Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/415
2023/1714
27 Şubat 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/2248 E. 2022/299 K.
DAVALILAR: 1 ... vekili Avukat ...,
2 ... vekili Avukat ...
...
HÜKÜM/KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ceyhan İş Mahkemesi
SAYISI: 2020/562 E., 2021/153 K.
Taraflar arasındaki iş kazası niteliğinde olmadığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...'un 09.09.2015 tarihinde müvekkilinin tarlasında mısır hasadı yapılırken tarlanın baş kısmındaki yol üzerinde traktöre takılı römorkun altında bulunduğu esnada traktörün çalıştırılıp hareket etmesi sonucunda römorkun altında ayakları kaldığı için yaralandığını, müvekkilinin personeli olduğu iddiasıyla, bu kazanın iş kazası niteliği taşıdığını, hem Sosyal Güvenlik Kurumuna müracatla şikayette bulunduğunu hem de aleyhlerine mahkeme 2015/671 esasında maddi ve manevi tazminat davası açtığını, davalı ...'un müvekkilinin yan tarla komşusu ... isimli şahsa geceleyin hırsızlık olaylarının önüne geçmek için tarlasına beklemek suretiyle yardımcı olduğunu, hasat zamanı kendi tarlasına da bakmasını istediğini, ancak olay gününden bir gün önceki gece müvekkilinin ve oğlu ...'in geceleyin mısır tarlalarına uğradıklarını, davalıyı orada görmediklerini, kazanın gerçekleştiği gün tarlanın hasadının yapıldığı gün olup, gündüz saati olduğun için davalının (kabul anlamına asla gelmemekle birlikte, bir an için davalının müvekkilinin tarlasının bekçiliği yaptığı kabul edilse bile) orada olmaması gereken bir saat olduğunu, kaldı ki davalının bir gece önce o bölgede bile görülmediğini, olay günü davalının tarlaya geldiğini kimsenin görmediğini, kimsenin haberi ve bilgisi olmaksızın geldiğini, davalının başak yapmaya geldiğini halen hasat yapıldığı için de biraz gölgelenmek istediğini belirttiğini, zaten davalının kaza nedeniyle davacı ve şikayetçi olmadığını, olay günü traktörün altında yattığını, kulakları ağır işittiğinden dolayı traktörün çalıştığın da duymadığını, hiçbir koşula uymayan bu olayda iş kazası nitelemesi yapan SGK'nin denetmen raporunda hukuka aykırılık bulunduğunu, dolayısıyla buna bağlanan sonuçların da doğmaması gerektiğini, denetmen raporunda, söz konusu şahsın ... bağımlı olarak çalıştığı kanaati hasıl olduğunu, sigortalılık niteliğine haiz olduğu ifade edilmiş ise de bu tespitin dayanaksız bir tespit olduğunu ve sadece denetmenin kendi kanaati olduğunu, denetmen raporunda buna idari yaptırımların ve idari para cezalarının kesilmesi kanaati ise tamamen hukuk dışı bir durum olduğunu, dolayısıyla söz konusu denetme raporuna itibar edilmeyerek davalı ... isimli kişinin 09.09.2015 tarihinde geçirmiş olduğu kazanın iş kazası niteliği taşımadığının tespitine ve yine bu anlamda Sosyal Güvenlik Kurumu Adana İl Sosyal Güvenlik Müdürlüğünün 31.03.2016 tarih ve 2016/22 sayılı kayıtdışı araştırma raporunun dayanaksız olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının davalı müvekkilinin 09.09.2015 tarihinde geçirmiş olduğu kazanın iş kazası niteliği taşımadığından ve bu anlamda düzenlenen SGK inceleme raporunun dayanaksız olduğunun tespitini talep ve dava ettiğini, davayı kabul etmediklerini, hukuki dayanaktan yoksun olarak açılan davanı reddine kadar verilmesini, iş bu davanın davalı müvekkili tarafından davacıya karşı aynı mahkeme 2015/671 Esas sayılı dosyası ile açılan maddi ve manevi tazminat davasını bertaraf etmeye yönelik olduğunu, 2015/671 Esas sayılı dosyasına Sosyal Güvenlik Denetmeni ... tarafından düzenlenen 31.03.2016 tarih ve 2016/22 sayılı raporda; meydana gelen kazanın iş kazası olduğu, kaza tarihi itibariyle davalının bir günlük işe giriş bildirgesinin düzenlenmesi gerektiği konusunda rapor düzenlendiğini, yine meydana gelen kazanın iş kazası olduğu davacının öz oğlu olan ...'nin kollukta verdiği ifadeden de açıkça anlaşıldığını beyanla davanın reddini istemiştir.
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde; davalı ... tarafından mahkeme 2015/671 Esas sayılı dosyasında görülen maddi ve manevi tazminat istemli davada olayın iş kazası mı yoksa kaza mı olduğu hususunun tartışılacağını zira bu hususun tespiti maddi ve manevi tazminat istemli davada davanı seyrini doğrudan etkileyeceğini, dolayısı ile Mahkeme 2015/671 Esas sayılı dosyasında açılmış dava bulunduğuna ve iş kazası kavramının orada tartışılacağına göre davacının bu davaya açmasında hukuki yararı söz konusu olmadığını, bu nedenle öncelikle dava şartı yoksunluğu nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmesini, bildirilen ve resen tespit edilecek hususlar ışığında davacı talebinin şartları oluşmadığından öncelikle usulden, aksi halde esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalı ... ile müvekkili arasında işçi işveren ilişkisinin bulunmadığını, aksi yöndeki tanık beyanlarını kabul etmediklerini, davalı ...'un 09.09.2015 tarihinde müvekkilinin tarlasında mısır hasadı yapılırken tarlanın baş kısmındaki yol üzerinde traktöre takılı römorkun altında bulunduğu esnada, traktörün çalıştırılıp hareket etmesi sonucunda römorkun altında ayakları kaldığı için yaralandığını, davalı ... isimli şahsın müvekkilinin yan tarla komşusu ... isimli şahsa geceleri hırsızlık olaylarının önüne geçmek için tarlasını beklemek suretiyle yardımcı olduğunu, müvekkilinin de bu durum üzerine kendi tarlasına göz kulak olmasını istediğini, hasat zamanı işi olmayan kişinin ve yerel mahkemece gece bekçisi olduğu kabul edilen kişinin, gündüz saatinde orada işi olamayacağını, bu kişinin o bölgede adına başak denilen ve tarlada kalmış ürünlerin, kendi adına toplanması faaliyetini yapmak için geldiğini, geldiğini de hiç kimsenin fark etmediğini, davacı ...'nin yerel mahkemedeki beyanında "...kişi benim resmi bekçim değildir." demesinin illegal bir iş faaliyetinin olduğu anlamını taşımayacağını, müvekkili davacının esasen "...bu benim personelim değildir." demek istediğini, bu beyanın da yerel mahkemenin gerekçeli kararının esasını teşkil etmesinin ayrı bir hukuka aykırılık teşkil ettiğini, bu beyanın bir iş ilişkisinin kanıtı olarak hükme esas alınmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Tüm dosya kapsamı ve özellikle davacının davalıdan kendi tarlasına da göz kulak olmasını istediğini beyan etmesi, davacının oğlu ve kaza sırasında traktörü kullanan şahıs olan ...'nin Ceza soruşturması sırasında alınan beyanında davalının babasına ait tarlanın bekçisi olduğunu beyan etmesi ve diğer tanıklarında bu hususu doğrulamaları karşısında davalının kaza tarihinde davacıya ait tarlada bekçi olarak hizmet akdine istinaden çalıştığı, meydana gelen kazanın iş kazası olduğu, davanın reddine dair ilk derece mahkeme kararının yerinde olduğu anlaşılmıştır." gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1 b 1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesi ile benzer sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalının yaralanması ile sonuçlanan olayın iş kazası niteliğinde olmadığının ve aksine Kurum raporunun dayanaksız olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 69 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 344 üncü maddesi, 370 ve 371 inci maddeleri ve 5510 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri.
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
- Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, özellikle ceza dosyası kapsamında alınan ifadeler ile dinlenen taraf ve kamu tanıklarının beyanları ve dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:30:43