Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/14425
2023/137
11 Ocak 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/688 E., 2022/1480 K.
FER'Î MÜDAHİL: ... Başkanlığı vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ: 20.04.2015
KARAR: Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Çumra Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI: 2015/163 E., 2019/568 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili, müvekkili ...'nın 10.04.1984 tarihinde ... Köyü ... işyeri sicil numaralı Tüzel Kişiliğinde köy bekçisi olarak çalışmaya başladığını, müvekkilinin 1994 yılına kadar aralıksız çalışıp bu tarihte görevine son verildiğini, müvekkilinin 1984 1985 yıllarında 4 aylık hizmetinin SGK kayıtlarında gözükmediğini, müvekkilinin 10.04.1984 04.01.1994 tarihleri arasında aralıksız çalışmasına rağmen bu çalışmaların SGK'ya eksik sunulduğunu, müvekkilinin çalışmış olduğunun tanıklar ve o dönemdeki muhtar ve aza olarak görev yapan kişilerin anlatımıyla ortaya çıkacağını, müvekkiline 07.15.1989 tarihli Köy Masraf Senedi ve İta Emri başlıklı köy muhtarı imzalı belgeden müvekkiline köy muhtarlığınca 1989 yılına ait koruma ücreti ödendiğini, 01.06.1991 tarihli Köy Masraf Senedi ve İta Emri başlıklı köy muhtarı ve azası imzalı belgeden müvekkile 1991 yılına ait köy bekçisi ücreti ödendiğini, 04.01.1994 tarihli Köy Masraf Senedi ve İta Emri başlıklı köy muhtarı ve azası imzalı belgeden yine müvekkiline ücret ödemesi yapıldığını, ve bu sürelerde daval işveren bünyesinde müvekkilinin aralıksız çalıştığının anlaşıldığını, buna ilişkin belgelerin dilekçe ekinde sunduklarını, ... Tüzel Kişiliğinin, Çumra Belediye Başkanlığına katıldığından, tüzel kişiliği sona ermiş olması sebebiyle iş bu dava Çumra Belediye Başkanlığına yöneltildiğini, açılan davanın SGK'ya resen ihbar edilmesi gerektiğinden, iş bu davaya SGK'nın feri müdahil olarak ihbar edilmesini talep ettiklerini, işe giriş bildirgesi, aylık sigorta primleri bildirgesi, dört aylık sigorta primleri bordrosu, sigortalı hesap fişi vb. Gibi belgelerden biririr kuruma verilmesi işverence sigortalılık hizmetlerinin eksik bildirilmiş olması hallerinde hak düşürücü sürenin işlemediğinin kabul edildiği, davacının sigortalı çalışmalarının kuruma kısmen bildirdiği hallerde eksik bildirimlere yönelik olarak açılan davada hak düşürücü sürenin işlemeyeceğini, mahkemece işin esasına girilerek, çalışma iddiasının gerçek ve fiili olup olmadığı üzerinde durularak uyuşmazlık konusu dönemi kapsayacak şekilde dönem bordrolarının getirtilip bordro tanıklarını resen tespit edip dinlenmesi, gerekli görülmesi halinde kurumdan sorulmak suretiyle veya zabıta araştırmasıyla uyuzmazlık konusu dönemi kapsayacak şkeilde tespit edilecek komşu işyerlerinin işverenleri veya bu işverenlerin resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlarının beyanlarına başvurulurak, komşu işyeri tanıklarının çalışma süresini tereddütsüz belirlemek amacıyla gerekirse hizmet döküm cetvellerini getirtmek, davacının çalışması kesintisiz yani blok alışma niteliğindeyse hak düşürücü sürenin oluşmayacağı hususunda dikkate alınarak davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirmesi nedeniyle araştırma genişletilerek değerlendirilmesinin gerektiği, müvekkilinin işe giriş bildirgesi 1984 1985 yıllarına ilişkin dört aylık sigorta primleri bordrosu vb belgeler davalı işverence kuruma verildiği, ancak tüm hizmetlere ilişkin bildirimlerin SGK ya yapıldığı, bu sebeple hak düşürücü süreden bahsediemeyeceğini, dosyada mevcut belgelerle müvekkilinin 1984 1994 yılları arasında davalı işveren bünyesinde aralıksız çalıştığının ortaya çıkacağının, açıklanan tüm sebeplerle müvekkilinin 10.04.1984 tarihinden 04.01.1984 tarihine kadar geçen süre içinde ... işyeri nolu 6360 sayılı kanunla davalı Çumra Belediye Başkanlığına katılan ... Köyü Tüzel Kişiliğinde çalıştığının ve bu tarihler arasında aralıksız olarak SGK kapsamında sigortalı olduğunun tespitine karar verilerek, buna ilişkin SGK kayıtların düzeltilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ettikleri görülmektedir.
II.CEVAP
Feri müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; mahkemenin yetkisiz olduğunu, yetki mahkemenin ... olduğunu, davanın yetkisizlik yönüyle reddini talep ettiklerini, tespit davalarında zaman aşımı süresinin 5 yıl olduğunu, davacının 10.04.1984 04.01.1994 tarihlerine ilişkin hizmet tespiti davası açtığını, davacının bu talebinin zaman aşımına uğradığını, davacının sunmuş olduğu belgelerin zaman aşımını kesen belgeler olmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesinin gerektiğini, müvekkili kurumun yapmış olduğu işlemlerin hukuka ve usulü uygun olduğunu, bu tür davaların kamu düzenini ilgilendiren davalar olduğunu, davacının çalıştığı iddia edilen dönemlere ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği, ya da kurumca tespit edilip edilmediği, iddia edilen dönemde iş yerinin gerçekte var olup olmadığı, 506 5510 sayılı yasa kapsamında olup olmadığı, çalışma iddiasının gerçeğe uygunluğunun araştırılmasının gerektiği, çalışma saptandığında, çalışmanın hizmet akdi niteliğinde olup olmadığının, sigortalı çalışma olup olmadığı konusunun araştırılmasının gerektiği, davanın açılmasında bir kusurları bulunmadığından vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesini, açıklanan tüm nedenlerle her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla davanın reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı Çumra Belediyesi vekilinin cevap dilekçesini sunmak üzere süre talep ettiği, ancak cevap dilekçesi sunmamış olduğu, süre uzatım dilekçesinde davanın reddine karar verilerek yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. görülmektedir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Uyuşmazlık hizmet tespitine ilişkindir. Dosya arasına alınan ve davacıya ödeme yapıldığına dair " köy masraf senedi ve ita emri " başlıklı belgeler, ... Köyü Muhtarlığından kuruma yapılan ancak davacının sigortalı hesap cetvelinde yer almayan bildirimlerin, adı geçen köyde benzer soyadına sahip başka bir kimse olmadığı ve dinlenen tanık beyanlarına göre bildirimin yapıldığı tarihlerde davacının köyde çalışmasının bulunduğu anlaşılmakla davacıya ait olduğunun ancak bazı bilgiler eksik ya da yanlış olduğundan davacının sigortalı hesap cetvelinde yer almadığı, davacı tanıkları ve kamu tanığı olarak dinlenen diğer tanıkların beyanları birlikte değerlendirildiğinde davacının talebe konu yıllar arasında kesintisiz bir çalışmasının bulunmadığı, 1984 yılından itibaren bir süre köy bekçiliği yaptığı ancak bu durumun sürekli bir çalışma şeklinde devam etmediği, iş olduğunda yevmiye usulü çağırıldığı, bazen de 3 4 ay kır bekçiliği yaptığı, bu haliyle köyün bir kısım işlerini ayrı ayrı zamanlarda yaptığı anlaşılmış olup, bahse konu işe giriş bildirgesi, bazı tarihlere ait ödeme belgeleri de göz önünde bulundurulduğunda, davacının işe giriş bildirgesinin kuruma verilmesi nedeniyle hak düşürücü sürenin somut olayda işlemeyeceği, ayrıca hizmet tespitine ilişkin taleplerde dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumuna başvuru şartının bulunmadığı anlaşılmakla; 1984/1 döneminde 21 gün, 1984/2 döneminde 120 gün, 1984/3 döneminde 120 gün, 1985/1 döneminde 30 gün, 1985 yılı 5 ayında 9 gün, 1989 yılı 5 ayında 15 gün, 1991 yılı 5 ayında 9 gün, 1994 yılı 1 ayında 4 gün olmak üzere toplam 328 gün hizmetinin eksik bildirildiği vicdani kanaatine varıldığı gerekçesiyle,
Davanın kısmen kabulüne;
1984/1 döneminde 21 gün, 1984/2 döneminde 120 gün, 1984/3 döneminde 120 gün, 1985/1 döneminde 30 gün, 1985 yılı 5 ayında 9 gün, 1989 yılı 5 ayında 15 gün, 1991 yılı 5 ayında 9 gün, 1994 yılı 1 ayında 4 gün olmak üzere toplam 328 gün hizmetinin eksik bildirildiğine ve bu sürelerde çalıştığının tespitine, 29.07.2019 tarihli bilirkişi raporun kararın ekinden sayılmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile fer'i müdahil vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
1.Davalı Vekilinin İstinaf Sebepleri
Davalı Çumra Belediyesi vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre yönünden reddi gerekirken kısmi kabul yönünde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, 506 sayılı Yasa'nın 79/8 maddesinde sigortalının hizmet tespit davalarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonunda başlayarak 5 yıl içerisinde açmaları gerektiğinin öngörüldüğü, hizmetlerin geçtiği iddia edilen dönemlerdeki meri kanun uyarınca 5 yıllık dava açma süresi kabul edilmişken 20.06.1987 tarih ve 3395 sayılı kanunla bu sürenin 10 yıla çıkarıldığı, her iki kanun yürürlükte olduğu dönemlere göre incelendiğinde davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı, yerleşik Yargıtay kararları uyarınca köy bekçisi olarak hizmet tespiti yönünde karar verilebilmesi için köy karar defterinde davacının bekçi seçildiğine dair kararın bulunması gerektiği, davacının çalışmasının kuşklu ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde ortaya konmadığı, dönemin muhtar ve azaları dinlenmeli, köy defterinde bekçi alımıyla ilgili karar alınmış mı alınmamış mı bu hususun araştırılması ve hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde delillerin değerlendirilip sonuca göre karar verilmesi gerektiği gerekçeleriyle, yerel mahkemece verilen kararda aleyhlerine olan hususların kaldırılması talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
2.Feri müdahil Vekilinin İstinaf Sebepleri
Fer'i müdahil SGK vekili istinaf dilekçesinde özetle; sigortalıların, sigortalı çalışmaya başladıkları tarihten itibaren Kuruma çalışmaya başladıklarını bildirmek zorunda olduğu, sigortalının bu görevini yerine getirmediği ve Kurumu bilgilendirmediği, kurum işlemlerinin yazılı mevzuat hükümleri gereği yapıldığı, hukuka ya da yasaya aykırı işlem bulunmadığı, davacının tespitini istediği dönem ile ilgili olarak müvekkil kurumun bir kamu kurumu olması nedeniyle nezdindeki belgelerin resmi nitelikte iken “hizmet verildiği” gerekçesi ile itibar edilerek, davanın karar verilmesine yer olmadığı yönünde hüküm kurulmasının ve hizmet tespit edilmiş olmasının haksız ve hukuka aykırı olduğu, davacının fiili çalışmasının hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde ortaya konmadığı, davanın açılmasına kurum sebebiyet vermediğinden yargılama giderleri ile vekalet ücretinin kurumun aleyhine hükmedilmeyeceği, dava açılış tarihi itibarı ile fer'i müdahil değil davalı taraf olduklarını, kurum lehine vekalet ücreti hükmedilmemesi ve yerel mahkeme kararının kurum lehine kaldırılması gerektiği gerekçeleriyle, yerel mahkemece verilen kararın kurum lehine kaldırılması talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuşlardır.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun Geçici 7. maddesi uyarınca davanın yasal dayanağı 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 79/10. maddesi,
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
...
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:46:06