Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/12444

Karar No

2023/1631

Karar Tarihi

23 Şubat 2023

MAHKEMESİ: İş Mahkemesi

SAYISI: 2019/190 E., 2022/204 K.

...

KARAR: Kısmen Kabul

Taraflar arasındaki iptale konu sigortalılık süresinin geçerli olduğu ile ilk tahsis tarihi itibariyle emeklilik hakkı kazandığının tespiti, ödenmeyen aylıkların faiziyle tahsili, icra dosyasında borçlu olmadığının tespitine ilişkin asıl dava, itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkin birleşen davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın, davalı birleşen davada davacı Kurum vekili tarafından temyizi neticesinde kararın bozulması üzerine bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Mahkemesi kararı davalı birleşen davada davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin tasfiye halindeki davalı bünyesinde 12.02.2007 ila 30.09.2007 tarihleri arasında fiilen ve kayden inşaat ustası olarak çalıştığını, kanunen gerekli şartları sağladığının tespiti üzerine kendisine emekli aylığı bağlandığını ancak müvekkilinin SGK dosyası incelendiğinde davacının emeklilik aylığının, davacının bir dönem çalıştığı diğer davalı hakkında tahkikat yapılması nedeniyle kesilmiş olduğunun anlaşıldığını, davacının davalı şirket nezdinde çalıştığını, müvekkilinin iptal edilen 2007 çalışması kapsamında davalı işveren bünyesinde inşaat işçisi olarak çalıştığını, bu süre zarfında Levent, Etiler, Beşiktaş gibi semtlerde yer alan bazı dersanelerin tadilatında ve şirket ortaklarından birisinin kardeşi olan bir avukatın ofis tadilatında çalıştığını, davacının çalıştığı süre zarfında aynı işverenden talimat ve emir aldığını, aynı kişilerle çalıştığını, davacının sigortasının aynı işverenin başka firmalarında gösterilmiş olması halinde de davacının sorumluluğuna gidilemeyeceğini, kurum alacağının tahsili için davalı Kurum’un ... 3. İcra Müdürlüğü 2011/21061 E. sayılı dosya ile icra takibi başlattığını ve davacının almış olduğu emekli maaşlarının faizi ile geri ödenmesinin istendiğini, ancak davacının böyle bir borcunun bulunmadığını beyan ederek; davacının 2007 yılına ilişkin çalışmasının tespiti ile sigortalılığına eklenmesine ve ilk tahsis tarihi itibariyle emeklilik hakkı kazanmış olduğunun tespitine, diğer davalı kurum tarafından açılmış icra takip dosyasında müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, kurumun % 40’dan az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, davacının emekli maaşının kesilmiş olduğu 01.06.2011 tarihinden kararının kesinleşmesine kadar geçecek sürede işleyecek emekli maaşının artışları ve dönem faizi ile beraber davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmektedir.

II. CEVAP

Davalı vekili, davacının icra inkar tazminatına ilişkin talebinin kabul edilemeyeceğini, zira icra inkar tazminatına ilişkin hükümlerin Kurum hakkında uygulanamayacağını, davalı Kurum Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı tarafından düzenlenen 18.04.2011 tarih, 120780/İNC/43 sayılı rapor içeriğinde, diğer davalının sahte işyeri ve sahte sigortalılık organizasyonunda olduğu, hiçbir zaman faaliyet göstermediği, diğer davalı şirkette sigortalı çalışmaları gözüken ...’nin ilgili işyerinde hiç çalışmadığını beyan ettiği, Vergi Denetmeni tarafından düzenlenen 04.11.2009 tarih ve 2554/14 sayılı raporda davalı işyerinin herhangi bir işyerinin herhangi bir ticari faaliyetinin olmadığı, düzenlediği tüm faturaların herhangi bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmayan ve komisyon karşılığı düzenlenmiş sahte faturalar olduğu, yine Vergi Denetmeni tarafından düzenlenen 12.10.2009 tarih ve 2009 1466/94 sayılı rapor ile diğer davalı işveren hakkında sahte fatura düzenlenmesi nedeniyle suç duyurusunda bulunulması gerektiği, Sosyal Güvenlik Kontrol Memurluğu tarafından düzenlenen rapor ile davalının hiçbir zaman faaliyet göstermediği hususlarının tespit edildiğini, bu hali ile davacının bu işyerinde geçen çalışmalarının sahte olduğunun anlaşıldığını, yaşlılık aylığının bu nedenle durdurulduğunu, Kurum müfettişlerince düzenlenen raporların aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğunu, aksinin yazılı delille ispatlanabileceğini, bu hususların Hukuk Genel Kurulu kararlarında yer aldığını, dava açılmasına Kurumun sebebiyet vermemesi nedeniyle davanın kabulü halinde aleyhine vekalet ücreti hükmedilmemesi gerektiğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 20.04.2016 tarihli ve 2011/1301E., 2016/285 K. sayılı kararı ile dosyanın incelenmesinde Vergi Denetmenlerince, gerekse Kurum müfettişlerince hazırlanan rapor içeriklerinde, en genel ifadesiyle, davalı şirketin gerçek bir şirket olmadığı, faaliyet göstermediği, sahte işyeri ve sahte sigortalılık organizasyonu içerisinde olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır. Bununla birlikte dosya içeriğinde yer alan vergi kayıtlarından, yoklama fişinde 15 işçinin çalıştığının tespit altına aldığı görülmüştür. 15 işçinin isim ve sigortalılık bilgilerinin yoklama fişine yazılmamış olduğu görülmekte ise de, yapılan yoklama sırasında fiili çalışmanın olduğu ilgili belge içeriği ile sabit olduğu görülmüştür.

Dosya kapsamında dinlenen her 3 bordro tanığı, davacı ile birlikte ilgili işyerinde fiilen çalıştığını beyan etmiştir. Aynı şekilde SGK müfettişlik raporu içeriğinde dinlenen tanıklardan ...’in 12.02.2007 ila 31.08.2007 tarihleri arasında davalı işyerinde dekorasyon işlerinde çalıştığını, Yasemin Köroğlu’nun ise 2007 yılında yaklaşık 2 3 ay davalı işyerinde inşaat malzemeleri pazarlama elemanı olarak çalıştığını beyan ettiği görülmüştür. Bu kişiler haricinde dinlenen diğer bir tanık ... ise davalı firmada neden sigortalı çalıştığını bilmediğini ve sigortalılığının ispatını talep ettiğini beyan etmiştir. ... ise 01.10.2007 tarihinde ... adlı firmada şoför olarak çalışmaya başlamış olduğunu beyan ettiği görülmüştür.

Sigortalı Emeklilik Dairesi Başkanlığı’nın 13.07.2011 tarihli yazısı ekinde Kurumun alacak miktarı tespit edilmiş olup, buna ilişkin hesap çizelgesi dosyada mübrezdir. Ancak yukarıda atıf yapılan maddeden aylık bağlanma işleminin iptali için davacının kasıtlı ya da kusurlu davranışının bulunması şartı arandığı görülmüştür. Davacı bir işçi olup, sigorta primlerinin yatırılıp yatırılmadığının ötesinde şirketin kayıt dışılığının, düzenlediği faturaların niteliğinin, vergisel yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğinin, TTK hükümlerine uygun davranıp davranmadığının denetimini yapabilme kudretini haiz değildir. Bu anlamda, bir şirket, yasanın aradığı şartlara uygun kurulsun ya da kurulmasın, o şirket bünyesinde fiili olarak çalışan sigortalıların, fiili çalışmalarını ispat ettikleri koşulda, bir suç organizasyonun parçası olmadığı sürece, fiili çalışmasının kabulü, sigortalının bu tür suç teşkil eden organizasyonlar karşısında korunmasının da bir gereğidir. Tüm dosya kapsamından davacının, ilgili şirketin yasal durumu hakkında bilgi sahibi olma koşullarına sahip olmadığı, ilgili şirketin yasa dışılığının tek mağduru da olmadığı, gerek dinlenen tanıklar, gerek dosyaya sunulan emsal davalar, gerekse müfettişlik raporu içindeki ifadelerden anlaşılmıştır. Bu anlamda sigortalı fiilen belirttiği tarihte çalışmışken, üstelik primleri de ödenmişken, ilgili primlerin şirketin kusurlu yahut suç teşkil eden davranışından ötürü aylığının iptal edilerek kesilmiş olmasının hukuka uygun olmadığı kanaati ile Kurum’un işleminin iptali ile davacının ilgili icra dosyası kapsamında borçlu olmadığının tespiti gerektiği kanaatine varılmıştır.

Her ne kadar davacı vekili, icra inkar tazminatı talep etmişse de, 5510 sayılı SSGSSK 88 inci maddesi; “Kurumun 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen prim ve diğer alacakların amme alacağı niteliğinde olup, imtiyazlı alacaklardır. Kurumun taraf olduğu her türlü dava ve icra takiplerinin kısmen veya tamamen aleyhe neticelenmesi halinde 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nda yazılı tazminat ve cezalar kurum hakkında uygulanmaz” şeklindedir. Bu bağlamda davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.

Davacı aynı zamanda emeklilik aylığının kesildiği tarihten, işbu kararın kesinleşmesine kadar olan dönem açısından emeklilik aylığının zamları ile birlikte tespitini talep etmiştir. İşbu dosya kapsamında aylığın kesilmesi işleminin iptalinin gerektiği tespiti ile birlikte ve bu tespitin doğal bir sonucu olarak, emeklilik aylığının ödenmediği dönem yönü ile Kurum tarafından ödenmesi gerektiği tespiti ve yaşlılık aylığının yeniden bağlanması gerektiği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

  1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı birleşen davada davacı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Dairenin 02.04.2019 tarih ve E.2019/680, K.2019/3066 sayılı kararında; inceleme konusu davada mahkemece, Kurum tespit ve bulgularının aksinin aynı derecede somut, inandırıcı, gerçeklere dayalı delillerle kanıtlanması gereğinden hareketle, dava konusu hizmetlere ilişkin olarak aylık prim ve hizmet belgelerinde kayıtlı olup sigortalılıkları kurumca geçersiz sayılmayan bordro tanıklarının bilgi ve görgülerine başvurulması, aynı çevrede faaliyet yürüten işverenler ve çalışanların yöntemince belirlenerek dinlenilmesi, belirdiği takdirde tanık anlatımları arasındaki çelişkilerin giderilmesi, işyerinin faaliyeti ve kapasitesi, çalışma şekli ve düzeni, davacının yaptığı işin ne olduğu, nasıl yerine getirildiği, günlük/haftalık çalışma saatlerinin saptanması, işyerinin fiilen faal olup olmadıklarının belirlenmesi, işyerlerinin ticari faaliyetinin kapsamına, ticaret ve çalışma hayatının gerçeklerine göre, çekişme konusu dönemlerde Kuruma bildirildiği kadar sigortalının bu işyerlerinde çalışıp çalışamayacağının irdelenmesi, 19.04.2007 tarihli yoklama fişinde şirketin 15 işçisinin bulunduğu belirtilmekle birlikte bu dönem bordro kayıtlarına bakıldığında 40 kişinin sigortalı olarak göründüğü gözönünde bulundurulduğunda, ayrıca vergi denetmen raporunda 2005 ve sonrasında ticari faaliyet bulunmadığına dair tespitin bu durumla çeliştiği anlaşılmakla, söz konusu tespitler arasındaki çelişkinin giderilmesi ile toplanan tüm kanıtlar değerlendirilip fiili çalışmanın var olup olmadığının açıklıkla ortaya konulduktan sonra elde edilecek sonuca göre hüküm kurulması gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin 24.06.2022 tarih ve E. 2019/190, K.2022/204 sayılı kararı ile dinlenen tanık beyanları, dosyadaki mevcut belgeler sair hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davacının aylığın kesilmesine yönelik yapılan kurum işleminin iptali ile emeklilik aylığının ödenmediği dönem yönü ile kurum tarafından ödenmesi gerektiğinin tespitine ve yaşlılık aylığının yeniden bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı birleşen davada davacı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı birleşen davada davacı Kurum vekili, müvekkili olduğu Kurum Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı tarafından düzenlenen 18.04.2011 tarih,120780/İNC/43 sayılı rapor ile diğer davalı Tasfiye Halinde Zümrüt Değerli Madenler İnş. Makine Elektrik Müh. San. Ve Tic. Ltd. Şti. sahte işyeri ve sahte sigortalılık organizasyonunda olduğu, bu işyerinin hiçbir zaman faaliyet göstermediği, diğer davalı şirkette sigortalı çalışmaları gözüken ... 'nin bu işyerinde hiç çalışmadığını beyan ettiği, vergi denetmeni tarafından düzenlenen 04.11.2009 tarih ve 2554/14 sayılı raporda davalı işyerinin herhangi bir ticari faaliyetinin olmadığı, düzenlediği tüm faturaların herhangi bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmayan ve komisyon karşılığı düzenlenmiş sahte faturalar olduğu, yine vergi denetmeni tarafından düzenlenen 12.10.2009 tarih ve 2009 1466/94 sayılı rapor ile diğer davalı işveren hakkında sahte fatura düzenlenmesi sebebiyle suç duyurusunda bulunması gerektiği, Sosyal Güvenlik Kontrol Memurluğu tarafından düzenlenen rapor ile ... Metal İnş. Makine Elektrik Müh. San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin hiçbir zaman faaliyet göstermediği ...''tespit edilmiş davacının bu işyerinde geçen çalışmalarının sahte olduğunun anlaşılması üzerine yaşlılık aylığı durdurulduğunu, bordro tanıkları dinlenmediğini, dvalı Kurum aleyhine fazla vekalet ücretine hükmedildiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Asıl dava, iptale konu sigortalılık süresinin geçerli olduğu ile ilk tahsis tarihi itibariyle emeklilik hakkı kazandığının tespiti, ödenmeyen aylıkların faiziyle tahsili, icra dosyasında borçlu olmadığının tespiti, birleşen dava itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

Sahte sigortalılığa dayanan davalar hizmet tespiti içerikli olmakla, davanın yasal dayanağını oluşturan 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinde bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunlu olup mahkemece, tarafların sunduğu deliller ile yetinilmemeli, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri esas alınarak kendiliğinden araştırma ilkesi benimsenmeli, sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır.

  1. Değerlendirme

Davacı, Kurum denetmen raporuyla 12.02.2007 30.09.2007 tarihleri arasındaki sigortalılık bildirimlerinin iptali nedeniyle emeklilik hakkını kaybettiğini, 01.11.2009 01.06.2011 tarihleri arasında almış olduğu yaşlılık aylıklarının tahsiline ilişkin borç bildirim yazısı gönderildiğini ve icra takibi başlatıldığını belirterek iptale konu sigortalılık süresinin geçerli olduğu ile ilk tahsis tarihi itibariyle emeklilik hakkı kazandığının tespiti, ödenmeyen aylıkların faiziyle tahsili, icra dosyasında borçlu olmadığının tespiti talebiyle eldeki davayı açmış, davalı kurum tarafından açılan ve birleşen davada ise söz konusu aylıkların tahsiline yönelik başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talep edilmiş olup Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde asıl dava yönünden davacının emeklilik aylığının iptal edilmesine ilişkin kurum işleminin iptali ile iptal edilen 227 günlük sigortalılık süresinin geçerli olduğunun ve yaşlılık aylığına ilk tahsis tarihi itibariyle hak kazandığının tespitine, davacının ... 3.İcra müdürlüğünün 2011/21061 Esas sayılı icra dosyası kapsamında borçlu olmadığının tespitine, inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş olup verilen kararın eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olup bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği, yapılan araştırmanın hüküm kurmaya yeterli olmadığı anlaşılmaktadır.

Önceki bozma ilamında, inceleme konusu davada mahkemece, Kurum tespit ve bulgularının aksinin aynı derecede somut, inandırıcı, gerçeklere dayalı delillerle kanıtlanması gereğinden hareketle, dava konusu hizmetlere ilişkin olarak aylık prim ve hizmet belgelerinde kayıtlı olup sigortalılıkları kurumca geçersiz sayılmayan bordro tanıklarının bilgi ve görgülerine başvurulması, aynı çevrede faaliyet yürüten işverenler ve çalışanların yöntemince belirlenerek dinlenilmesi, belirdiği takdirde tanık anlatımları arasındaki çelişkilerin giderilmesi, işyerinin faaliyeti ve kapasitesi, çalışma şekli ve düzeni, davacının yaptığı işin ne olduğu, nasıl yerine getirildiği, günlük/haftalık çalışma saatlerinin saptanması, işyerinin fiilen faal olup olmadığının belirlenmesi, işyerlerinin ticari faaliyetinin kapsamına, ticaret ve çalışma hayatının gerçeklerine göre, çekişme konusu dönemlerde Kuruma bildirildiği kadar sigortalının bu işyerlerinde çalışıp çalışamayacağının irdelenmesi, 19.04.2007 tarihli yoklama fişinde şirketin 15 işçisinin bulunduğu belirtilmekle birlikte bu dönem bordro kayıtlarına bakıldığında 40 kişinin sigortalı olarak göründüğü gözönünde bulundurulduğunda, ayrıca vergi denetmen raporunda 2005 ve sonrasında ticari faaliyet bulunmadığına dair tespitin bu durumla çeliştiği anlaşılmakla, söz konusu tespitler arasındaki çelişkinin giderilmesi ile toplanan tüm kanıtlar değerlendirilip fiili çalışmanın var olup olmadığı açıklıkla ortaya konulması gerektiği belirtilmesine ve bozma ilamına uyulmasına rağmen bordro tanığı dinlenilmediği, yalnızca bozma ilamı öncesinde çalışması iptal edildiği halde Mahkeme ilamı ile çalışmaları tespit edilen ve bordro tanığı konumuna gelen ...'ın bordro tanığı olarak dinlenildiği anlaşılmakla; çalışmaları iptal edilip Mahkeme kararı ile çalışmaları tespit edilen başka bordro tanıkları olup olmadığı araştırılıp tanık olarak beyanları alınmalı, bozma ilamında belirtilen hususlar gözönünde bulundurularak komşu işyerleri belirlenip işverenler ve çalışanları tespit edilerek dinlenilmeli, işyerinin faaliyeti ve kapasitesi, çalışma şekli ve düzeni, davacının yaptığı işin ne olduğu, nasıl yerine getirildiği, günlük/haftalık çalışma saatleri saptanmalı, işyerinin fiilen faal olup olmadığı belirlenmeli, davacının 2007/2 9 ayları döneminde fiilen çalıştığını iddia ettiği, 19.04.2007 tarihli yoklama fişinde şirketin 15 işçisinin bulunduğu belirtilmekle birlikte bu dönem bordro kayıtlarında 40 kişinin sigortalı olarak göründüğü, ayrıca vergi denetmen raporunda 2005 ve sonrasında ticari faaliyet bulunmadığına dair tespitler bulunması karşısında davacının fiili çalışmasının var olup olmadığı açıklıkla ortaya konulmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

  1. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

23.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

bozmadansürecikararcevapssgsskyargılamatemyizvı.kararımahkemesiderecebozulmasınasonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:31:11

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim