Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/999

Karar No

2023/1588

Karar Tarihi

23 Şubat 2023

...

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/763 E., 2022/1696 K.

...

HÜKÜM/KARAR: Esastan red

İLK DERECE MAHKEMESİ: Eskişehir 1. İş Mahkemesi

SAYISI: 2019/390 E., 2021/251 K.

Taraflar arasındaki hizmet sürelerinin ve prime esas kazancın tespiti istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin davalı işveren bünyesinde 11.10.2016 07.12.2018 tarihleri arasında aylık 2850,00 TL ücretle hamurkar ustası olarak çalıştığını, müvekkilinin iş akdini davalı tarafından ücret, fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil ve diğer alacaklarının davalı tarafından tam ve zamanında ödenmemesi nedeniyle fesih ettiğini, davalı tarafından müvekkilinin çalıştığı dönemlerin SGK'ya bildirilmediğini belirterek, davacı müvekkilinin 11.10.2016 07.12.2018 tarihleri arasında davalı yanında aldığı ücret üzerinden çalıştığının tespitini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP

1.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili işyerinde herhangi bir çalışmasının bulunmadığını, davacının davasını hak düşürücü süreden sonra açtığını, bu nedenle reddinin gerektiğini beyanla, davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.

2.Feri müdahil vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili kurum kayıtlarının resmi belge niteliğinde olduğunu, kurum kayıtlarında görünmeyen çalışma iddialarının gerçeği yansıtmadığını, müvekkili kurum kayıtlarında davacının iddia ettiği dönemlerde çalışma kaydının bildirilmediğini, olayın kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle gerçek çalışmanın eksiksiz bir biçimde araştırılması gerektiğini beyanla, davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI

İlk derece mahkemesince; " Davacının davasının kabulü ile; davacının davalı yanında 11.10.2016 07.12.2018 tarihleri arasında asgari ücretle çalıştığının tespitine," karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF

A.İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:

1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece müvekkilinin davalı yanında 11.10.2016 07.12.2018 tarihleri arasında asgari ücretle çalıştığının tespitine karar verildiği, ancak müvekkilinin davalı iş yerinde aylık 2.850,00 TL net ücret ile çalıştığını, bu nedenle kararın tespit edilen ücret yönünden usul ve hukuka aykırı olduğunu, gerek emsal ücret araştırması sonuçları, gerekse tanık beyanları ile ücret iddialarının ispatlandığını, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, emsal ücret araştırması sonuçlarının yazılı delil olarak kabul edildiğini, Mahkeme’nin tanık beyanlarını ve emsal ücret araştırmalarını dikkate almaksızın karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek prime esas ücret yönünden verilen kararın kaldırılmasına, davanın tamamen kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının dava açmadan önce kuruma müracaat etmediğinden davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, bilirkişi raporu hükme esas alınabilecek nitelikte bir rapor olmadığını, davacının müvekkil nezdinde bir çalışması bulunmadığını, davacının ücrete yönelik talebinin reddedildiğinden ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulüne ilişkin hüküm kurmamasının hatalı olduğunu mahkemenin verdiği karar usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

3.Feri müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının davalı işyerinden 2016 yılına ait işe giriş bildirgesinin olmadığını, davacının davalı yanında çalışma olgusuna ilişkin tanık beyanlarının net olmadığı gibi çelişkiler bulunduğunu belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.

2.Feri müdahil kurum vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.

3.Davalı şirket vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.

C.Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava; hizmet tespiti ve prime esas kazancın tespiti talebine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 77 ve 79 ve 5510 sayılı Kanun'un 80 ve 86 ıncı maddeleridir.

  1. Değerlendirme

1 Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı ve feri müdahil kurum vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

  1. Prime esas kazanç tutarının tespiti davasının 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun Geçici 7 inci maddesi uyarınca yasal dayanağı 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 77 ve 5510 sayılı Kanun'un 80 inci maddesidir. Bu kapsamda davacı işçinin, işin ve işyerinin kapsam ve niteliği dikkate alınarak, ücretinin ve davalı ...’na davalı işveren/işverenler tarafından ödenen ve ödenmesi gereken primlerin miktarının belirlenebilmesi amacıyla, prime esas kazancın tespitinde, gerçek ücretin esas alınması koşuldur. Davanın niteliği gereği, çalışma olgusunun her türlü delille ispatlanabilmesine karşılık ücretin ispatında bu denli bir serbestlik söz konusu değildir. Çalışma olgusunun her türlü delille kanıtlanması olanağı bulunmakla birlikte; Hukuk Genel Kurulu’nun 2005/21 409 E., 2005/413 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 288 inci maddesindeki yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır. Ücret miktarı HMK’nun geçici 1 inci maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle HUMK 288 inci maddesinde belirtilen sınırları aşıyorsa, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliğe haiz olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, işçinin imzasının bulunduğu aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları gibi delillerle sigortalının imzasını taşıyan ücret bordroları veya hizmet sözleşmesinde yazılı olan ücretin gerçek olmadığı kanıtlanabilir. Yazılı delille ispat sınırın altında kalan miktar için yine HMK’nun geçici 1 inci maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle HUMK’nun 289 uncu maddesi gereğince tanık dinletilebilir. Tespiti istenen miktar sınırı aşıyor olsa bile varlığı iddia edilen çalışmanın öncesine ve sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgeler bulunuyorsa tanık dinletilmesi mümkündür. Eldeki davada, davacının prime esas kazanç yönünden talebi yazılı delille ispat sınırının altında kaldığı gözetilmeksizin, mahkemece davacının prime esas kazancının tespitine yönelik talebi hakkında, ücretinin asgari ücretten fazla olduğunun yazılı delillerle ispat edilemediği gerekçesi ile reddine karar verilmesi hatalı ise de, dosya kapsamında beyanlarına başvurulan tanıkların, davacının ücreti hususunda bilgilerinin bulunmadığını belirtmeleri karşısında, anılan hususun tanık beyanı ile de ispatı mümkün olmadığı gerekçesi ile reddine karar verilmesi gerekmektedir. Buna göre de, davanın kısmen kabulüne karar verilmemesi ve davalı lehine de vekalet ücreti ile yargılama giderlerine hükmedilmemesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

  1. Davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, 3. İlk Derece Mahkemesi kararında yer alan, “Davacının davasının kabulü ile” ibaresinin silinerek yerine “Davacının Davasının kısmen kabulü ile” ibarelerinin yazılmasına,

2 İlk Derece Mahkemesi kararında yer alan 5 inci bendin silinerek “Davacı tarafından yapılan müzekkere, posta ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 612,90 TL ile 88,80 TL harç olmak üzere toplam 701,70 TL yargılama giderinin kabul ret oranına 350,85 TL’nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,” ibarelerinin yazılmasına,

3 İlk Derece Mahkemesi kararına son bent olarak “Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 4.080,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,” ibaresinin eklenmesine ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgiliden alınmasına,

Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

Üye ...'ın muhalefetine karşı, Başkan ... ile Üyeler ..., ... ve ...'nın oyları ve oy çokluğuyla,

23.02.2023 tarihinde karar verildi.

...

KARŞI OY GERKEÇESİ

  1. Çoğunluk ile aradaki temel uyuşmazlık prime esas kazanç tespiti için, aylık ücret tutarının 6100 sayılı HMK.’un 200 ve 202 inci maddelerinde belirtilen sınırları aştığı veya bordroların işçinin imzasını taşıdığı takdirde yazılı delille kanıtlanması gerekip gerekmediği” noktasında toplanmaktadır.

  2. Daha önce Dairemizin 2020/11683 Esas, 2021/10353 Karar sayılı kararında yazılan karşı oy gerekçelerinde açıklandığı üzere;

Sigortalının prime esas kazancının tespitinde, mahkemece resen araştırma ilkesi ve delil serbestisi kapsamında her türlü delil toplanmalı, tarafların vazgeçmesi ve kabulü ile bağlı olunmadığı gibi salt tanık beyanları ile de yetinilmemeli, yukarda belirtilen 4857 sayılı İş Kanunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu hükümleri uygulanarak sigortalının yaptığı işin özellikleri(vasıflı olup olmadığı), işyerindeki ve meslekteki kıdemi, meslek unvanı, yapılan işin niteliği, işyerinin özellikleri, emsal işçilere o işyerinde veya başka işyerlerinde ödenen ücretler, örf ve adetler dikkate alındığında kayıtlarda görünen ücretle çalışmasının hayatının olağan akışına uygun bulunup bulunmadığı da değerlendirilerek ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından, sendikalardan, meslek odalarından emsal ücret araştırması yapılmalı, bu konuda açılmış işçilik alacakları davası var ve kesinleşmiş ise delil kabul edilmeli, dolayısı ile inandırıcı, ciddi deliller doğrultusunda ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonuca gidilmeli, ücretin işçinin yazılı onayı olmadan düşürüldüğü durumda ise yazılı muvafakati yoksa önceki yüksek ücreti esas alınarak prime esas kazanç saptanmalıdır.

  1. Nitekim aynı hususlar Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 02.06.2020 tarih ve 2016/10 376 Esas, 2020/306 Karar, 09.07.2020 tarih ve : 2016/21 904 Esas, 2020/554 Karar ve 16.07.2020 tarih ve 2016/10 2141 Esas, 2020/585 Karar sayılı kararları ile kabul edilmiştir.

  2. Somut uyuşmazlıkta davacı hamurkar ustası olarak çalıştığını iddia etmiştir. Ücret ilgili sözleşme yoktur. Davacı vasıflı bir işçidir. Kamu düzeni ve resen araştırma ilkesine göre vasıflı işçi olan davacının prime esas kazancının emsal ücret araştırması ve her türlü delille kanıtlanması esastır. Bordronun senet vasfı yoktur. Kararın prime esas kazancın tespiti yönünde yukarıda belirtilen prime esas kazancın tespiti yönünde yukarıda belirtilen esaslar ve Hukuk Genel Kurulu kararı uyarınca araştırma yapılmalıdır. Çoğunluk görüşü ile resen araştırma ilkesi ve kamu düzeni ilkesine aykırı olacak şekilde salt yazılı belge ile sınırlandırılarak kararın düzeltilerek onanması gerekçesine katılınmamıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

karardüzeltilerekıdavamahkemevı.kararıonanmasınaıııilkgerkeçesidereceııcevapıvistinafvtemyizkarşı

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:31:11

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim