Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/10027

Karar No

2023/13301

Karar Tarihi

21 Aralık 2023

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/469 E., 2023/872 K.

KARAR: Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 1. İş Mahkemesi

SAYISI: 2016/198 E., 2020/5 K.

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde hizmet tespiti davasında davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın taraf ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ve fer'i müdahil Kurum vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile davanın kısmen kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili, müvekkilinin davalı ...'in ... mahallesi, 389 ada, 289 parsel sayılı inşaatında 01.10.2014 tarih 05.12.2015 tarihleri arasında çalıştığını ancak davalının çalışmayı ilgili kuruma bildirmediğini, primleri ödemediğini, ödemiş olduğu dönemine ait primleri de eksik ödediğini belirterek, davacının işe giriş tarihinin 01.10.2014 işten çıkış tarihinin 05.12.2015 tirihi olduğunu ve bu tarihler arasındaki çalışmasının kesintisiz 30 gün olarak tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili, davacının çalıştığı bina inşaatının ruhsat açılış tarihinin 12.02.2015 olduğu, ancak olumsuz hava koşullarından dolayı inşaata 09.03.2015 tarihinde başlanıldığını, bu nedenle işe giriş tarihinin geç bildirilmesi ve sigorta primlerinin ödenmemesinin söz konusu olmadığını, bunun yanında davacının işe başladığı tarihten işten ayrıldığı tarihe kadar kesintisiz şekilde her ay 30 gün de çalışmadığını, fiilen çalışma yapılan günlerde inşaat işinde çalıştığını, diğer günlerde çalışmadığını, fiilen çalıştığı günlerin sigorta primlerinin doğru ve eksizlik şekilde ödendiğini, ayrıca dava konusu dönemde piyasada başka işlerde de çalıştığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Fer'i müdahil Kurum vekili, davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, kurumlarınca işveren tarafından verilen bildirge ve bordrolara göre işlem yapıldığını belirterek usul ve yasaya aykırı açılan davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 14.01.2020 tarih, E.2016/198, K. 2020/5 sayılı kararıyla; "Dava dilekçesi, cevap dilekçeleri, gelen yazı cevapları, kurum kayıtları, bilirkişi raporu ve tanık beyanları bir arada değerlendirildiğinde; davacı tarafça ... Mahallesi, Mehmetçik Cad. No:43 ..." adresinde Kurumu davalı ...'e ait "özel bina inşaatı" mahiyetli iş yerinde 01.10.2014 05.12.2015 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığının tespiti istemli iş bu dava açılmış ise de dava konusu iş yerinin 12.02.2015 11.10.2016 tarihleri arasında kanun kapsamında olduğu, ancak dava konusu inşaata ait Belediye bünyesinde bulunan ruhsat, izin belgeleri ve iş yeri teslim ve denetim raporları celp edildikten sonra alınan bilirkişi raporunda inşaatın başlangıç tarihinin 03.11.2014, bitişinin ise 2015 yılının 11. ayı veya 12. ayında kaba inşaatının tamamlanabileceğinin belirtildiği, yargılama aşamasında komşu iş yeri sahipleri ve çalışanları tespit edilerek dinlenmiş olup davacının çalışmasına dair bilgileri yok ise de inşaatta çalışan kalıp ustasının ve tuğla işinde çalışan davacının market sahibi ve çalışanı tarafından bilinmemesinin hayatın olağan akışına uygun olduğu, davalı ile aralarında işçilik alacakları ve hizmet davası bulunmayan bordro tanıklarının davacının hem istinat duvarı, hem bina inşaatında kalıpçı olarak ve tuğla işinde de çalıştığına fiilen çalışmasına dair beyanlarının birbiri ile uyumlu olduğu anlaşılmakla davacının davasının kısmen kabulüne davacının davalı işveren ... nezdinde 03.11.2014 31.12.2015 tarihleri arasında ayda 30 gün süre ile çalıştığının tespiti ile fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf ve fer'i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili, davanın tam kabulü yerine kısmen kabulünün hatalı olduğunu, 01.10.2019 tarihli beyan dilekçesi ekinde sundukları 05.07.2014 tarihli google earth uydu görüntüsünde söz konusu parsel arka cephede doğal bitki örtüsü görünmekte iken, 29.10.2014 tarihli görüntüde istinat duvarının yapıldığı veya yapım aşamasında olduğu, inşaatın başlama tarihinin 01.10.2014 olduğunu belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.

Davalı vekili, yerel mahkemece eksik incelemeye dayalı ve hatalı şekilde hüküm yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Fer'i müdahil Kurum vekili, yerel mahkemece eksik incelemeye dayalı ve hatalı şekilde hüküm yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 22/06/2022 tarih ve E.2020/1439, K.2022/1355 sayılı kararı ile "...A 1 Davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1 b.1 maddesi uyarınca esastan reddine,

B 1 Davalı ve fer'i müdahil SGK'nın istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1 b.2 bendi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına,

2 Davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile,

Davacı ...'in davalı işveren ... nezdinde 4 4120 0101 1063116 01 44 sicil nolu işyerinde 03.11.2014 05.12.2015 tarihleri arasında ayda 30 gün süre ile çalıştığının tespitine, (davalı işveren tarafından bildirilen ve davacının hizmet döküm cetvelinde yer alan bildirimlerin fer'i müdahil SGK tarafından infaz aşamasında gözetilmesine),

Fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

  1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

Dairenin 22.12.2022 tarih ve E.2022/10493, K.2022/16604 sayılı kararında; "Eldeki davada, davacı vekili, müvekkilinin davalı ...'in ... Mahallesi, 389 ada, 289 parsel sayılı inşaatında 01.10.2014 05.12.2015 tarihleri arasında kesintisiz 30 gün olarak tespitine karar verilmesini talep etmiş İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın kabulüne dair verilen kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de verilen hükmün eksik araştırmaya dayalı olduğu anlaşılmaktadır.

Davacının 20.01.2015 tarihli vergi yoklama fişi kapsamına göre kendi nam ve hesabına çalıştığı, inşaat işinden dolayı vergi mükellefiyeti olduğu ve 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olduğu, 09.03.2015 tarihinden itibaren davalı inşaatında 5510 sayılı Kanun'un 4/1 a kapsamında sigorta bildiriminin yapıldığı anlaşılmaktadır. İlk sigorta bildiriminin yapıldığı dönem öncesi yönünden dinlenen tanık beyanlarından davacının kalıp ve duvar işlerini davalı ...'dan aldığı, parasını kendi ödediği işçilerle bu işi gördüğünün beyan edilmesi karşısında aradaki ilişkinin asıl/alt işveren ilişkisi mi hizmet ilişkisi mi olduğu tespit edilmeli, hizmet ilişkisi ise fiilen başlanılan tarih tespit edilerek davacının üstlendiği işlerin her ay ne kadar yapıldığı, beton atılma ile demir döşeme arasında ara verilen dönemler belirlenmek suretiyle davacının Belediye'den 04.11.2015 tarihinde duvar işi aldığı da dikkate alınarak ve bu süreler dışlanarak hüküm verilmesi gerekirken eksik araştırma ile hüküm tesisi bozmayı gerektirir.

Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedeni" olduğu gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur.

B.Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... Davacının davalıya ait 1063116 sicil nolu bina inşaatı işyerinde sigorta bildirimlerinin yapıldığı 09.03.2015 24.11.2015 tarihleri dışında çalıştığı iddiası ispatlanamamıştır. Dinlenen tanıkların 09.03.2015 öncesi davalı işyerinde çalışma kaydı bulunmamaktadır. Tanıkların çalışmaları 2015 yılı Mart ayı ve sonrasına ilişkindir. Davacının 20.01.2015 tarihli vergi yoklama fişine göre kendi nam ve hesabına çalıştığı, inşaat işinden dolayı vergi mükellefi olduğu, 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığının bulunduğu, ... Belediyesi yazı cevabına göre kendine ait Yabanoğlu İnşaat firması adına 04.11.2015 tarihinde belediyeden duvar işi aldığı, yine tanık beyanlarına göre dava konusu inşaat işinde çalışan işçilerin davacı tarafından temin edilerek ücretlerinin de işçilere davacı tarafından ödendiği, dava konusu iş devam ederken aynı zamanda başka işlere de götürüldükleri, puantaj kayıtlarına göre ve metrekare karşılığı götürü usulde çalışıldığı, davacının kendi nam ve hesabına çalıştığı anlaşılmakla davacının istinaf isteminin reddine ve davalının istinaf isteminin kabulüyle ispatlanamayan davanın reddine" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili, hükmün eksik araştırmaya dayalı olduğunu, davanın kabulü gerektiğini, delillerin hatalı değerlendirildiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371; 5510 sayılı Kanunun 86'ncı maddeleri.

  1. Değerlendirme

  2. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  3. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında temyiz sebeplerine göre bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürecibozmadancevapistinafkararrettemyizyargılamakararımahkemesionanmasınaderecesonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:36:16

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim