Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/14238
2023/173
11 Ocak 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/61 E., 2022/2022 K.
DAVALILAR: 1 ... vekili Avukat ...
2 ... vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ: 22.08.2016
HÜKÜM/KARAR: Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 21. İş Mahkemesi
SAYISI: 2016/558 E., 2018/586 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen rücuan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; sigortalı ... 'in 20.02.2015 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası sonucu vefatı nedeniyle sigortalının hak sahiplerine ödeme yapıldığı, iş kazasının meydana gelmesi nedeniyle ve davalıların kusurlu olduklarını ileri sürerek talep ve bedel arttırımı toplamı 97.137,00 TL'nin tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1 Davalı ... San. Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; davalının iş kazasının meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davanın reddini talep etmiştir.
2 Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalının iş kazasının meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 06/11/2018 tarihli ve 2016/558 Esas, 2018/586 Karar sayılı kararıyla; iş kazasının meydana gelmesinde davalılarından işveren ... San ve Tic. Ltd. Şti. 'nin %75 oranında ve müteveffa sigortalı Murat Şişman'ın %25 oranında kusur olduğunun belirtildiği, meydana gelen iş kazası ile ile ilgili olarak Küçükçekmece 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/725 E sayılı dava dosyasında davalılardan ... 'ın taksirle bir kişinin ölümüne neden olmak suçunu işlediğini ve TCK'nın 85/1 maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verildiği, mahkememizce alınan işgüvenliği uzmanı tarafından alınan kusur raporunu hükme esas almaya yeterli olduğu, kurumun sigortalının hak sahiplerine yaptığı giderlerden dolayı davalı işverenin 5510 sayılı Yasanın 21/1. fıkrası gereğince, iş kazasının meydana gelmesinden dolayı davalılardan ...'ın 3. kişi sıfatı ile kusurlu olduğu aynı yasanın 21/4. fıkrası gereğince sorumlu olması gerektiği de değerlendirilerek talep ve bedel arttırım doğrultusunda bilirkişi raporlarıda hükme esas alınarak sorumluluk miktarları da gözetilerek davanın kabulüne, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 31/03/2021 tarihli ve 2021/468 Esas, 2021/610 Karar sayılı kararıyla; mevcut delil durumu dikkate alındığında mahkemece verilen kararda hükmedilen bedeller yerinde bulunmakla birlikte; ancak dava dilekçesinde kurum alacağının onay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili talep edilmiş ise de; mahkemece faiz konusunda herhangi bir karar verilmemiştir.
Ne var ki bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden; davalı ... vekilinin istinaf isteminin reddine, davacı Kurum vekilinin istinaf isteminin ise faiz alacağı yönünden kabulüne, HMK 353/1 b 2 maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Eldeki davada, zararlandırıcı sigorta olayının meydana gelmesinde davalı işveren ... San. ve Tic. Ltd. Şti.nin %65, diğer davalı 3.kişi ...’ın %10, sigortalı ise %25 oranında kusurlu kabul edildikleri rapor edilmiş ve bu kusur oranlarına göre de mahkemece hüküm tesis edilmiştir. Somut olayda; meydana gelen kaza nedeniyle davalı ... hakkında Küçükçekmece 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/725 E sayılı dosyası ile kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sırasında alınan kusur raporunda, Sanık ...’ın asli kusurlu, davalı şirket sahibi ... ile sigortalı müteveffanın tali kusurlu olduğunun rapor edildiği, ceza mahkemesi tarafından da, bu kusur raporunun esas alınarak, sanık ...’ın cezalandırılmasına, şirket Sahibi ... hakkında gereğinin ifası için Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına karar verildiği ve verilen kararın temyiz incelemesi için Yargıtay 12. Ceza Dairesinde olduğu anlaşılmıştır.
3 Mahkemece yapılacak iş; sigortalı tarafından işveren aleyhine açılmış tazminat dosyası bulunması halinde buradan alınan kusur raporu da irdelenmek suretiyle, Küçükçekmece 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/725 E sayılı dosyasında alınan kusur raporu ile mahkeme dosyasından aldırılan kusur raporu arasındaki kusur oranlarında çelişki bulunduğu gözetilip, ceza davasında tespit edilen kusurun varlığına ilişkin maddi olgu hukuk hakimini bağlayacağından, mahkemece, kesinleşen ceza mahkemesi kararı ile mahkum olanlara da bir miktar kusur verilmesi gerektiği gözetilmeli, yukarıdaki açıklamalar ışığında işçi sağlığı ve iş güvenliği ile iş kazasının vuku bulduğu iş kolunda uzman başka bir bilirkişi heyetinden; kusur oran ve aidiyeti konusunda yeniden rapor alınarak, oluşması halinde çelişki de giderilerek hasıl olacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
1 Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Kusur raporlarındaki çelişkilerin giderilmesi için Mahkememizce aldırılan 01.07.2022 tarihli kusur heyet raporunda; olayın öngörülebilir ve önlenebilir nitelikte bir iş kazası olduğu, olayda kaçınılmazlık ilkesinin uygulanamayacağı, davalı ... San. Tic. Ltd. Şti. nin %40 oranında kusurlu olduğu, dava dışı işveren ... Metal Demir Çelik San. Tic. Ltd. Şti.'nin %20 oranında kusurlu olduğu, davalı ...'ın %20 oranında kusurlu olduğu, müteveffa ...”ın %20 oranında kusurlu olduğu, olayın yaşanmasında etkisi olan başka sorumlu kişi olmadığı belirtilmiştir.
2 İlk derece Mahkemesince hesap raporu alınmış ve davacı vekilince bu miktarlar yönünde bedel arttırımı yapıldığı anlaşılmakla ve iş kazası veya meslek hastalığına birlikte sebebiyet veren sorumluların işveren ve üçüncü kişi olması durumunda; işverenin müteselsilen sorumlu olacağı tutar. 7. fikra gereğince kendi kusur gözetilerek sorumlu tutulacağı miktarın (gelirin ilk peşin sermaye değeri X işverenin kusur oranı), üçüncü kişinin 4. fıkraya göre sorumlu olacağı tutar (gelirin ilk peşin sermaye değerinin yarısı X üçüncü kişinin kusur oranı) ile toplamı kadar olmalı, kanun koyucunun getirdiği “gelirin ilk peşin sermaye değerinin yarısı” sınırlaması karşısında, üçüncü kişinin müteselsilen sorumlu tutulacağı miktarın ise, gelirin ilk peşin sermaye değerinin yarısı ile işveren de dahil olmak üzere tüm davalıların kusurları toplamının çarpımı sonucu elde edilecek tutar kadar olması gerektiği, bu yaklaşım ve uygulama işvereni, iç ilişkide üçüncü kişiye rücu edemeyeceği miktarı Kuruma ödemek zorunda bırakmadığından da hakkaniyete uygun olduğu, buna göre davalı işveren ... San. Tic. Ltd. Şti. nin müteselsilen sorumlu olacağı miktarın 138.767,14 TL İPSD'nin (%40 işveren kusurunun karşılığı 55.506,86 TL)+(%60 üçüncü kişilerin toplam kusurunun yarısı 41.430,14 TL) toplamı dikkate alındığında 97.137,00 TL olacağı, davalı ...'ın müteselsilen sorumlu olacağı miktarın ise sigortalı dışındaki tüm kusurluların kusur toplamına göre 138.767,14 TL İPSD'nin yarısının %80 nin karşılığı olan 55.506,86 TL olacağı yeniden hesap raporu alınmasına gerek olmadığı kanaatine varılmıştır.
3 Yargıtay ilamı gereğince raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmesi için dairemizce iş güvenliği uzmanlarından oluşan 01.07.2022 tarihli kusur heyet raporunun hükme esas almaya yeterli olduğu, kurumun sigortalının hak sahiplerine yaptığı giderlerden dolayı davalı işverenin 5510 sayılı Yasa'nın 21/1. fıkrası gereğince, iş kazasının meydana gelmesinden dolayı davalılardan ...'ın 3. kişi sıfatı ile kusurlu olduğu ve aynı yasanın 21/4. fıkrası gereğince sorumlu olması gerektiği de değerlendirilerek talep ve bedel arttırım doğrultusunda bilirkişi raporları hükme esas alınarak ve sorumluluk miktarları da gözetilerek, davanın kabulüne, karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı SGK Başkanlığı, temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı SGK vekili temyiz dilekçesinde; iş kazasının meydana gelmesinde davalı işveren ve diğer davalıların %100 kusurlu olduğunu, kurum sigortalısının kusurunun söz konusu olmadığını, buna rağmen kurum sigortalısı kazazadeye kusur atfedilerek karar verilmesinin hatalı olduğunu, hükme esas alınan kusur bilirkişi raporunda bozma öncesinde alınan hesap bilirkişi raporu dikkate alınarak müvekkil kurum sigortalısının %25 davalıların sorumluluğu toplam zararın %75 üzerinden hesap edilmiş kurumum uğramış olduğu tüm zarar hüküm altına alınmamıştır. Alınan kusur raporuna göre müvekkil kurum sigortalısının kusur oranı düşmüş bu şekilde hesap edilecek kurum alacağının artmış olmasına rağmen son rapor dikkate alınarak 13.09.2022 tarihli duruşmada hesap bilirkişinden ek rapor alınması talebimizin reddine karar verilmesi hatalı olmuş, teessül hükümleri de nazar alınarak dava dışı işveren kusuru da dikkate alınarak kurum alacağının hesap edilmesi gerekirken hesap edilmemesi hatalı olmuştur. Dava dışı kusur tespit edilen işveren ... Metal hakkında ek dava açma hakkımız saklıdır. Yine davalı şahısın 3. kişi kabul edilerek sorumluluğun sınırlandırılması hatalıdır, sebepleri ile kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanunun 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 21/1, 21/4. maddesi hükümleridir.
- Değerlendirme
1 Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre temyiz eden davacı Kurum vekilinin aşağıda kalan paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2 Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince; sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün, 2006/9 508 E., 2006/521 sayılı kararı).
Mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Prof. Dr. Baki KURU, Usuli Müktesep Hak (Usule İlişkin Kazanılmış Hak) Dr. A. Recai Seçkin’e Armağan, ... Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları No. 351 ..., 1974, sayfa 395 vd.)
Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK).
3 Somut olayda; İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararda, hükme esas alınan kusur raporunda işveren davalı şirketin %65, davalı 3. kişi ...’ın %10 ve sigortalının %25 kusurlu olduğunu bildiren kusur raporunun hükme esas alındığı, verilen kararın davacı Kurum vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf edildiği, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından ise, bu kusur raporundaki kusur oranları esas alındığı, istinaf isteminin kabulü ile kararın kaldırıldığı ve davanın kabulüne karar verildiği, verilen kararın davacı Kurum vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edildiği, kararın Dairemizin 01/12/2021 tarih 2021/8520 Esas, 2021/15188 Karar sayılı ilamı ile "Kusur oran ve aidiyeti konusunda yeniden rapor alınması” için bozulduğu, bozma sonrası Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan yargılamada alınan kusur raporunda; davalı ... San. Tic. Ltd. Şti. nin %40 oranında kusurlu olduğu, dava dışı işveren ... Metal Demir Çelik San. Tic. Ltd. Şti.'nin %20 oranında kusurlu olduğu, davalı ...'ın %20 oranında kusurlu olduğu, müteveffa ...”ın %20 oranında kusurlu olduğunu bildiren kusur raporunun hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
4 Mahkemece verilen karar eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. Bölge Adliye Mahkemesinin hükme esas aldığı, ilk derece mahkemesince aldırılan “meydana gelen iş kazasına” ilişkin kusur raporunda, davalı işveren ... San. ve Tic. Ltd. Şti. Nin %65 kusurlu olduğu kabul edilmiş ve bu oran üzerinden verilen karar, davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından temyiz edilmemiştir. Kararın temyiz edilmemiş olması ile %65 kusur yönünden, davacı Kurum yönünden yukarıda yapılan açıklamalar ışığında usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince oluşan usuli kazanılmış hak çerçevesinde değerlendirme yapılarak, karar verilmesi gerekirken aksi kabul ile karar verilmesi bozma nedenidir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
- Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine, gönderilmesine,
11/01/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:46:06