Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/12201

Karar No

2023/12995

Karar Tarihi

18 Aralık 2023

MAHKEMESİ: İş Mahkemesi

SAYISI: 2022/165 E., 2022/562 K.

KARAR: Kısmen Kabul

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemiz tarafından Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkeme tarafından yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkemesi kararı, davacı vekili ile davalı ... AŞ vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA

Davacı Kurum vekili dava dilekçesinde özetle; 13.02.2009 tarihinde meydana gelen trafik iş kazasında davalı işveren ... işçilerinden sigortalılar ..., ..., ... ve ...'ın yaralandığı, ...'ın vefat ettiği, olay nedeni ile Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesinde dava açılıp sanıklar ... ve ...'nın cezalandırılmasına karar verildiği, dosyanın Yargıtay aşamasında olduğu, davalı sigortanın zorunlu mali sorumluluk sigorta şirketi olduğu, davalı işverenin 5510 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesi diğerlerinin 21/4 üncü maddesi kapsamında sorumlu olduğu, olay nedeni ile hak sahiplerine gelir bağlandığı ve yaralılara ödeme yapıldığı iddiasıyla toplam 129.276,84 TL Kurum zararının şimdilik 64.638,42 TL'sinin (davalı ... şirketinin sorumluluğu poliçe limit dahilinde olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP

Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; kendisine atfedilen kusuru kesinlikle kabul etmediği, olayın meydana gelmesinde tümüyle kusursuz olduğu, tazminatı kabul etmediği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ...Sigorta A.Ş (HDI Sigorta AŞ) vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazında bulunduğu, sigorta şirketine .... sayılı poliçe ile kazaya karışan... plaka sayılı aracın zorunlu mali mesuliyet sigorta düzenlendiği, 13.02.2009 tarihinde Adana Hipodrom civarında... plaka sayılı araç ile ...... plaka sayılı aracın kaza yapması ile olayın meydana geldiği, kusur oranına itiraz ettikleri, sorumluluğunun poliçe limiti dahilinde bulunduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının kamyon şoförü olduğu, nakliye işiyle geçindiği, olayda kasıt olmadığı, davalının normal hızında ve yeşil ışık yandığı anda yoluna devam ettiği, hızını yol şartlarına uydurduğu, cezada mahkumiyet hükmü kurulurken kusurunun tali olduğunun belirtildiği, kusuru bulunmadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III.MAHKEME KARARI

Mahkemenin 04.04.2014 tarihli ve 2012/143 Esas, 2014/272 Karar sayılı kararı ile trafik iş kazasının 13.02.2009 tarihinde meydana gelmesinde davalı sürücü ...'nın % 75, davalı Sürücü ...'un % 25 oranında kusurlu olduğu; davalı Delta Gıda Ltd.Şti.nin işleten ve istihdam eden sıfatı ile ...'nın kusur oranından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu; davacının, davalılar hakkındaki tedavi gideri ve ilaç bedeli hakkında açtığı davanın 6111 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesi ile 2918 sayılı Kanun'un 98 inci maddesinin değiştirildiği; buna göre trafik kazaları sebebi ile üniversitelere bağlı hastahanelerde ve diğer bütün resmi kurum ve kuruluşların sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın SGK tarafından karşılanacağı, geçici 1 inci maddede ise Kanun'un yayınlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeni ile sunulan sağlık hizmet bedellerinin SGK tarafından karşılanacağı düzenlendiğinden, davacının hastane masrafı (tedavi gideri ve ilaç bedeli ) bu davalılardan talep edemeyeceği; davacı Kurumun kazada vefat eden iş yeri sigortalısı ...'ın hak sahiplerine bağladığı gelirin ve cenaze yardımının kazada malül kalan işçi ...'e bağladığı gelirin ilk peşin sermaye değeri, geçici iş göremezlik ödeneği ile yaralanan sigortalılar ..., ..., ..., ...'a ödediği geçici iş göremezlik ödeneklerinin 5510 sayılı Kanun'un 21/4 üncü maddesi gereği yarısının davalılardan müştereken ve müteselsilen rücu edebileceği; davalı ... şirketleri daha önce temerrüde düşürülmediğinden bu davalıların poliçe limiti ile sınırlı olacak şekilde dava tarihinden itibaren işleyecek faiz ile sorumlu oldukları gerekçesiyle davacının davalılar hakkındaki tedavi gideri ve ilaç bedeli hakkındaki açtığı davanın 6111 sayılı Kanun uyarınca davanın konusuz kalması uyarınca karar verilmesine yer olmadığına, 6111 sayılı Kanun dava tarihinden önce değiştiğinden davalılar ...Sigorta A.Ş, ..., ... İşviçre Sigorta A.Ş, ... lehine 1.936,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalılara verilmesine, davacının davalılar hakkındaki geçici iş görememezlik ödeneği ve bağlanan gelirler nedeniyle açılan davasının kabulü ile

a)Sigortalı ... için 2.033,63 TL geçici iş görememezlik ödeneğinin davalı ... şirketleri için poliçe limiti dahilinde dava tarihinden itibaren diğer davalılar için 10.05.2009 tarihinden itibaren yasal faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

b)Sigortalı ... için 2.567,14 TL geçici iş görememezlik ödeneğinin davalı ... şirketleri için poliçe limiti dahilinde dava tarihinden itibaren diğer davalılar için (2.567,14 TL'nin 111,47 TL' sinin 15.06.2007, 64,37 TL'sinin 10.05.2007, 2.391,30 TL'sinin 24.06.2010) tarihinden itibaren yasal faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

c) Sigortalı ... için 1.220,45 TL. geçici iş görememezlik ödeneğinin davalı ... şirketleri için poliçe limiti dahilinde dava tarihinden itibaren diğer davalılar için 13.08.2009 tarihinden itibaren yasal faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

d) Sigortalı ... için 493,95 TL geçici iş görememezlik ödeneğinin davalı ... şirketleri için poliçe limiti dahilinde dava tarihinden itibaren diğer davalılar için (493,95 TL'nin 37,00 TL' sinin 06.07.2009 tarihinden, 148,00 TL' sinin 24.04.2009 tarihinden, 51,80 TL'sinin 07.04.2009 tarihinden, 257,14 TL'sinin 07.04.2009 tarihinden) itibaren yasal faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

e) Sigortalı ... için 251,60 TL geçici iş görememezlik ödeneğinin davalı ... şirketleri için poliçe limiti dahilinde dava tarihinden itibaren diğer davalılar için (251,60 TL'nin 140,60 TL'sinin 10.04.2009 tarihinden, 111,00 TL'sinin 04.05.2009) tarihinden itibaren yasal faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

f) Sigortalı ... hak sahiplerine bağlanan gelirler nedeniyle (ilk PSD) 22.750,59 TL'nin davalı ... şirketleri için poliçi limiti dahilinde dava tarihinden itibaren, diğer davalılar için 24.11.2009 tarihinden itibaren yasal faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

g) 145,50 TL cenaze giderinin davalı ... şirketleri için poliçi limiti dahilinde dava tarihinden itibaren, diğer davalılar için 13.02.2009 tarihinden itibaren yasal faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

h) Sigortalı ...'e bağlanan gelirler nedeniyle (ilkPSD) 19.050,88 TL'nin davalı ... şirketleri için poliçe limiti dahilinde dava tarihinden itibaren diğer davalılar için 28.02.2011 tarihinden itibaren yasal faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Birinci Bozma Kararı

  1. Mahkemenin 04.04.2014 tarihli ve 2012/143 Esas, 2014/272 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili ile davalılardan HDI Sigorta AŞ ve Serkan Karar vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.

  2. Dairemiz tarafından 13.06.2016 tarihli ve 2016/4574 Esas, 2016/9828 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle Mahkeme kararı bozulmuştur:

"...A Tedavi Giderleri bakımından;

Yasa koyucu tarafından, 25.02.2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren, 13.02.2011 tarih 6111 sayılı Yasanın 59. maddesi ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98. maddesi değiştirilmiş, anılan değişiklik ile trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı esası getirilmiştir.

6111 sayılı Kanunun, yayımı tarihinde yürürlüğe giren Geçici 1. maddesi ile, bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedelleri, yine Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı belirtilmiştir.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 85/1 maddesine göre 'Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.' 91. maddesine göre de 'İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.' Tedavi giderleri kapsamında, sigorta şirketinin, Güvence Hesabının, sürücünün ve işletenin, zorunlu olarak sigorta teminatına bağlanması nedeniyle yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenlemenin yürürlüğe girmesi ile sona erdirilmiş bulunmaktadır.

Bu haktan, sigorta sözleşmesinin tarafı olan işleteni ve sürücülerin yararlanması gerekmekte olup, poliçe limiti kapsamında kalan tedavi giderleri nedeniyle sorumlulukları sona erecektir. Sigorta sözleşmesinin sağladığı teminattan yararlanmayanlar bu haktan yararlanamazlar. Ancak, zorunlu sigorta teminat tutarlarını aşan tedavi giderlerinin, zarara sebep olan veya hukuken sorumlu olanlar tarafından karşılanacağı, bu kişiler yönünden poliçe limitini aşan kısım yönünden sorumluğun devam edeceği de kabul edilmelidir.

Mahkemece; yukarıda açıklanan maddi ve hukuki ilkeler uyarınca, tedavi giderleri kapsamında kalan kurum ödemelerinden temyiz eden sigorta şirketinin, işletenin ve sürücünün sorumluluğunun bulunmadığı ve eldeki davanın yasanın yürürlüğe girdiği 25.02.2011 tarihinden sonra açılmış olması karşısında, tedavi giderleri bakımından karar verilmesine yer olmadığına yerine, bu giderler bakımından davanın reddi gerekeceği hususunun dikkate alınmaksızın karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

B Peşin Değerli Gelirler ve Geçici İş Göremezlik Ödemeleri Bakımından;

Davacı Kurumun, kesinleştiği anlaşılan ceza davasına göre, davalılardan Delta Gıda Ltd.Şti.’nin işlettiği... plakalı ve davalı ... hâkimiyetindeki minibüsün, karşı yönden gelen ve ... idaresindeki ...plakalı araçla çarpışması sonucunda meydana gelen trafik kazasında yaralanan diğer sigortalılara yapılan sosyal sigorta yardımları nedeniyle açtığı eldeki davanın yasal dayanağı olay tarihinde yürürlükte olan 5510 sayılı Kanunun 23, 21/4’üncü maddeleridir.

5510 sayılı Kanunun süresinde bildirilmeyen sigortalılıktan doğan sorumluluk bakımından işverenin sorumluluğunu düzenleyen 23’üncü maddesi hükmüne göre; sigortalı çalıştırmaya başlandığının süresi içinde sigortalı işe giriş bildirgesi ile Kuruma bildirilmemesi halinde, bildirgenin sonradan verildiği veya sigortalı çalıştırıldığının Kurumca tespit edildiği tarihten önce iş kazası meslek hastalığı ve hastalık meydana gelmiş ise, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken her türlü masraflar ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri, 21 inci maddenin birinci fıkrasında yazılı sorumluluk halleri aranmaksızın işverene ödettirilecektir.

Sözü edilen madde ile işverenin kaçak işçi çalıştırmasının önlemesi amaçlanmış olup, maddenin düzenleniş şeklinden de açıkça anlaşılacağı üzere, 23’üncü maddeye göre işverenin sorumluluğu kusursuz sorumluluk ilkesine dayanır.

Anılan Kanunun 21’inci maddesinin dördüncü fıkrası, üçüncü kişinin sorumluluğunu düzenlemekte olup; buna göre, iş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücu edilebilecektir.

Üçüncü kişinin rücu alacağından sorumluluğu kusur sorumluluğu esasına dayanır. Bir başka ifadeyle; üçüncü kişi, ancak kusurlu bir hareketinin varlığı halinde rücu alacağından sorumludur.

Anlaşılacağı üzere 23. maddelerde işverenin, 21/4. maddelerde üçüncü kişinin rücu alacağından sorumlulukları düzenlenmiş olup bu maddelere göre açılan rücuan tazminat davalarında işveren ile üçüncü kişi arasında müteselsil borçluluk ilişkisi mevcuttur.

01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununda eksik ve tam teselsül ayırımına son verilmiş, 61. maddede, birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümlerin uygulanacağı, 62. maddede, tazminatın aynı zarardan sorumlu müteselsil borçlular arasında paylaştırılmasında, bütün durum ve koşullar, özellikle onlardan her birine yüklenebilecek kusurun ağırlığı ve yarattıkları tehlikenin yoğunluğunun göz önünde tutulacağı, tazminatın kendi payına düşeninden fazlasını ödeyen kişinin, bu fazla ödemesi için, diğer müteselsil sorumlulara karşı rücu hakkına sahip ve zarar görenin haklarına halef olacağı bildirilmiştir.

Diğer taraftan, 5510 sayılı Yasanın 23. maddesinde; 'Sigortalı çalıştırmaya başlandığının süresi içinde sigortalı işe giriş bildirgesi ile Kuruma bildirilmemesi halinde, bildirgenin sonradan verildiği veya sigortalı çalıştırıldığının Kurumca tespit edildiği tarihten önce meydana gelen iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık halleri sonucu ilgililerin gelir ve ödenekleri Kurumca ödenir. / Yukarıdaki fıkrada belirtilen hallerde, Kurumca yapılan ve ileride yapılması gerekli bulunan her türlü masrafların tutarı ile gelir bağlanırsa bu gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri tutarı, 21 inci maddenin birinci fıkrasında yazılı sorumluluk halleri aranmaksızın, işverene ayrıca ödettirilir.' hükmü öngörülmüş olup, maddenin açık hükmü karşısında; gerçek zarar tavan hesabı yapılması zorunluluğu bulunmamaktadır.

Anılan maddeye göre davalı işverenin sorumluluğu kusursuzluk ilkesine dayanmakta olup, zararlandırıcı sigorta olayında işverenin hiç kusuru olmasa bile, şayet sigortalının işe giriş bildirgesi yasal süre içerisinde Kuruma verilmemişse ve zararlandırıcı sigorta olayı bu yasal süreden sonra meydana gelmişse Kurumca yapılan sigorta yardımlarından 23. maddeye göre sorumlu tutulması, bu durumda tarafların kusur oranı gözetilmeksizin belirlenen ilk peşin sermaye değerinden, Borçlar Kanunu’nun 43 44. maddeleri uyarınca sigortalının kusurunun %50'sinden az olmamak üzere hakkaniyet indirimi yapılarak kurum zararının belirlenmesi gerekecektir.

Üçüncü kişi konumundaki kusurlu diğer davalılar yönünden sorumluluğun belirlenmesinde ise; 21/4. madde çerçevesinde, sigortalıya bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısına, tüm davalıların kusurları toplamı oranının uygulanması gereği ile tedavi giderleri bakımından yarı oranındaki sınırlamanın bulunmadığı gözetilmeli ve talebi de aşmamak kaydıyla hükmün infazı da mümkün olacak şekilde bir karar verilmelidir.

Eldeki davada da, öncelikle tüm sigortalılar bakımından davada 5510 Sayılı Yasanın 23’üncü maddesinin uygulanma olanağı bulunup bulunmadığı, kaçak çalışmanın varlığı araştırılmalı, varlığı halinde peşin değerli gelirler bakımından işveren sorumluluğu belirlenirken tavan hesabı yapılmaksızın anılan madde hükmü çerçevesinde sorumluluğuna hükmedilmeli, üçüncü kişilerin sorumluluğu belirlenirken de sadece peşin değerli gelirler yönünden bir sınırlamanın bulunduğu, geçici iş göremezlik ödemeleri bakımından yarı oranında herhangi bir sınırlamanın bulunmadığı hususları dikkate alınmalı ve tüm davalılar bakımından müteselsil sorumluluk ilkeleri dikkate alınmak suretiyle infaza elverişli şekilde ve taleple bağlı kalınarak bir karar verilmelidir.

C Ödeme iddiası bakımından;

Sigorta Şirketlerinin 2918 sayılı Kanun kapsamında poliçeye dayalı akdi sorumluluğu nedeniyle poliçe limitini teşkil eden miktarın sigortalı ya da hak sahiplerine ödediğinin geçerli belgelerle kanıtlanması durumunda; Sigorta Şirketlerinin mükerrer ödeme ile karşı karşıya bırakılmaması bakımından ödediği miktar kadar sorumlu tutulmaması, yargılama giderleriyle vekâlet ücretinden sorumluluğun da, poliçe limiti kapsamındaki ödeme yükümlülüğüyle orantılı olarak belirlenmesi gerekir.

Sigorta olayına karışan aracın sigortacısı sıfatıyla, zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesinde, sakatlık ve ölüm giderleri yönünden öngörülen kişi başına poliçede yazan limit ile sorumlu olan davalı ..., ölen ve sürekli iş göremez hale gelen sigortalıların hak sahiplerine ve sigortalıya zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi kapsamında, ödeme yaptığına dair iddiası gözetilerek, mükerrer ödemeye meydan verilmemesi açısından, ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılmışsa tarih ve miktarı yönünden dayanağı belgeler de getirtilerek yöntemince araştırıldıktan sonra, poliçe limitinin ödenmesi halinde hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin karar verilmesi hata olup bozma nedenidir.

Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir..."

B. Mahkemece Birinci Bozma İlamına Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 31.05.2019 tarihli ve 2016/630 Esas, 2019/345 Karar sayılı kararı ile; trafik iş kazasının 13.02.2009 tarihinde meydana gelmesinde davalı sürücü ...'nın % 75, davalı Sürücü ...'un % 25 oranında kusurlu olduğu; davalı Delta Gıda Ltd.Şti.nin işleten ve istihdam eden sıfatı ile ...'nın kusur oranından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu; davacının davalılar hakkındaki tedavi gideri ve ilaç bedeli hakkında açtığı davanın 6111 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesi ile 2918 sayılı Kanun'un 98 inci maddesinin değiştirildiği; buna göre trafik kazaları sebebi ile üniversitelere bağlı hastahanelerde ve diğer bütün resmi kurum ve kuruluşların sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın SGK tarafından karşılanacağı, geçici 1. maddede ise kanunun yayınlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeni ile sunulan sağlık hizmet bedellerinin SGK tarafından karşılanacağı düzenlendiğinden, davacının hastane masrafı (tedavi gideri ve ilaç bedeli ) bu davalılardan talep edemeyeceği; davacı Kurumun kazada vefat eden işyeri sigortalısı ...'ın hak sahiplerine bağladığı gelirin ve cenaze yardımının kazada malül kalan işçi ...'e bağladığı gelirin ilk peşin sermaye değeri, geçici iş göremezlik ödeneği ile yaralanan sigortalılar ..., ..., ..., ...'a ödediği geçici iş göremezlik ödeneklerinin 5510 sayılı Kanun'un 21/4 maddesi gereği yarasının davalılardan müştereken ve müteselsilen rücu edebileceği; davalı ... şirketleri daha önce temerrüde düşürülmediğinden bu davalıların poliçe limiti ile sınırlı olacak şekilde dava tarihinden itibaren işleyecek faiz ile sorumlu oldukları gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabulüne, davacının davalılar hakkındaki tedavi gideri ve ilaç bedeli hakkındaki açtığı davanın reddine, davalılar yararına taktir edilen 3.870,17 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, davacının davalılar hakkındaki geçici iş görememezlik ödeneği ve bağlanan gelirler nedeniyle açılan davasının kabulü ile

a) Sigortalı ... hak sahiplerine bağlanan gelirler nedeniyle 45.501,16 TL'nin davalı ... şirketleri için poliçe limiti dahilinde dava tarihinden itibaren, diğer davalılar için 24.11.2009 onay tarihinden itibaren yasal faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

b)Sigortalı ...'in Meslekte Kazanma Gücü Kaybı (%32) oranına göre Sürekli İş Görememezlik Peşin değeri 38.101,17 TL üzerinden davalı ... şirketleri için poliçe limiti dahilinde dava tarihinden itibaren diğer davalılar için bağlandığı 28.02.2011 onay tarihinden

itibaren yasal faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

c) Müteveffa ...'ın hak sahiplerine yapılan 289,00 TL Cenaze Yardımı ile ..., ..., ..., ... ve ...'e yapılan toplam 13.133,53 TL Geçici İş Görememezlik ödeneklerinin ödeme tarihinden itibaren yasal faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Karar

1.Mahkemenin 31.05.2019 tarihli ve 2016/630 Esas, 2019/345 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili ile davalılar ... ve ...Sigorta AŞ vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemiz tarafından 28.12.2021 tarihli ve 2019/4880 Esas, 2021/16782 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle Mahkeme kararı bozulmuştur:

"...Eldeki davada, mahkemece verilen hüküm, Dairemizin bozma ilamı ile '...tedavi giderleri kapsamında kalan kurum ödemelerinden temyiz eden sigorta şirketinin, işletenin ve sürücünün sorumluluğunun bulunmadığı ve eldeki davanın yasanın yürürlüğe girdiği 25.02.2011 tarihinden sonra açılmış olması karşısında, tedavi giderleri bakımından karar verilmesine yer olmadığına yerine, bu giderler bakımından davanın reddi gerekeceği hususunun gözetilmesi, tüm sigortalılar bakımından davada 5510 Sayılı Yasanın 23’üncü maddesinin uygulanma olanağı bulunup bulunmadığı ile kaçak çalışmanın varlığının araştırılması, varlığı halinde peşin değerli gelirler bakımından işveren sorumluluğu belirlenirken tavan hesabı yapılmaksızın anılan madde hükmü çerçevesinde sorumluluğuna hükmedilmesi, üçüncü kişilerin sorumluluğu belirlenirken de sadece peşin değerli gelirler yönünden bir sınırlamanın bulunduğu, geçici iş göremezlik ödemeleri bakımından yarı oranında herhangi bir sınırlamanın bulunmadığı hususlarının dikkate alınması ve davalı ... şirketinin, ölen ve sürekli iş göremez hale gelen sigortalıların hak sahiplerine ve sigortalıya zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi kapsamında, ödeme yaptığına dair iddiası gözetilerek, mükerrer ödemeye meydan verilmemesi açısından, ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılmışsa tarih ve miktarı yönünden dayanağı belgeler de getirtilerek yöntemince araştırıldıktan sonra, tüm davalılar bakımından müteselsil sorumluluk ilkeleri dikkate alınmak suretiyle infaza elverişli şekilde ve taleple bağlı kalınarak bir karar verilmesi ile sigorta şirketinin poliçe limitinin ödenmesi halinde hakkındaki davanın reddine karar verilmesi...' gereğine işaret edilerek yeni bir değerlendirme yapmak üzere bozulmuştur.

Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. 'Usuli kazanılmış hak' olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince; sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün, 2006/9 508 E., 2006/521 sayılı kararı)

Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK)

Eldeki davada ise bozmaya uyulmuş ise de, bozma kararının yerine getirilmediği anlaşılmaktadır.

1 Öncelikle belirtilmelidir ki, 01.01.2003 tarihinden itibaren yürürlüğe girmek üzere 31.12.2003 tarih 25333 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Zorunlu Karayolları Mali Sorumluluk Sigortası Tarife ve Talimatı ile Zorunlu Trafik Sigortası teminat miktarı 30.000 TL olarak belirlenmiştir. Uygulama Talimatında ise; eski teminat ve primler üzerinden sigorta yapılmış ve süresi devam eden sigorta sözleşmelerine sahip işletenlerin, sigorta şirketlerine başvurarak yeni teminat ve primler üzerinden 'Zorunlu Karayolları Mali Sorumluluk Sigortası' zeyilnamelerini almak zorunda oldukları ve zeyilname yapılmayan ve teminatları yeni limitlere getirilmeyen sigorta sözleşmelerinde, sigorta şirketlerinin sorumluluğunun eski teminat tutarları ile sınırlı olacağına ilişkin düzenleme yer almakta iken, 31.12.2003 tarih 25333 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Zorunlu Karayolları Mali Sorumluluk Sigortası Tarife ve Talimatı ile zeyilname yapılma zorunluluğu kaldırılmıştır. Ve sözleşme süresi içinde, 'Hazine Müsteşarlığının bağlı bulunduğu Bakanlıkça teminat tutarları arttırıldığı takdirde, herhangi bir işleme gerek kalmaksızın ve ek prim almaksızın, arttırılan teminat tutarları bu sözleşmeler için de geçerli olur' düzenlemesi ile 01.01.2004 tarihinden sonra yapılacak poliçeler için zeyilname düzenleme zorunluluğu kaldırılmıştır.

Bu yönde ayrıca 14.7.2007 tarihli ve 26582 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında Tarife Uygulama Esasları Hakkında Yönetmeliğin 24. Maddesinde yönetmelik ile belirlenen teminat tutarları yürürlükteki bütün sigorta sözleşmelerine herhangi bir ek prim alınmaksızın uygulanacağı ve Sigorta şirketlerinin, düzenledikleri poliçelerin ön yüzüne 'Sözleşme süresi içinde Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurulu tarafından teminat tutarları artırıldığı takdirde, bu poliçede yazılı teminat tutarları, herhangi bir işleme gerek kalmaksızın ve ek prim alınmaksızın yeni teminat tutarları üzerinden geçerli olur.' ibaresini yazmak zorunda olduğu kabul edilerek kendiliğinden geçerli olacak yeni asgari teminat miktarlarının uygulanacağı, kabul edilmiştir.

Eldeki davada ise, davalı ... şirketlerinin poliçede yazılı tutar yerine kaza tarihi itibari ile geçerli olan ve yeni teminat miktarları üzerinden sorumluluğunun kabul edilmesi açıklanan mevzuat çerçevesinde yerinde ve isabetli ise de, ilk kararı temyiz etmeyen davalılardan... Sigorta A.Ş. hakkında davacı kurum lehine hüküm altına alınan usuli kazanılmış hakkın gözetilmemesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

Diğer taraftan, tüm sigortalılar bakımından davada 5510 Sayılı Yasanın 23’üncü maddesinin uygulanma şartlarının varlığına ilişkin yaklaşım yerinde ve isabetli ise de, kusursuz sorumluluğu kabul edilen davalı işveren hakkında, tarafların kusur oranı gözetilmeksizin belirlenen ilk peşin sermaye değerinden, Borçlar Kanunu’nun 43. 44. maddeleri uyarınca hakkaniyet indirimi yapılarak kurum zararının teselsüle dayalı olarak belirlenmesi ve karar yerinde gösterilmesi gereğinin gözetilmemesi de isabetsizdir.

2 Hukuk Muhakemeleri Kanununun 26. maddesi uyarınca; 'Hâkim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.' hükmü mevcut olup, davacı Kurumun bu davada talep ettiği tutarın üzerinde bir tutara hükmedilmesi de usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir..."

D. Mahkemece İkinci Bozma Kararına Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı Kurumun Adana SG İl Müdürlüğü'nün 2.2361.01011020166.01 sicil sayılı dosyasında işlem gören Delta Gıda Ziraat ve İnş. San. Tic. Ltd. Şti iş yeri sigortalılarından ..., ..., ... ve ...'ın 13.02.2009 tarihinde iş kazası neticesinde yaralandığı, ...'in % 32 oranında MKGK'na uğradığı ve ...'ın vefat ettiği; kazanın 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 13. maddesinin (e) bendine göre iş kazası olduğu; davalı ...'nın davalı şirkete ait... plakalı servis minübüsünü kullandığı, davalı ...'un ...plakalı kamyon şoförü olduğu, ...plakalı kamyonun... ... Sigorta A.Ş.tarafından... plakalı otobüsün ...Sigorta A.Ş.tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalandığı; işe giriş bildirgelerinin, müteveffa ...'in 12.02.2009, yaralılar...'ın 15.08.2007, ...'in 06.02.2009, ...'in 09.02.2009, ...'ın 10.02.2009 ve Kerim'in 12.02.2009 tarihli oldukları; ancak celbedilen 24.11.2010 tarih ve 93211 / İNC:46 Sayılı SGK Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı denetmen raporunda; ..., ..., ... Set, ..., ... ve ...'in bildirimlerinin, geçmişe dönük olarak, 13.02.2009 iş kazası tarihinde yapıldığının tespit edildiği; trafik iş kazasının 13.02.2009 tarihinde meydana gelmesinde davalı sürücü ...'nın % 75, davalı Sürücü ...'un % 25 oranında kusurlu olduğu; davalı Delta Gıda Ltd.Şti.nin işleten ve istihdam eden sıfatı ile ...'nın kusurundan müştereken ve müteselsilen, ayrıca işe giriş bildirgelerinin kaza tarihinden sonra verilmesi sebebiyle kusursuz olarak bütün davalıların kusurundan sorumlu olduğu; davacı Kurumun, davalılar aleyhine tedavi gideri ve ilaç bedeli hakkında açtığı davanın 6111 sayılı Kanun'un 59 ucnu maddesi ile 2918 sayılı Kanun'un 98 inci maddesinin değiştirildiği, buna göre trafik kazaları sebebi ile üniversitelere bağlı hastahanelerde ve diğer bütün resmi kurum ve kuruluşların sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın SGK tarafından karşılanacağı, geçici 1 inci maddede ise Kanun'un yayınlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeni ile sunulan sağlık hizmet bedellerinin SGK tarafından karşılanacağı düzenlendiğinden, davacının hastane masrafı (tedavi gideri ve ilaç bedeli ) davalılardan talep edemeyeceği; davacı kurumun kazada vefat eden işyeri sigortalısı ...'ın hak sahiplerine bağladığı 24.11.2019 onay tarihli gelirin ve cenaze yardımının; ayrıca kazada MKGK'na uğrayan işçi ...'e bağladığı 24.02.2011 onay tarihli gelirin ilk peşin sermaye değerinin; davalı Delta şirketinin 5510 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesine göre kusursuz sorumluluğu bulunduğu, buna göre ilk PSD'nın tamamı ile tüm davalıların kusurları (%75 + %25 =%100) oranında sorumlu tutulması gerektiği, ayrıca 818 sayılı (mülga) BK 43 44. maddesi gereğince % 50'den az olmamak üzere (45.501,16 TL X %50 = 22.750,58 TL; 38.101,77 TL X %50 = 19.050,88 TL) hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği, davada asli kusurlu olan 3. kişi konumundaki Doğan ve Serkan'ın 5510 S.Y.nın 21/4 maddesi gereğince ilk peşin sermaye değerinin yarısından müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmaları gerektiği, davada 3. kişi konumundaki diğer davalılarında, 5510 S.Y.nın 21/4 maddesi gereğince tüm davalıların kusurlarının yarısından sorumlu tutulmaları gerektiği; geçici iş göremezlik ödenekleri (..., ..., ..., ..., ...) ve cenaze yardımı (... hak sahiplerine) sebebiyle "yarı oranında" sınırlaması bulunmadığı; davalılardan ...Sigortanın 12/06/2018 tarihinde, ... ... Sigortanın 02.12.2019 tarihinde HDI Sigorta ile birleşmesi sebebiyle, HDI Sigorta şirketinin, birleşen her iki sigorta şirketinin borçlarına halef olduğu, davalı ... şirketleri daha önce temerrüde düşürülmediğinden bu davalıların poliçe limiti ile sınırlı (Birleşen her iki sigorta şirketine ait trafik poliçeleri 2008 yılında düzenlenmiş olup, poliçe limitleri kişi başına 100.000,00'er TL olup, bu limitler 2009 yılı itibarıyla 150.000,00'er TL'na yükselmiştir. Ayrıca 04.05.2018 ve 12.03.2019 tarihli raporlarda davalı ...Sigortanın bakiye limit sorumluluklarının, ... yönünden 68.388,98 TL, ... hak sahipleri yönünden 50.000,00 TL, ... yönünden 71.290,56 TL, ... yönünden 113.113,59 TL olarak devam ettiği, hesaplanmış; ... ve ... yönünden 150.000,00 TL limitin tamamının geçerli olduğu anlaşılmıştır.) olacak şekilde dava tarihinden itibaren işleyecek faiz ile sorumlu oldukları; ilk kararı temyiz etmeyen Delta Gıda, ... ve... ... Sigortanın sorumluluklarının, sırasıyla; 22.750,59 TL, 19.050,88 TL, (2.033,63 TL + 2.567,14 TL + 1.220,45 TL + 493,95 TL + 251,60 TL=) 6.566,77 TL, 145,50 TL cenaze gideri, 3.314,00 TL karar ve ilam harcı, 5.636,51 TL vekalet ücreti ve 795,04 TL yargılama gideri kadar usuli kazanılmış hak oluşturduğu gerekçesiyle tedavi gideri ve ilaç bedeli talepleri yönünden açılan davanın reddine, geçici iş göremezlik ödenekleri ve bağlanan gelirlerin ilk peşin sermaye değerinden kaynaklanan davacı Kurum alacaklarına ilişkin davanın kabulü ile

a) Sigortalı ... hak sahiplerine bağlanan gelirlerinin peşin sermaye değerinden kaynaklanan ve hesaplanan 45.501,16 TL Kurum zararından (Delta Gıda Ziraat ve İnşaat San. Tic. Ltd. Şti.'nin sorumluluğu 22.750,58 TL ile sınırlı olmak üzere), talep edilen 1/2'si ile bağlı kalınarak, 22.750,58 TL Kurum zararının; tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla; davalı ... şirketleri için poliçe limiti dahilinde 02/03/2012 dava tarihinden itibaren, diğer davalılar için 24.11.2009 onay tarihinden itibaren(Delta Gıda Ziraat ve İnşaat San.Tic.Ltd.Şti.'nin sorumluluğu 11.375,29 TL ile sınırlı olmak üzere) işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine; Adana 3.İcra Müdürlüğü 2014/6677 esas sayılı takip dosyasına yapılan ödemelerin infaz aşmasında dikkate alınmasına; fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına;

b) Sigortalı ...'in meslekte kazanma gücü kaybı (%32) oranına göre bağlanan sürekli iş görememezlik gelirlerinin peşin sermaye değerinden kaynaklanan ve hesaplanan 38.101,77 TL Kurum zararından (Delta Gıda Ziraat ve İnşaat San.Tic.Ltd.Şti.'nin sorumluluğu 19.050,88 TL ile sınırlı olmak üzere), talep edilen 1/2'si ile bağlı kalınarak, 19.050,88 TL Kurum zararının; tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla; davalı ... şirketleri için poliçe limiti dahilinde 02/03/2012 dava tarihinden itibaren, diğer davalılar için 28.02.2011 onay tarihinden itibaren(Delta Gıda Ziraat ve İnşaat San.Tic.Ltd.Şti.'nin sorumluluğu 9.525,44 TL ile sınırlı olmak üzere) işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine; Adana 3.İcra Müdürlüğü 2014/6677 esas sayılı takip dosyasına yapılan ödemelerin infaz aşmasında dikkate alınmasına; fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına;

c) Müteveffa ...'ın hak sahiplerine yapılan 289,00 TL cenaze yardımından kaynaklanan ve hesaplanan Kurum zararından, talep edilen 1/2'si ile bağlı kalınarak, 144,50 TL Kurum zararının; tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla; davalı ... şirketleri için poliçe limiti dahilinde 02.03.2012 dava tarihinden itibaren, diğer davalılar için 13.02.2009 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine; Adana 3.İcra Müdürlüğü 2014/6677 esas sayılı takip dosyasına yapılan ödemelerin infaz aşmasında dikkate alınmasına; fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına;

d) Sigortalılar ... için sarfedilen 5.134,28 TL, ... için sarfedilen 4.067,25 TL, ... için sarfedilen 2.440,90 TL, ... için sarfedilen 987,90 TL ve ... için sarfedilen 503,20 TL geçici iş göremezlik ödeneklerinden kaynaklanan ve hesaplanan toplam 13.133,53 TL Kurum zararından, talep edilen 1/2'si ile bağlı kalınarak, 6.566,76 TL davacı Kurum zararının; tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla; davalı ... şirketleri için poliçe limiti dahilinde 02.03.2012 dava tarihinden itibaren, diğer davalılar için ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine; Adana 3.İcra Müdürlüğü 2014/6677 Esas sayılı takip dosyasına yapılan ödemelerin infaz aşmasında dikkate alınmasına; fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına karar verilmiştir.

V.TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili ile davalı ... AŞ vekili ile davalı ... temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; tedavi giderleri ilaç giderleri yönünden kararın yerinde olmadığı, zararını tümünün hüküm altına alınması gerektiği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı ... temyiz dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin yerinde olmadığı iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; 7440 sayılı Kanun kapsamda yapılandırarak ödeme planı çerçevesinde ödeme yaptıkları, dekontların yargılama sırasında ibraz edildiği, davacı Kurumun tüm zararlarının tazmin edildiğinden davanın konusuz kaldığı, herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.

C.Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, trafik iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine ve sürekli iş görmezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan gelirler ile yaralanan sigortalılara yapılan ödeme ve harcamalar nedeniyle oluşan davacı Kurum zararının davalılarda rücuen tahsiline ilişkin alacak davasıdır.

2.İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile 5510 sayılı Sosyal Sigortala ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 21 ve 23 üncü maddeleri ilgili hükümlerdir.

  1. Değerlendirme

  2. Dava açıldıktan sonra meydana gelen bir olay nedeniyle dava konusunun ortadan kalkması; eş söyleyişle tarafların, davanın esası hakkında karar verilmesinde hukuki yararının kalmaması halinde, bu olayın hükümde göz önüne alınması ve Mahkemenin, davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekir.

  3. Eldeki davada, davalı ......'nin gerek poliçe limitini tüketecek şekilde trafik iş kazasında ölen sigortalının hak sahipleri ile yaralanan sigortalılara, gerekse 7440 sayılı “Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” kapsamından faydalanarak peşin olarak 31.07.2023 tarihinde davacı Kuruma ödeme yaptığı iddia edilerek bir kısım dekont ve makbuzların ibraz edilmesi karşısında, öncelikle sigorta şirketinin poliçe limiti kapsamındaki sorumluluğu açısından dava konusunun devam edip etmediği hususunun belirlenmesi ile sonucuna göre bir karar verilmesi gereklidir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine,

Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine,

18.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

bozmadansürecikararyargılamavı.ıdavakararıııımahkemebozulmasınaııcevapsonrakivtemyizıvbozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:40:41

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim