Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/10483
2023/13637
28 Aralık 2023
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/2027 E., 2022/2142 K.
KARAR: Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 1. İş Mahkemesi
SAYISI: 2019/13 E., 2022/65 K.
Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, "03.11.2008 günü ... ili ... ilçesi Akbaş köyü Çebiçini mevkinde ormanlık alanı içinde orman yol yapımı işini üstlenen ... Hafriyat Nak. İnş. Taah. Gıda Tur. Pet. ve Orm. Ürün. San. Tic. Ltd. Şti. çalışanı olan müvekkilinin eşi müteveffa ...'un davalıların kusurları yüzünden vefat ettiğini, uğramış olduğu ölüm cismani zarardan dolayı şimdilik yasal hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL maddi ve 190.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren en yüksek avans faizini müştereken ve müteselsilen tahsili ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini" talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
1.Davalı Orman Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde "davacı tarafın açmış olduğu davanın öncelikle zamanaşımına uğramış olup usulden reddinin gerektiğini, olay ile ilgili idarenin atfı kabil herhangi bir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, asli kusurlunun davacının eşi müteveffa ... olduğunu, idarenin akdi olarak kusurlu olmadığını aynı zamanda işverenin de diğer davalı firma olduğunu, kontrol mekanizması kurması gereken ve bundan sorumlu olan işveren olan yüklenici firma olduğunu, aleyhe iddiaları kabul etmediklerini, davacının davasının reddini" talep etmiştir.
2.Davalı ... Hafriyat...Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde, "meydana gelen olayın müvekkilin olay yerinde olmadığı zamanda gerçekleştiğini, müteveffanın ehliyetini evde unutması üzerine sadece makineleri yağlama işinde çalışmasının söylendiğini, oysa ustası olan ...'nın kullanması gereken iş makinesinin müteveffaya kullandırılıp ölümüne sebep olunmasında ...'nın sorumlu olduğunu, müteveffanın baret kullanmaksızın işverenin talimatına aykırı olarak iş makinesi kullandığını, nerelerde tehlike var herhangi bir bilgisi olmadan taş delmeye çalıştığını, ölenin ihmal ve dikkatsizliği nedeniyle ve talimatlara uymaması sonucu olduğunu, müvekkilin çalışma sahasında iken bütün çalışanlarına hem kendi işlerini yapmaları hem de gerekli önlemler alarak çalışmaları konusunda her zaman uyarıldığını, kazanın işverenin işi görülürken gerçekleşmiş olması sorumluluk için yeterli olmayıp eylemle zarar arasındaki uygun neden sonuç bağının işçinin ya da üçüncü kişinin kusuru ile kesilmemiş olmasının da zorunluluğunu, olayın müteveffanın ve 3 üncü kişinin kusuru ile gerçekleştiğini ve illiyet bağının tamamen koptuğunu, ayrıca davacının duyumlara göre eşinin vefatından kısa bir süre sonra yeniden dini nikahla evlendiğini, başka bir şahısla yaşadığını, bu hususun araştırılmasını, zira ağır manevi zarar ve üzüntü ile bağdaşmayacak bir davranış olduğunu, davacının eşi hayattayken hangi oranda fayda gördüğü ve şimdi nasıl hayatını idame ettirdiği konularıyla birlikte araştırıldığını, şayet dini nikahla evlenmiş ise, eşinin üzüntüsünü bir kenara bırakıp başka bir erkekle yeni bir hayat kurması maddi ve manevi tazminat taleplerini mesnetsiz bırakacağını, davacının davasının reddini" talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; davanın kısmen kabulü ile 1 Davacının maddi tazminat taleplerinin reddine, 2 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 03.11.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine şeklinde karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının destekten yoksun kalma tazminatı hesaplatıldıktan sonra, Taşkent Jandarma İlçe Komutanlığının, davacının ... adlı şahıs ile yaklaşık 2 yıl birlikte yaşadığına, daha sonra ayrıldığına dair 21.11.2017 tarihli tutanağından hareketle yeniden hesap raporu alındığını ve bu rapor ile tazminat miktarının düşürüldüğünü, oysa iddiaların resmi nikaha dayalı olmayıp soyut tespitlere dayandığını, ayrıca kadının evlenme ihtimalinin hüküm tarihindeki yaşı ve diğer özellikleri göz önünde tutularak saptanması gerektiğini, kaza tarihinden itibaren hesaplanarak indirime gidilmesinin hukuk aykırı olduğunu, davacının başka bir şahısla birlikte yaşadığı iddia edilen 2 yıllık süre için herhangi bir tazminat hesaplaması yapılmadığını, oysa, ikinci evliliğin, öncekinin yaşam düzeyini sağlayamamış olması durumunda, ölen eşten dolayı destekten yoksunluğun hesaplanması gerektiğini, ikinci evliliğin kendisine sağladığı yaşam düzeyi, öncekinin altında kalmışsa, davacının önceki ve sonraki yaşam düzeyleri arasındaki fark tutarında tazminat isteyebileceğini, hükme esas alınan 21.02.2022 tarihli aktüerya bilirkişi raporunda destekten yoksun kalma tazminatının yeniden evlenme tarihine kadar hesaplandığını, ancak davacının ikinci destekten ayrıldıktan sonraki dönemi için herhangi bir hesaplama yapılmadığını, ayrıca raporda müteveffanın gelirinin asgari ücret olarak değerlendirildiğini, oysa gelirin asgari ücretin 3 katı olduğunu, bu nedenle 21.02.2022 tarihli aktüerya bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, hükmedilen manevi tazminatın da düşük olduğunu ve davacının acısını dindirmeyeceğinin açık olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı Orman Genel Müdürlüğü vekili istinaf dilekçesinde özetle; söz konusu orman yolu yapımı işinin, eser sözleşmesi ve anahtar teslimi diye adlandırılan iş yapım şekliyle diğer davalı şirkete verildiğini, davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi oluşmadığını, bu nedenle İdarenin olayda herhangi bir kusurunun ve sorumluluğunun bulunmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın müvekkili davalı yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3.Davalı ... Hafriyat ... Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükmedilen manevi tazminatın dosya kapsamına göre fahiş olduğunu, davacının olay nedeniyle üzüntü duyacağı kabul edilse bile, kaza olayının üzerinden bir yıl geçmeden 2010 yılında evlendiğini, daha sonra boşandığını, yargılama sırasında düzenlenen kolluk tutanağından anlaşılacağı üzere başka bir şahısla birlikte yaşamaya başladığını ve bu şahıstan iki çocuğu olduğunu, ayrıca davanın kazadan 4 yıl sonra açıldığını, bu süreçte elemin azaldığının göz önüne alınması gerektiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve manevi tazminatın hakkaniyete uygun bir tutar olarak tespitini talep etmiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava maddi ve manevi tazminat tazminat talebine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13, 16 ve 20 nci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4 üncü maddeleri.
-
Değerlendirme
-
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:32:00