Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/13057
2023/13160
20 Aralık 2023
MAHKEMESİ: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/514 E., 2023/493 K.
KARAR: Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ: Samsun 3. İş Mahkemesi
SAYISI: 2021/278 E., 2021/487 K.
Taraflar arasındaki sigorta başlangıcının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile kararın kaldırılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, SGK başkanlığının 10.12.2019 tarihli kararında 13.09.1993 tarihinde alınan sigorta sicil numarasının çıraklı ve staj primleri kısa vadeli sigorta pirimi olduğundan emeklilik hesabında dikkate alınmadığın bildirildiğini, müvekkilin 13.09.1993 tarihide ... sigorta sicil no
ile samsun çıraklı eğitimi merkezi nezdinde çıraklı olarak çalışmaya başladığını. 1996 yılına kadar devam ettiğinin çocuk genç ya da normal işçilerinin bir günlüğüne dahi olsa herhangi bir iş yerinde çalışmaya başlaması halinde SGK kapsamında alınması mecburi olduğunu, 16 yaşlara erişmiş mesleki eğitim ve öğretiminde haftanın ortalama üç gününü iş yerinde çalışarak geçiren çırak ya da stajyerin çalışmasının sadece iş kazası meslek hastalığı açısından kabul edilmesi emeklilik açısından kabul edilmemesi hukuksal olarak hak kayıplarına yol açtığını belirterek davalı kurumun 10.12.2019 tarihli kararının iptali ile davacının emekliliğe esas ilk tescil tarihinin çıraklık kaydının bulunduğu 13.09.1993 tarihi olarak tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde, davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Kanun'un 3/II(B) bendine göre özel kanunda nitelikleri belirtilen çırakların çıraklık devresi sayılan süre içerisinde malullük, yaşlılık, ölüm sigortaları hükümlerine tabi olamayacakları ve bu hükmün sonucu belirtilen sürelerin sözü edilen Kanun'un 108 inci maddesinde de gösterilen sigortalılık başlangıcı olarak kabul edilemeyeceğini hükme bağlandığını. dava konusu olayda, davacının sözü edilen tarihte çırak olarak çalıştığı ve mesleki bilgi ve görgüsünü artırmak için davalı kuruluşta eğitime tabi tutulduğu açıkça belli olduğunu, mahkemenin belirtilen maddi ve hukuksal olguları dikkate almaması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedeni olduğunu, usul ve yasaya aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Somut vakada çıraklık sözleşmesinin var olup olmadığı hususunda sadece işe giriş bildirgesinde davacının çırak olduğunu belirten kurumdan gelen kaydın bulunduğu fakat gelen belgeler ve dinlenen bordro tanıkları beyanları kapsamında ilgili istinaf ilamının bizden istediği araştırma yapıldığında davacı ve işyeri arasında çıraklık ilişkisinin bulunmadığı, davacının çalışmalara eylemli olarak katıldığı emeğiyle işyerine katkıda bulunduğu ve iş bu emeğine karşılık ücret aldığı anlaşılmıştır. Sonuç olarak ilgili İstinaf ilamı gereği yerine getirilerek Davacının 13.09.1993'de ki çalışmasının çıraklıktan kapsamında değil, 6098 sayılı Borçlar Kanun'ununda belirtilen hizmet akdinin varlığını gösteren unsurları taşıdığı anlaşılmak ile ..." gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının 13.09.1993 tarihindeki 54361 iş yeri sicil numaralı iş yerindeki çalışmasının emekliliğe esas ilk tescil tarihi olarak kurumca sigortalı olarak kabul edilmesi gerektiğinin tespitine ,şeklinde karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili, dava konusu olayda, davacının sözü edilen tarihte çırak olarak çalıştığı ve mesleki bilgi ve görgüsünü artırmak için davalı kuruluşta eğitime tabi tutulduğu açıkça belli olduğu, mahkemenin belirtilen maddi ve hukuksal olguları dikkate almamasının usul ve yasaya aykırı olduğu, davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne dair kararın usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... 01.09.1979 doğumlu olan davacı yönünden sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını doldurulduğu 01.09.1997 olarak kabulü, bu tarihten önceki hizmet sürelerinin ise yalnızca prim ödeme gün sayısına dahil edilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu yönden davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olduğu anlaşılmaktadır.
Davalı vekilinin diğer istinaf sebeplerinin incelenmesinde ise yukarıda belirtilen husus dışında ilk derece mahkemesinin karar ve gerekçesinin dosya kapsamına uygun olduğu, Dairemizce de bu karar ve gerekçeye itibar edildiği, özellikle de davacının ilk işe giriş bildirgesi Çıraklık Eğitim Merkezi Müdürlüğü tarafından verilmiş ise de dosya kapsamında dinlenen ve dosya arasına alınan hizmet döküm cetvellerine göre 54361 iş yeri sicil numaralı işverenin tespiti talep edilen tarihte bordo tanıkları oldukları anlaşılan tanıkların beyanlarına göre de, davacı ile işveren arasındaki ilişki belirlenirken davacının işyerinde üretimle ilgili çalışmalara eylemli olarak katıldığı, bir başka anlatımla davacının emeğiyle işyeri ve işverene katkıda bulunduğu da anlaşılığından çırak olarak kabul edilemeyeceği ,bu nedenle davalı vekilinin diğer istinaf itirazlarının yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır..." gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulü ile davacının 54361 iş yeri sicil numaralı iş yerinde 13.09.1993 tarihinde hizmet akdi ile çalıştığının tespiti ile bu 1 günlük sürenin davacının prim ödeme gün sayısı hesabına dahil edilmesine, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını doldurduğu 01.09.1997 olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı SGK vekili, istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmişlerdir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık 13.09.1993 tarihinin sigorta başlangıç tarihi olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
- 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun'un 2 nci, 3/II B, 6'ncı, 108 inci, 2089 sayılı Çırak Kalfa ve Ustalık Kanunu'nun 4 üncü, 5 inci,16 ıncı maddesi, 3308 sayılı Çıraklık ve Meslek Eğitimi Kanunu'nun 10 uncu maddesi, 14 üncü maddesi, Geçici 4 üncü maddesi hükümleridir.
506 sayılı Kanunun 108 inci maddesi gereğince sigortalılık başlangıç tarihinin belirlenmesine ilişkin açılan her dava, sigortalılığın saptanması istemini de içerdiğinden, aynı Kanunun 79 uncu maddesinin 10 uncu fıkrası kapsamında bir günlük çalışmanın belirlenmesi davasıdır. Bu nedenle hizmet tespiti davalarındaki kanıtlama yöntem ve ilkeleri benimsenip uygulanmalı, başka bir anlatımla, sigortalılıktan söz edilebilmesi için, çalışmanın varlığı, hizmet tespiti davaları yönünden kabul edilen yöntem ve ilkelere uygun biçimde saptanmalıdır.
506 sayılı Kanun’un 2 nci maddesine göre sigortalılık niteliği, hizmet akdinin kurulması ve 6 ncı madde gereğince çalışmaya başlanması ile edinilir. “Sigortalı Sayılmayanlar” başlıklı 3/II B maddesinde; “Özel kanunda tarifi ve nitelikleri belirtilen çıraklar hakkında, çıraklık devresi sayılan süre içinde analık, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile bu Kanunun 35 inci maddesi hükümleri uygulanmaz.” hükmü öngörülmüştür.
Öte yandan aynı Kanunun 3/II B maddesinde, özel kanunda tarifi ve nitelikleri belirtilen çıraklar hakkında, çıraklık devresi sayılan süre içinde analık, malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile bu kanunun 35 inci maddesi hükümlerinin uygulanmayacağı belirtilmiştir. Bu kapsamda; sigortalı ile işveren arasındaki hukuki ilişkinin niteliği ve sigortalının çırak olup olmadığı belirlenirken çalışma ilişkisi irdelenmeli, çıraklık sözleşmesinde akdi ilişkinin üstün niteliğinin çalışma yerine sigortalıya bir meslek ve sanatın öğretilmesi olduğu hususu gözetilmeli, sigortalının iş yerinde üretimle ilgili çalışmalara eylemli olarak katılması ve meslek ve sanat eğitiminin ikinci plânda tutulması, bir başka anlatımla sigortalının emeğiyle iş yeri ve işverene katkıda bulunması durumlarında çıraklık ilişkisinin söz konusu olamayacağı benimsenmelidir.
Uyuşmazlık konusu dönemde yürürlükte bulunan ve 05.07.1977 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 2089 sayılı Çırak Kalfa ve Ustalık Yasasının 4’üncü maddesi çırağı, “Bu Kanuna tabi bir sanatı, o sanat için düzenlenen teorik ve pratik öğrenim programına göre o iş yerinde öğrenmek amacı ile bir çıraklık sözleşmesi ile bir işyeri sahibinin hizmetine giren kimse...” olarak tanımlamıştır. Kanunun 5 inci maddesine göre çırak olabilmek için 12 yaşından küçük, 18 yaşından büyük olmamak gerekir. Kanun'un 16. maddesinde ise, işyeri sahibi veya temsilcisinin çırak adayını çalıştırmağa başlamadan önce velisi veya Kanuni mümessili ile üç örnek yazılı bir çıraklık sözleşmesi yapmaya mecbur olduğu, 20 maddesinde, sözleşmenin bir örneğinin Mahalli Çıraklık Eğitim Komitesine, derneğe kayıtlı ise ilgili derneğe veya odaya vermek ve sicil numarasını alarak sözleşmeye yazmak zorunda olduğu öngörülmüştür.
19.06.1986 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 3308 sayılı Çıraklık ve Meslek Eğitimi Kanunu'nun 10 uncu maddesinde, çırak olabilmek için 13 yaşını doldurmuş, 19 yaşından gün almamış olmak, en az ilkokul mezunu olmak, bünyesi ve sağlık durumu gireceği mesleğin gerektirdiği işleri yapmaya uygun olmak koşullarına yer verilip, 14. maddesinde, çıraklık süresinin 3 4 yıl olduğu ve bu sürenin mesleklerin özelliğine göre ilgili kuruluşların görüşü alınarak Bakanlıkça belirleneceği kesintisiz olarak devam edeceği, Geçici 4 üncü maddesinde ise Kanunun 25 inci maddesine göre sigorta primlerinin ödenmesine bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihi takip eden mali yıl başından itibaren başlanacağı, bu tarihe kadar olan sürede primlerin işyeri sahiplerince ödenmesine devam edileceği düzenlemesi yer almaktadır.
Çıraklık sözleşmesinde, akdi ilişkinin üstün niteliği çalışma olgusu değil, sigortalıya bir meslek ve sanatın öğretilmesidir. Ancak çırak, işyerinde üretimle ilgili çalışmalara bilfiil katılıyor, meslek ve sanat eğitimi arka planda tutuluyorsa, bu durumda çıraklık ilişkisinden söz edilemeyecektir.
Sözü edilen öğrencilerin sigortalı sayılmamaları, “tatbiki mahiyetteki yapım ve üretim işleri” nin gördükleri öğrenimin doğal bir gereği olmasından ötürüdür. Bir başka anlatımla, bu işler ** SSK** anlamında sigortalı işçilerin gördükleri iş görünümünde bulunsalar bile belirgin olarak öğrenim çevresine girmektedir. Bu bakımdan, bu gibi durumlarda, esasen bir hizmet akdinin varlığından söz edilemeyeceği için sigortalılık niteliği edinme hali de söz konusu değildir (Mustafa Çenberci, Sosyal Sigortalar Kanunu Şerhi; ..., 1977 Baskı, s;130).
- Değerlendirme
3.1.Bu açıklamalar ışığı altında inceleme konusu dava değerlendirildiğinde,davacı adına 13.09.1993 tarihinde dava dışı Samsun Çıraklık Eğitim Merkezinin 336 sicil no.lu iş yerinden işe giriş bildirgesinin verildiği, 336 sicil no.lu işyerinin 01.01.1987 25.05.2010 tarihleri arasında kanun kapsamında olduğu, Kurum tarafından anılan işyerinin 13.09.1993 1996 arasında uzun vadeli sigorta kolları kapsamında çalışanı olmadığından dönem bordrosu düzenlenmediğinin de Kurum tarafından bildirildiği, 01.09.1979 doğumlu davacının dava konusu dönemde 14 yaşında olduğu ve anılan Eğitim Merkezinin mahkemeye verdiği müzekkere cevabına göre davacının 13.09.1993 tarihinde tornacılık dalında giriş kaydının bulunduğu,01.06.1997 tarihinde mezun olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır.
3.2.Yukarıdaki bilgiler ışığı altında 01.09.1979 doğumlu olan ve dava konusu dönemin başında 14 yaşında olan davacının, Samsun Mesleki Eğitim Merkezi Müdürlüğünden işe giriş bildirgesinin verilmiş olması, 13.09.1993 01.06.1997 arası tornacılık alanında eğitim görmesi, sigorta başlangıcı olarak talepte bulunduğu 13.09.1993 tarihinde çırak olduğu belirgin bulunduğundan tüm sigorta kollarına tabi bir çalışmanın varlığının kabulü mümkün değilken davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
3.3 O halde, temyiz eden davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli, Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple
- Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:38:09