Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/2636

Karar No

2023/2226

Karar Tarihi

8 Mart 2023

...

MAHKEMESİ: Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/1127 E., 2022/2457 K.

...

KARAR: Kısmen Kabul

İLK DERECE MAHKEMESİ: Van 2. İş Mahkemesi

SAYISI: 2020/317 E., 2020/406 K.

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen ödeme emri iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraflar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili 16.07.2020 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının 667 ve 668 sayılı KHK ile Hazine'ye devredilen ... Eğitim Yayın Dağt. Paz. Tem. Yem. Ürt. Gıda San. ve Tic. AŞ'nin SGK'ya olan borcu nedeniyle davacının şirketin yöneticisi olduğundan bahisle 1245 kart takip numarası ile ödeme emri gönderildiğini, borcun zamanaşımına uğradığını, dava dışı şirketin hazineye devredilen malvarlığından borcun tahsilinin mümkün olmadığının açıkça ortaya koyulması gerektiğini, şirketin tasfiye edilmiş olması nedeni ile davacının malvarlığına başvurulmasının hukuka aykırı olduğunu, 6183 sayılı Kanun'un yazılı usul ve koşullarına uyulmadığını, çıkarılan ödeme emirlerinin şirket adına olduğunu, borçların tahakkuk ve ödenmeleri gerektiği zaman davacının yönetici, temsilci ve sorumlu olmadığını beyanla 1245 sayılı kart takip numarasında davacıya gönderilen ödeme emirlerinin iptaline, davacının malvarlığına koyulan hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili, davanın reddine dair karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk derece mahkemesi, 01.07.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve anılan tarihten sonra tahakkuk eden prim borçları hakkındaki sorumluluk yönünden gözetilmesi gereken, 5510 sayılı Kanun'un 88/20 nci maddesinde, “Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.” hükmüne yer verilmiş olup; düzenleme ile şirket yönetim kurulu üyelerinin primlerin ödenmesinden herhangi bir ön koşula bağlı olmaksızın işveren ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları açıkça belirtildiğinden; tüzel kişiliği sonlandırılarak mal varlığı Hazineye devredilen prim borçlusu kuruluş malvarlığından takip konusu borçların tahsil edilmediğinin bu konuyla görevli KHK işlemleri bürosu yazısı içeriğinden de anlaşıldığından; davacı vekilinin dilekçesinde yer verdiği itirazların, sıralanan gerekçeler ışığında yerinde olmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Dava dışı anonim şirketin yönetim kurulu başkanı olan davacının sorumluluğunun 2015/11.ayına kadar devam ettiğinin açık olduğu, ödeme emirlerine konu borcun da en son 2015/11.ayına ilişkin olduğu, ancak ödeme emirlerinin 13.07.2020 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, 2007 yılı ve öncesine ait borçlara ilişkin olan ödeme emirlerinin zamanaşımına uğradığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 353/1 b 2 nci maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulü ile, davacıya gönderilen idari para cezasına ilişkin 2017/10905; 2017/10648; 2017/12627; 2018/10095; 2018/10096; 2018/10097; 2018/10110; 2018/12467; 2018/14616; 2018/14615 ; 2018/14614 ; 2019/10646; 2019/10647 ödeme emirlerinin İptaline, davacıya gönderilen 2017/10906; 2017/10907; 2018/10094; 2018/10099 sayılı ödeme emirlerinin zamanaşımına uğradığı anlaşıldığından iptaline, karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

  1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

  2. Dairemizin 09.03.2022 tarihli ve 2021/12469 Esas 2022/3301 Karar sayılı kararıyla;davaya konu dava dışı şirketin prim ve ferilerine ilişkin borçlarından dolayı davacı hakkında zamanaşımını kesen veya durduran sebeplerin olup olmadığı kurumdan sorulup araştırılarak açıklanan ilkelere göre davacının sorumlu olduğu ve zamanaşımına uğrayan dönemler belirlenmesi ve elde edilecek sonuca göre karar verilmesi gerektiğine işaret edilerek bozulmuştur.

B.Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının dava dışı ... Eğitim Yayın Dağt. Paz. Tem. Yem. Ürt. Gıda San. ve Tic. AŞ'de Ticaret Sicil Kayıtlarına göre 17.11.1999 15.12.2015 tarihleri arasında yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığı şirketin 25.05.2016 tarihli Van 1.Sulh Ceza Mahkeme'si kararı ile dava dışı şirkete kayyum atandığı ve 667 ve 668 sayılı KHK'ler uyarınca dava dışı anonim şirketin ticaret sicilinden re'sen terkin edildiği ve durumun 05.10.2016 tarihli ticaret sicili gazetesinde ilan edildiği, dava dışı anonim şirketin yönetim kurulu üyesi olarak 15.12.2015 tarihine kadar yönetim kurulu üyesi olan davacının sorumluluğunun bu döneme kadar borçlardan sorumlu tutulabileceği bu kapsamda davacının şirket ortağı yahut temsilcisi olmadığı belirgin dönem ve zamanaşımına uğradığı anlaşılan dönem yönüyle davalı kuruma olan borçlardan sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle; "Davanın Kısmen Kabulü ile,davacıya gönderilen idari para cezasına ilişkin 2017/10905; 2017/10648; 2017/12627; 2018/10095; 2018/10096; 2018/10097; 2018/10110; 2018/12467; 2018/14616; 2018/14615 ; 2018/14614 ; 2019/10646; 2019/10647 ödeme emirlerinin iptaline,

b davacıya gönderilen 2017/10906; 2017/10907; 2017/10002; 2017/10003; 2017/10492; 2017/10494; 2017/10495; 2018/10094; 2018/10099 sayılı ödeme emirlerinin zamanaşımına uğradığı anlaşıldığından iptaline,

c davacıya gönderilen ödeme emirlerinden davacının şirket ortağı yahut temsilcisi olmadığı anlaşılan dönemden kaynaklı;

2017/10908 sayılı ödeme emrine konu borçlardan 41.923,23 tl'sinin iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine,

2017/10005 sayılı ödeme emrine konu borçlardan 3.959,74 tl'sinin iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine,

2017/10072 sayılı ödeme emrine konu borçlardan 15.184,88 tl'sinin iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine,

2017/10071 sayılı ödeme emrine konu borçlardan 12.337,31 tl'sinin iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine,

2018/10098 sayılı ödeme emrine konu borçlardan 14.959,08 tl'sinin iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine," karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraflar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili, tasfiyesi süren şirketin mal varlığının tüm borcu karşılayacak düzeyde olduğunu, şirket yöneticisi olan yöneticinin mal varlığına gidilebilmesi için alacağın öncelikle hazineye devredilen şirketin mal varlığından tahsilinin mümkün olmadığının açıkça ortaya konulması gerektiğini, davacının borçlarının tahakkuk ettiği dönemde şirket yönetiminde olmakla beraber şirkete murahhas üye şirket genel müdürü atandığını, davacının yöneticilik sıfatının 2015 yılında sona erdiğini, ayrıca 6183 sayılı Kanun'da yazılı koşul ve usule uyulmadığını, borca ilişkin davacıya tebligat yapılmadığı gibi şirketin borcunun davacı adına tahakkuk da ettirilmediğini, çıkarılan ödeme emirlerinin şirket adına olduğunu, zamanaşımı itirazında bulunduklarını beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle, kurum tarafından yapılan işlemlerde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığından açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksi yönde hüküm kurulmuş olması hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, ödeme emri iptali istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

Davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanun'un 80 inci maddesi hükmünün, 08.12.1993 tarihinde yürürlüğe giren 3917 sayılı Kanunla değiştirilmesinden önceki dönemde; prim alacağı ve gecikme zamları yönünden Kurumun alacağı Borçlar Kanunu 125 inci maddesi uyarınca 10 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. 506 sayılı Kanun'un 80. maddesinde 3917 sayılı Kanunla yapılan değişiklik ile Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde 6183 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüştür. 6183 sayılı Kanun m. 102 ve devamı maddeleri uyarınca zamanaşımı süresi 5 yıl olup, zamanaşımı süresinin başlangıcı, alacağın vadesinin rastladığı takvim yılını izleyen yılbaşı olarak belirlenmiştir. 06.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5198 sayılı Kanun ile bu konuda yeniden bir düzenleme yapılmış, Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde 6183 sayılı Kanun'un 51 inci maddesi ile birlikte 102 nci maddesinin uygulanmayacağı hükme bağlanarak 3917 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 10 yıllık zamanaşımı dönemine geri dönülmüştür.

Diğer taraftan; 6183 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesi ile tahsil zamanaşımını kesen sebepler düzenlenmiş olup; anılan düzenlemede; '' 1. Ödeme, 2. Haciz tatbiki, 3. Cebren tahsil ve takip muameleleri sonucunda yapılan her çeşit tahsilat, 4. Ödeme emri tebliği, 5. Mal bildirimi, mal edinme ve mal artmalarının bildirilmesi, 6. Yukarıdaki 5 sırada gösterilen muamelelerden her hangi birinin kefile veya yabancı şahıs ve kurumlar mümessillerine tatbiki veya bunlar tarafından yapılması, 7. İhtilaflı amme alacaklarında kaza mercilerince bozma kararı verilmesi, 8. amme alacağının teminata bağlanması, 9. kaza mercilerince icranın tehirine karar verilmesi, 10. İki amme idaresi arasında mevcut bir borç için alacaklı amme idaresi tarafından borçlu amme idaresine borcun ödenmesi için yazı ile müracaat edilmesi, 11. (Ek bent: 25/12/2003 5035 S.K./1. md.) Amme alacağının özel kanunlara göre ödenmek üzere müracaatta bulunulması ve/veya ödeme planına bağlanması.

Kesilmenin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren zamanaşımı yeniden işlemeye başlar. Zamanaşımının bir bozma kararı ile kesilmesi halinde zamanaşımı başlangıcı, yeni vade gününün rastladığı; amme alacağının teminata bağlanması veya icranın, kaza mercilerince durdurulması hallerinde, zamanaşımı başlangıcı teminatın kalktığı ve durma süresinin sona erdiği tarihin rastladığı; takvim yılını takip eden takvim yılının ilk günüdür.'' hükmü öngörülmektedir. Bu kapsamda zamanaşımı süreleri dava konusu prim borçlarının dönemleri itibariyle değerlendirilmeli, zamanaşımına uğramayan borçların varlığının tespiti halinde, yukarıda belirtilen mevzuat kapsamında yapılacak değerlendirme ile varılacak sonuca göre hüküm tesisi gereklidir.

  1. Değerlendirme

Yukarıda belirtilen maddi ve hukuki olgulara göre, davacının 09.12.2015 tarihine kadar dava dışı anonim şirket yönetim kurulu başkanı olmasına göre, bölge adliye mahkemesince sorumlu olarak tespit ettiği dönemler ile birlikte davacının şirketin 2015/11. dönem borçlarından da sorumlu olduğu gözetilerek hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

Peşin yatırılan temyiz giderinin istek halinde ilgiliye iadesine,

08.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürecibozmadankararistinafcevapyargılamatemyizkısmenkabulkararımahkemesiderecebozulmasınasonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:27:58

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim