Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/13145
2023/13281
21 Aralık 2023
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2023/2053 E., 2023/2267 K.
KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 9. İş Mahkemesi
SAYISI: 2022/399 E., 2023/35 K.
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 2018 yılı Ocak ayından itibaren 3411901574 Sicil numarası ile SSK 'ya bağlı babası ... üzerinden yetim aylığı aldığını, aylığının muvazalı boşanma nedeni ile kesildiğini ,ikinci eşi olan ... ile 11.05.2012 tarihinde Serik 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2012/284 Esas 2012/241 Karar sayılı kararı ile boşandığını, müşterek iki çocuğu bulunduğunu, çocuklarının velayetinin kendisinde olduğunu, boşandıktan sonra çocuklarının babaları ile görüşmeleri ve baba sevgisinden mahrum kalmamaları amacıyla eski eşinin müşterek çocuklarıyla görüşmesine hiçbir zorluk çıkarmadığını,iki çocuğuyla birlikte yalnız yaşadığını, eski eşiyle birlikte yaşamadıklarını belirterek davalı kurumca kesilen yetim aylıklarının kesilme tarihi itibariyle yasal faizi ile birlikte tarafına ödenmesi ve yetim aylığının dava tarihinden itibaren tekrar bağlanarak tarafına ödenmesini, davalı kuruma 31.119,36 TL ve 2.400,00 TL borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ...'a vefat eden babası ...'dan ölüm aylığı talebinde bulunması üzerine tarafına 01.02.2018'den itibaren ölüm aylığı bağlandığını, ihbar sebebiyle bahse konu kişinin boşandığı eşiyle fiilen yaşayıp yaşamadığı hususunda Sosyal Güvenlik Denetmenlerince araştırma talep edildiğini, denetmenlerce düzenlenen 17.07.2020 tarih 2020/HK/026 sayılı rapor sonucunda "... TC kimlik numaralı ... ile boşandığı eşi ... TC kimlik numaralı ...'in 01.02.2018 tarihinden günümüze kadar bilfiil birlikte aynı hane içerisinde yaşadıkları tespit edildiğinden Kanun 96'ncı maddesi kapsamında ödenen ölüm aylıkları ve varsa sağlık giderlerinin geri alınması işlemelerinin yapılması..." sonuç ve kanaatine varıldığını, bahse konu denetmen raporuna istinaden ...'ın aylıklarının aylık başlangıç tarihi olan 01.02.2018'den itibaren iptal edildiğini ve tarafına 01.02.2018 23.11.2020 tarihleri arası ödenen aylıkları toplamı olan 31.119,36 TL (faiz hariç) için Kanun 96 ncı maddesi (a) bendi kapsamında borç kaydı oluşturulduğunu, kurumun yaptığı işlemlerin hukuka uygun olduğunu, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile SGK denetmen raporunda ifadeleri bulunan tanıklardan kamu tanığı olarak dinlenmesine karar verilen ve davacı ile boşandığı eşinin birlikte yaşadıklarını açıklayıcı ve net beyanıyla ifade eden ...'in çok çok hasta olması nedeniyle dinlenemediği, ancak kamu tanığı ...'ın alınan beyanında; "Ben Kuzeyyaka Mah. 2548 sok. No:28/2 ... Apartmanı adresinde 26 senedir ikamet etmekteyim. Davacı 3 4 sene kadar önce bizim apartmana taşındı ve 6 ay kadar komşuluk yaptık. Eşi, 2 oğlu ve kendisi taşındılar. Eşi ve 2 çocuğu ile birlikte oturdular. Davacı bizim apartmana taşındıktan sonra eşi de gidip geliyordu. Buradan taşınırlarken görmedim," şeklinde beyanda bulunduğu dikkate alınarak, somut verilere dayanan müfettiş raporundaki tespitlerin aksinin kanıtlanamadığı değerlendirilerek, davacı tanıklarının davacıyı doğrulayan anlatımlarına itibar edilmemiş ve davanın reddine dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Kurum işlemlerinin mevzuata uygun bulunmadığının beyan ile Yerel Mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın kabulünü talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1 b 1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesini tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yetim aylığını kesen kurum işleminin iptali ile aylığın yeniden bağlanması istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun'un 56/son fıkrasıdır. Maddenin başlığı gelir ve aylık bağlanamayacak haller olup, maddeye göre; "ölen sigortalının hak sahiplerinden; ... eşinden boşandığı halde eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar 96 ıncı madde hükümlerine göre geri alınır. ",
Madde 96 hükmüne göre "Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler;
a) Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden,
"..itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır..."
Aynı Kanun'un 59 uncu maddesinin başlığı kurumun denetleme ve kontrol yetkisi olup maddeye göre; "bu kanunun uygulanmasına yönelik işlemlerin denetimi, kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları eli ile yürütülür ...", maddenin 2 inci fıkrasında "kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarına görevleri sırasında tesbit ettikleri kurum alacağını doğuran olay ve bu olaya ilişkin işlemler, yemin hariç her türlü delile dayandırılabilir. Bunlar tarafından düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir..." şeklinde düzenlenmiştir.
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:36:16