Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/13782
2023/13300
21 Aralık 2023
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/1332 E., 2023/817 K.
HÜKÜM/KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 1. İş Mahkemesi
SAYISI: 2018/95 E., 2022/153 K.
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davalı Kurum tarafından yersiz maaş ödemesi yapıldığı gerekçesi ile faiz dahil 130.238.09 TL nin ödenmesi istenildiğini, Kuruma 27.03.2018 tarihli yazı yazılarak yasaya göre babadan bağlanan aylığın iptal edilmesinin yasaya aykırı olduğunu belirttiğini, davacının İş Bankası Bankası Sandığından emekli olduğunu, İş Bankası Sandığına bağlı olması nedeni ile babadan aylık almak üzere müracaat edildiğinde SGK'ya bağlı olmaması nedeni ile babadan aylık alabileceğinin söylendiğini bu neden ile Kuruma müracaat ettiğini, babadan aylık için Kuruma müracaat ettiğinde bir engel olmadığının belirtildiğini, davacıya bağlanan yetim aylığının geri istenilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Kurumun 11 yıl ödeme yaptıktan sonra birden bire kesilerek faizi ile geri istenilmesinin Sosyal Devlet anlayışına ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu belirterek Kurum kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, müvekkili Kurumdan .... tahsis numarası ile aylık almakta olan davacının aylığının, Türkiye İş Bankası A.Ş. Mensupları Emekli Sandığı Vakfı emeklisi olduğunun adı geçen Vakfin müvekkili kuruma hitaben yazdığı 15.11.2017 tarihli yazısıyla tespiti üzerine kesildiğini, “davacıya 22.10.2007 21.01.2018 tarihleri arasında yersiz olarak ödenen 92.585,17 TL'nin, 5510 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince kanuni faizi ile birlikte davacıdan tahsili için ... SGİM Mali Hizmetler Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından 31.01.2018 tarihli ve 1139932 sayılı borç bildirim belgesi gönderildiğini, davacının 02.02.2018 varide tarihli ve 1605453 sayılı yazısıyla borca itiraz ettiğini, borcunu da 27.03.2018 tarihinde 131.493,69 TL olarak ödediğinin tespit edildiğini, davacıya babasından ölüm aylığı bağlandığı 2007 yılında, kendi çalışması nedeniyle Türkiye İş Bankası A.Ş. Mensupları Emekli Sandığı Vakfından 01.05.2004 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almakta olduğunun, ölüm aylığı bağlanması koşullarına sahip olmadığının sonradan tespiti üzerine, davacıya yersiz olarak ödenen 92.585,17 TL'nin, 5510 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesinin birinci fikrasının (a) bendi gereğince kanuni faizi ile birlikte davacıdan tahsili için borç bildirim belgesinin gönderildiğini, davacının ölüm aylığı başvurusu sırasında imzaladığı beyan ve taahhüt belgesinde, kendi çalışması nedeniyle Türkiye İş Bankası A.Ş. Mensupları Emekli Sandığı Vakfından yaşlılık aylığı almakta olduğunu bildirmediği, bu belgede, beyanlarının doğruluğunu, gerçeğe aykırı beyanda bulunması durumunda tarafina yersiz olarak yapılacak her türlü ödemeyi istenildiğinde yasal faizi ile birlikte geri ödeyeceğini beyan ve taahhüt ettiği gerçeği karşısında müvekkili Kurum tarafından yapılan işlemlerin hukuka uygun olup, haksız olarak açılmış davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... davacının kendi çalışmasından dolayı emekli maaşı aldığı, ikinci kez babasından dolayı hak sahibi maaşı alamayacağından, ilgili Kurum işleminin yerinde olduğu, davacı aleyhinde yapılan aylık kesme işlemi mevzuata uygun olduğundan, davacının Kurum işleminin iptalinden ibaret olan davasının reddine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının İş Bankası Sandığından emekli olduğunu, İş Bankası sandığına bağlı olması nedeni ile babadan aylık almak üzere müracaat edildiğinde SGK'ya bağlı olmaması nedeni ile babadan aylık alabileceğinin söylendiğini, bu nedenle davacının Kuruma müracaat ettiğini, Kurumun gönderdiği yazıda beyan ve taahhüt belgesinde İş Bankasına bağlı sandıktan bahsedilmediğinin görüldüğünü, bu nedenle davacının babadan aylık için kuruma müracaat ettiğinde bir engel olmadığının belirtildiğini ancak kararda, yerel mahkemenin bu durumu gözönüne almadığının görüldüğünü, çünkü maaş alırken imzaladığı beyan ve taahhüt belgesinde İş Bankası ve Sandığı gibi bir ibarenin bulunmadığını, 506 sayılı Kanunda İş Bankası Sandığı gibi sandıklardan emekli olanların, SSK statüsündeki babadan aylık almasına engel bir maddenin bulunmadığını, davalı vekilinin cevap dilekçesine eklediği Yargıtay Kararında belirtilen içtihadı birleşme kararanında, İş Bankası sandığı gibi sandıkların, SSK, Bağ kur Emekli Sandığı gibi Sosyal Güvenlik Kuruluşu olduğu belirtiyor ise de, bu karar, yasanın uygulayıcıları tarafından değerlendirilmediğinden, davacı gibi bir çok kişiye aylık bağlamış olduklarını, kurum hatası nedeni ile davacıya ceza verilmeyeceğini, bu durumda adil olanın kurumun hatasını anladığı andan itibaren aylığı durdurmak, ilgili kişiye durumu açıklamak olduğunu, eğer o kişi kurumun kararını beğenmez ise, dava açabileceğini ve bu durumda içtihadı birleşme kararının gündeme gelebileceğini belirterek kararı istinaf etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "... davacıya babasından bağlanan ölüm aylığının 506 sayılı Kanun'un geçici 20 nci maddesinde belirtilen sandık kapsamında çalışmasından ötürü aylık alması sebebiyle kesilmesinin yerinde olduğu, bu çalışmaya ilişkin Kuruma herhangi bir bildirimde bulunulmadığı da gözetildiğinde, Kurumun 5510 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesinin a bendi kapsamında kapsamında değerlendirme yaparak borç çıkarması işleminde hata bulunmadığı, Mahkemenin yazılı şekilde reddine dair kararına ilişkin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf istemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 353/1 b.1 maddesi uyarınca esastan reddine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371; mülga 506 sayılı Kanun'un 68 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 96/1 a bendi.
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
- Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:36:16