Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/859
2023/2007
6 Mart 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/3184 E., 2022/3652 K.
DAVA TARİHİ: 06.08.2021
HÜKÜM/KARAR: Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 1. İş Mahkemesi
SAYISI: 2021/397 E., 2022/425 K.
Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali ile eşinden ölüm aylığı bağlanan davacıya babasından dolayıda bağlanan ölüm aylığının kesilmesine ilişkin kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde;müvekkil bir süre boyunca babasının vefat etmesi nedeniyle yetim aylığı; eşinin vefat etmesi nedeniyle dul aylığı olmak üzere çift aylık almıştır. Ancak SGK, ilgili yazısından anlaşıldığı üzere müvekkilin babasından dolayı hak kazandığı yetim aylığını iptal etmiştir. Ayrıca SGK, yersiz olarak ödendiği iddia edilen 28.658,49 TL'nin müvekkilin dul aylığından kesintiler yapılarak tahsil edileceğini müvekkile bildirilmiştir. Müvekkil bu duruma itiraz etse de SGK, itirazı reddetmiştir. Bildirim tarihinden bugüne kadar yatırılan aylıklardan kesinti yapılmaya devam edilmektedir. Müvekkilin eşi emekli sandığından emekli olmuş ve 2001 yılında vefat etmiştir. Babası ise Bağ Kur'dan emekli olmuş ve 1996 yılında vefat etmiştir. Sosyal güvenlik mevzuatı incelendiğinde müteveffaların ölüm tarihleri itibarıyla müvekkilin çift aylığa hak kazanması konusunda bir engel olmadığı görülmektedir. Zira ilgili tarihlerde yürürlükte olan mevzuatta çift aylığa hak kazanma konusunda varlığı aranan koşul, sigortalı bir işte çalışmamak ve bu nedenle ücret elde etmemektir. Yargıtay HGK da farklı tarihlerde vermiş olduğu kararlarda bu durumu vurgulamış durumdadır. (Ekt 5510 sayılı Kanunda 2008 yılında yapılan değişiklik müvekkilin durumunu etkilememektedir. 5510 sayılı Kanun'un Geçici 1 inci maddesi gereğince ölüm nedeniyle bağlanan aylıklar konusunda "hakkın doğumuna sebep olan olay tarihindeki" mevzuatın uygulanması gerekmektedir. Müvekkilin babasının vefatından dolayı yetim aylığı almaya hak kazanmasına sebep olan olay, eşinin vefat etmesidir. Müvekkilin babası 1996 ve eşi 2001 yılında vefat ettiğinden o dönem yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirme yapılması gerekecek ve bu doğrultuda müvekkil, çift aylık almaya hak kazanacaktır. SGK, herhangi bir yasal değişiklik olmaksızın 2013/26 sayılı genelge ile 2011/58 sayılı genelgesinin aksine bir uygulama yapmaya başlamıştır. Bu durum Anayasa'ya aykırılık içermektedir zira davalı kurum tarafından yapılan işlem, Anayasamızda yer alan sosyal devlet ilkesi, sosyal güvenlik hakkını ve eşitlik ilkesini ihlal etmektedir. Müvekkilin kanunlar gereği iktisap ettiği hakkın SGK tarafından keyfi biçimde genelge değişikliği ile engellenmesi hukuka aykırıdır. SGK'nın yaptığı işlemle müvekkilin yetim aylığı almasını engellemesi ve yatırılan yetim aylıklarının iadesini istemesi hukuka aykırıdır. Müvekkilden hukuka aykırı olarak kesinti yapılmak suretiyle iade alınacağı belirtilen toplamda 28.658,49 TL'nin kesinti tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle müvekkile iadesi ve müvekkile tekrar yetim aylığı bağlanması konusunda Mahkemenize başvurmak zorunlu hale gelmiştir. " şeklinde beyanda bulunularak davacının yetim aylığının kesilmesine ilişkin işlemin iptali ile haksız kesintilerin faizi ile iadesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurumun ... 4/1 b sicil ve... T.C kimlik numaralı müteveffa sigortalısı ...’in dosyası incelendiğinde; ... T.C kimlik numaralı ...'a 29.03.2002 tarih ve 61303 sayılı tahsis talep dilekçesine istinaden 01.04.2002 tarihi itibariyle ölüm aylığı bağlandığı görülmüştür. 2013/26 sayılı SGK genelgesinde 8.3. Ölüm sigortasında 4/1 (b) Sigortalıları ve Hak Sahiplerine İlişkin Koşullar alt başlığında: " Ölüm sigortasında gerek sigortalılar gerekse hak sahipleri yönünden sigortalının ölüm tarihinde geçerli olan mevzuat uygulanmaktadır. Buna göre, ölüm tarihleri itibariyle 4/1 (b) kapsamındaki sigortalılar ile bunların hak sahiplerinde aranan koşullara aşağıdaki tabloda gösterilmiştir." denilmektedir. Dilekçemiz ekinde sunulan ilgili tabloda ölüm tarihi 01.10.1972 03.10.2000 tarihleri arasında olan sigortalıların hak sahibi kız çocuklarına bağlanacak ölüm aylıklarında "Geçimini sağlayacak başka bir geliri olmamak" koşulu belirtilmiştir. Yine söz konusu genelgede " Yukarıdaki tabloda belirtilen hak sahibi kız çocukları için “Geçimini sağlayacak başka bir geliri olmamak” ile ana babalar için aranan “Geçiminin ölen sigortalı tarafından sağlanması” şartlarının tespiti diğer bir ifadeyle "geçimini sağlayacak gelir” kavramının belirlenmesinde; kız çocukları veya ana/babanın sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olarak çalışıp çalışmadıkları ve buralardan aylık alıp almadığı ile tapu kayıtları da araştırılarak varsa gayrimenkullerinden ve diğer gelirlerinden elde ettiği aylık tutarının İş Kanununa göre 16 yaşından büyük sanayi kesiminde çalışan işçiler için tespit edilen asgari ücret (brüt asgari ücret) tutarının altında olup olmadığı hususları sosyal güvenlik denetmenlerince tespit edilecektir. Örneğin; eşinden dolayı SSK'dan ölüm aylığı alan hak sahibi, Bağ kur kapsamındaki babasından dolayı ölüm aylığı talebinde bulunmuştur. Bu durumda kız çocuguna; eşinden almakta olduğu aylığının asgari ücret tutarından fazla olması halinde ölüm aylığı bağlanmasına ilişkin talebinin reddedilmesi, eşinden almakta oldugu aylığının asgari ücret tutarından az olması halinde bu defa tapu kayıtları da varsa gayrimenkullerinden ve diğer gelirleri de dikkate alınarak tespit edilebilecek aylık gelirinin asgari ücretten fazla olması halinde babasından ölüm aylığı bağlanmasına ilişkin talebinin yine reddedilmesi, eşinden dolayı SSK'dan almakta olduğu ölüm aylığının veya yine diğer gelirleri de dikkate alınmak suretiyle aylık gelirinin asgari ücret tutarından az olması halinde ise kız çocuğuna babasından dolayı da bu kapsamda aylık bağlanması gerekmektedir, denilmektedir. ... 4/1 (b) sicil ve ... T.C kimlik numaralı ...'in ölüm aylığı almakta olan hak sahibi kızı ... T.C kimlik numaralı ... 02.08.
2013 tarihinde "gelirinin brüt asgari ücretin üzerinde olup olmadığının belirlenmesi" amacıyla Emektar programı kapsam işlemleri listesine sistemsel olarak eklenmiştir. Yapılan incelemede ...'a ... T.C. Kimlik numaralı eşi ... 05.06.2001 tarihinde vefat ettiğinden 01.07.2001 tarihi itibariyle 4/1 c kapsamında ölüm aylığı bağlandığı görülmüştür. Bu çerçevede kapsam listesine istinaden gelirinin brüt asgari ücretin üzerinde olup olmadığının tespiti için 14.08.2015 tarih ve 4214969 sayılı yazı ile Denetmenler Servisine yazılmıştır. Ancak yazı gelirinin brüt asgari ücretin üzerinde olduğu, araştırma yapılmasına gerek olmadığı ve tespitin ilgili servisçe yapılması gerektiği belirtilerek iade edilmiştir. Bu nedenle ...'ın almakta olduğu 4/1 c ölüm aylığı tutarları ilgili dönemlerin brüt asgari tutarları ile karşılaştırılmış ve gelirinin tüm dönemler itibariyle brüt asgari ücretin üzerinde olduğu görüldüğünden ölüm aylığı kurum hatası kapsamında 01.08.2008 tarihi itibariyle iptal edilmiştir. Kurumca yapılan iş ve işlemlerin yürürlükte bulunan mevzuat, Genelge ve Kanuna uygun olarak yapıldığından davanın reddi gerekir. " şeklinde beyanda bulunarak, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesinin özetle: "davanın kabulü ile; davalı kurum tarafından davacının yetim aylığının kesilmesine ilişkin işlemin iptali ile davalı kurum tarafından davacıdan tahsil edilen toplam 28.658,49 TL'nin kesinti tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine..." karar karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacının eşinden aldığı aylık brüt asgari ücretin üzerinde olduğundan, aylık kesilmesi işleminin yerinde olduğunu, yerel mahkemece verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Dosyadaki kayıt ve belgeler incelendiğinde; davacının eşinin 01.07.2001 tarihinde vefat ettiği, babanın da 1996 tarihinde vefat ettiği; davacının babasından dolayı 1996 tarihinden itibaren yetim aylığı aldığı, eşinden dolayı da aylık bağlanması için Kurum'a 29.03.2002 tarihinde başvuruda bulunduğu, 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'un geçici 1 inci maddesi ve 1479 sayılı Kanun'un 45 ile 46 ıncı maddeleri uyarınca yapılan incelemede, Kurum işlemlerinin mevzuata uygun bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle, Kurum tarafından davacının yetim aylığının kesilmesine ilişkin işlemin iptali ile davalı Kurum tarafından davacıdan tahsil edilen toplam 28.658,49 TL'nin kesinti tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine yönelik ilk derece mahkemesi kararında herhangi bir hata görülmediği gerekçesiyle Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi nin 1 numaralı alt bendi gereğince davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacının eşinden aldığı aylık brüt asgari ücretin üzerinde olduğundan, aylık kesilmesi işleminin yerinde olduğunu, bam kararının kaldırılarak kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eşinden ve babasından çift ölüm aylığı bağlanması ile kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
479 sayılı Kanun'un 4926 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesi ile değiştirilen 46 ıncı maddesinin 2 inci fıkrasının “Sigortalının kız çocuklarına bağlanan aylıklar, bu Kanun ile diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamında çalışmaya başladıkları veya evlendikleri tarihi takip eden aylık ödeme tarihinden itibaren kesilir. Aylığın kesilmesine yol açan nedenlerin ortadan kalkması halinde, bu Kanunun 45 inci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi hükmü saklı kalmak şartıyla, bu tarihi takip eden aylık ödeme tarihinden başlanarak yeniden aylık bağlanır. Ancak evliliğin son bulması ile kocasından da aylık almaya hak kazanan kız çocuklarına bu aylıklardan fazla olanı ödenir.” hükmü ile yine 1479 sayılı Kanun'un 4926 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesi ile değiştirilen 45/c maddesinin “on sekiz yaşını, orta öğrenim yapması halinde yirmi yaşını, yüksek öğrenim yapması halinde yirmi beş yaşını doldurmayan ve (18 yaşını doldurmayanlar hariç) bu Kanun ile diğer sosyal güvenlik Kanunları kapsamında çalışmayan, bu kanunlar kapsamındaki çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almayan veya yaşları ne olursa olsun çalışamayacak durumda malul olan çocuklarla, yaşları ne olursa olsun evli olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan veya dul kalan ve bu Kanun ile diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamında çalışmayan, bu kanunlar kapsamındaki çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almayan kız çocuklarının her birine % 25'i,” oranında aylık bağlanır şeklinde değiştirilmiştir.
Yaşamını yitiren sigortalının eş, çocuk, anne, babasına ölüm sigortasından aylık tahsisi yapılabilmesi için öncelikle hak sahipliği sıfatının kazanılması gerekmekte, bunun için hak sahiplerine ilişkin aylık bağlama koşullarının sağlanıp sağlanmadığına bakılmakta, başka anlatımla bu koşulları tümüyle yerine getiren kişi hak sahipliği sıfatını kazanmakta, anılan sıfata sahip kişilere, sigortalıya ait tahsis şartları da gerçekleşmişse aylık bağlanabilmektedir. Şu durumda yukarıda sıralanan maddeler ve sosyal güvenlik hukuku ilkeleri dikkate alındığında yasal mevzuat ve aylık bağlama koşulları kendi içerisinde ayrıştırılmalı, sigortalıya ait şartlar sigortalının ölüm günü itibarıyla yürürlükte olan yasal mevzuat kapsamında değerlendirilmeli, hak sahiplerine ilişkin koşullar ise hak sahipliği sıfatının kazanıldığı tarihte yürürlükte olan yasal düzenlemeler çerçevesinde irdelemeye tabi tutulmalıdır.
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Davacının eşi 4/1 c kapsamında sigortalı iken 05.06.2001 tarihinde vefat ettiği, davacıya eşinden dolayı aylık bağlandığı, babasının ise 1479 sayılı Kanuna tabi Bağ Kur sigortalısı olduğu, 18.08.1996 yılında vefat ettiği ve davacının talebi üzerine 01.04.2002 tarihi itibariyle aylık bağlandığı, 2013/26 sayılı genelge gereği babasından almakta olduğu ölüm aylığının 01.08.2008 tarihi itibariyle iptal edildiği ve yersiz ödenen aylıklar yönünden borç tahakkuk ettirildiği, 4956 sayılı Kanun ile 08.08.2003 tarihinde yapılan değişiklikten sonra, 45/2 inci madde hükmünde yer alan " bu Kanun ile diğer sosyal güvenlik Yasaları kapsamında çalışmayan, bu yasalar kapsamındaki çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almayan kız çocuklarının her birine "aylık bağlanır" şeklinde düzenleme gözetildiğinde her iki aylığa hak kazandığı anlaşılmaktadır.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:28:51