Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/13815

Karar No

2023/13132

Karar Tarihi

20 Aralık 2023

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/1777 E., 2023/1696 K.

KARAR: Esastan Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 2. İş Mahkemesi

SAYISI: 2021/375 E., 2022/180 K.

Taraflar arasındaki ödeme emrinin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıya SGK İl Müdürlüğü tarafından 17756 Takip Nolu dosyaya istinaden haksız ve hukuka aykırı olarak ödeme emri gönderildiğini, iş bu dilekçe ile süresi içinde ödeme emirlerinin/takibin iptalini ve davacının GTS Good To Great Stok Sayım Hizmetleri A.Ş. ünvanlı şirket dolayısıyla davalı kuruma herhangi bir borcunun olmadığının tespitini talep ettiklerini, zira davalı kurumun talep etmiş olduğu alacağın zaman aşımına uğradığını, davalı kurumun ödeme emirlerini haksız ve hukuka aykırı olarak düzenlediğini, davacı ile dava dışı GTS Good To Great Stok Sayım Hizmetleri A.Ş. arasında şirketin borçlarından sorumlu olmasını gerektiren bir ilişki bulunmadığını, davacının yönetim kurulu üyeliği bulunmadığı gibi imza ve temsil yetkisinin de olmadığını, dolayısıyla bir an için davacının borçlardan sorumlu olacağı düşünülse dahi davacının mali, finansal ve SGK bakımından şirketleri temsil yetkisi bulunmadığı dönemlere ilişkin sorumluluğuna gidilemeyeceğini ileri sürerek ödeme emirlerinin ve takibin iptali ve GGTS Good To Great Stok Sayım Hizmetleri A.Ş. unvanlı şirket dolayısıyla davacının borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dışı şirket olan ve davaya konu kamu borçları olan şirket merkezinde 7021 01 01 1078499 061 01 33 000 sicil numarasıyla işlem gören GTS Good To Great Stok Sayım Hiz. A.Ş olduğunu, işbu şirketin 30.01.2018 sayılı Türkiye Ticaret Sicil gazetesinde yayımlandığı üzere eski isminin Trenkwalder Good To Great Stok Sayım Hiz. Anonim Şirketi ile isim değişikliği yaparak iş bu ismi aldığını, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin 08.03.2016 tarihli yayımlanan nüshasında Trenkwalder Good To Great Stok Sayım Hiz. Anonim Şirketi nin yönetim kurulu üyesi olarak davacı yanında atandığını, yani GTS Good To Great Stok Sayım Hiz. AŞ 30.01.2018 tarihinden önce Trenkwalder Good To Great Stok Sayım Hiz.Anonim Şirketi ünvanı ile işlem görürken yönetim kurulu başkan yardımcılığında Trenkwalder Personel Hizmetleri Anonim Şirketi bulunmakta bu şirketin temsilcisi olarak da davacının görev aldığını, söz konusu şirketin yönetim kurulunda birden fazla şirket bulunduğunu ve 30.01.2018 tarihinde Trenkwalder Good To Great Stok Sayım Hiz.Anonim Şirketi unvan değişikliğine giderek mevcut durumda merkezde işlem gören GTS Good To Great Stok Sayım Hiz.Anonim Şirketi ismini aldığını, takibe konu dönemlerde borçtan sorumlu olan davacının 08.03.2016 tarihli gazetede Trenwalder Personel Hiz. Ltd. Şti yetkili temsilcisi olarak atandığını, davacının bu görevini 05.06.2018 tarihine kadar sürdürdüğünü, dava dışı şirketin anonim şirketi olması nedeniyle 5510 sayılı Kanun'un 88 inci maddesi gereği yönetim kurulu başkanı, başkan yardımcısı ve üyeleri ile yetkili kılınmış müdür ve yetkililer tüm borçtan görev yaptıkları dönem itibari ile sorumlu tutulduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B.İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; şirketi temsil yetkisi bulunmayan dolayısıyla kanuni temsilci olmayan davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emirlerinin hukuka aykırı olduğunu, davacının kanuni temsilcinin, yönetim kurulu gibi borçtan sorumluluğunu gerektiren bir vasfının bulunmadığını, davacının şirkete ilişkin herhangi bir konuda karar alma yetkisi bulunmadığı gibi, kanuni temsilci sıfatının da söz konusu olmadığını, borçtan sorumlu olmasını gerektirir bir durumun bulunmadığını, davalı kurum tarafından usule uygun olarak davacı adına tanzim edilmiş bir ödeme emri bulunmadığını, mahkemece bu hususa ilişkin hiçbir irdeleme yapılmadığını, doğrudan davacıya ödeme emrinin gönderildiğini, gönderilen ödeme emrinin gerekçesinde şirketin yönetim kurulu başkanı ve yönetim kurulu üyesi olduğunun belirtildiğini, oysa Ticaret Sicil gazetesi incelendiğinde davacının Y.K.'da yer almadığını aksine şirketin yönetim kurulunun tüzel kişilerden oluştuğunun görüleceğini, bununla birlikte tüzel kişi adına atanan gerçek kişi için aranan tek şartın tam ehliyetli olması gerektiğini, bunun haricinde yönetim kurulu üyesi olunabilmesi için aranan şartların davacının pozisyonunda aranmadığını, emsal dosya kapsamında tesis edilen kararda davacının şirket borçlarından sorumlu tutulamayacağının oy birliği ile ifade edildiğini, davacı aleyhine aynı gerekçeler ile Kozyatağı Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından ödeme emirlerinin düzenlendiğini, bunun üzerine ... 4. Vergi Mahkemesi'nin 2019/2870 E. Sayılı dosya ile ödeme emrinin iptali talepli davanın ikame edildiğini, Mahkeme tarafından yapılan yargılamada oybirliği ile davacının borçlardan sorumlu olmadığına karar verildiğini, aynı doğrultuda dosyaya Beşiktaş SGK yazı cevabı, ... 2. İş Mahkemesi'nin 2018/361 E. sayılı kararının sunulduğunu, mahkeme tarafından dosyaya sunulmuş olan kararların incelenmediğini, hüküm sırasında değerlendirilmediğini, dosya kapsamında toplanan deliller ve emsal dosya kapsamında tesis edilen karar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, şirketi temsil yetkisi bulunmayan dolayısıyla kanuni temsilci sıfatı olmayan davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emirlerinin hukuka aykırı olduğunu, yerel mahkemenin sorumluluğa ilişkin tesis etmiş olduğu kararın hiçbir hukuki gerekçeye dayandırılmadığını, mahkemece gerekli görülmesi halinde dosyanın ticaret mevzuatından kaynaklı nitelikli hesaplamalar uzmanlık alanına sahip hukukçu bilirkişiye tevdi edilmesi gerektiğini belirterek kararı istinaf etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Yerel mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353 (1) b.1 maddesi gereğince esastan reddine" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili, istinaf gerekçelerini tekrarla kararın bozulmasını, adli yardım talebinin kabulünü istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6183 sayılı Kanun'un 35, 58, mükerrer 35, mülga 506 sayılı Kanun'un 80 ve 5510 sayılı Kanun'un 88 inci maddeleri.

  1. Değerlendirme

1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Davacı vekilinin adli yardım talebinin kabulüne,

2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararcevapistinafrettemyizkararımahkemesionanmasınadereceesastan

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:38:09

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim