Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/6769
2023/13457
26 Aralık 2023
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/625 E., 2022/708 K.
KARAR: Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ: Bozüyük 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI: 2021/150 E., 2021/389 K.
Taraflar arasındaki meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 26.05.2004 15.01.2016 tarihleri arasında davalı iş yerinde çalışmasından kaynaklı olarak slikozis ve astım hastası olması nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın, işyerinde meslek hastalıklarını önleyici tedbirleri yerine getirmediği ve gerekli ekipmanların sağlanmadığı yönündeki iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davalı müvekkilinin, işyerinde iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili olarak gerekli tedbirleri aldığını, bu tedbirlerin uygulanıp uygulanmadığı noktasında da gerekli denetimleri sağladığını, müvekkili şirketin İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve ilgili diğer mevzuatlara uygun olarak, işyeri nezdinde tüm çalışanlarına periyodik olarak muayeneler yaptırdığını, davacının işyerinde çalıştığı süre içerisinde periyodik olarak muayene edildiğini, periyodik muayene formlarında herhangi bir rahatsızlığa rastlanmadığını belirterek haksız ve hukuka aykırı ikame edilmiş işbu davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının maddi tazminat talebinin reddine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın taleple bağlılık ilkesi gereğince dava tarihi olan 21.06.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ATK raporunun sonuç kısmının c bendinde maluliyet konusunda görüş bildirilemeyeceğinin belirtildiğini, bu raporda iş gücü kaybı yoktur denilmediğini, sadece görüş bildirilemediğini, Mahkemece iş gücü kaybına ilişkin raporun iş gücü kaybı yoktur gibi kabul edilerek maddi tazminat talebinin reddinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, müvekkilinin meslek hastalığı olan pnömonkonyoz hastalığına yakalandığını, bunun raporlarla sabit olduğunu, müvekkilinin akciğerlerinde meydana gelen rahatsızlığın çalışma şartlarından seramik sektöründe çalışmasından dolayı meydana geldiğini, müvekkilinin bu hastalığa yakalandığı için hiçbir işveren tarafından işe alınmadığını, bunun manevi tazminat için başlı başına sebep olduğunu, Mahkemece belirlenen 5.000,00 TL manevi tazminat tutarının çok az olduğunu, manevi tazminat açısından taleplerinin tamamının kabulüne karar verilmesini beyanla Yerel Mahkeme kararının müvekkili lehine ortadan kaldırılmasına ve davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
- Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; denetime elverişli olmayan bilirkişi raporunda müvekkili şirkete kusur izafe edildiğinden bu kusura göre değerlendirme yapılarak davacı lehine manevi tazminata hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının % 0 maluliyet oranının kesinleştiğini ve bu hususta herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığını, bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen raporda müvekkili şirkete ilişkin olarak "yüzdelik oran" üzerinden kusur izafe edilerek, davacı yönünden ise kusursuzluk tespiti cihetine gidilerek bilirkişilik görevinin sınırları aşılmış olduğundan, rapora itibar edilerek manevi tazminata ilişkin kurulan hükme itiraz ettiklerini, bilirkişi raporuna itirazlarının Yerel Mahkemece dikkate alınmadığını, yeni bilir bilirkişi raporu alınmadığını, eksik incelemeye dayalı ve denetime elverişsiz bilirkişi raporu doğrultusunda manevi tazminata hükmedilmediğini, ATK 3. İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan raporda davacının maluliyet oranının %0 olduğunun belirtilmiş olması karşısında müvekkili şirkete %100 oranında kusur izafe edilmesinin ve davacının somut olayda herhangi bir kusurunun bulunmadığı şeklinde değerlendirme yapılmasının ve buna göre manevi tazminata ilişkin hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu, davacının manevi tazminat talebinin reddi gerektiğini beyanla Yerel Mahkeme kararının kaldırılmasına ve davacının manevi tazminat talebinin tamamen reddine, davanın tüm talepler yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile aralarında iş güvenliği ve meslek hastalığı uzmanı bulunan bilirkişi heyetinden alınan 24.08.2021 tarihli raporda davalı işverenin %100 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği, İlk Derece Mahkemesince bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulduğu, iş yerinde yapılan keşif sonrasında düzenlenen kusura ilişkin bilirkişi raporunun oluş ve kabule uygun olduğu, Mahkemesince yapılan yargılamada davacının maluliyeti ile ilgili tüm evrakların dosya içerisine alındığı, davacının ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü ... Sosyal Güvenlik Merkezinin 07.05.2018 tarihli yazısında belirtildiği üzere sürekli iş göremezlik derecesinin % 0 olarak belirlendiği, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun davacı hakkında düzenlenen 27.08.2018 tarihli kararında maluliyet oranının % 0 sıfır olduğuna karar verildiği, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun 20.03.2019 tarihli kararında davacının maluliyetinin % 0 olduğu, meslek hastalığının başlangıç tarihinin 13.10.2015 olduğu belirtildiğinden, sürekli işgöremezliği bulunmayan davacının maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı dosyada bulunan kusur raporunda, işyerinde toza maruziyetin önlenmemesi, iş güvenliği tedbirleri konusunda çalışanların yeterince bilgilendirilmemesi, iş ekipmanlarının kullanımında sağlık ve güvenlik şartlarıyla ilgili yükümlülüklerin yerine getirilmemesi nedeniyle işverenin % 100 kusurlu olduğunun belirtilmiş olduğu, davacının maluliyet oranı % 0 olarak belirlenmiş olsa da meslek hastalığına tutulduğunun tespiti nedeniyle duyacağı elem ve üzüntü nazara alınarak beş bin TL manevi tazminat takdirinde isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurusunun ...nın 353/1 b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, meslek hastalığı nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının tazminat istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 49, 50, 51, 52, ve 56 ve 417 nci maddeleri, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesi, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 14, 16, 19 ve 21 nci maddeleridir.
-
Değerlendirme
-
Davacı ve davalı vekillerinin manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Mülga 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 20.07.2016 tarihinden itibaren uygulanan 8 inci maddesinin 3 üncü fıkrasına göre, “Bölge Adliye Mahkemesinin para ile değerlendirilemeyen dava ve işler hakkındaki kararları ile miktar veya değeri beş bin lirayı geçen davalar hakkındaki nihaî kararlara karşı tebliğ tarihinden başlayarak sekiz gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir.” Bu fıkradaki “beş bin” ibaresi 6763 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile “kırk bin Türk Lirası” şeklinde değiştirilmiştir.
Mülga 5521 sayılı Kanun'un, 6763 sayılı Kanun 5 inci maddesi ile değişik beşinci fıkrasına göre parasal sınırların, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağı öngörülmüştür.
25.10.2017 tarihinde yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 8 nci maddesinde “temyiz edilemeyen kararlar” sayılmış ancak miktar itibariyle kesinliğe bu maddede yer verilmemiş, 7/3 üncü maddede, 6100 sayılı HMK’nın kanun yollarına ilişkin hükümlerinin, iş mahkemelerince verilen kararlar hakkında da uygulanacağı belirtilmiştir.
6100 sayılı HMK’nın 362/1 a maddesi uyarınca, bölge adliye mahkemelerinin miktar veya değeri kırk bin Türk Lirasını (bu tutar dâhil) geçmeyen davalara ilişkin kararların temyiz yoluna başvurulamayacağı hükme bağlanmıştır. HMK Ek madde 1 hükmüne göre de 362 nci maddedeki parasal sınırların, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağı belirtilmiştir.
...nın 362/2 nci maddesine göre “Birinci fıkranın (a) bendindeki kararlarda alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda, kırk bin Türk Liralık kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. Alacağın tamamının dava edilmiş olması hâlinde, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü kırk bin Türk Lirasını geçmeyen tarafın temyiz hakkı yoktur. Ancak, karşı taraf temyiz yoluna başvurduğu takdirde, diğer taraf da düzenleyeceği cevap dilekçesiyle kararı temyiz edebilir”
...nın 366 ncı maddesinin yollaması ile temyiz yolunda da uygulanan 346 ncı madde uyarınca, temyiz dilekçesi kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme temyiz dilekçesinin reddine karar verir. Ancak temyiz edilen karar kesin olduğu halde bu konuda inceleme yapılıp karar verilmeksizin dosya Yargıtay’a gönderilmiş ise, 01.06.1990 tarih, 1989/3 E. 1990/4 K. sayılı içtihadı birleştirme kararı gereğince dosyanın mahalline çevrilmesine gerek olmaksızın Yargıtay tarafından temyiz talebinin reddine karar verebilecektir.
Yukarıda belirtildiği şekilde, iş mahkemelerinin kararlarının istinaf incelemesi sonucu bölge adliye mahkemelerince verilen kararlarda karar tarihine göre kesinlik sınırı: 20.07.2016 01.12.2016 tarihleri arasında 5.000,00 TL; 02.12.2016 tarihi sonrası için 40.000,00 TL; 01.01.2017 sonrası için 41.530,00 TL ve 01.01.2018 tarihi sonrası için 47.530,00 TL; 01.01.2019 tarihi sonrası için 58.800,00 TL, 01.01.2020 tarihi arası için 72.07000 TL, 01.01.2021 tarihi sonrası için 78.630,00 TL, 01.01.2022 tarihi sonrası için 107.090,00 TL, 01.01.2023 tarihi sonrası için 238.735,737 TL’dir.
Bu tür davalarda, 6100 sayılı HMK’nın 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır.
Belirtilen açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde, temyize konu tutarın yukarıda değinilen temyiz (kesinlik) sınırının altında bulunduğu anlaşılmakla davacı ve davalı vekilinin bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.
-
Davacı ve davalı vekillerinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
-
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, hükme esas alınan hesap raporundaki hesap ilkelerinin Dairemizce benimsenen ilkelere uygun olması ve davacı ve davalı vekilince temyiz sebebi olarak ileri sürülen sebeplerin aynı zamanda istinaf sebebi olarak daha evvelce ileri sürüldüğü ve Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinde açıklandığı şekilde incelenerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği bu yönle Bölge Adliye Mahkemesince oluşturulan gerekçenin de yerinde olduğu dikkate alındığında kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı ve davalı vekilinin manevi tazminata yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE,
2.Davacı ve davalı vekillerinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin ilgililerden alınmasına,
26.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:34:30