Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/12603

Karar No

2023/13541

Karar Tarihi

27 Aralık 2023

MAHKEMESİ: Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/17 E., 2023/44 K.

KARAR: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 1. İş Mahkemesi

SAYISI: 2021/91 E., 2021/391 K.

Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin murisi ... hizmet akdi ile çalışması nedeniyle 01.09.1988 10.10.2020 tarihleri arası 5123 gün 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi kapsamında sigortalılığının mevcut olduğunu, müvekkilinin murisi ...'ın 05.09.1997 tarihinde hizmet akdi ile çalıştığı dönem içerisinde aynı zamanda Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarında kayden taşımacılık şirketinin ortaklarından biri olarak görünmesi nedeniyle 05.09.1997 tarihinde aynı zamanda (mülga 1479 sayılı Kanun kapsamında) 5510 sayılı Kanun'un 4/b maddesi kapsamında sigortalı olarak tescil edildiğini, müvekkilini murisi ...'ın 01.09.1988 tarihinden itibaren (mülga 506 sayılı Kanun kapsamında) 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi kapsamında sigortalılığı devam ederken, çifte sigortalılığında mümkün olmadığı dikkate alınmadan davalı Kurum tarafından 4/b kapsamında sigortalı olarak tescili yapıldığı 05.09.1997 tarihinde aynı zamanda 4/a maddesi kapsamında sigortalı olarak tescil edildiği, muris ...'ın davalı Kuruma 4/b maddesi kapsamında sigortalı olama gibi bir talebinin olmadığını, muris ...'ın 4/b maddesi kapsamındaki sigortalılık nedeniyle herhangi bir prim ödemesi yapmadığından 4/b maddesi sigortalılığına prim ödemeyenlerin sigortalılığının durdurulması kodu (76 terk kodu) ile son verildiğini, müvekkilinin murisi ...'ın hafriyat şirketindeki payını da 25.06.1998 tarihinde ... 1. Noterliği'nin 17158 yevmiye nolu şirket hissesi devir senedi ile şirket ortaklarından ...'e devir ederek şirket ortaklığının sonlandırılmış olmakla muris ...'ın 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı sayılma niteliğinin ortadan kaldığını, pay devrinin TTK 595/1 ve son maddesine uygun yapıldığını, müvekkilinin murisinin hem 506 sayılı Kanun kapsamında hem de 1479 sayılı Kanun kapsamında sigorta tescili yapmak suretiyle çifte sigortalılığı mümkün olmadığı halde şirket payını devir senedi ile satarak şirket ortaklığının sona erdirilmiş olması dikkate alınarak ...'ın 5510 sayılı Kanun'un 4/b maddesi kapsamındaki sigortalığının sona ermediğinden bahisle 1479 sayılı sayılı Kanun'a tabi sigortalılığa bağlı olarak prim borcu çıkartılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, sigortalı muris ...'ın mirasçıları olarak bir ön önce dul aylığının bağlanmasını temin etmek dul aylığı bağlama işleminin sürüncemede kalmasını önlemek maksadıyla 31.01.2021 tarihi itibariyle kurum kayıtlarında 1 ay 9 gün (39) gün sigortalılık primi borcu olarak 1.286,94 TL, prim asıl borcu ve 101,22 TL gecikme cezası olmak üzere 1.388,16 TL ödemek istemiş iseler de kurum tarafından sigortalılık sürelerinin tespit edilemediği, şirket ortaklar kurulu ile devrin pay defterine işlendiği sayfanın birer suretinin hak sahibi olarak müvekkili tarafından ibrazı halinde 4/b kapsamındaki sigortalılık sürelerinin tespit edilebileceği ileri sürülerek hak sahiplerinin 1.388,16 TL prim borcunu ödeme isteklerinin kurum tarafından kabul edilmediğini, dul aylığı tahsis işlemlerinin yapılmadığını ifade ederek, müvekkilinin murisi ...'ın 05.09.1997 tarihi itibariyle (mülga 1479 sayılı Kanun) 5510 sayılı Kanun'un 4/b maddesi kapsamındaki sigortalılık tescil işleminin geçersiz olduğunun tespitine, müvekkili Düriye Koçak'a eşi ...'ın 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi kapsamındaki sigortalığından 01.11.2020 tarihinden itibaren ölüm (dul) aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, aksi kurum işleminin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum sigortalısı ...'ın 05.09.1997 tarihinde 1479 Kanun kapsamında tescilinin yapıldığı, 25.06.1998 tarih ve 17158 Şirket Hissesi Devir Senedi ile şirketteki hissesini ...'e devrettiği ve bu tarih itibariyle de 4/b sigortalılığının sonlandırıldığının tespit edildiğini, ... Ticaret Sicil Müdürlüğünden 30.09.2020 tarihinde sigortalının şirket ortaklığı hakkında bilgi istenildiğini, gelen cevabi yazıda ...Petrol Taşımacılık Hafriyat İnş. Malz. İnşaat ve Otomotiv Ticaret San. Ltd. Şti.'de 05.09.1997 tarihinde kurucu ortak olduğu ve şirketin 04.07.2014 tarihinde resen silindiğinin bildirildiğini, 2013/11 numaralı genelgenin üçüncü kısım üçüncü bölümün 3üncü maddesinin 3 1 numaralı alt bendinde; "Limited şirket ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin komandite ortaklarının sigortalılıklarının sona ermesi ve bildirimi Limited Şirket ve sermayesi paylara bölünmüş komandit Şirketlerin komandite ortaklarının sigortalıkları hisse devrine ilişkin alınan ortaklar kurulu kararı ile hisselerin devrine ilişkin tanzim edilen noter devir sözleşmesinin ve devrin pay defterine işlendiği sayfanın birer suretlerinin birlikte ibraz edilmesi veya hisse devri ticaret sicil memurluğuna tescil edilmiş ise ticaret sicil gazetesinde ilan edildiği nüshanın ibraz edilmesi kaydıyla ortaklar kurulu karar tarihi itibariyle sona erecek bu tarih sigortalılar veya şirket yetkililerince en geç on gün içinde işten ayrılış bildirgesiyle kuruma bildirilecektir" hükmü yer aldığını, anılan hüküm doğrultusunda, sigortalının şirketteki hisselerini devrettiğine dair ortaklar kurulu kararı ile pay defteri olmadığından sigortalılığının sonlandırılması mümkün olmadığını, sigortalının hak sahibi davacıdan devre ilişkin belgelerin istenildiğini ancak bugüne kadar belge temin edemediğinden 4/b işlemleri sonuçlandırılamadığını yapılan işlemin yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ...'ın hizmet cetveline göre, 5510 sayılı Kanun'un 4/a kapsamında 1988/03 30.05.1998 tarihleri arasında sigortalı olduğu, 1479 sigortalı bilgiler cetveline göre 05.09.1997 tarihinde tescil işlemi yapıldığın, 9 ay 20 gün (290gün), hizmet süresi olduğu, toplam borcunun 1559,70 TL olduğu, şirket ortağı olması nedeniyle, Bağ Kur kaydı yapıldığı, davacının murisi ...'ın hafriyat şirketindeki payını 25.06.1998 tarihinde ... 1. Noterliği'nin 17158 yevmiye nolu şirket hissesi devir senedi ile şirket ortaklarından ...'e devir ederek şirket ortaklığını sonlandırdığı, kaydının silindiği, hisse devrinin Noterlikçe düzenlendiği ve şirket defterine işlendiği, şirket ortaklarınca geçerli sayılmasına karar verildiği, pay devrinin usulüne uygun yapıldığı dolayısıyla muris ...'ın 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı sayılma niteliğinin ortadan kalktığı anlaşılmakla prim ödenmediğinden hizmet verilmediği bildirilen 05.09.1997 25.06.1998 tarihleri arasındaki Bağ Kur hizmetinin iptali gerektiği, davacının 01.09.1988 2018 tarihleri arasında 4/a kapsamındaki sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısı nazara alınarak davacıya eşinden ölüm (dul) aylığı bağlanması bağlanması gerektiği, aksi kurum işleminin iptali gerektiği gerekçesi ile Davanın kabulüne, davacının murisi ...'ın 05/09/1997 25/06/1998 devresi (mülga 1479 sayılı Kanun) 5510 sayılı Kanun'un 4/b maddesi kapsamındaki sigortalılık tescil işleminin geçersiz olduğunun tespitine, davacı ...'a, eşi ...'ın 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi kapsamındaki sigortalılığından 01.11.2020 tarihinden itibaren ölüm (dul) aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, aksi yöndeki Kurum İşleminin İptaline, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde; h;sigortalı ...’ın 05.09.1997 tarihinde 1479 kanun kapsamında tescilinin yapıldığı, 25.06.1998 tarih ve 17158 Şirket Hissesi Devir Senedi ile şirketteki hissesini ...’e devrettiği ve bu tarih itibariyle de 4/b sigortalılığının sonlandırıldığı tespit edildiğini, ... Ticaret Sicil Müdürlüğünden 30.09.2020 tarihinde sigortalının şirket ortaklığı hakkında bilgi istenilmiş gelen cevabı yazıda ...Petrol Taşımacılık Hafriyat İnş. Malz. İnşaat ve Otomotiv Ticaret San. Ltd. Şti’de 05.09.1997 tarihinde kurucu ortak olduğu ve şirketin 04.07.2014 tarihinde resen silindiğinin bildirildiğini, 2013/11 numaralı genelgenin üçüncü kısım üçüncü bölümün 3 üncü maddesinin 3 1 numaralı alt bendi doğrultusunda, sigortalının şirketteki hisselerini devrettiğine dair ortaklar kurulu kararı ile pay defteri olmadığından sigortalılığının sonlandırılması mümkün olmayıp sigortalının hak sahibi davacıdan devre ilişkin belgeler istenmiş ancak bugüne kadar belge temin edemediğinden 4/b işlemleri sonuçlandırılamadığını, mahkemece bu hususlar göz ardı edilmiş, davacının murisinin Bağ Kur hizmetinin iptali gerekeceği ve davacıya eşinin 4a kapsamındaki sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısı nazara alınarak ölüm aylığı bağlanması gerektiği yönünde hatalı değerlendirmeler içeren 15.03.2021 tarihli bilirkişi raporuna karşı itirazlarının değerlendirilmediğini, eksik inceleme ile hatalı hüküm kurulduğunu, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının müteveffa eşi olan ...'ın 10.10.2020 tarihinde vefat etmesiyle 05.09.1997 25.06.1998 tarihleri arasında limited şirket ortağı olarak Bağ Kur kaydının olduğu ve bundan dolayı prim borcunun bulunduğu, aynı zamanda 1988/03 30.05.2018 tarihleri arasında 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 4/a maddesi kapsamında sigortalı olduğu, 25.06.1998 tarihinde şirket ortaklığının ...'e devredilmiş olduğu, şirketin 04.07.2014 tarihinde TTK'nın Geçici 7. maddesi gereğince resen terkin edildiği, hisse devrinin noter aracılığıyla gerçekleştirildiği ve şirket defterine işlendiği ve ayrıca şirket ortaklarınca bu devrin geçerli sayılmasına karar verildiği, 5510 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesine göre, 4/a maddesi gereğince sigortalılık esas alınarak davanın kabulüne karar verilmesinde ve Bağ Kur sigortalılık süresine ilişkin çok az primin ödenmemiş olması, 4/a ve 4/b sigortalılığın çakışması halinde 4/a sigortalılığa değer verilmesi gerekçesinin yerinde olduğu ve İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucu verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla Dairemizce istinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafça ileri sürülen istinaf sebepleri yerinde görülmeyerek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1 b/1 maddesi gereğince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesi ile benzer sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, mükerrer tescil işleminin geçersiz olduğunun tespiti istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 4 üncü 53 üncü, 1479 sayılı Kanun ilgili maddeleri.

  1. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler ve özellikle ticaret sicil kayıtları ile dosyada bulunan deliller kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,27.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararcevapistinaftemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:32:48

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim