Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/561
2023/1458
21 Şubat 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İş Mahkemesi
SAYISI: 2019/842 E., 2021/592 K.
...
...
HÜKÜM/KARAR: Davanın reddi
Taraflar arasında Mahkemece görülen iş kazası nedeniyle vefat eden sigortalının yakınlarının maddi ve manevi tazminat istemi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Kapatılan 21.Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; davacılar murisinin 17.06.2004 günü meydana gelen iş kazasında vefat ettiğini belirterek müteveffanın eşi ve çocukları için 1.000,00 er TL maddi, 3.000,00 er TL manevi tazminatın, tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ölümün kalp krizi neticesi olduğunu, yorgunlukla ilgisinin olmadığını, müteveffanın 15 gün önce işe başladığını, geni adamı belgesinin olduğunu, gemi adamı olarak vazifesinin 2.kaptanlık olduğunu, işe girişte işverence görülmüş ve liman idaresi tarafından kabul edildiğini, Devlet hastanesince verilmiş deniz işinde çalışabilir sağlık raporunun mevcut olduğunu, işverenin bu raporu aramaktan başka bir sorumluğunun olmadığını, kaldı ki gemi adamı belgesi için zorunlu olan sağlık raporu ve gemi adamı belgesi liman idaresince zorunluluk olarak uygulanmakta olduğunu, işverenin işçilerinin işe uygunluğu konusunda bundan başkaca mevzuatı yükümlülüğünün bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. BOZMA ÖNCESİ VE BOZMA KARARI
1.Mahkemenin 23.11.2005 tarihli ilk kararında özetle;
ölüm olayının istirahat halinde yatağında geçirilen kalp krizi nedeni ile vefat ettiği, olayın iş kazası olamayacağı, olayın iş kazası olabilmesi için ölenin eylemli çalışma sırasında meydana gelecek kalp krizinin ancak iş kazası olarak nitelendirilebileceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
2.Kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine (Kapatılan) 21.Hukuk Dairesinin 20.03.2007 tarih ve 2006/16575 esas ve 2007/4869 karar sayılı ilamında özetle; Somut olayda Sosyal Sigortalar Kurumu'nun olaydan haberdar edilmediği, yapılacak işin; davacıya olayın iş kazası sayılması ile buna bağlı olarak Kurum'ca gelir bağlanması için Sosyal Sigortalar Kurumuna müracaatta bulunması, giderek Sosyal Sigortalar Kurumu ve işvereni hasım göstermek suretiyle tespit davası açması için önel verilmek ve verilen önelin sonucuna göre karar vermekten ibaret olduğu belirtilerek mahkeme kararı bozulmuştur.
3.Bozma kararına uyan mahkemece verilen 13.12.2018 tarihli ikinci kararda özetle; Adli Tıp Kurumu ilgili kararı, ... 1.İş Mahkemesinin 2014/905 esas sayılı dava dosyasında bulunan SGK Rehberlik ve Teftiş Başkanlığının 11.06.2008 tarihli raporu, ... C.Başsavcılığının 2004/4462 soruşturma sayılı dosyasında bulunan otopsi raporu bir arada değerlendirildiğinde, davacının kalp krizi geçirmesi neticesinde vefat ettiği, kalp krizi geçirmesinde toksik yada travmatik bir bulguya rastlanmamış olması nedeni ile kalp krizinin oluşumunda zehirlenme, darp ve benzeri bir olgunun bulunmadığı, davacıların murisinin davalı iş yerindeki konum itibari ile 2.kaptan hüvviyetinde bulunduğu, davacının dinlenmeden uzun süre zor şartlar altında çalışma yaptığına dair bir delil bulunmayışı, yaptığı işin sağlığına uygun bir iş olmadığına dair dosyada bir delil bulunmadığı, bu kapsamda davalı iş verenin alması gereken bir tedbiri almama yada bilimin gerektirdiği alması gereken yada alması beklenilen tedbirleri almadığı hususunda somut bir delil bulunmayışı nedeni ile iş verenin iş kazasının meydana gelmesinde kusursuz olduğunun kabulü gerektiği, bu kapsamda hukukumuzda iş verenin sorumluluğu kusur sorumluluğu olarak belirlenmiş olması nedeni ile davanın reddine karar verilmiştir.
- Kararın davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine (Kapatılan) 21.Hukuk Dairesinin 15.10.2019 tarih ve 2019/1068 Esas 2019/6177 Karar sayılı ilamında özetle; davacının kaza öncesi ve kaza sonrası dönemlere ait, temin edilebilen tüm tıbbi belge ve raporları dosyaya celp edildikten sonra işverenin sigortalının periyodik sağlık muayenelerini yaptırıp yaptırmadığı, bu muayenelerde kalp krizi riskine yol açacak rahatsızlıklarına ilişkin bir bulguya rastlanıp rastlanmadığı, ölüm olayından önceki tarihlerde sigortalının bünyesini zorlayacak bir çalışma yaptırılıp yaptırılmadığı, olay günü sigortalıyı işyerinde rutin dışında bir gerginlik ve stres içine sokacak bir olayın cereyan edip etmediği araştırılmak, aralarında işyeri hekimliği, işgücü sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman olan bir kardiyologun da yer alacağı üçlü bilirkişi heyetinden meydana gelen iş kazası olayında davacı veya davalının kusurunun bulunup bulunmadığını, kusuru bulunanlar varsa her bir taraf için ayrı ayrı açıklanmak suretiyle nedenlerini, kalp krizinde işyeri koşullarının etkili olup olmadığını, sigortalının kendi bünyesinden kaynaklanan nedenlerin ne kadar etkili olduğunu, tarafların iddia ve itiraz sebeplerinin değerlendirilmesini de kapsar şekilde tespit eden kusur raporu aldıktan sonra oluşacak sonuca göre bir karar vermekten ibaret olduğu belirtilerek mahkeme kararı bozulmuştur.
IV. BOZMA SONRASI YARGILAMA SÜRECİ VE KARAR
Bozma kararına uyan Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen son kararda özetle; Adli Tıp Kurumu ilgili kararı, ... 1.İş Mahkemesinin 2014/905 esas sayılı dava dosyasında bulunan SGK Rehberlik ve Teftiş Başkanlığının 11.06.2008 tarihli raporu, ... C.Başsavcılığının 2004/4462 soruşturma sayılı dosyasında bulunan otopsi raporu ve Yargıtay bozma ilamı sonrası aldırılan 11.03.2021 tarihli rapor bir arada değerlendirildiğinde, davacının kalp krizi geçirmesi neticesinde vefat ettiği, kalp krizi geçirmesinde toksik yada travmatik bir bulguya rastlanmamış olması nedeni ile kalp krizinin oluşumunda zehirlenme, darp ve benzeri bir olgunun bulunmadığı, davacıların murisinin davalı iş yerindeki konum itibari ile 2 inci kaptan hüvviyetinde bulunduğu, davacının dinlenmeden uzun süre zor şartlar altında çalışma yaptığına dair bir delil bulunmayışı, yaptığı işin sağlığına uygun bir iş olmadığına dair dosyada bir delil bulunmadığı, bu kapsamda davalı iş verenin alması gereken bir tedbiri almama yada bilimin gerektirdiği alması gereken yada alması beklenilen tedbirleri almadığı hususunda somut bir delil bulunmayışı nedeni ile iş verenin iş kazasının meydana gelmesinde kusursuz olduğunun kabulü gerektiği, bu kapsamda hukukumuzda iş verenin sorumluluğu kusur sorumluluğu olarak belirlenmiş olması nedeni ile davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; Davalı tarafça yargılamanın neticelendirilmesi adına önem arz eden ve şirket bünyesinde bulunan bilgi ve belgelerin sunulmamış olması karşısında davanın yapılan yargılamasında davalı işverenin kusurunun ispatlanamadığından bahisle davanın reddine karar verilmesinin hukuken kabul edilebilir olmadığını, nitekim davalıya yazılan müzekkerelere cevap verilmemesi halinde sonuçları hakkında hiçbir ihtar gönderilmemiş, suç duyurusunda bulunulmamış, davalı şirketin takdirine bırakılan durumun müvekkillerin aleyhine yorumlanarak kanaate varıldığını, kaza öncesi dönemde müteveffanın herhangi bir rahatsızlığının bulunmadığı, bir sağlık problemi olsa da işveren tarafından yaptırılması gereken sağlık kontrollerinden geçemeyeceği, 2 inci gemi adamı olarak çalışamayacağı, muris... 'in çok yoğun çalıştığı, bu yoğun çalışması nedeniyle eve on günde bir, hatta bazen ayda bir geldiğ, seferler arasında zaman olmadığı, seferler arası dinlenme süresinin ancak 1 gün olduğu, 2 gün olduğu durumlarda ise yoğunluk nedeniyle 1 gününü evde diğer gününü ise yine limanda çalışarak geçirdiği, murisin eve çok yorgun geldiğ, murisin çalışma dönemlerinde sık sık uyku saatinin 2 3 saate düştüğü, gemide 2. Kaptan olması nedeniyle tüm yükün üzerinde olduğu, geminin yüklenmesinden boşaltılmasına kadar tüm aşamalarda bilfiil bulunduğu, bazı dönemlerde ara vermeksizin iki sefer üst üste yaptığı belirtilmiş olmasına rağmen yerel mahkemece bu hususlara ilişkin de hiçbir değerlendirme ve inceleme yapılmadığını, bu yoğun çalışma temposunun kalp krizini tetikleyip tetiklemeyeceği hususunda uzman görüşü dahi aldırılmadığını, dosya kapsamındaki bilgi, belgeler ve tanık beyanları göz önünde bulundurularak; ölüm olayından önceki tarihlerde sigortalının bünyesini zorlayacak bir çalışma yaptırılıp yaptırılmadığı, kaçıncı seferi olduğu ve kaç gün ara dinlenme yaptığı, olay günü sigortalıyı iş yerinde rutin dışında bir gerginlik ve stres içine sokacak bir olayın cereyan edip etmediğine ilişkin bir tespit de bulunmadığını, öte yandan kalp krizinde işyeri koşullarının etkili olup olmadığı ve sigortalının kendi bünyesinden kaynaklanan nedenler var ise ne kadar etkili olduğuna ilişkin değerlendirme yapılmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporlarında müteveffaya 25.03.2003 tarihinde gemi adamı sağlık yoklama belgesi verildiği ve bu belgenin geçerliliğinin 2 yıl olduğundan bahsedilmekte ve bu belge nedeniyle 2 yıllık süre içerisinde herhangi bir periyodik sağlık kontrolü yapılmasına gerek olmadığına kanaat getirdiklerini düşünmekte oldukklarını ancak bilirkişilerin bu yöndeki düşüncelerinin usule, yasaya, uygulamaya aykırı olduğunu, yerel mahkemece dava konusu somut olay açısından davalı işverenin kusursuz sorumluluğu söz konusu olmasına rağmen bu hususa yönelik de değerlendirme yapılmadığını beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasında vefat eden sigortalının yakınlarının maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı HMK Geçici 3/2 maddesi delaletiyle uygulama imkanı bulan 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 1086 sayılı HUMK’nun 427 ilâ 444 üncü maddeleri, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun 2 inci maddesi gereğince uygulanma olanağı bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 5 inci maddesi ve iş kazasının tespit tarihi itibariyle yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alındığında 818 sayılı Borçlar Kanun'un 41,42,43,44,46 ve 47 inci maddeleri ile 332 inci maddesi, 4857 sayılı İş Kanun'un 77 inci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 21 inci maddesi.
-
Değerlendirme
-
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz kapsam ve nedenlerine göre, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle
1.Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
-
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgililere yükletilmesine,
-
Dosyanın kararı verene Mahkemeye gönderilmesine,
21.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:32:06