Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/2071
2023/2257
9 Mart 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/2384 E., 2022/2656 K.
DAVA TARİHİ: 25.11.2019
HÜKÜM/KARAR: Davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 18. İş Mahkemesi
SAYISI: 2019/334 E., 2021/160 K.
Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; avacının 01.01.1988 tarihinde 4/a kapsamında sigortalılığın başladığını 18.05.2008'den 19.07.2018 tarihine kadar 4/a kapsamında sigortalı çalıştığını Esenyurt SGM tarafından sigorta primlerinin iptal edilerek davacının 4/b kapsamına alındığını kurumun yazısına göre 4/a sigortalılığının iptal edildiğini öğrendiklerini belirterek kuruma başvurduklarını kurumun reddine karar verdiğini ileri sürerek idarenin yaptığı işlemin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek bu nedenle davacının 4/a kapsamında ki sigortalı olduğu 17.07.2008 19.07.2018 tarihleri arasında primlerini iptal eden 4/b kapsamına alınması işleminin iptali ile 17.07.2008 19.07.2018 tarihleri arasında 4/a kapsamında sigortalılığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK cevap dilekçesinde özetle; davacının Bağ Kur'a tabi çalışmalarının bulunduğunu 2829 sayılı hizmetlerin birleştirilmesinin düzenlendiğini 5510 sayılı Kanun'un hükümlerine göre de kurum işleminin yasal olduğunu belirterek davanın reddini tlaep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının hizmet döküm cetvelinin incelenmesinde kuruma çeşitli sicil numaralı iş yerlerinden bildirimde bulunulduğu davacının 01.09.2018 30.11.2018 tarihleri arasında Bağ Kurlu olarak çalışmasının bulunduğu görülmüş, Esenyurt SGK tarafından davacının 17.07.2008 19.07.2018 tarihleri arasında ki 4/a çalışmalarının iptal edilerek ödenen primlerin 62.044.92 TL işçi payının Bağkur hesabına alındığı anlaşılmakla 5510 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin ilk şeklinde kanun yürürlüğe girmeden önce sigortalının 4/a çalışması olması halinde ara vermeden çalışmaların önceki sigortalılığın 4/a şeklinde devam edeceği belirtilmiş yasada 13.02.2011 tarih 6111 sayılı Kanun ile getirilen madde değişikliğinde şirket ortaklarının 4/a olarak kabul edileceği hükmüne yer verilmiştir. Davacının 5510 sayılı Kanun'un yürürlük tarihinden önce 4/a çalışmalarının olması bu çalışmalarının kesintisiz devam etmesi karşısında 5510 sayılı Kanun'un değişik 53 üncü maddesine göre iptal edilmesi söz konusu olamayacaktır. Tüm bu nedenlerle davalı kurumun davacının 17.07.2008 19.07.2018 tarihleri arasında ki 4/a sigortalı hizmetlerinin iptal edilerek 4/b kapsamına alınma işleminin iptaline karar vermek gerekmiş davacının bu dönemde 4/a kapsamında sigortalı olduğunun tespitine karar verilerek tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek açılan davanın kabulü ile davacının, davalı kurum tarafından 17.07.2008 19.07.2018 tarihleri arasında 4/A sigortalı hizmetlerinin iptal edilerek 4/B kapsamında olma işleminin iptaline, 17.07.2008 19.07.2018 tarihleri arasında 4/A kapsamında sigortalı olduğunun tespitine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde; "Karar usul ve yasaya aykırıdır. Davacının kuruma yapılan yaşlılık aylığı bağlanmasına ilişkin tahsis istemi üzerine müvekkil kurum kayıtlarında yapılan inceleme sonucunda davacının Bağ Kur’a kayıtlı çalışmalarının bulunduğu ve bu çalışmaların tamamlanmasından itibaren müvekkil kuruma tabi sigortalı 1260 gün çalışmasının bulunmadığı anlaşılmış olduğundan davacının istemi müvekkil kurum tarafından reddedilmiştir. 2829 Sayılı Sosyal güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkındaki Kanun'un 8 inci maddesi ile hizmet birleştirilmesi yapılması durumunda aylığı bağlayacak kurum hakkında düzenleme getirilmiş olup, bu madde uyarınca birleştirilmiş hizmet sürelerinin toplamı üzerinden, ilgililere; son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, hizmet süresinin eşit olması durumunda ise eşit hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanır.Davacı vekili tarafından dava dilekçesinde davacının 17.07.2008 19.07.2018 tarihleri arasındaki 4 B Bağ Kur sigortalı primlerinin 4 A sigortalılık kapsamına alınması gerektiğinin tespitine karar verilmiş ise de; “5510 Sayılı Kanun Gereğince Sigortalı Sayılanlar, Sayılmayanlar, Sigortalılığın Başlangıcı, Kuruma Bildirilmesi ve Sona Ermesi Hakkında Tebliğ’in “sigortalılık hallerinin çakışması" başlıklı maddesinin 6 no lu bendinde; 5510 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar, kendilerine ait veya ortak oldukları işyerlerinden, Kanun ‘un 4 üncü maddesi 1 inci fıkrası (a) bendi kapsamında sigortalı bildirilemezler. Davacının 4 A sigortalılığı 5510 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 01.10.2008 tarihine kadar değil, yürürlük tarihinden sonra da devam etmiştir. Davacı tarafın dilekçesinde dayandığı Tebliğ’in 7.bendinin somut olaya uygulanması mümkün değildir. Kanun koyucu, bir kişinin işçi ve işveren sıfatına aynı anda sahip olması mümkün değil iken mevzuata aykırı şekilde hizmet akdi ile gerçek çalışma olmaksızın, fiilen olmayan sigortalılık olgusuyla, haksız olarak 4 A üzerinden emekli olmasının önüne geçmeyi amaçlamıştır. Ayrıca çalışmanın geçtiği iddia olunan dönemlerde işyerinde müvekkil Kurum tarafından teftiş, tahkikat ve durum tespiti yapılmıştır. 20.12.2017 tarih, 2017/400098/183 sayılı Denetmen Raporu bulunmaktadır. Bu rapor celp edilmeden karar verilmiş olması da bozmayı gerektirir. " gerekçesiyle, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Somut olayda; 5510 sayılı Kanun 4/b 3 madde ve bendinde, anonim şirketlerin yönetim üyesi olan ortakları sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin komandite ortakları diğer şirket ve donatma iştiraklerinin ise tüm ortakları 4/b kapsamında sigortalı sayılmış, aynı Kanun 53 üncü maddesinde," 4/1 b kapsamında sigortalı sayılanlar, kendilerine ait veya ortak oldukları işyerlerinden dolayı 4/1 a kapsamında sigortalı bildirilemezler " hükmü gereği 5510 sayılı Kanun'un 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe girdiğinden bu tarih itibariyle uygulanacak, 01.10.2008 öncesi için kendilerine ait ya da ortak oldukları iş yerlerinden 4/1 a kapsamında sigortalı gösterilmeye başlanmış olan kişilerin 5510 sayılı Kanun gereğince sigortalı sayılanlar, sayılmayanlar, sigortalılığın başlangıcı, kuruma bildirilmesi ve sona ermesi hakkındaki tebliğ V 9 maddesine göre 01.10.2008 tarihinden önce 5510 sayılı Kanun 4/1 b sayılı madde kapsamında sigortalı oldukları halde kendilerine ait veya ortak oldukları işyerlerinden bu Kanun 4/1 a kapsamında prim ödemesi olanların sigortalılıkları kesintiye uğrayıncaya kadar devam ettirilir hükmü gereği 01.10.2008 tarihi öncesi 506 sayılı Kanun kapsamında bildirilmiş olan şirket ortaklarına getirilmiş bir istisna olduğundan, somut olayda ise davacının 4/1 a kapsamında sigorta bildirimleri ortağı ve yetkilisi olduğu anlaşılan şirketten 01.10.2008 tarihi sonrası başlatılmış olduğundan, davacının 17.07.2008 19.07.2018 tarihleri arasındaki çalışmalarının 4 1/a kapsamında sayılmasına yönelik talebi ve bu talebin kabulüne dair mahkeme kararının yerinde olmadığı anlaşılmış olup, netice itibarıyla; dava konusu ile ilgili 5754 sayılı Kanun 08.05.2008 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişiklik yapılan 5510 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin yürürlük tarihi ise 01.10.2008 tarihidir. Dava konusu edilen dönem itibarıyla davacının hizmet bildirilen şirkette ortak ve yetkilisi olduğunun anlaşılmasına göre, bu dönemde hizmet akdi ile çalışması yasal mevzuat gereği söz konusu olamayacağından, kararın kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin kabulü ile 2019/334 Esas 2021/160 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1 b 2 maddesi gereğince kaldırılmasına davanın reddine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin ortağı ve aynı zamanda 4A kapsamında sigortalı olarak çalıştığı "...Nak. Tic.Ltd.Şti."nde, müvekkilin 4A kapsamında sigortalı olduğunu 17.07.2008 19.07.2018 tarihleri arasında ortaklara kar dağıtımı yapılmadığını, müvekkilin şirkette sigortalı olarak çalışan dışında herhangi bir ek gelir elde etmediğini, hatta şirketin zararda olduğu dönemler dikkate alındığında, müvekkilin iktisadi hayatına başka bir deyişle süre gelen yaşamına egemen olarak 4A kapsamındaki gelirlerinin ağırlıkta olduğu göz önüne alındığında da hizmet tespitinin 4a kapsamına alınması gerektiğini, buna göre idarece Anayasada ve kanunlarda sayılı en temel hakların ihlal edildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının kurucu ortağı olduğu anonim şirket nezdinde, 17.07.2008 19.07.2018 tarihleri arasında 4/a sigortalılık statüsünden bildirilen çalışmalarının, 4/b sigortalılık statüsünde değerlendirilmesine ilişkin kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile
-
5510 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi ile 1479 sayılı Kanun'un 24/I d maddesi hükümleridir.
-
Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:27:30