Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/10660
2023/13125
20 Aralık 2023
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/2900 E., 2023/1417 K.
KARAR: Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 41. İş Mahkemesi
SAYISI: 2019/290 E., 2022/284 K.
Taraflar arasındaki asıl davada, Kurum işleminin iptali ile kesilen emekli aylığının yeniden bağlanmasına, ödenmeyen aylıkların yasal faizi ile ödenmesine karar verilmesi, birleşen itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl Davada davacı vekili; davalı Kurum tarafından yapılan yaşlılık aylığının iptaline yönelik kurum işleminin hukuka aykırı olduğunu, sahte sigortalılığının olmadığının tespitine karar verilmesini talep ettiği,
Birleşen ... 3. İş Mahkemesinin 2015/154 Esas sayılı dosyasında davacı Kurum vekili; davalı aleyhine yaşlılık aylıklarının ödenmesi için yapılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptalini talep ettiği anlaşılmıştır.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı Kurum vekilinin kurum işleminin doğru olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile denetmen raporu, tanık anlatımları, işin niteliği, yerleşim yeri bilgileri yönünden yapılan araştırma sonucunda Mahkemece Asıl davanın reddine, birleşen davanın ise kabulüne, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf başvurusunda; Mahkemenin SGK'dan gelen belgeleri dayalı olarak, dinlenilen tanıkların 16 günlük çalışmanın fiili olduğunun ortaya konduğunu ileri sürmüş ve mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Davalı vekili istinaf başvurusunda; birleşen dava yönünden Kurum lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 30.01.2014 tarihli denetmen raporunda; 1016365 sicil numaralı işyerinde yapılan fiili denetimde iş yerinin ...'da özel bina inşaatı alanında faaliyet gösterdiği, 21.03.2013 tarihli denetmen raporunda; ..., ... , ... , ... ve ... fiili olarak çalıştığının tespit edildiği, işveren Müslüme Demirkaya'nın denetmene verdiği ifadesinde, davacı ...'in yengesinin kardeşi olup, emekli olabilmesi için sehven hizmet bildirimi yapıldığını beyan ettiği, mahkemece dinlenilen tanık beyanlarından işyerinin aile şirketi olduğu, dinlenilen tanıkların bir kısmının işverenin akrabası oldukları, davacının da işverenin uzaktan akrabası olduğu, tanık ... de mahkeme huzurunda verdiği beyan içeriğine göre beyanlarına itibar edilmemesinin yerinde olduğu, bordro tanığı ...'nı adresinden farlı bir işyeri olması birlikte değerlendirildiğinde davacının yaşlılık aylığının iptaline ilişkin Kurum işleminin yerinde olduğu, birleşen dava yönünden ise davanın yargılamayı gerektirmesi nedeniyle alacağın likit olmadığı ve icra inkar tazminatı koşulları bulunmadığından taraflar vekillerinin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK 353/1 b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Taraf vekilleri istinaf gerekçeleri ile karar temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl davada Kurum işleminin iptali ile kesilen emekli aylığının yeniden bağlanmasına, ödenmeyen aylıkların yasal faizi ile ödenmesi, birleşen davada ise itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesi istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 86/9 uncu maddesi hükümleridir.
- Değerlendirme
Birleşen davada; davalıya yersiz ödendiği ileri sürülen yaşlılık aylığının yasal faiziyle birlikte tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasında, davanın yasal dayanaklarından olan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesinin ikinci fıkrasında, borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse alacaklı yararına ve istem üzerine tarafların durumuna, davanın ve hüküm altına alınan şeyin tahammülüne göre, hüküm altına alınan tutarın % 40’ından aşağı olmamak üzere uygun bir tazminata karar verileceği yönünde düzenleme öngörülmüştür. (02.07.2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanun'un 11 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “yüzde kırkından” ibaresi “yüzde yirmisinden” şeklinde değiştirilmiştir.) İtirazın iptali davalarında icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, diğer koşulların yanında takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Anılan tür bir alacaktan söz edilebilmesi için ise gerçek tutarın belli ve sabit olması veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için alacağın tüm unsurlarının bilinmesi ya da bilinebilecek durumda bulunması gereklidir. Buna göre, alacağın likit nitelikte olduğunun kabulü için borçlu tarafından tutarın araştırılarak belirlenmesi olanağının varlığı yeterlidir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında dava değerlendirildiğinde, birleşen dava yönünden asıl alacak niteliğindeki yersiz ödenen ve icra takibine konu yapılan yersiz aylığın, takip ve dava tarihi itibarıyla varlığı ve tutarının belli ve sabit, dolayısıyla, likit nitelikte olduğu belirgin bulunduğundan, takibe haksız itiraz eden davacı birleşen dava davalısı, davalı birleşen dava davacısı alacaklı Kurum yararına hüküm altına alınan tutarın % 20’ı oranında tazminatla sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken, mahkemece yanılgılı değerlendirme sonucu, anılan istemin reddi yönünde hüküm kurulması, usul ve Kanuna aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının bu kısımlarının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, davalı birleşen dava davacısı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile; İlk Derece Mahkemesi hükmünün 2 numaralı bendinde yer alan "Davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine" ibaresinin silinerek yerine "Hükmolunan alacak üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davacı birleşen dava davalısıdan alınarak davalı birleşen dava davacısı Kuruma ödenmesine," sözcüklerinin yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.12.2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:38:09