Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/12803
2023/13177
20 Aralık 2023
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2023/1772 E., 2023/2227 K.
KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 1. İş Mahkemesi
SAYISI: 2019/180 E., 2023/107 K.
Taraflar arasındaki (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının, sigorta başlangıcının ve sigortalılığın aidiyetinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının ... Koop Merkez Birliği Ambalaj Sanayi Fabrikası ... Asfaltı No 31 .../... adresindeki ... sicil numaralı işyerinde 10.08.1983 tarihinde işe başladığını, ... Koop. Merkez Birliği Ambalaj Sanayi ile yaptıkları görüşme neticesinde müvekkilinin çalıştığı şubenin kapatılmış olduğunun, evrak ve arşivinin nerede olduğunun bilinmediğinin taraflarına bildirildiğini, yaptıkları yazılı başvuruya ise cevap verilmediğini, müvekkilinin emeklilik işlemlerini başlatmak istediği süreçte Kuruma yaptığı yazılı başvuru sonucunda kendisine ait girişin ilk defa 01.07.1993 tarihinde yapıldığını öğrendiğini, bunun üzerine yaptığı çalışmalarda dosyasının Avukat ... ile karıştığının ve önceki giriş ve beyannamelerin dosyasında olmadığı bilgisine ulaştığını, durumu Kuruma bildirmesi sonrasında Kurum tarafından 07.02.2019 tarihli cevabi yazıda ise; müvekkilinin 1983/1984 yıllarına ait çalışmasının olmadığı, işe giriş bildirgesinin örneğini, teyit yazısını, dekont ve sair bulguları bulması gerektiğinin belirtildiğini beyanla Kurum işleminin iptali ile müvekkilinin sigortalılık başlangıç tarihinin 10.08.1983 tarihi olarak düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davacı vekili 19.12.2019 tarihli ön inceleme duruşmasındaki imzalı beyanında, 'davacının davalı işyerinden sigorta sicilsiz olarak 1983/2 3 ve 1984/1. dönem bordrolarında ... ismi ile bildirilen hizmetlerin davacı ...'ya ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir.
3.Davacı vekili 03.03.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile talep sonucunu davacının işe giriş tarihinin 10.08.1983 tarihi olarak belirlenmesi şeklinde değiştirdiklerini beyan etmiştir.
4.Davacı vekilinin 31.03.2023 tarihli duruşmada verdiği imzalı beyanında, talep sonucunu davacının 10.08.1983 tarihinde 1 gün çalışmasının tespiti yönünde değiştirdiklerini, bu nedenle diğer davalı ... Kooperatifi ... Birliğine yönelttikleri davadan feragat ettiklerini, SGK yönünden açılan davanın kabulünü talep ettiklerini beyan etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, ... oğlu, 23.09.1970 Söke doğumlu davacı ...'nın ilk kez 01.07.1993 tarihinde, ... sicil sayılı ... unvanlı işyerinden verilen ilk işe giriş bildirgesine istinaden 3501022606161 sigorta sicil numarasıyla sigortalılık tescilinin yapıldığını, davalı ... Koop. Merkez Birliği'ne ait ... sicil sayılı işyerinin 1983/02, 03 ve 1984/01 dönem bordrolarının incelenmesinde ''...'' adına hizmet kaydı bulunduğu anlamışmış ise de bordrolarda ana adı, baba adı, doğum yeri ve tarihi gibi künye bilgileri bulunmadığından, hizmetin davacı ...'ya aidiyetinin Kurumca belirlenemediğini, ayrıca davacı dilekçesinde davalı nezdinde ... sigorta sicil numarasıyla çalıştığını iddia etmiş ise de, incelenmesinde söz konusu sicil numarasının "... " isimli bir başka sigortalıya ait olduğunun anlaşıldığını, davacının davalı kooperatif nezdinde 10.08.1983 tarihinde çalışmaya başladığını ve en az 120 gün çalıştığını iddia etmiş ise de; bu işyerinden davacı adına işe giriş bildirgesi verilmediğinden adına çalışma bildirilen ...’nın davacı olup olmadığının araştırılması gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Uyuşmazlık, Kurumda 129826 035 sicil sayılı dosyada işlem gören ... Kop Merkez Birliği unvanlı işyerinden Kuruma verilen 1983/2 3 ve 1984/1 dönem bordrolarında ... ismi ile çalışma bilgisi yer alan ancak başkaca kimlik bilgisi bulunmayan kişinin , iş bu davanın davacısı ... olup olmadığına ilişkin olmakla mahkememizce, Kurumda ... sicil sayılı dosyada işlem gören ... Kop Merkez Birliği unvanlı işyerinden verilen dönem bordrolarında isimleri yer alan kişiler seçilip bordro tanığı olarak dinlenmiş olup dinlenen tanıklar ... , ..., ..., ..., ...’ın bordroda isimlerinin yer aldığı görülmüştür. Yargıtay’ın aidiyet tespitine ilişkin bu tür davalarda verdiği kararları; aidiyet davası ile ilgili olarak, dava konusu üç aylık dönem bordrosunda yer alan kaydın davacıya ait olup olmadığının tesbiti için, uyuşmazlık konusu olan dönemde çalışan kişinin gerçekten davacı olup olmadığını saptamaya yönelik araştırma yapmak, aynı isimde başka biri var ise ve gerekirse bu şahısları davaya dahil etmek, toplanan tüm delilleri birlikte değerlendirmek gerektiği yönündedir. (Yargıtay 10. HD 02.11.2020, 2020/3712 E, 2020/6176 K., Yargitay 21. HD 11.06.2020, 2019/3975 E., 2020/2216 K ) Bordro tanıklarının detay bilgiler içeren ortak beyanları ile Kurumda 129826 035 sicil sayılı dosyada işlem gören ... Kop Merkez Birliği unvanlı işyerinde gerçekten ve fiilen çalışan kişinin iş bu davanın davacı ... olduğu anlaşılmıştır...." gerekçesiyle
1.Davalı S.S. ... Tarımsal Kalkınma ve Diğer Tarımsal Amaçlı Kooperatifleri Birliği'ne karşı açılan davanın feragat nedeni ile reddine,
2.Davalı SGK Başkanlığı'na karşı açılan davanın kabulü ile davacı ... Arabacı'nın 129826.35 sicil nolu ... Kop. Merkez Birliği isimli iş yerinde 10.08.1983 tarihinde hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle 1 gün süre ile çalıştığının tespiti ile 506 sayılı Kanun'un 60/G maddesi uyarınca sigortalılık başlangıcının 18 yaşını doldurduğu 23.09.1988 tarihi olduğunun tespitine, bu tarih öncesi çalışma süresinin prim gün sayısına eklenmesine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde, davacının 23.09.1970 doğumlu olduğu ve 10.08.1983 tarihinde henüz 12 yaşında olduğu dikkate alındığında; çalışmasının hizmet akdine istinaden geçtiğinin kabulünün usul ve yasaya aykırı olduğunu, yazılı bilgi ve belgeler toplanmaksızın yetersiz tanık beyanları dikkate alınarak eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak hüküm kurulduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..Dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesinden, davacının işveren tarafından dönem bordrosunun bildirildiği anlaşılmakla hak düşürücü sürenin işlemeyeceği anlaşılmıştır. Dönem bordrosunda adı geçen tanıkların anlatımı ile davacının üretime dönük eylemli çalışmasının sübuta erdiği yine anlaşılmaktadır. Özellikle bordro tanığı ... beyanından ve iş bu tanığın hizmet döküm cetvelinden ortaya çıktığı üzere dava dışı işverenin18 yaşından küçük çocukları üretim sürecinde çalıştırdığı, Kurum tarafından söz konusu çalışmaların uzun vadeli sigorta kolunda olduğunun kabul edildiği, (... 11 yaşındayken çalışmaya başlamış ve Kurum tarafından sigortalılığı kabul edilerek hizmet döküm cetveline işlenmiştir.) davacının da ... gibi çalıştığı anlaşılmaktadır. Dönem bordrosunda davacının adı soyadı dışında bir verinin bulunmaması nedeniyle Kurum tarafından sigortalılığının kabul edilmediği görülmekle aidiyet tespiti konusunda araştırma yapılması gerektiği akla gelse de dinlenen tanıkların davacı gibi aynı köyden olması, yaşlarının birbirine yakın olması, dinlenen bordro tanıklarından ...'nın davacının ağabeyi olmasından dolayı bordrodaki kişinin davacı olduğunu bilebilecek olmasından dolayı daha fazla araştırma yapmanın usul ekonomisi ilkesine aykırılık teşkil edeceği anlaşılmıştır. Netice itibariyle davacının eylemli çalışması ve bildirimi yapılan kişinin davacı olduğu tereddütsüz ispat edilmiş olmakla İlk Derece Mahkemesinin kabul kararında bir isabetsizlik görülmemiştir. ..." gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık 10.08.1983 tarihinde (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının ve bu tarihin sigorta başlangıcı olduğunun tespiti ile sigortalılığın aidiyeti istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
- 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun 2 nci, 6 ncı, 9 uncu, 60 ıncı maddenin (G) bendi, 79 uncu,108 inci maddesi hükümleridir.
Bu tür aidiyet ve tespit davalarında gerçeğin tam olarak saptanması için, işin kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde etraflıca araştırılması gereği ortadır. Vazgeçilemez ve devredilemez nitelikteki temel haklardan olan sosyal güvenlik hakkının yaşama geçirilmesine yönelik tespit ve aidiyet davalarının kamu düzenine ilişkin davalardan olduğu gözetilerek, davacının iddiasının gerçekliğinin resen araştırma ile saptanması gereklidir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Yasanın belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1999/21 549 555, 2005/21 437 448 ve 2007/21 306 320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Yasalar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir.
- Değerlendirme
1.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Davacı vekili her ne kadar dava ile taleplerinin davacının davalı iş yerinde 10.08.1983 tarihinde sigortalılığın başlangıcının tespiti ve 1 gün süre ile çalıştığının tespitine yönelik olduğunu belirtmişse de davacı adına davalı iş yerinden işe giriş bildirgesi verilmediği,ancak davalı işverenin 29826 sicil no.lu işyerinin 1984/3 dönem bordrosunda "..." adına 114026 sigorta sicil no. ile 10.08.1983 giriş olmak üzere 20 gün,sigorta sicil no.olmaksızın 1983/3. dönemde yine ... adına 70 gün, 1984/3. dönemde de 15.12.1984 çıkış olmak üzere 54 gün süre ile sigorta bildirmleri yapıldığı belirlenmekle esasen bu 1 günlük sigortalı çalışmanın belirlenebilmesi için anılan bildirimlerin özellikle talep konusu 10.08.1983 tarihindeki bildirimin davacıya ait olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir.
- Buna göre dava konusu uyuşmazlıkta, her ne kadar mahkemece tanık dinlemek suretiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, varılan hüküm eksik araştırmaya dayalıdır. Bu tür aidiyet ve tespit davalarında gerçeğin tam olarak saptanması için, tanık sözlerinden ayrı olarak işin kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde etraflıca araştırılması gereği bulunmaktadır. Mahkemece, davalı Kurumdan ve ilgili nüfus müdürlüğünden başkaca ... isimli sigortalı olup olmadığı araştırılmalı, varsa sicil dosyaları ve bildirilen kişilerin adres bilgileri ile birlikte nüfus bilgileri de temin edilerek dava konusu hakkında bilgilerine başvurulmalı, yine 1983/2. dönem bordrosunda ... ad ve soyadının karşısında yer alan 114026 sigorta sicil no. nun hangi sigortalıya ait olduğu Kurumdan sorulmalı, ilgili sigortalının da sigorta sicil dosyası istenerek bu sigortalının da beyanına başvurulmalı, Kurumdan davalı iş yerinden davacı adına 10.08.1983 tarihli işe giriş bildirgesi verilip verilmediği bir defa daha sorulmak suretiyle davacı adına verilmişse işe giriş bildirgesinin aslı ile ihtilaf konusu çalışmanın geçtiği işyerinden varsa imza içeren dilekçeler ve ücret tediye bordrolarıyla sair tüm belge asılları celbedilerek, kurumlara verilen davacıya ait olduğu sabit olan imzalarda getirtilmek suretiyle, Adli Tıp Kurumu marifetiyle imza incelemesi yaptırılmalı,davalı iş yerindeki ayrıca dava konusu dönemde davacı ile birlikte çalışan ve ihtilaf konusu olan çalışmaların bildirildiği işverenin bordrolarında kayıtlı kişiler arasında dinlenmeyen bordro tanıkları da saptanarak, çalışmanın varlığı, süresi ve kime ait olduğu yönünden bilgi ve görgülerine başvurulmalı, böylece gerçekte kime ait olduğu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip, deliller hep birlikte değerlendirilmeli ve varılacak sonuca göre karar verilmelidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple
-
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
-
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:38:09