Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/13044

Karar No

2023/13519

Karar Tarihi

26 Aralık 2023

MAHKEMESİ: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2019/2062 Esas 2020/789 Karar

HÜKÜM/KARAR: Esastan Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: Durağan Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

SAYISI: 2013/27 Esas, 2017/156 Karar

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar ... Elekt. İnş., Taah., Nak., Hayv. Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti., ... Ltd. Şti. ve ... İnş. ve Tic. A.Ş. vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... Ltd. Şti. vekili ve davalı ... İnş. ve Tic. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmek ve de temyiz eden davalılar vekillerince duruşma talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma taleplerinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma için 07.12.2021 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü duruşmalı temyiz eden davalı ... Ltd. Şti. adına Avukat ..., duruşmalı temyiz eden davalı ... İnş. ve Tic. A.Ş. adına Avukat ... ile davacılar adına Avukat ... geldiler. Diğer davalılar adlarına gelen olmadı. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar verilmiştir. Dosyanın tekrar Dairemiz’e gönderilmesinden sonra Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili özetle; müteveffa sigortalının 05.05.2012 tarihinde meydana gelen iş kazasında vefat ettiğinden bahisle davacı eş ... için 141.111,75 TL maddi, 250.000,00 TL manevi, davacı çocuklar için 10.000,00’er TL maddi, 150.000,00’er TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı .... Vekili cevap dilekçesinde özetle; ... İnşaat A.Ş kendi uzmanlık ve faaliyet alanı dışında olan "Elektromekanik işleri" olarak adlandırılan işleri anahtar teslim şeklinde ve hukuki olarak "eser sözleşmesi" niteliğinde olan bir sözleşme ile ... şirketine verdiğini, diğer davalı ..., müvekkil şirkete anahtar teslim şeklinde taahhüt ettiği elektromekanik işler için, tamamen kendi işletmesel kararları ile diğer davalı ... Enerji A.Ş ile ... Enerji A.Ş'de diğer davalı olan ... Elektrik İnşaat ile taşeronluk sözleşmesi akdettiğini, davacıların murisi ..., diğer davalılardan ... ile ... Enerji'nin üst işverenliği, ... Elektrik ise alt işverenliği altında çalışırken davaya konu kazanın gerçekleştiğini, müvekkil şirketin kazazede işçi ...'e karşı gerek asıl gerekse alt işveren sıfatı ile bir işverenlik yetkisin bulunmadığını, davanın öncelikle husumet yokluğundan reddine yargılama ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini arz ve talep etmiştir.

Davalı ... Ltd. Şti. temsilcisi cevap dilekçesinde özetle; kazanın oluş biçimi ve meydana gelmesinde davacılar murisinin de kusurlu olduğunu, olayın oluşumu ve meydana gelmesi yapılacak yargılama esnasında belirlenecek olduğu üzere davacıların murisi, yapılan işin gerektirmediği biçimde kendisinin ferdi kusuru ile doğduğunu, davacılar tarafından istenen manevi tazminat talebinin de son derece abartılı ve makul olmadığını, meydana gelen kaza üzücü ve tüm taraflar için büyük mağduriyetler doğurduğunu, mahkemece re'sen tesbit buyrulacak sair hususlarda davacı tarafından açılmış bulunan haksız davanın reddi ile yargılama giderleri ile ileride vekil tutmamız halinde vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini arz ve talep etmiştir.

Davalı ... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde de açıkca ifade edildiği gibi davacıların miras bırakanı muris ...'ün davalılardan ... Elektrik Ltd. Şti.'nin sigortalı işçisi olup, müvekkil şirketin işçisi olmadığını, müvekkil şirket ile ... Elektrik arasında hukuki bir bağlantı veya sözleşme bulunmadığından müvekkilimize karşı açılan bu davanın husumet yokluğu nedeniyle reddini talep ettiği, davacı işçi, diğer davalılardan ... Elektrik'in işçisi olarak işe başladığını, davacı iş akdi devam etmekte iken 05.05.2012 tarihinde saat 07:30 sularında iş yerinde çalışmakta iken dengesini kaybederek düştüğünü ve hayatını kaybettiğini, konu ile ilgili iş kazası bildirimini yasaya ve usule uygun olarak işçinin işvereni ... Elektrik tarafından 07/05/2012 tarihinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Sinop Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğüne yapıldığını, ayrıca davacılara SGK tarafından bir ödeme yapılıp yapılmadığının belirlenmesi ve ödeme yapılmış ise bu durumun da tazminatın takdirinde göz önünde alınması gerektiğini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.

Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; dava konusu iş kazası sebebiyle ölüm olayı müvekkil şirketin kusuruna bağlı olmayıp, asıl işveren ... İnşaat A.Ş'nin iş güvenliğine ilişkin yasalarca belirlenmiş olan iş güvenliği tedbirlerini almaması nedeniyle meydana geldiğini, müvekkil şirketin iş kazasının meydana gelmesinde hiçbir sorumluluğu olmadığını, zira dosyada mevcut bulunan 02.08.2012 tarihli bilirkişi raporunda iş kazasının meydana gelmesinde %80 ... İnşaat A.Ş'nin kusurlu olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle kaza sonucu vefat eden müteveffa şirketin işçisi olsa da, ölümüne sebebiyet veren diğer davalı ...'nin kusurlu olduğunu, müteveffatnın şirket işçisi olması sebebiyle ahde vefa ilkesini gözönünde bulundurarak davacılara maddi ve manevi olarak yardımcı olmuş ve olmaya devam ettiklerini, davacılara toplamda 16.000,00 TL ödeme yapıldığını, davacı tarafa yapılan ödemelerin maddi ve manevi tazminat haklarına ilişkin olarak yapılmış olması sebebiyle tazminata hükmedilmesi halinde tazminat miktarından mahsup edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafça ödenmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle iş kazasının meydana gelişinde davacılar murisinin %30, davalı ... şirketinin %10 (bu kusurun içinde olmak kaydıyla ... İnşaat A.Ş şirket yetkilisi ...'in %2), davalı ... şirketinin %10 (bu kusurun içinde olmak kaydıyla ... şirketi şantiye şefi ...'ın %2), davalı ... şirketinin %10 (bu kusurun içinde olmak kaydıyla ... şirketi yetkilisi Hayrettin ...'in %2), davalı ... şirketinin %40 (bu kusurun içinde olmak kaydıyla ... Elektrik şirketi yetkilisi ... 'ın %2) oranında kusurlu olduğu kabulünden hareketle eş lehine 106.507,59 TL, çocuk Nesrin lehine 6.220,97 TL, çocuk Tahsincan lehine 3.536,00 TL maddi tazminat ödenmesine, davalı ... Elk. Şti. tarafından muhtelif tarihlerde ödenen toplamda 34.604,16 TL’nin iç ilişkide kendisine düşecek maddi tazminat miktarından mahsup edilmesine, eş lehine 40.000,00 TL, çocuklar lehine 30.000,00'er TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... Elekt. İnş., Taah., Nak., Hayv. Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti., ... Ltd. Şti. ve ... İnş. ve Tic. A.Ş. vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı ... Elekt. İnş., Taah., Nak., Hayv. Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle,

Davalı ... Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle, Yerel Mahkemece hükme esas alınan kusur oranlarının hatalı olduğunu, iş başlangıç saatlerine yaptıkları itirazların dikkate alınmadığını, şirketin kusursuz, işçinin ise tam kusurlu olduğunu, hükmedilen manevi tazminat tutarlarının fahiş olduğunu, sebepsiz zenginleşme hükümleri gözetilmeden hakkaniyet ilkelerine aykırılık teşkil eden bu tutarların ortadan kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davalı ... İnş. ve Tic. A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin davacıların murisine karşı üst işveren sıfatı bulunmadığını, bilirkişi raporunda hesaplamaya esas alınan ücretin tespitinde hata yapıldığını, maddi tazminat yönünden infazda tereddüte yol açacak şekilde hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... Ltd. Şti. ve ... İnş. ve Tic. A.Ş. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı ... Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle, İlk Derece Mahkemesinin hükme esas aldığı kusur oranlarının hatalı olduğunu, mahkemenin hatalı kusur oranlarına dayanarak denetime elverişsiz bir karar verdiğini, kusur raporlarına itirazları değerlendirilmeden, raporlar arasındaki çelişkiler giderilmeden karar verildiğini, oysa 04.07.2015 tarihli bilirkişi raporunda davalı müvekkili şirketin kusursuz olduğunun sabit olduğunu, hayatını kaybeden işçinin, saat 08:00’da başlaması öngörülen işe, 07:30’da başlamasının kusur yönünden hiç değerlendirilmediğini, mahkemece davalı müvekkilinin denetleme yükümlülüğünü yerine getirmediği gerekçesine dayanırken, somut olayda, davalı müvekkil şirket’in söz konusu yükümlülüğünün henüz başlamadığının göz ardı edildiğini, saat 07:30’da çalışmaya başlanmasının kusurunun müvekkili şirkete atfedilemeyeceğini, söz konusu olayın meydana gelmesinde çalışma saatlerine uygun davranmayan müteveffa sigortalı ...’ün ve onun işvereni davalı ... İnş. Nak. Hayv. Paz. San. Tic. Ltd. Şti. ekibinin kusuru bulunduğunu, belirlenen çalışma saatlerine riayet etmeyen işçi ve işvereninin hatasından dolayı gerekli denetimi yapamayan davalı müvekkiline kusur izafe edilmesinin hakkaniyete, usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, müvekkili şirketin kusursuz olduğunu, davacılar murisi işçinin ise tam kusurlu olduğunu, dava konusu olayda, müvekkilinin gerekli özeni göstermiş, iş güvenliği ile ilgili tüm önlemleri almış, gerekli tüm uyarıları yapmış olduğunu, işe başlamadan önce diğer işçilere olduğu gibi müteveffaya da İş Güvenliği ve Çevre İş Başı eğitimi verildiğini, delillerin dosyaya sunulduğunu, ayrıca sigortalı işe başlamadan önce ağır ve tehlikeli işlerde çalışabileceğine dair sağlık raporunun da alınarak ibraz edildiğini, kazalı işçinin alanında uzun yıllardır çalışan kalifiye bir eleman olduğunu, işini yaparken uyulması gerekli kuralları ve alınacak tedbirleri bilen bir kişi olduğunu, her türlü iş güvenliği önlemi alınan işyerinde meydana gelen kazada sigortalının tam kusurlu olduğunu, diğer davalı ... ekip şefinin, işe başlangıç saati gelmeden işi başlattığını, kablonun ağaca takılması üzerine işçinin, işinin niteliği gereği olmaması gereken bir noktada, kendisine tahsis edilen iş güvenliği malzemelerini giymemiş şekilde bulunması sebebiyle iş kazasını geçirmesinde, müvekkili şirketin herhangi bir kusuru bulunmadığını, yapılan kusur tespitinin somut olaya değil, varsayımlara dayalı olduğunu, İlk Derece Mahkemesinin hükme esas aldığı hesap bilirkişi raporu ile yargılma esnasında alınmış olan birinci hesap bilirkişi raporunun da birbiriyle çelişir nitelikte olduğunu, mahkemece çelişki giderilmeden karar verildiğini, hükme esas alınan hesap raporunda, Eş ... ve ...’ün maddi tazminat tutarı hakkedişlerinin, büyük oranda arttığını, 06.02.2015 tarihli hesap raporuna yapılan itirazlarda, tahmini ölüm tarihi hesaplamalarının neye göre yapıldığı ve evlilik gibi unsurların dikkate alınıp alınmadığı kıstasları açıklanmamışken, hükme esas alınan bilirkişi raporunda Eş ...’ün tahmini ölüm tarihinin önceki hesap raporuna oranla daha ileri bir tarihe alındığını, bu oranlamanın neye göre yapıldığının herhangi bir şekilde açıklanmadığını, bu nedenle hesaplanan maddi tazminat oranlarının dayanağı açık bir şekilde ortaya konmadığını, nitekim, çocuklar bakımından yapılan tazminat hesaplamalarının da önceki hesap raporu ile kesin bir çelişki içinde olduğunu, bu çelişkilerin giderilmesi için itirazda bulunduklarını ancak değerlendirilmediğini, kaldı ki, İlk Derece Mahkemesi kararında SGK’nın davacılar lehine yaptığı ödeme tutarlarının ne kadar olduğu, bunların ne şekilde mahsup edilip edilmediği ve maddi tazminat oranlarının neye göre hesaplandığının gerekçelendirilmediğini, hüküm altına alınan manevi tazminatlar fazla olduğunu, ayrıca illiyet bağı söz konusu olmadığından müvekkilinin manevi tazminatlardan sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davalı ... İnş. ve Tic. A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle, müvekkilinin faaliyet alanı dışındaki elektromekanik işlerinin eser sözleşmesi niteliğindeki bir sözleşme ile diğer davalı ... şirketine verildiğini, davacıların murisine karşı işveren (üst işveren ) sıfatları bulunmadığını, İDM kararında hangi gerekçe ile müvekkilin üst işveren kabul edildiğinin, elektromekanik işlerin devrine dair sözleşmenin hangi nedenle eser sözleşmesi olarak kabul edilmediğinin gerekçesi ile birlikte açıklanmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplamaya esas alınan ücretin tespitinde hata yapıldığını, raporda ücret tespitinin dosyada yer alan SGK hizmet cetvelinden tespit edildiği belirtilmesine karşın işçinin ücretinin tespitinde esas alınması gereken belgelerin bordrolar olduğunu, SGK hizmet cetvelinde yer alan prime esas kazancın işçinin ücretini yansıtmadığını, zira işçiye o ay içinde yapılan ücret ödemesi, kıdem ve/veya ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, yardım vs. gibi sürekli ya da arizi olarak yapılan tüm ödemelerin hizmet cetvelinde prime esas kazanç olarak göründüğünü, işçinin ücreti ile o ay içindeki SGK primine esas kazancın aynı değeri ifade etmediğini, bu sebeple ücret tespitinde SGK hizmet cetvelinin esas alınmasının hatalı olduğunu, raporda kazalı işçinin ücretinin asgari ücrete oranının 1.0152 olduğu belirtildiğini, daha sonra bu oranla tespit edilen ücrete bir de asgari geçim indirimi dahil edilerek ücret tespiti yoluna gidildiğini, oysa davacı murislerine davalı işvereni tarafından ödenen ücretin içinde zaten asgari geçim indiriminin yer aldığını, sayın bilirkişinin bu miktarı asgari ücretten daha yüksek yapılan ödeme gibi kabul ettiğini ve daha sonra tekrar asgari geçim indirimini hatalı olarak ücrete dahil ettiğini, aynı zamanda işlemiş tazminat döneminde ücretin aylık belirtilip daha sonra günlük hesaplanma yapılması gibi bir hata daha yapıldığını, oysa Şubat ayında eksik gün ile ödeme yapılmadığı gibi, otuzbir gün süren aylarda da otuzbir günlük ücret ödenmemektedir. Maddi tazminat hesaplamalarında, işçinin ya da desteğinden yararlananların, yargılamaya konu kaza olmasa idi elde edebileceği miktarın hesaplandığını, müteveffanın kaza olmasaydı elde edemeyeceği normal kazancından daha fazla bir hesaplama yapılmasının, bu suretle gerçek zararı aşar şekilde tazminat tespitinin mümkün olmadığını, hükme esas alınan 03.08.2017 tarihli hesap raporunda işlemiş tazminat döneminin sonunda 1.490,04 TL aylık tespiti yapıldığını, bu tespitin dahi hatalı olduğunu, bu durumda 1.490,04 TL x 3 = 4.470,12 TL olduğunu ancak hesap raporunda aktif dönem tazminatı başlangıcı için 01.10.2017 – 31.12.2017 dönemi için 4.569,64 TL gelir tespiti yapıldığını, bunun yanında 4.569,64 TL’nin artıma ve iskontolama sonucunda 0,90909 katsayısı ile çarpımı neticesi 4.154,21 TL olmasına rağmen , 4.569,64 TL olarak bulunduğunu ve davacılar arasında bu miktarın paylaştırıldığını, iskontolu kazanç döneminde net gelir sütunu altında tespit edilen gelirlerin katsayı ile çarpımının da hatalı yapıldığını, bu hatanın tüm yıllarda tekrarlandığını, hata tüm yıllarda yapıldığı için fahiş bir miktara ulaşıldığını, iskontolama ve artırmanın hatalı yapıldığını, pasif dönem için yapılan hesaplamada Yargıtay kararlarına göre, asgari geçim indirimi dahil edilmeyen asgari ücret esas alınmak sureti ile hesaplama yapılması gerekmekte iken bilirkişi tarafından bilinen asgari ücretin iskontolu dönemde yapılan oranlama miktarı esas alınarak hesaplama yapıldığını, davacıların gelirden yararlanmalarına ilişkin süreleri ve paylarının da hatalı tespit edildiğini, bunun yanında davacı eş ... için evlenme ihtimali indirimi yapılmamışsa da, davacının rapor tarihi ile medeni durumunun nufüs kaydından tespit edilmesi talep edilmiş olmasına rağmen gerekçeli kararda bu yönde bir belirleme de yapılmadığını, tanıklardan ...'in ifadesi ile de sabittir olduğu üzere kazalının dağ/yokuş kısmında değil, aşağıda düzlük alanda görevlendirildiğini, kendisine işvereni tarafından verilen göreve ve emre aykırı davranarak, yanında birlikte çalıştığı işçi arkadaşının da uyarısına rağmen, yamacı tırmanmaya çalışmış, hayatını ve işin güvenliğini açıkça tehlikeye attığını, yine tanık ... ’ın beyanı ile murisin görevi düzlük kısımda olmasına rağmen ve kendisine yerinden ayrılmama talimatı verildiği halde yokuşa tırmaya çalıştığının sabit olduğunu, hükme esas alınan, kusur bilirkişi raporunda emniyet halatı ve emniyet kemeri kullanmayan kişilerin dik yamaca tırmanmasına izin verildiği yorumları ile kusur izafesi yoluna gidilmiş ise de müteveffa işçiye böyle bir izin verilmediğini, aksine yamaca çıkmaması ve yerinde beklemesi gerektiği konusunda uyarıldığının dosya içeriği ve tanık anlatımları ile sabit olduğunu, müvekkili şirketin üst işveren olmadığı ve eser sözleşmesi niteliğinde bir sözleşme ile elektromekanik işlerin devredildiği savunmalarının bilirkişiler tarafından incelenmediğini, hukuki nitelendirme yapılması sürecinde, sözleşmenin başlığının belirleyici olamayacağını, kusur raporunda davalı müvekkili şirkete %10 oranında kusur izafe edilmesinin hiçbir açıklamasının yapılmadığını, bozulması istenen Durağan Asliye Hukuk Mahkemesi kararının gerekçe kısmında 1.b bend altında davacı ...’e, diğer davalı ... Elk. Nak. Tic. Ltd Şti tarafından muhtelif tarihlerde ödenen toplamda 34.604,16 TL’nin iç ilişkide kendisine düşecek maddi tazminattan mahsup edilmesine karar verildiğini, oysa müşterek müteselsil sorumluluk ilkelerinde, sorumlulardan biri tarafından yapılan ödemenin, alacaklının alacağını bu nispette azaltacağını ve diğer sorumluları da bu nispette sorumluluktan kurtaracağını, bu hususta aksi yönde ve infazda da tereddüte yol açacak şekilde hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, manevi tazminatların fazla olduğunu, davacı taraf lehine yönetmelik ve tarifelere aykırı hükmedilen yargılama giderleri, vekalet ücreti, dava harç ve masrafları açısından da kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiklerini, yine Samsun BAM 7. Hukuk Dairesi tarafından müvekkili şirket aleyhine hükmedilen karar ve ilam harçlarının da ilgili yönetmeliğe uygun olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417'inci maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21 inci maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77'inci maddesi, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 8 inci ve 31 inci maddeleri.

  1. Değerlendirme

Dosya kapsamından, dava dışı ... Elektrik Üretim ve Tic. A.Ş. ünvanlı şirketin temyiz incelemesine konu dava dosyasının davalıları olan şirketlerle arasındaki hukuki ilişkiler noktasından bir değerlendirme yapılmaksızın sonuca gidildiği, Daireniz'in geri çevirme kararı ile dosya kapsamında alınan rücuan tazminat dava dosyası içerisinde yer alan sözleşmeye göre dava dışı ... şirketi tarafından elektromekanik işlerinin davalı ... şirketine verildiği, rücuan tazminat dava dosyasının celp edilen örneği içeriğindeki ... şirketinin rücuan tazminat davasına yönelik olarak verdiği cevap dilekçesinde baraj ve santralin yapım işinin ... şirketi tarafından alındığının belirtildiği, aynı dilekçede dava dışı ... Elektrik Üretim ve Tic. A.Ş.'den yatırımcı şirket olarak bahsedildiği, anlaşılmaktadır. Yine rücuan tazminat dava dosyası içerisindeki elektromekanik işleri sözleşmesinin tanımlar kısmında “Ana sözleşme” deyiminden ... Barajı ve Hidroelektrik Santrali Ekipman Temini ve yapımı için işveren ve yüklenici arasındaki sözleşmenin kastedildiğinin belirtdildiği, ancak anılan sözleşmenin/sözleşmelerin ne eldeki dava dosyasında ne de rücuan tazminat dava dosyası kapsamında bulunmadığı, anılan rücuan tazminat dava dosyasında alınan 08.03.2023 tarihli bilirkişi kusur raporunun sonuç ve kanaat kısmının 2 numaralı bendinde “Davalı ... şirketinin hidroelektrik santrali projesi inşaatı Durağan Sinop iş yerinde 4.4121.1009109.057.04.82.000 sicil sayılı dosya açıldığı ve bu iş yerinde sigortalı işçi çalıştırdığı, bu iş yeri SGK sicil numarası altında ... şirketinin, ... şirketinin, ... şirketinin, ... şirketinin alt işveren olarak SGK iş yeri sicil numaraları aldıklarının belirtildiği, davalı ... şirketinin dosya kapsamında yer alan sözleşme ile hidroelektrik santrali yapım işinin Elektromekanik işlerini davalı ... şirketine verdiği, davalır ... şirketinin aldığı bu işin ... iletim hattı yapım işini davalı ... şirketine verdiği, anılan bu sözleşme eldeki dava dosyası arasında bulunmamakla birlikte geri çevirme kararı ile dosya kapsamına kazandırılan rücuan tazminat dava dosya içerisinde yer aldığı, ne var ki ancak eksik ve yarım olduğu, davalı ... şirketinin de davalı ... şirketinden aldığı bu ... iletim hattı yapım işinin direklerin komple, iletken, OPGW ve 96 mm2 koruma iletkenlerinin çekilmesi işini dosya kapsamında yer alan 16.04.2012 tarihli sözleşme ile davacının işvereni olan davalı ... şirketine verdiği, her ne kadar İlk Derece Mahkemesi kararında asıl/alt işveren ilişkileri konusunda bir değerlendirme yapılmamış ise de hükme esas alınan kusur raporlarında davalı ... şirketinin asıl işveren, diğer şirketlerin silsile halinde alt işveren oldukları konusunda görüş bildirildiği, aynı olaya ilişkin ceza dava dosyasının Yargıtay 12. Ceza dairesi tarafından onanarak kesinleştiği anlaşılmaktadır.

İş kazalarından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarında zararlandırıcı olaya neden oldukları ileri sürülen kişi veya kişilerin kusur oranlarının kesin olarak tespiti hem maddi hem de manevi tazminat miktarını doğrudan etkilemesi bakımından önem taşımaktadır. Maddi tazminat davalarında sigortalının kazanç kaybının hesaplanmasında sigortalının kusuru oranında tespit olunan kazanç kaybından indirim yapılacağı gibi manevi tazminat davalarında hükmedilecek manevi tazminat miktarının takdirinde tarafların kusur durumu mahkemece öncelikle dikkate alınacaktır.

Somut olayda, dava dışı ... Elektrik Üretim ve Tic. A.Ş. ile davalılar arasında hukuki ilişki bulunup bulunmadığı, varsa ne olduğu ve kusur durumuna etkisi konusunda bir değerlendirme içermeyen eksik kusur raporları hükme dayanak kılınmak suretiyle sonuca gidilmiş olması yerinde görülmemiştir.

Mahkemece yapılacak iş; dava dışı ... Elektrik Üretim ve Tic. A.Ş. ile davalı ... İnş. ve Tic. A.Ş. arasındaki iş kazasının meydana geldiği HES yapım işine dair sözleşmeleri ve rücuan tazminat dava dosyasında alınan 08.03.2023 tarihli bilirkişi kusur raporu içeriğinde eldeki dosyanın davalıları ile dava dışı şirket/şirketler arasındaki hukuki ilişkilere yönelik tespitleri dikkate alarak bu tespitlerin dayanağı olan belgeleri celp etmek, söz konusu şirketlerin asıl işveren alt işveren ilişkilerine dair SGK tescil bilgilerini Kurum'dan sorup dayanağı belgeleri celp etmek, gerek davalılar arasındaki, gerekse davalılar ile dava dışı ... Elektrik Üretim ve Tic. A.Ş. arasındaki hukuki ilişkileri tereddüte yer bırakmayacak şekilde tespit edip asıl alt işveren ilişkileri kesin olarak nitelendirildikten sonra kusurun oran ve aidiyetinin tespiti için iş kazasının meydana geldiği iş kolunda deneyimli iş güvenliği uzmanlarından oluşturulmuş bir heyetten kusur raporu almak, yeniden hesap raporu alınmasının gerekmesi halinde hükme dayanak kılınan 03.08.2017 tarihli bilirkişi hesap raporundaki bilinen (iskontosuz), bilinmeyen (iskontolu) dönem başlangıç ve bitiş tarihlerinin değiştirilmemesi gerektiğini ve usuli kazanılmıış hakları da gözeterek çıkacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle,

1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Temyiz eden davalıların sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine,

Temyiz eden davalılar avukatları yararına takdir edilen 17.100,00 TL duruşma avukatlık ücretinin davacılara yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

26.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararcevapistinaftemyizkaldırılmasınavı.kararımahkemesiderecebozulmasınaortadan

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:33:39

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim