Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/13753
2023/13441
26 Aralık 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/373 E., 2023/1599 K.
DAVA TARİHİ: 07.02.2020
KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 2. İş Mahkemesi
SAYISI: 2020/95 E., 2021/556 K.
Taraflar arasındaki iş kazası olduğunun tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 28.10.2017 tarihinde Sanayi Mah. 1336 Sk. No:29 ... adresinde bulunan dava dışı Murat Demirbilek'e ait apartmanın dış cephe onarım işini üstlenen davalı işverenin gerekli iş güvenliği önlemini almaması nedeniyle 3. kattan düşerek yaralandığını, davalının davacıyı yanında sigortasız çalıştırdığını, söz konusu kaza sebebi ile ... 2. İş Mahkemesinin 2019/409 E. sayılı dosyasında tazminat istemli açılan davanın yargılamasının devam ettiğini, iş kazası tespitine ilişkin dava açılmak üzere taraflarına verilen süre üzerine eldeki davanın açıldığını ileri sürerek, davacının geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının yersiz olduğunu, davalının memur olarak çalıştığını, ancak çocukları okuduğu için maaşı yetmediğinden tatil günlerinde inşaatlarda geçici işlerde çalıştığını, Sanayi Mah. 1336 Sok. No:29 adresinde bulunan apartmanın dış cephe onarım işinin yapılması için davacı ile birlikte apartman sakinleri ile görüştüklerini ve apartman sakinlerinin de bunu kabul etmesi üzerine onarım işine başladıklarını, davacının ihmalkar davranışları sebebi ile bina iskelesinden düşerek yaralandığını, davacı ile davalı arasında herhangi bir işçi işveren ilişkisi bulunmadığını, hem davacının hem de davalının işi ortak aldıklarını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; 28.10.2017 tarihinde meydana gelen olayla ilgili Kuruma iş kazası bildiriminin yapılmadığını, davacının iş kazası geçirdiği tarihte sigortasının olmadığını, davacının işveren olarak iddia ettiği ... adına işyeri kaydının bulunmadığını, davacının iş kazasına ilişkin Kuruma bir başvurusunun da olmadığını, davacının geçirmiş olduğunu iddia ettiği olayın 5510 sayılı Yasa kapsamında bir iş kazasından kaynaklandığına ilişkin yeterli delil bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; yapı sahibi Murat Demirbilek ile davalı ... arasında yazılı olmayan sözleşmenin eser sözleşmesi niteliğinde olduğu, davalı ... ile davacı ... arasında işçi işveren ilişkisi bulunmadığı, tanık beyanları, SGK denetmenlerince alınan ifadeler ve bilgiler doğrultusunda, davalı ...'in davacı ...'a emir ve talimat verme yetkisine sahip olmadığı, davacının olay anında yapılmakta olan işte, bir emir ya da talimat gereği değil, aksine kendi isteği ve iradesi ile görev aldığı, somut olayda, 4857 sayılı Kanun'un 8/1 maddesinde tanıma göre iş sözleşmesi işgörme, ücret ve bağımlılık unsurlarından işçi işveren ilişkisinin kurulması için gerekli olan "bağımlılık" unsuru bulunmadığından, davacı ...’ın 28.10.2017 tarihinde geçirmiş olduğu kaza olayında; işçi işveren ilişkisi kurulmamış olduğundan, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 3 üncü maddesi ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13 üncü maddesi uyarınca iş kazası olmadığı anlaşıldığından, davanın reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
Davacı Vekilinin İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Mahkemece davanın reddine dair kurulan hükmün yerinde olmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı olduğunu, davacı tanık beyanlarının nazara alınmadığını belirterek, usul ve yasaya aykırı verilen kararın kaldırılmasını istemiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda, yargılama sırasında müracaat üzerinde Kurumun gerçekleştirdiği araştırmada davacının, davalının, bina sahibinin ve aynı işte taraflarla birlikte çalışan Mustafa Topdemir'in beyanlarına başvurulduğu, davacının kaza tarihinde sigortalı olmadığı, davalının da Bağ Kur sigortalılığının bulunmadığı, davalının bulduğu dış cephe yalıtım işinde ev sahibiyle yaptığı anlaşma üzerine birlikte çalışıldığı, malzemelerin bina sahibi tarafından temin edildiği ve davacı ve davalının yevmiyeyi kendi aralarında paylaştıkları, hatta Mustafa Topdemir'in yevmiyesini kendisini bu iş için davet eden davacıdan aldığını beyan ettiği, Kurumun araştırma ve inceleme raporu, alınan beyanlar ve tüm dosya kapsamından davacı ile davalı arasındaki hukuki ilişkinin hizmet akdi olduğundan söz edilemeyeceği anlaşıldığından davanın reddine dair kararda, Mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı Vekilinin Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyizen bozulmasını istemiştir.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının, 28.10.2017 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
- 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinde iş kazası;
“a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,
b)İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle,
c) Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,
d) Bu Kanun'un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,
e) Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında, meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hâle getiren olaydır.” şeklinde tanımlanmıştır.
Olayın, işkazası olarak kabul edilebilmesi için olaya maruz kalan kişinin 5510 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi anlamında sigortalı olması, olayın, 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinde sayılı ve sınırlı olarak belirtilen hal ve durumlardan birinde meydana gelmesi koşuldur. Başka bir anlatımla, olayın, iş kazası sayılabilmesi için iki koşulun birlikte gerçekleşmesi zorunludur.
Bu yönde, 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi anlamında sigortalı niteliğini kazanmanın koşulları başlıca üç başlık altında toplanmaktadır. Bunlar:
a) Çalışma ilişkisinin kural olarak hizmet akdine dayanması,
b) İşin işverene ait yerde yapılması,
c)Kanunda açıkça belirtilen sigortalı sayılmayacak kişilerden olunmaması şeklinde sıralanabilir.
Sigortalı olabilmek için bu koşulların bir arada bulunması zorunludur. Bu nedenle dava konusu olayda öncelikle "hizmet aktinin varlığı" araştırılmalıdır;
Sigortalı olabilmek için bu koşulların bir arada bulunması zorunludur. Bu nedenle dava konusu olayda öncelikle "hizmet aktinin varlığı" araştırılmalıdır;
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 393/1 inci maddesinde; “Hizmet sözleşmesi, işçinin işverene bağımlı olarak belirli veya belirli olmayan süreyle işgörmeyi ve işverenin de ona zamana veya yapılan işe göre ücret ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.” şeklinde tanımlanmıştır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 8 inci maddesine göre, hizmet akdi, her şeyden önce bir iş görme edimini zorunlu kılar. Bu sözleşmeyle sigortalıya yüklenen borç, işveren yararına bir iş görmek, hizmet sunmaktır.
Bağımlılık ve bu kapsamda ele alınması gereken zaman unsuru, hizmet akdinin ayırt edici özelliğidir.
Bağımlılık, iş ve sosyal güvenlik hukuku uygulamasında temel bir ilke olup, bu unsur, hizmetini işverenin gözetimi ve yönetimi altında yapmayı ifade eder. Ne var ki, iş hukukunun dinamik yapısı, ortaya çıkan atipik iş ilişkileri, yeni istihdam modelleri, bu unsurun ele alınmasında her somut olayın niteliğinin göz önünde bulundurulmasını zorunlu kılmaktadır. Bazı durumlarda, taraflar arasında sıkı bir bağımlılık ilişkisi bulunmasa da, işverenin iş organizasyonu içinde yer alınmaktaysa bu unsurun varlığının kabulü gerekecektir. Önemli yön, işverenin her an denetim ve buyurma yetkisini kullanabilecek olması, çalışanın, edimi ile ilgili buyruklara uyma dışında çalışma olanağı bulamayacağı nitelikte teknik ve hukuki bir bağımlılığın bulunmasıdır. Genel anlamda bağımlı çalışma, işverenin belirleyeceği yerde ve zamanda, işverence sağlanacak teknik destek ve işverenin denetim ve gözetiminde yapılan çalışmadır. İşverenin yönetim (talimat verme) hakkı karşısında işçinin talimatlara uyma (itaat) borcu yer alır. Bir işin görülmesi süreci içinde işçinin faaliyeti, çalışma şekli, yeri, zamanı ve işyerindeki
davranışları düzenleyen talimatlar veren işveren onu kişisel bağımlılığı altında tutar. Bu sözleşmede var olan otorite/bağımlılık ilişkisi taraflar arasında kaçınılmaz olarak bir hukuki hiyerarşi yaratır. Bu nedenle hizmet akdinde bağımlılık hem işçinin kişiliğini ilgilendirmekte hem de bir hukuki bağımlılık niteliği taşımaktadır.
Hizmet akdi, çoğu kez 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 inci maddesinde tanımlanan istisna akdi (eser sözleşmesi) ile karıştırılabilmekte, ikisinin ayırt edilebilmesi bazı durumlarda güçleşmektedir; Çalışan, iş gücünü belirli veya belirsiz bir zaman için çalıştıranın buyruğunda bulundurmakla yükümlü olmayarak, işveren buyruğuna bağlı olmadan sözleşmedeki amaçları gerçekleştirecek biçimde edimini görüyorsa, sözleşmenin amacı bir eser meydana getirmekse, çalışma ilişkisi istisna akdine dayanıyor demektir. Hizmet akdinde ise çalışan, emeğini iş sahibinin emrine hazır bulundurmaktadır ve ücret, faaliyetin meydana gelmesinin sonucu için değil, bizzat yapılan faaliyetin karşılığı olarak ödenmektedir. Öte yandan; 393/1 inci maddesi hükmünün açıklığı gereği, çalışanın kendi aletleri ile çalışması veya götürü hizmet sözleşmelerinde ücretin, yapılacak işe göre toptan kararlaştırılması imkan dahilinde bulunduğundan, tarafların belli bir fiyat üzerinden anlaşmaları istisna akdinin varlığını göstermediği gibi, götürü sözleşmelerde, bir süre için hizmet etme borcunun mu, yoksa önceden belirlenmiş bir sonucun meydana getirilmesi borcunun mu yüklenildiğinin şüpheli bulunduğu durumlarda, araştırma yapılarak tarafların amacı, durumu ve yaşam deneyimleri gözetilip hukuki ilişki saptanmalıdır.
3.Değerlendirme
1.İnceleme konusu eldeki davada, davacı 28.10.2017 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespitini istemiş, Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davanın reddine karar verilmiş ise de, hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
2.Somut olayda, dava dışı Murat Demirbilek'e ait apartmanın dış cephe onarımının yapımı esnasında bina iskelesinden düşerek yaralanan davacının, kayıt dışı sigortalılık şikayeti üzerine Kurum denetmenince hazırlanan 01.07.2021 tarihli ve 99223/36 sayılı inceleme raporunda; işveren olduğu iddia edilen ...’in resmi olarak vergi kaydının, tüzel ya da gerçek kişi kaydının olmadığı, kayıt dışı olması nedeniyle incelenebilecek işyeri yasal kayıt ve belgelerinin bulunmadığı, ... adına herhangi bir kayda rastlanılmadığı, ...’in 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi İl Milli Eğitim Müdürlüğünde aktif olarak devlet memuru olarak çalıştığı, bina sahibi Murat Demirbilek, davacı kazazede, davalı ve davaya konu işin yapımında taraflarla birlikte çalışan Mustafa Topdemir'in ifadesi bir arada değerlendirildiğinde, davacı ... ile davalı ... arasında işçi işveren ilişkisinin kurulamadığı, bu hususta bir tespit yapılamadığından 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi ve devamı maddeleri uyarınca da inceleme ve soruşturma yapılmasının mümkün olmadığına karar verildiği, davacı tanıklarının dinlendiği ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, işçi işveren ilişkisinin kurulması için gerekli bağımlılık unsurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
3.Mahkemece öncelikle, uyuşmazlık konusu olay ile ilgili olarak, davacı ve davalı arasındaki ilişkinin niteliği belirlenmeli, bu bağlamda işin yapımı sırasında davacı ve davalıyla birlikte çalışan, yargılama sırasında beyanları alınmayan Mustafa Topdemir ve Mustafa Akbal dinlenmeli, hizmet akdinin unsurları ortaya konulmalı, davacı Abdurrahman Karaduman'ın Bağ Kur, Vergi, Meslek Odası ve Esnaf Sanatkarlar Sicil Memurluğu kaydı olup olmadığı araştırılmalı, hizmet akdinin olup olmadığı kuşku ve duraksamaya yer kalmayacak şekilde açıklığa kavuşturulmalı, elde edilecek sonuca göre, 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi kapsamında davacının iş kazasına maruz kalıp kalmadığı değerlendirilmek suretiyle hüküm kurulmalıdır.
VI. KARAR
-
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
-
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:34:30