Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/12191

Karar No

2023/13601

Karar Tarihi

27 Aralık 2023

MAHKEMESİ: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/905 E., 2021/1271 K.

KARAR: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: Samsun 3. İş Mahkemesi

SAYISI: 2019/233 E., 2020/352 K.

Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ile davalı SGK vekilinin başvurusunun esastan reddine, davalı ...Ş. ve davalı Kurum vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın davalı Kurum yönünden kısmen kabulüne diğer davalı ...Ş. yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı vekili ile davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde davalı ... Aş'nin 23888072 nolu poliçe ile sigortalısı ... adına kayıtlı bulunan ... plaka numaralı aracın, ... sevk ve idaresinde iken, sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu tek taraflı ve yaralamalı trafik kazasına neden olduğunu, müvekkilinin sigortalıları ... ve ... araçta yolcu olup kaza nedeniyle yaralandıklarını, tedavi giderleri ve malüllük sigortası maaşının müvekilince ödendiğini, zararın karşılanması amacıyla yapılan ödemelere ilişkin belgeler ve tercümelerinin dilekçe ekinde sunulduğunu, ... için 01/2011 tarihli 6.608,17 Euro, ... için 23.10.2012 tarihli 5.625,44 Euro ve 6.563,02 Euro ödeme havale belgeleri ile ödeme yapıldığının anlaşıldığını, belirterek müvekkilinin sigortalılarına ödemiş olduğu toplam 18.796,63 Euronun fatura ve bege tarihlerine göre 6.608,17 Euro için 31.08.2011 tarihinden, 5.625,44 euro için 23/10/2012 tarihinden, 6.563,02 Euro için 31.12.2013 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte, davalılardan fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydı ile rücuen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde, zamanaşımı süresinin dolduğunu, KTK 109.ve Sigorta Genel Şartları'nın C.8 maddeleri uyarınca davacının talebinin zamanaşımına uğramış olduğunu, dava dilekçesinde bahsi geçen ... plakalı aracın müvekkil şirkete 11.04.2009 11.04.2010 tarihleri arasında geçerli olmak üzere 23888072 numaralı Zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, şirketin aleyhine açılmış iş bu dava ile mezkur kazada yaralanan ... ve ...'ın tedavi giderleri ile malullük sigortası maaşlarının özel sağlık sigorta poliçesinden karşılandığını ve ödenen bu giderlerin müvekkil şirketten rücuen tahsilinin talep edildiğinin anlaşıldığını, tedavi giderlerine ilişkin müvekil şirketin sorumluluğu bulunmamakta olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.

2.Davalı ... Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde, davacı Avusturya Emeklilik Sigortası Kurumunun, sigortalıları ... ve ... için Türkiye'de geçirmiş oldukları trafik kazası nedeniyle yapmış olduğu tedavi giderleri ile ödediği malullük sigortası maaşının rücuen tazmini amacıyla müvekkil kuruma ve kazaya seebiyet veren aracın sigortasını yapan sigorta şirketine karşı işbu davayı açmış olduğunu, kurumuna karşı açılan bu davanın, haksız ve usul ve yasaya aykırı olup reddinin gerektiğini, öncelikle husumet itirazında bulunduklarını, ayrıca kabulü tazammum etmemek kaydıyla 6111 sayılı kanunun 59 maddesi ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98 maddesi kapsamında tedavi giderleri yönünden bir düzenleme yapılmış olup, bu yeni dözenleme ile getirilen değişikliğin davacı tarafın açmış olduğu iş bu davadaki malullük sigortası maaşı taleplerini kapsamadığını, bu talepler yönünden, kurumun hiçbir şekilde davanın muhatabı olmadığını, davanın reddinin gerektiğini, teminat gösterilmesi gerektiğini, iki yıllık zamanaşımı süresi geçirildikten sonra müvekkil kuruma karşı açılan bu davanın zamanaşımı uğramış olduğunu, bu nedenle zamanaşımı itirazında bulunduklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davacı tarafından davalı SGK aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile; 6.608,17 EURO tedavi gideri yabancı para alacağının fiili ödeme günündeki Euro'nun T.C. Merkez Bankası efektif satış kuru TL karşılığının ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı SGK'dan tahsili ile davacıya ödenmesine,

Davacı tarafından davalı ...Ş. aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile 5.625,44 EURO ve 6.563,02 EURO geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik yabancı para alacağının fiili ödeme günündeki Euro'nun T.C. Merkez Bankası efektif satış kuru TL karşılığının ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...Ş 'den(poliçe miktarı ile sınırlı olmak kaydı ile) tahsili ile davacıya ödenmesine,

Fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde, işbu davadaki taleplerinin yerel mahkemece verilen hükmü kabul etmekle birlikte taleplerinin 18.796,63 Euro'nun Türk Lirası karşılığı olduğu, yerel mahkemece toplam taleplerinin her iki davalı açısından aynen kabul edilmiş olunmasına ve taleplerinin reddedilen herhangi bir kısmı olmamasına rağmen davanın kısmen kabulü olarak değerlendirildiği, her iki davalı yan adına haksız vekalet ücretine hükmedildiği, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün davanın kabulü olarak değiştirilerek, davalılar lehine hükmedilen vekalet ücretlerinin hükümden çıkarılmasına karar verilmesini talep ettikleri gerekçesiyle istinaf yoluna başvurmuştur.

  1. Davalı ... A,Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; Karayolları Trafik Kanunu 109 uncu maddesine göre, hakkında ceza soruşturması yapılan trafik kazaları için geçerli olan uzamış 8 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu, davacının teminat göstermek zorunda olduğu, mahkemece takdir edilecek teminat miktarının öngörülen sürede yatırılmaması halinde davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiği, 13.02.2011 tarih ve 6111 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesi ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98 inci maddesinin değiştirildiği, anılan değişiklik ile Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmi ve özel sağlık Kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın ... tarafından karşılanacağının düzenlendiği, 6111 sayılı Kanun'un, yayımı tarihinde yürürlüğe giren Geçici 1 inci maddesi ile de “Bu kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedelleri ... tarafından karşılanır. Söz konusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanunun 59 uncu maddesine göre belirlenen tutarın %20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabının yükümlülükleri sona erer.” hükmünün öngörüldüğü, işbu hükümlere göre, trafik kazalarına sağlık teminatı sağlayan zorunlu sigortalarda, sigorta şirketlerince yazılan primlerin Sosyal Güvenlik Kurumuna aktarımının gerçekleştirilmesi ile sigorta şirketlerinin bu teminat kapsamındaki yükümlülüklerinin sona ereceği, gerekçesiyle istinaf yoluna başvurmuştur.

3.Davalı ... Başkanlığı vekili istinaf dilekçesinde; davada Sosyal Güvenlik Kurumuna husumet yöneltilemeyeceği için olmakla husumet nedeniyle davanın reddi gerektiği, davada teminat göstermesi gerektiğine dair itirazın mahkemece dikkate alınmadığı, mahkemece takdir edilecek teminat miktarının öngörülen sürede yatırılmaması halinde davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiği, 6552 sayılı Kanun'un yürürlük tarihinden sonra kurum aleyhine açılmış olan işbu davada, dava açılmadan önce Kuruma müracaat şartı arandığı halde mahkemece bu husus dikkate alınmadan karar verildiği,müvekkili kurumun trafik kazaları nedeniyle verilen sağlık giderlerini Sağlık uygulama Tebliği (SUT ) hükümlerine göre karşılamakla yükümlü olduğunu belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda tek taraflı trafik kazasının tarihi itibariyle uygulanacak olan yasa 5510 sayılı Kanun'dur. Davanın yasal dayanağı, davalı ... yönünden 5510 sayılı Kanunun 39 uncu maddesidir. Anılan Kanunun 39 uncu maddesinin birinci fıkrasında “Üçüncü bir kişinin kastı nedeniyle malûl veya vazife malûlü olan sigortalıya veya ölümü halinde hak sahiplerine, bu Kanun uyarınca bağlanacak aylığın başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı için Kurumca zarara sebep olan üçüncü kişilere rücû edilir.” hükmü öngörülmüştür. Bu fıkra kapsamında rücu edilecek kişilerin sorumlulukları, üçüncü kişinin kasti fiili ile kanunda belirtilen sosyal sigorta yardımlarının yapılmasını gerektiren bir halin doğması ve sigortalı ya da hak sahiplerine bu yardımların yapılması koşuluna bağlanmıştır. Kast, hukuka aykırı eylemin sonuçlarıyla birlikte, bilerek ve isteyerek işlenmesidir. Kanunun açık ve buyurucu hükmüne göre; kasta dayanmayan fiili sonucunda sigortalının malul kalmasına veya ölümüne neden olan üçüncü kişinin, sigortalıya veya hak sahiplerine bağlanan aylıklar nedeniyle, anılan madde kapsamında Kurumun rücu alacağından sorumlu tutulması mümkün değildir. Yukarıdaki yasal düzenlemeler ve açıklamalar ışığında dava değerlendirildiğinde; davacı ... merciinin sigortalısının geçirdiği trafik kazasının iş kazası niteliğinde bulunmadığı, tek taraflı trafik kazası sonucu yaralanma halinin , araç sürücüsü bakımından taksirli bir eylem olduğu, dava dışı 3. kişi açısından kasıtlı bir eylemin bulunmadığı, dolayısıyla olayda uygulanması gereken 5510 sayılı Kanun'un 39 uncu maddesine göre, davacının davalı ... yönünden rücu hakkı bulunmadığı anlaşılmakla, davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmesi yerine kabulüne karar verilmesi hatalıdır. Bu yönden davalı ... A,Ş. vekilinin istinaf sebepleri yerindedir.

Davacı ve davalı SGK vekilinin istinaf sebeplerinin incelenmesinde ise İlk Derece Mahkemesinin karar ve gerekçesinin dosya kapsamına uygun olduğu, Dairemizce de bu karar ve gerekçeye itibar edildiği, davacı vekilinin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır...." gerekçesiyle davacı ve davalı Kurum vekillerinin istinaf başvurularının reddine,davalı ...Ş. vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak

"Davacı tarafından davalı ...Ş. aleyhine açılan davanın reddine,

Davacı tarafından davalı SGK aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile 6.608,17 EURO tedavi gideri yabancı para alacağının fiili ödeme günündeki Euro'nun T.C. Merkez Bankası efektif satış kuru TL karşılığının ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalı SGK'dan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine," karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı SGK vekili, temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili ile davalı SGK vekili istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık Avusturya Sigorta Merciinin Türkiye'de trafik kazası geçiren sigortalıları için yaptığı tedavi giderleri ile sosyal sigorta yardımlarının rücuen tahsili istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

  1. Türkiye Cumhuriyeti ile Avusturya Cumhuriyeti arasında imzalanan Sosyal Güvenlik Hakkında Anlaşmanın 32 inci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 76 ncı maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 98 inci maddesi hükümleridir.

  2. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı fazladan alınan temyiz karar harcının temyiz eden ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapkararistinaftemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:32:48

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim