Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/1174

Karar No

2023/1644

Karar Tarihi

23 Şubat 2023

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/2997 E., 2022/2277 K.

KARAR: Esastan Red

İLK DERECE MAHKEMESİ: Eskişehir 1. İş Mahkemesi

SAYISI: 2019/1344 E., 2021/211 K.

Taraflar arasındaki ödeme emrinin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı SGK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 2009 2019 yılları arasında Alpu Belediye Başkanı olarak görev yaptığını, görev yaptığı dönemde kanun değişikliği ile belediyelerin hizmet alımı yoluyla gerçekleştirdiği temizlik, güvenlik vb bazı işlerin belediye başkanlıkları eli ile yürütülmesine karar verildiğini, bu nedenle Alpubel Enerji Üretim Tarım Hayvancılık Danş. İnş. Tic. A.Ş. adlı şirketin kurulduğunu, şirketin öz sermayesinin %100 oranında belediye kaynaklarından oluştuğunu, bu şirketin prim borçları nedeniyle davalı idare tarafından müvekkiline 2019/26997 26998 26999 47307 47308 sayılı takip dosyalarından takip başlatıldığını, yapılan işlemin hukuka aykırı olduğunu beyan etmiş, davalı kurum tarafından yapılan icra takiplerinin iptalini, müvekkilinin davalı kuruma borçlu olmadığının tespitini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dışı Alpubel Enerji Üretim A.Ş.'nin yönetim kurulu üyesi olduğunu, ticaret sicil kayıtları doğrultusunda davacının bu şirketin yönetim kurulu başkanı olduğunu, takibe konu borçlardan sorumlu olduğunu, müvekkili Kurum tarafından yapılan işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını beyan etmiş, davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... davacı adına düzenlenen icra takip borçlarının belediyenin tüzel kişiliğine ait olduğu, ilgili belediyenin rasyo değerinin 2,00'ın altında olması nedeniyle ilgili borçlardan davacının ilgili Yargıtay kararları doğrultusunda sorumluluğunun bulunmadığının kabul edildiği belirtilmek suretiyle, "Davacının davasının kabulü ile;

Davalı Kurum tarafından davalı aleyhine başlatılan 2019/26997, 2019/26998, 2019/26999, 2019/47307 ve 2019/47308 takip nolu icra takiplerinin iptaline, bu takiplerden dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine," karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B.İstinaf Sebepleri

Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde; şirket yönetim kurulu başkanı olan davacının 5510 sayılı Kanun'un 88 inci maddesi uyarınca prim borçlarından teselsülen sorumlu olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "davacının 2009 2019 arasında Alpu Belediye Başkanı olarak görev yaptığı, yüzde yüz sermayesi belediye kaynaklarından oluşan Alpubel Enerji Üretim Tarım Hayvancılık Dan. İnş. Tic. A.Ş. unvanlı şirketin Belediyeyi temsilen yönetim kurulu üyesi ve başkanı olan davacının dava 2017/7 ila 2019/3 üncü döneme ait prim borçlarından sorumlu tutulup tutulamayacağına ilişkin uyuşmazlıkta, mahkemece alınan bilirkişi raporunda, borçlu şirkete ait 2017, 2018 ve 2019 yıllarına ait kurumlar vergisi bilançolarının incelendiği, ticari alacaklarının büyük bir kısmını tahsil edemediği, kasa+banka+ kısa vadeli alacakları toplamının kısa vadeli borçlarını karşılamadığı, nakit sıkıntısı içinde olduğu, bir nevi ödemeden aciz içinde olduğu tespit edilmiş olmakla, bu durumun davacı yönünden haklı sebep teşkil ettiği ve ödeme emirlerine konu borçlardan sorumlu tutulamayacağına dair mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı" gerekçelerine dayalı olarak "Davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 1 numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine," karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı SGK vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının sadece belediye başkanı olması nedeniyle değil, aynı zamanda şirket yöneticisi olduğu için kamu borçlarından sorumlu olduğu, kurum işleminde kanuna aykırılık olmadığı, İstinaf mahkemesince itiraz ve beyanları hakkında gerekli araştırma ve inceleme yapılmadan karar verildiği, davacının yönetim kurulu başkanı olarak temsil ve ilzama yetkili olduğundan sorumluluğunun bulunduğu belirtilerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

5510 sayılı Kanun'un 88 inci maddesinde; "Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur." hükmüne yer verilmiş ise de bu sorumluluk, “haklı sebep olmaksızın” ödememe hali ile sınırlandırılmıştır.

Haklı nedenlerin neler olduğu konusunda Kanun'da bir açıklık bulunmamaktadır. Hangi hallerin haklı sebep teşkil ettiği, her bir davadaki özel koşullar ile hukuki ve maddi olayların özelliklerine göre mahkemece belirlenecektir. Bu belirleme yapılırken; diğer Kanun'lardaki düzenlemelerden yararlanılmalı ve bilhassa sosyal güvenlik ilkeleri göz önünde tutulmalıdır.

İflasın ertelenmesi, İcra ve İflas Kanunun 179 uncu maddesinde düzenlenmiş olup, “borca batık durumda olan (aktifi pasifini karşılamayan) bir sermaye şirketi veya kooperatif hakkında, Ticaret Mahkemesi’nce iflas kararı verilmeyerek önerilen iyileştirme projesi çerçevesinde borca batık durumdan kurtulmalarını sağlayan ve iflaslarını önleyen bir kurum”dur. Anılan Kanunun 179/b,I maddesi uyarınca, erteleme kararı üzerine borçlu aleyhine 6183 sayılı Kanun'a göre yapılan takipler de dâhil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler de durur. Bu sonuç kanundan doğduğundan, mahkemenin kararında ayrıca belirtmesine gerek olmadan ve ilan edilmese dahi gerçekleşir.

Bu bağlamda; İcra ve İflas Kanunu’nun 179 uncu maddesi uyarınca iflasının ertelenmesine karar verilen ve malvarlığının korunması için gerekli tedbirler alınan şirketten, anılan Kanun’un 179/b maddesindeki “Erteleme kararı üzerine borçlu aleyhine 6183 sayılı Kanun'a göre yapılan takipler de dâhil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz...” düzenlemesi uyarınca primler tahsil edilemeyecektir. Söz konusu tahsil imkânsızlığı, yönetim kurulu üyesinin kusurundan değil, doğrudan Kanundan doğduğundan, yönetim kurulu üyesi yönünden 5510 sayılı Kanun’un 88 inci maddesinde yer alan “haklı sebep” kavramı kapsamında kabul edilecektir.

İflasın ertelenmesine ilişkin devam eden yargılama sırasında, borçlu şirket hakkında yapılan icra takiplerinin, ihtiyati haciz ve tedbir uygulamalarının tedbiren durdurulmasına ilişkin mahkeme kararlarının da sonuç itibariyle yukarıda açıklanan iflasın ertelenmesi işlemleri ve haklı sebep kapsamında değerlendirilmesi gerekeceği dikkate alınmalıdır.

Ancak, 5510 sayılı Kanun'un 88 inci maddesinin 1 inci fıkrasında; “4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen sigortalıları çalıştıran işveren, bir ay içinde çalıştırdığı sigortalıların primlerine esas tutulacak kazançlar toplamı üzerinden bu Kanun gereğince hesaplanacak sigortalı hissesi prim tutarlarını ücretlerinden keserek ve kendisine ait prim tutarlarını da bu tutara ekleyerek en geç Kurumca belirlenecek günün sonuna kadar Kuruma öder.” Hükmü yer almakta olup, önce prime esas kazançlara ilişkin Kurum Tebliği, ardından bu tebliği yürürlükten kaldıran İşveren Uygulama Tebliği, bu süreyi "takip eden ayın sonuna kadar" olarak belirlemiştir. Bu madde çerçevesinde, erteleme sürecinden öncesine ilişkin prim borçları yönünden, borcun ait olduğu ayı takip eden ay sonu itibariyle tahakkuk ve tediye, dolayısıyla da müteselsil sorumluluk gerçekleştiğinden sonradan şirket yönünden verilen iflasın ertelenmesi kararı üst düzey yöneticinin sorumluluğunu etkilemeyecektir. Bir başka deyişle; iflasın ertelenmesi süreci öncesine ait prim borçları için şirketin iflasının ertelenmesi, üst düzey yönetici yönünden haklı neden oluşturmayacaktır.

  1. Değerlendirme

Somut olayda, davacının 2009 2019 arasında Alpu Belediye Başkanı olarak görev yaptığı, yüzde yüz sermayesi belediye kaynaklarından oluşan Alpubel Enerji Üretim Tarım Hayvancılık Dan. İnş Tic A.Ş. ünvanlı şirketin belediyeyi temsilen yönetim kurulu üyesi ve başkanı olan davacıya, şirketin 2017/7 ila 2019/3. döneme ait prim, işsizlik sigortası, damga vergisi borçlarından dolayı 2019/26997 26998 26999 47307 47308 takip sayılı ödeme emirlerinin tebliğ edildiği anlaşılmakla, Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre, dava dışı borçlu şirkete ait 2017, 2018 ve 2019 yıllarına ait kurumlar vergisi bilançolarının incelendiği, ticari alacaklarının büyük bir kısmını tahsil edemediği, kısa vadeli alacakları toplamının kısa vadeli borçlarını karşılamadığı, nakit sıkıntısı içinde olduğu, bir nevi ödemeden aciz içinde olmasının davacı yönünden haklı sebep teşkil ettiği gerekçelerine dayalı olarak davacının ödeme emirlerine konu borçlardan sorumlu tutulamayacağına karar verilmişse de, varılan sonuç hatalı olmuştur.

Dosyadaki kayıtların incelenmesinde, davacının 27.05.2015 16.04.2019 tarihleri arasında dava dışı anonim şirkette, yönetim kurulu başkanı olduğunun, bu bağlamda 5510 sayılı Kanun'un 88 inci maddesinin 20 inci fıkrasına göre üst düzey yönetici olarak dava dışı anonim şirketin prim borçlarından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunun anlaşılması karşısında, dava dışı anonim şirketin borcunu ödemeyecek durumda olmasının davacı yönünden haklı neden oluşturmayacağı dikkate alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz bulunmuştur.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

  1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

  2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafcevaptemyizkaldırılmasınavı.kararımahkemesiderecebozulmasınaortadan

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:31:11

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim