Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/11816
2023/13104
20 Aralık 2023
MAHKEMESİ: İş Mahkemesi
SAYISI: 2023/209 E., 2023/249 K.
KARAR: Kısmen Kabul
Taraflar arasında Mahkemesinde görülen rücuan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı Kurum vekili asıl dava dilekçesinde özetle; davalı şirket çalışanı ...'nın 16.04.2010 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu %17.2 oranında maluliyeti nedeniyle Kurum tarafından 36.359,39TL peşin sermaye değerli sürekli işgörmezlik geliri bağlandığı, istirahatli kaldığı sürede 1.181,70TL geçici işgörmezlik ödenediği ödendiğini, bu itibar ile Kurumun 37.541,09TL zarara uğradığını, iş kazası tahkikatını yapan iş Müfettişinin hazırladığı 27.10.2010 tarihli raporda ...'nın işyerinde şoför olarak çalıştığı, kullandığı aracın bomunun dişlilerini gres yağıyla yağladığı, yağın bir kısmının yere döküldüğü ve sigortalının aşağıya indikten sonra yağlı zeminde kayarak sol kolunun kırıldığı, işverenini iş disiplini ve güvenli çalışma için gerekli ortamı sağlamıdığı, olayın meydana gelmesinde %30 kusurlu olduğu neticesine varıldığı, bu itibar ile Kurum zararı olan 37.541,09TLnin %30 kusur karşılığı olan 11.262,32TLnin onay ve ödeme tarihinden itibaren yasal faizleri ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen dava; ... 9.İş Mahkemesinin 2016/13 E. 2016/257 K. sayılı davacısı SGK davalısı Sertel İnşaat olan davada davacı SGK bu davaya konu sigortalı kazalı işçi ihbar olunan ...'nın 16.04.2010 tarihinde geçirdiği iş kazasında %17,2 oranında maluliyet nedeni ile bakiye Kurum zararı 11262,33 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek faiz yargılama gideri ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; iş kazası olayının yolda giderken meydana geldiğini, aracın yolda bakımının yapılmasının hayatın olağan akışına ters olduğunu, sigortalı işçinin olaya ilişkin yanıltıcı beyanı neticesinde kendilerine kusur atfedildiğini, iş kazası geçiren ...'nın bu hususta ayrıca olay hakkında yeminli beyanının alınmasını talep ettiklerini, işyerinde alınması gereken tüm önlemleri almış olduklarını, kazada sigortalı işçinin kusuru ile iş kazasının meydana geldiğini, yasal dayanaktan yoksun açılan davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
İhbar olunan ... vekilinin 06.03.2018 tarihli dilekçesinde; 2017 Ocağında ... Adli Tıp Kurumuna sevk edildiğini kar, yağmur etkisinde doktor odasına girdiğinde doktorun "uzat kolunu" dediği bileğini sağa sola bükerek sen kendini kasıyorsun dediğini, kendisinin de kasmadığını, ıslandığını ve üşüdüğünü söylediğini, doktorun da kardeşim sen böyle yaparsan ben oraya hiçbirşey yazmam diye eliyle omzuna, sen çık dediğini, ölçüm, röntgen olmaksızın Adli Tıp Kurumunun maluliyetini olmadığına dair raporu kabul etmediğini Tepecik Hastanesi raporunun isabetli olduğunu beyan etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 23.06.2014 tarihli ve 2011/836 Esas, 2014/586 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulü ile 11.262,32 TL Kurum zararının 10.907,81 TL'sinin yani peşin sermaye değerli bağlanan gelir kısmının onay tarihi olan 18.08.2011 tarihinden itibaren, 354,51TL geçici iş görmezlik ödeneği kısmının ödeme tarihi olan 21.07.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A.1. Bozma Kararı
- Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 21.03.2016 tarih, 2014/23832 Esas, 2016/3624 Karar sayılı bozma kararında; sigortalının % 17,2 olarak belirlenen iş göremezlik oranına işverence itiraz edildiği halde yöntemince incelenmediği anlaşılmıştır. Sürekli iş göremezlik ve malullük halinin belirlenmesinde izlenecek yol; Adli Tıp Kurumu Başkanlığı’nın ilgili ihtisas kurulu ile üniversitelerin tıp fakülteleri ilgili bilim dalı başkanlıklarınca ya da S.S. Yüksek Sağlık Kurulu'nca düzenlenen raporlar arasında çelişkinin mevcut olması halinde, çelişkinin Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp Genel Kurulu tarafından giderilerek, sigortalının sürekli iş göremezlik oranı ve başlangıç tarihi kesin olarak karara bağlanması da zorunludur. Yine Mahkemece hesap esaslarına uygun gerçek zarar hesap raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma gerekir.
Mahkemenin Bozma ilamına uyarak verdiği 07.03.2018 tarihli ve 2016/288 Esas, 2018/122 Karar sayılı kararıyla;
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada sigortalının Adli Tıp Genel Kurulu'nun 02.11.2017 tarihli raporu ile 16.01.2017 tarihi itibariyle maluliyetine mahal olmadığının belirlenmesi üzerine peşin sermaye değerli gelirler yönünden isteğin reddine karar verilmekle; davalı Kurumun sigortalı ...'ya ödemiş olduğu 354,51 TL geçici iş görmezlik ödeneğinin ödeme tarihi olan 21.07.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
B. 2. Bozma Kararı
- Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 27.12.2018 tarih, 2018/3139 Esas, 2018/11307 Karar sayılı bozma kararında; dava dışı sigortalının, usulüne uygun şekilde davada taraf olması sağlanarak, sigortalı ve Kuruma karşı işgöremezlik derecesinin belirlenmesi için dava açmak üzere davalı işverene süre verilerek varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsiz olduğu; kabule göre, 16.01.2017 tarihine kadar olan fiili ödemelerin belirlenerek, ilk peşin değerli geliri aşmamak üzere karar verilmesi gerekirken peşin sermaye değerli gelirler yönünden talebin tümden reddine karar verilmesi hatalı olup sair hususlar incelenmeksizin hüküm bozulmuştur.
Mahkemenin Bozma ilamına uyarak verdiği 25.04.2022 tarihli ve 2019/190 Esas, 2022/128 Karar sayılı kararıyla;
Mahkememize açılan ve birleşen her iki dava yönünden davanın kısmen kabul kısmen reddin; davacı Kurumun sigortalı ...'nın 21.07.2010 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle 16.01.2017 tarihine kadar %17.2 maluliyet oranı üzerinden yapılan fiili ödemeler nedeniyle uğramış olduğu; 709,02 TL geçici iş görmezlik ödeneğinin 21.07.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, 7.729,87 TL bağlanan ve fiilen ödenen gelirin aşağıda yazılı miktarlar için karşısında yazılı ödeme tarihleri itibarıyla tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
C. 3. Bozma Kararı
- Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 13.02.2023 tarihli, 2022/8081 Esas, 2023/1139 Karar sayılı bozma kararında; tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Fiili ödemenin mevcudiyeti halinde, fiili ödeme ile ilişkin olduğu gelirin ilk peşin sermaye değerinin karşılaştırılması sonucu, şayet ilk peşin sermaye değerli gelirin kusur karşılığı, fiili ödeme miktarının kusur karşılığından düşük ise o taktirde ilk peşin sermaye değerine itibar edilmesi, aksine fiili ödeme miktarı ilk peşin değerden düşük ise o taktirde de fiili ödeme miktarının esas alınması gerekeceğinden bahisle karar bozulmuştur.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleşen davaların kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı Kurum vekili; kusuru kabul etmediğini belirtmek suretiyle kararı temyiz etmiştir.
Davalı vekili; kusuru kabul etmediğini belirtmek suretiyle kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 16.04.2010 tarihinde meydana gelen iş kazasında sürekli işgöremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan gelir ve yapılan ödemelerin 5510 sayılı Kanun'un 21 inci maddesince tazmini istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 5510 sayılı Kanun'un 21 inci maddesidir.
- Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgilisine yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
20.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:38:09