Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/10782
2023/2153
7 Mart 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İş Mahkemesi
SAYISI: 2015/985 E., 2022/893 K.
DAVALILAR: 1 .... vekili Avukat ...
2 ... vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ: 22.07.2013
HÜKÜM/KARAR: Ret
Taraflar arasındaki sigortalının iş kazasından sürekli iş göremezliğe uğraması nedeniyle bakıcı, tedavi ve protez giderleri istemi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı ... işçisi olarak diğer davalı ...'na bağlı Erciş Toplum Sağlığı Merkezi'nde çalıştığı sırada geçirdiği iş kazası nedeniyle alınan bilirkişi raporu ile tespit edilen tedavi ve protez masrafı olarak 468.099,37 TL, bakıcı gideri olarak 322.997,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile davalı Bakanlık ( ve bağlı birim ) arasında işçi işveren ilişkisi bulunmadığını, davalı şirket ile arada asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunmadığını, davalı şirket ile arada hizmet alım sözleşmesi bulunduğunu, kazanın müvekkil bakanlık yönünden iş kazası olmadığını, davalı Bakanlık ve bağlı birimlerinin kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığını, kusursuz sorumluluğunun da bulunmadığını, iş kazalarından yüklenicinin sorumlu olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere maddi ve manevi tazminat tutarlarının fahiş olduğunu, işçi iş kazasına uğramış olsa bile SGK tarafından geçici ve sürekli iş göremezlik ödeneği verileceğini, kaza sonrası işine devam ettiğini, maluliyete itiraz ettiklerini, zamanaşımı itirazında bulunduklarını; bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; bilirkişilerce tespit edilen maddi tüm kayıplarının müvekkili şirket tarafından karşılandığını ve tanıklar huzurunda müvekkil şirkete ibraname verildiğini; bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 21.05.2015 tarihli ve 2013/370 Esas 2015/359 sayılı kararıyla; Ayırma kararına göre görülen davada, davacı işçinin iş kazasından dolayı sürekli bakıma muhtaç hale gelip bakıcıya ihtiyaç duyması nedeniyle bakıcı masrafları ile davacının proteze ihtiyacı olduğu belirtilerek protez bedeline ilişkin tazminat davası olduğu, davacının yaralanmasına yol açan kazanın iş kazası olduğunun tespit edildiği, Yüzüncü Yıl Üniversitesi Dursun Odabaş Tıp Merkezi'nin sağlık kurulu raporuna göre, iş kazası geçiren davacının kendi ihtiyaçlarını kendisinin göremediğinden sürekli bakıma muhtaç olduğuna dair kurul tarafından alınmış raporun olduğu, yine aynı dosya içinde 29.03.2013 tarihli adli tıp uzmanı uzman doktor...'nun raporunda da davacının ömür boyu yardıma ve bakıma ihtiyacı olduğunun tespit edildiği, buna göre davacının sürekli başkasının bakımına muhtaç olduğu hususunun ispatlandığı, bakıma muhtaç olan davacı için kaza tarihinden kalan ömür süresinde asgari ücretin brütü üzerinden bakıcı giderinin hesaplanarak davacıya ödenmesi gerektiği, iş gücünü kaybeden kişinin sağlıklı bir insan için gerekli olan PMF yaşam tablosuna göre ve bu yaşam süresinin tamamında bakıcı ücreti ödeyeceği varsayımına dayalı olarak ve asgari ücretin brütü esas alınarak hesap yapılması karşısında ayrı bir bakiye ömrün belirlenmesinin mümkün olmamasına göre davacının halen ve bakiye ömrü içinde sürekli bakıcı çalıştırmayıp aile içi bakım dayanışmasından da yararlanacağı, bu nedenlerle hesaplanan bakıcı giderine uygun bir indirim yapılması gerektiği kabul edilerek %30 oranında hakkaniyet indirimi yapılarak 226.097,90 TL bakıcı ücreti alacağının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, her ne kadar davacı vekili protez bedeli için de dava açmış ise de; iş kazasında davacının uzuv kaybı nedeniyle alınması gereken ve muhtemel protez bedeline ilişkin davanın SGK aleyhine açılması gerektiği, iş veren aleyhine açılmasının doğru olmadığı, iş veren aleyhine dava açılması durumunda husumetten reddi gerektiği, bu hususun yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin 2012/23374 esas, 2013/15552 karar sayılı ilamında açıkça belirtildiği anlaşıldığından protez bedeline ilişkin açılan davanın husumetten reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalılardan ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
(Kapatılan) Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 07.12.2015 tarih ve 2015/15073 E 2015/21929 K sayılı ilamıyla tarafların sair temyiz itirazları reddedilerek, bakıcı gideri istemi yönünden; davacının maluliyet oranına göre yardıma muhtaç olup olmadığının belirlenmesi için Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaatnı sağlamak, buradan olumsuz cevap alınması durumunda Sosyal Güvenlik Kurumu ve davalı işverenleri aleyhine yaralanmasının niteliği ile maluliyet oranı gözetilerek yardıma muhtaç olduğunun tespiti davası açması için davacıya önel verilip tespit davasını işbu dava için bekletici mesele yapmak, davacının yardıma muhtaç olduğunun kesin olarak belirlenmesi durumunda bu kez kazalının bakiye ömrünün TRH 2010 yaşam tablosu değil Dairemizce kabul gören PMF yaşam tablosuna göre belirlendiği yeni bir hesap raporu alıp neticesine göre tüm delilleri bir arada değerlendirerek yeni bir karar verilmesi, protez bedeline ilişkin istem yönünden ise; Karar tarihinde geçerli olan AAÜT'nin 7/2 nci maddesine göre husumet nedeniyle davanın reddi nedeniyle karar yerinde maktu vekalet ücreti yerine nispi vekalet ücretine karar verilmesinin hatalı olduğuna işaretle kararının bozulduğu anlaşılmıştır.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Yargıtay ilamı doğrultusunda SSYSK dan olumsuz cevap gelmesi üzerine davacı vekiline yargıtay bozma ilamı nazara alınarak ve davacı tarafından SGK'ya başvurulup sosyal sigorta yüksek sağlık kurulu tarafından da davacı asilin başka birinin sürekli muhtaç olmadığına dair rapor tanzim edildiği anlaşılmakla davacı vekiline 1 aylık kesin süre verilerek iş göremezlik oranının tespiti ve davacı asilin sürekli bakıma muhtaç olduğunun tespitine dair dava açması için önel verildiği, Van 2. İş Mahkemesinin (2018/705 E 2019/304 K sayılı) dosyasında davanın reddine karar verildiği ve Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 2019/4100 esas 2019/5562 karar sayılı ilamıyla onandığı, davacının itirazı üzerine Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulundan alınan raporda günlük aktivitelerini tek başına yapmasına engel olacak derecede arızası bulunmadığı çelişki teşkil edecek husus bulunmadığı cihetle başka birisinin sürekli bakımına muhtaç olarak değerlendirilmediği oy birliği ile karar verildiği davacının itirazı üzerine yeniden Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. Üst kurulu başkanlığına gittiği ancak raporda bir değişiklik olmayacağı bildirildiği anlaşıldığından bakıcı giderine ilişkin talebin reddine, protez bedeline ilişkin olarak açılmış olan davanın da husumetten reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Adli Tıp Kurumu tarafından müvekkili muayene edilmeden rapor düzenlenmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin ... Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesinden düzenlenen sağlık kurulu raporunda sakatlanan uzuvlarını kullanmasının mümkün olmadığı ve aynı zamanda omurilik felçlisi olduğu ve %100 bakıma muhtaç olduğu sağlık kurulu raporuyla ortaya çıktığını, aynı doktorun aynı hasta için farklı tarihlerde ve farklı hastanelerde farklı kanaat bildirir raporu iyiniyetten ve mantıktan uzak olup bu durum hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, vekalet ücretlerinin hatalı olduğunu, protez talebi yönünden dava husumetten, bakıcı parası olarak açılan dava ise esastan reddedilirken karşı taraf lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyanla kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazası neticesinde sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının bakıcı ve protez giderine hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı HMK Geçici 3/2 maddesi delaletiyle uygulama imkanı bulan 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 1086 sayılı HUMK’nun 427 ilâ 444 üncü maddeleri, 818 sayılı Borçlar Kanunun 46 ve 332 nci maddesi, 4857 sayılı İş Kanunun 77 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı kararı ile 09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı kararıdır.
- Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelerle bozmaya uyulmakla taraflar yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı dikkate alınarak, temyiz edenin sıfatına temyiz kapsam ve nedenleriyle kanun açık hükmüne aykırı görülen sebepler re'sen dikkate alınarak, davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir
-
6100 sayılı HMK’nun 297 nci maddesinde düzenlenen “Hükmün Kapsamı” içerisinde “1/b” bendinde “Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerinin” hükümde yer alması gerektiği belirtilmiştir.
-
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2 nci maddesine göre davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur. Aynı tarifenin 13/4.maddesinde Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur.
-
Somut olayda, iş bu temyize konu bakıcı gideri ve protez gideri isteminin sigortalı ve yakınlarının maddi ve manevi tazminat istemlerini de içeren aynı mahkemenin 2011/244 Esas sayılı dava dosyasından tefrik edildiği anlaşılmakla iş bu dava dosyasında sigortalı ... haricinde asıl dosya davacıları olan ..., ..., ..., ..., ...'ın davacı sıfatı olmamasına karşın karar başlığında davacı olarak gösterilmesi hatalı olmuştur.
-
Öte yandan davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden protez gideri isteminin husumetten reddolması nedeniyle AAÜT'nin 7/2 nci maddesi gereğince maktu 5.100,00 TL ve bakıcı gideri isteminin tamamen reddolması nedeniyle AAÜT 13/4 üncü maddesi gereğince maktu 5.100,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde nispi 19.590,77 TL vekalet ücretine hükmedilmesi de usul ve yasaya aykırı olmuştur.
-
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
-
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları gözetilerek hüküm bozulmalıdır. Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, 6100 sayılı Kanunun Geçici 3 üncü maddesi dikkate alınarak 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesi gereğince düzelterek onanmalıdır
VII. KARAR
-
Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
-
Temyiz olunan, Van 1. İş Mahkemesinin 24.06.2022 tarih ve 2015/985 E 2022/893 K sayılı ilamının :
a) Karar başlığında davacı olarak belirtilen "..., ..., ..., ..., ..." isimlerinin silinmesine,
b) Hüküm fıkrasının 6 nolu bendinin silinerek yerine "6 Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden protez gideri isteminin husumetten reddolması nedeniyle AAÜT'nin 7/2 nci maddesi gereğince maktu 5.100,00 TL ve bakıcı gideri isteminin tamamen reddolması nedeniyle AAÜT 13/4 üncü maddesi gereğince maktu 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine" ibarelerinin yazılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
-
İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının ilgiliye iadesine,
-
Dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine,
07.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:28:25