Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/974
2023/1936
2 Mart 2023
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2019/1085 E., 2022/1375 K.
DAVA TARİHİ: 14.09.2015
KARAR: Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 5. İş Mahkemesi
SAYISI: 2015/217 E., 2019/106 K.
Taraflar arasındaki rücuan tazminat istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.
Kararın davacı kurum ve davalı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müdürlükleri ... sicil sayılı dosyasında işlem gören davalı işyeri sigortalılarından ...'nın 21.02.2012 tarihinde yük asansöründen inerken asansörün tavan kısmının beline düşmesi sureti ile meydana gelen kazada kazanma gücünü E cetveline göre %100 kaybederek malul kaldığını, kurumları tarafından ...'ya maluliyeti oranında 160.594,00 TL peşin sermaye değerli gelir bağlandığını, 11.776,32 TL geçici iş görmezlik ödeneği ve 50.270,73 TL tedavi gideri sarf edildiğini, kurum zararının şimdilik 222.641,05 TL olduğunu, olay nedeni ile düzenlenen 29.07.2013 tarih 139 sayılı İş Teftiş Kurulu Sosyal Güvenlik Denetmeni Raporunda işverenin %70, kazazede sigortalının %30 oranında kusurlu bulunduğunu, 5510 sayılı Kanunu'nun 21 nci maddesi hükmü gereğince işverenin meydana gelen zarardan kusuru nispetinde sorumlu olduğunu, davalının kusur oranı ve sorumlu olduğu miktar yargılama neticesinde belirleneceğinden davalarını belirsiz alacak davası olarak açtıklarını, arz ve izah olunan sebepler ve mahkeme tarafından resen tayin ve tespit olunacak hususlarla, kusur ve miktar yönünden fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davanın 22.264,00 TL üzerinden kabulüne, davalıdan tahsiline, peşin sermaye değerli gelir miktarı yönünden kabul oranına göre gelir bağlama onay tarihinden itibaren, geçici iş görmezlik ödeneği yönünden ödemenin yapıldığı tarihten, tedavi giderleri yönünden sarf edildiği tarihten itibaren yasal faize hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının işbu davayı belirsiz alacak davası olarak ikame ettiğini, ancak ne var ki davacının dava dilekçesinde söz konusu iddiasına binaen aslında zarar tutarının (dava değerinin) belirli olduğunu, dava içi ikrar ettiğini, işbu ikrarın da mahkemenin de takdir edeceği üzere kesin delil niteliğinde olduğunu, belirsiz alacak davasının 6100 sayılı HMK'nın 107 nci maddesinde düzenlendiğini, davacının dilekçesinde açıkça dava açıldığı tarihe kadar olan alacağın miktarını tam ve kesin olarak bildiklerini beyan ve ikrar ettiğini, davacının yanın huzurdaki davayı belirsiz alacak davası konulu ikame etmişse de işbu davanın usulen kanuna ve güncel içtihatlara aykırı olarak ikame edildiğini, dolayısıyla huzurdaki davanın reddinin gerektiğini, bu konuda açılmış olan ... 3. İş Mahkemesi'nin 2014/48 Esas sayılı dosyasının görülmeye devam ettiğini, kusur durumlarının, işçide oluşan iş kaybı ve maluliyet oranının kesinleşmediğini ve netleşmediğini, öncelikle bu davanın sonucunun beklenmesini talep ettiklerini, davadışı işçinin davalı müvekkilinden şikayetçi olmadığını, açıkça "benim hatamdır" demekle ikrar ettiğini ve müvekkili hakkında yürütülen cezai soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, bu ifadenin aynı zamanda kusurun tamamının davadışı işçide olduğunu açıkça gösterdiğini, davaya konu olan kazanın meydana gelmesinde davadışı ...'nin ağır kusurunun bulunduğunu, ...'nin de "benim hatamdır" demekle ksurunu açık ve kesin bir dille kabul ettiğini, 5510 sayılı Kanun'un 22 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi göz önüne alındığında mahkemece belirlenecek kusur derecesi esas alınarak geçici iş göremezlik ödeneği ve sürekli iş göremezlik gelirinin üçte birine kadarının davacı kurumca eksiltilmesi gerektiğini, iş kazası ve meslek hastalığı ile hastalık bakımından işverenin ve üçüncü kişilerin sorumluğu başlıklı 21 nci madde ile 23 ncü maddesindeki durumun maddi olaylarıyla herhangi bir alakasının olmadığını, zira bahsi geçen kanunun 23 ncü maddesinde iş kazasının meydana gelmeden evvel işe giriş ve sigortalılık bildirgesinin bildirilmemesinden doğan sorumluluk hallerini açıkladığını, lakin huzurdaki davada ...'nın sigorta bildirgesi ve prim ödemeleri ile iş kazasının davacı SGK ya bildirildiğini, dolayısıyla davacı yanın Kanun'un 23 ncü maddesinin 2 nci fıkrasının 21 nci maddesinin devamıymış gibi dilekçesinde yer vererek sayın mahkemeyi yanlış yönlendirme maksadı taşıdığını, halefiyet ilkesi uyarınca taraflarına ikame edilen işbu dava sonucunda taraflarına herhangi bir bedel hükmedilmesi halinde söz konusu miktardan; ... 3. İş Mahkemesi'nin 2014/48 Esas sayılı dosyaya istinaden söz konusu dosyanın davacısı ...'ya ödenecek olan maddi tazminat tutarının da mahsubunun gerekli olduğunu, arz ve izah olunan nedenlerle, öncelikle haksız davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile, tazmini gereken toplam Kurum zararı olan 153.154,29 TL'nin, 109.866,00 TL tutarındaki peşin sermaya değerli gelire gelirin onay tarihi olan 28.05.2015 tarihinden itibaren, 8.243,43 TL tutarındaki geçici iş göremezlik ödeneğinin her bir ödemenin yapıldığı tarihten itibaren, 35.044,86 TL tutarındaki tedavi giderinin her bir giderin fatura edildiği veya takibe alındığı tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı Kuruma verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı kurum ve davalı vekilleri istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
1.Davacı kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; kısmen kabul kararı verilmesinin anlaşılamadığını, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hesap bilirkişi raporu ve ıslah dilekçesinin davalıya tebliğ edilmediğini, eski hale getirme talepleri olmasına rağmen taleplerinin kabul edilmediğini, fazilerin başlangıç tarihlerinin hüküm fıkrasında belirtilmemesinin infazda sorun oluşturacağını belirtmiş, davanın reddine karar vrilmesini talep etmiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, rücuan tazminat talebine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 21 nci ve 76 ncı maddeleri.
-
Değerlendirme
-
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin kararı temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:29:22