Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/748

Karar No

2023/1716

Karar Tarihi

27 Şubat 2023

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/776 E., 2022/1657 K.

KARAR: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 3. İş Mahkemesi

SAYISI: 2017/22 E., 2020/9 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı iş veren nezdinde montaj elamanı olarak ve büro işlerinde çalıştığını ancak hizmetinin eksik bildirildiğini, işyerinin önce... adına kayıtlı olduğunu, 2013 yılında ise işyerinin Pananet Bilişim Tek. San. ve Tic. Ltd. Şti. olarak unvan değişikliğine gidildiğini, davacının davalı iş yerinde çalışırken 1 yıl süre ile askerlik sebebi ile ara verdiğini başkaca ara vermesinin bulunmadığını, 2.000 TL net ücret ile çalıştığını beyanla davalı iş yerinde 01.08.2011 19.08.2013 ve 20.08.2014 25.05.2016 tarihleri arasında kesintisiz hizmet akdi ile çalıştığının tespitine ve müvekkilinin prime esas kazancının aldığı ücret üzerinden kuruma bildirilmesi gerektiğinin tespitine talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davalıların 5510 sayılı Kanun kapsamında işverenlik sıfatı bulunmadığını, taraflar arasındaki ilişkide zaman ve bağımlılık ilişkisi olmadığını, iş yerinin küçük kapasiteli olduğunu, uzun süreli işçi çalıştırılmasının gerekmediğini, iş yerinde davalı ...'ten başka çok kısa süreli sigortalı çalıştırıldığını, uzun süreli sigortalı çalıştırılmasının söz konusu olmadığını, davacının kendi nam ve hesabına taşoranluk yapan kişi olduğunu, taraflar arasındaki ilişkinin hizmet akdi ilişkisi olmadığını, istisna akdinin söz konusu olduğunu beyan ederek davanın reddini istemiştir.

Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; yetki itirazında bulunduğu, esasa ilişkin olarak kurumca davalı hakkında tesis edilen işlemin usule ve yasaya uygun olduğunu, kurumun dava açılmasına sebebiyet vermediğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "her ne kadar davacının uyuşmazlık konusu dönemde davalı işyeri nezdinde bir çalışması bulunmakla birlikte davalı tanık anlatımları hükme esas alınarak taraflar arasındaki ilişkinin bağımlılık ve ücret unsurunu ihtiva etmemesi, çalışmanın kendi nam ve hesabına gerçekleşmesi sebebi ile çalışmanın hizmet akdi kapsamında değerlendirilemeyeceği" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde, davacının davalı şahıs ve şirket nezdinde işçi işveren ilişkisi kapsamında montaj elemanı ve büro elemanı olarak çalışma yaptığını, bu çalışma karşılığında 2000 TL ücret aldığını, davalı tarafından davacının bu işyerinde kendi nam ve hesabına taşeronluk yapan bir kimse olduğunu, zaman ve bağımlılık unsurunun olmadığını iddia ettiğini, işçinin Pana Bilişim ismi ile bir mail hesabının olmasının bu şirkette çalıştığının çok açık bir göstergesi olduğunu, dosya kapsamında dinlenen tek bordro tanığının davalı yanında çalıştığı dönemin davacı müvekkilinin askerde olduğu dönem ve davacının işten ayrıldığı tarihten sonraki döneme denk geldiğini, davacının davalı işveren nezdinde hizmet akdine dayalı olarak çalıştığının dosya kapsamında ispatlandığını, davalı tarafça davacı kaydının kuruma bildirilmeyerek sosyal güvenlik hakkının zedelendiğini, davalının iddialarının destekten yoksun kaldığını ve ortaklık sair durumlarının ispatlanması gerekirken mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dinlenen tanıklar, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacının işyerine ortak olmadığı, ayrı bir işyerinin bulunmaması sebebi ile işlerini davalıya ait işyerinden yürüttüğü ve davalı işyerinde kendi işlerini takip ettiği, taraflar arasındaki ilişkinin bağımlılık ve ücret unsurunu ihtiva etmediği, davacının çalışmasının kendi nam ve hesabına gerçekleşmesi nedeniyle davalı iş yerindeki çalışmasının hizmet akdi kapsamında değerlendirilemeyeceği, sonuç olarak yerel mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun, HMK'nın 353/1 b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili; istinaf dilekçesi ile birebir aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davacının 01.08.2011 19.08.2013 ve 20.08.2014 25.05.2016 tarihleri arası dönemde davalı işveren yanında çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddesi olup, bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re'sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 92 nci maddesinde, çalışanların işe alınmalarıyla kendiliğinden sigortalı olduğu, bu suretle sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamayacağı ve vazgeçilemeyeceği, sözleşmelere sosyal sigorta yardım ve yükümlerini azaltmak veya başkasına devretmek yolunda hükümler konulamayacağı belirtilmiştir. Bu haliyle sigortalı olmak, kişi bakımından sadece bir hak olmayıp aynı zamanda bir yükümlülüktür.

5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi anlamında sigortalı niteliğini kazanmanın koşulları başlıca üç başlık altında toplanmaktadır. Bunlar:

a) Çalışma ilişkisinin kural olarak hizmet akdine dayanması,

b) İşin işverene ait yerde yapılması,

c)Kanunda açıkça belirtilen sigortalı sayılmayacak kişilerden olunmaması şeklinde sıralanabilir. Sigortalı olabilmek için bu koşulların bir arada bulunması zorunludur.

Diğer taraftan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 313/1 inci (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 393/1) maddesinde, hizmet sözleşmesi; “Hizmet akdi, bir mukaveledir ki onunla işçi, muayyen veya gayri muayyen bir zamanda hizmet görmeyi ve iş sahibi dahi ona bir ücret vermeği taahhüt eder.” şeklinde tanımlanmıştır. Bu tanımda sadece hizmet ve ücret unsurlarına yer verilmişken, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 8 inci maddesinde, “bağımlılık” unsuruna da yer verilmiştir. Hizmet akdi, her şeyden önce bir iş görme edimini zorunlu kılar. Bu sözleşmeyle sigortalıya yüklenen borç, işveren yararına bir iş görmek, hizmet sunmaktır.

Bağımlılık ve bu kapsamda ele alınması gereken zaman unsuru, hizmet akdinin ayırt edici özelliğidir.

Bağımlılık, iş ve sosyal güvenlik hukuku uygulamasında temel bir ilke olup, bu unsur, hizmetini işverenin gözetimi ve yönetimi altında yapmayı ifade eder. Ne var ki, iş hukukunun dinamik yapısı, ortaya çıkan atipik iş ilişkileri, yeni istihdam modelleri, bu unsurun ele alınmasında her somut olayın niteliğinin göz önünde bulundurulmasını zorunlu kılmaktadır. Bazı durumlarda, taraflar arasında sıkı bir bağımlılık ilişkisi bulunmasa da, işverenin iş organizasyonu içinde yer alınmaktaysa bu unsurun varlığının kabulü gerekecektir. Önemli yön, işverenin her an denetim ve buyurma yetkisini kullanabilecek olması, çalışanın, edimi ile ilgili buyruklara uyma dışında çalışma olanağı bulamayacağı nitelikte teknik ve hukuki bir bağımlılığın bulunmasıdır. Genel anlamda bağımlı çalışma, işverenin belirleyeceği yerde ve zamanda, işverence sağlanacak teknik destek ve işverenin denetim ve gözetiminde yapılan çalışmadır. İşverenin yönetim (talimat verme) hakkı karşısında işçinin talimatlara uyma (itaat) borcu yer alır. Bir işin görülmesi süreci içinde işçinin faaliyeti, çalışma şekli, yeri, zamanı ve işyerindeki davranışları düzenleyen talimatlar veren işveren onu kişisel bağımlılığı altında tutar. Bu sözleşmede var olan otorite/bağımlılık ilişkisi taraflar arasında kaçınılmaz olarak bir hukuki hiyerarşi yaratır. Bu nedenle hizmet akdinde bağımlılık hem işçinin kişiliğini ilgilendirmekte hem de bir hukuki bağımlılık niteliği taşımaktadır.

  1. Değerlendirme

Davacı 01.08.2011 19.08.2013 ve 20.08.2014 25.05.2016 tarihleri arasındaki hizmetlerinin tespitini talep etmiş, mahkemece davanın reddi yönünde hüküm kurulmuşsa da davacı ile davalı arasındaki çalışma ilişkisi somut olarak belirlenememiştir.

Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında, Mahkemece ;

1 Öncelikle yukarıda açıklanan somutlaştırma yükümlülüğü kapsamında davacının beyanı alınarak çalışma şekli, hangi adreste, ne iş yaptığı ve kimlerle çalıştığı, ücretini kimden aldığı, ne şekilde ödendiği, kimden talimat aldığı, montaj işi için çağrıldığında çalışma yerine hangi araçlarla gittiği, bu aracın kim tarafından temin edildiği, kendi üzerine kayıtlı araç olup olmadığı, çalışmasının devamı sırasında davalıya ait araçları kullanmış ise plakalar sorulup talebi açıklattırılarak dava konusu talep somutlaştırılmalı, davacının bildirdiği ve resen tespit edilecek araçların ruhsatları, davacının sürücü belgesi ve trafik cezaları ile tüm bilgi ve belgeler celp edilmeli,

2 Davacının vergi kaydı, meslek odası ve esnaf sicil kaydı bulunup bulunmadığı geniş kapsamlı olarak araştırmalı,

3 Davalı işyerinde yapılan iş kapsamında müşterilerin ödemeyi ne şekilde, kime yaptıkları hususu irdelenmeli,

4 Davalı işyerinde vergi dairesi tarafından yapılan 05.04.2019 tarihli yoklamada davalı tanığı ...'in 05.04.2019 tarihinden itibaren çalıştığının tespit edilmiş olması ve davacının askerlik süresi içerisinde davalı işyerinden ...'in bordrolu olarak bildirilmesi karşısında davalı işyerinin kapsam, kapasite ve niteliğine göre işyerinde sigortalı işçi çalıştırılmasına ihtiyaç olup olmadığı üzerinde durulmalı,

5 Davacı ile davalı arasındaki ilişki tam olarak ortaya konulmalı, davacının sadece davalıya hizmet verip vermediği, başka işyerleri ve işverenler içinde çalışıp çalışmadığı, çalışma olmadığı zamanlarda davalıya ait işyerinde bekleyip beklemediği, davalı işverenden ayrı bağımsız çalışma bulunup bulunmadığı araştırılmalı, hizmet aktinin ayırıcı unsurlarından olan “bağımlılık” unsurunun somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenerek sonucuna göre karar verilmelidir.

VI. KARAR

  1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

  2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

3.Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararcevapistinaftemyizkaldırılmasınavı.kararımahkemesiderecebozulmasınaortadan

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:30:43

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim