse ... diye başka birinin kaydının bulunmadığı nüfus idaresince bildirilmiştir. Dinlenen tanıklar kısmen davacı iddiasını doğrulamışlardır. Çalışmanın uzun süre öncesine ve kısa süreye ilişkin bulunması sebebiyle daha açık/net beyanlara ulaşılamaması tabidir. Ancak tanık beyanlarından da başkaca bir ... 'ın bulunmadığı sonucu çıkmaktadır. Bu itibarla talebin kabulü gerekirken reddine karar verilmesi doğru olmadığından davacının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi nin 2 numaralı alt bendi gereğince kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne " karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; kurum işlemlerinin yerinde olduğu, davacının davasını ispatlayamadığını, davanın reddi gerektiğini, eksik araştırma ile hatalı karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet aidiyeti istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu maddesi hükümleridir.
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:45:36