Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/1693

Karar No

2023/1574

Karar Tarihi

22 Şubat 2023

MAHKEMESİ: İş Mahkemesi

SAYISI: 2021/234 E., 2022/375 K.

KARAR: Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen rücuen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı Kurum vekili dava dilekçesi ile kurum sigortalısı ...'ın 31.05.2012 tarihinde iş kazası sonucu vefatı nedeniyle kurum zararı olduğunu, kazanın sigortalının intihar etmesi şeklinde oluştuğunu, işverenin sigortalının işe girişinin yasal süresinde yapmadığını belirterek kusurlu olduğunu, kurum zararından sorumlu olduğunu belirterek 14.647,22 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde, müvekkillerinin kusuru bulunmadığını, hukuki sorumluluklarının olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 24.06.2015 tarihli ve 2014/303 Esas 2015/274 Karar sayılı kararı ile "...Davalı iş veren iş yerinde iş sağlığı ve güvenliğini sağlamakla yükümlü ise de; davaya konu olayın intihar niteliğinde olduğu, davalı işverenin bu şekilde bir olayı önlemek gibi bir görevi ve sorumluluğu olmadığı, davalı işverenin intihar olayında herhangi bir kusurunun bulunmadığı, sigortalının intihar etmesine sebep olduğu yönünde herhangi bir iddia ve ispatın da olmadığı, kazalı işçinin kendisinin intihar ettiği, tüm bu nedenlerle davalıların kusur sorumluluğu bulunmadığı, her ne kadar davacı kurum 5510 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesine göre talepte bulunduğunu belirtmiş ise de, kurumun yaptığı ödeme ve masrafların 5510 sayılı Kanun'un 21 inci maddesine göre tahsil imkanı bulunmaktadır. İş verenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi aranmalıdır...." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A Birinci Bozma Kararı

  1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizin 12.12.2018 tarihli ve 2016/432 E. 2018/10498 K. sayılı bozma ilamında; Mahkemece davanın yasal dayanaklarından olan ve kusursuz sorumluluk halini düzenleyen 5510 sayılı Kanun'un 23 üncü madde şartlarının varlığının usulünce araştırılması gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur.

B. İkinci Bozma Kararı

1.Bozmaya uyan Mahkemece verilen 24.02.2021 tarihli ve 2019/76 Esas E. 2021/35 K. sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiş; karara karşı davacı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

  1. Dairemizin 15.09.2021

tarihli, 2021/4861 E. 2021/10299 K. sayılı ilamında; "...Bozma sonrasında Mahkemece davacı Kurumdan sigortalının sigortasının hangi tarihte yapıldığının ve kuruma hangi tarihte bildirildiğinin sorulması üzerine Kurum tarafından sigortalıya ait hizmet döküm cetveli ile birlikte bu cetvelde gözüken sigortalılıklarına dair işverenleri tarafından sistem üzerinden verildiği anlaşılan işe giriş ve işten ayrılış bildirgeleri gönderilmiştir. Gelen işe giriş bildirgelerinden, dosya kapsamında mevcut ceza soruşturma dosyası ve Kurum müfettiş incelemesine göre olayın meydana geldiği işyeri olduğu anlaşılan 926 sicil no.lu işyerinden (... ve ort. ...) sigortalının 04.05.2012 tarihi itibariyle işe girişine ilişkin bildirgenin 31.05.2012 tarihinde verildiği ,olayın 31.05.2012 tarihinde sabah 04:00 civarında meydana geldiği, dosya kapsamındaki diğer çalışanların beyanlarından da sigortalı ve diğer işçilerin bu vardiyalı çalışmalarına 30.05.2012 saat 19:00 da başlamış oldukları hususları dikkate alınmadan Mahkemece sigortalının dava dışı 130 sicil no.lu Aykar Nakış San. Tic. Ltd. Şti. unvanlı işyerinden, olaydan yaklaşık 1 yıl öncesinde 12.05.2011 tarihi itibariyle işe girişine ilişkin 11.05.2011 tarihinde verilmiş olan işe giriş bildirgesini esas almak suretiyle olayda 5510 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesi koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir..." denilmek suretiyle karar bozulmuştur.

C. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... somut olayda, Kurum müfettiş incelemesine göre olayın meydana geldiği işyeri olduğu anlaşılan 926 sicil no.lu işyerinden (... ve ort. ...) sigortalının 04.05.2012 tarihi itibariyle işe girişine ilişkin bildirgenin 31.05.2012 tarihinde verildiği, olayın 31.05.2012 tarihinde sabah 04:00 civarında meydana geldiği, dosya kapsamındaki diğer çalışanların beyanlarından da sigortalı ve diğer işçilerin bu vardiyalı çalışmalarına 30.05.2012 saat 19:00 da başlamış oldukları, bu nedenle kurum sigortalısı ...'ın iş kazasına kadar sigortasız çalıştırıldığı anlaşılmıştır.

İnceleme konusu davada alınan kusur bilirkişi heyeti rapor ve ek raporuna göre; sigortalının intiharından davalıların kusurunun tespit edilmediği anlaşılmaktadır.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, konuya ilişkin yasal mevzuat ve Yüksek Mahkeme'nin yerleşik içtihadına (bkz. T.C. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2016/432 2018/10498 E K sayılı 12.12.2018 tarihli ilamı) göre 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 51 inci ve 52 nci maddeleri gereğince sigortalının kusurunun %50'sinden az olmamak üzere hakkaniyet indirimi yapılarak kurum zararının belirlenmesi gerektiği, buna göre işverenlerin %50 oranında kusurlu sayılmasının dosya kapsamına uygun olduğu, sonuç olarak, davalıların müteselsilen 5510 sayılı Kanun'un 12 23 üncü maddeleri ile 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 51 ve 52 nci maddeleri gereğince sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirin yarısı olan 14.647,22 TL'den sorumlu oldukları anlaşıldığındığı..." gerekçesiyle davanın kabulü ile 14.647,22 TL ilk peşin sermaye değerinin, gelir onay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

  1. Davacı Kurum vekili, davalıların %100 kusurlu olduklarını belirterek kararı temyiz etmiştir.

2.Davalılar vekili, davalıların kusuru bulunmadığından davanın reddinin gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, meydana gelen iş kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahibine yapılan peşin sermaye değerli gelir ödemesinden kaynaklanan kurum zararının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile

2.5510 sayılı Kanun'un 21 ve 23 üncü maddesi hükümleridir.

  1. Değerlendirme

  2. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  3. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden ilgililerden alınmasına,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,22.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

bozmadansürecikararcevaptemyizyargılamakabulkararımahkemesionanmasınaderecesonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:31:38

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim