Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/7363

Karar No

2023/12849

Karar Tarihi

14 Aralık 2023

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/231 E., 2023/313 K.

HÜKÜM/KARAR: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: Gemerek Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2019/37 E., 2022/176 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespitine ilişkin davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili, müvekkil davalı Belediyede 1984 yılında başkan ...' ın başkanlığı başlangıç döneminde işçi olarak girdiğini, o tarihten itibaren 3 dönem boyunca 1999 yılına kadar aralıksız ve kesintisiz olarak çalıştığını, 3 dönemin sonunda ...' ın seçimi kaybedip başka bir belediye başkanının göreve başlamasıyla birlikte hiçbir haklı sebep olmadan müvekkilinin işine son verildiğini, müvekkilinin 14 15 yıl boyunca belediyenin kanalizasyon, çöp atma ve fidan bakımı gibi işlerinde asgari ücretle çalıştığını, işe girdikten sonra özverili ve ağır bir şekilde çalıştığını, belediyenin bünyesinde işçilerin işlerini kolaylaştıran makine yada araçlar olmamasına rağmen tamamen güce dayanan işlerde fedakarca çalıştığını, işe giriş bildirgesi verildiği ve sigortasının yatırıldığı söylenmesine rağmen müvekkilinin yaptığı araştırmada sigortasının başlatılmadığını, müvekkilinin davalı belediyede 1999 yılına kadar sigortasının yapılamadığını öğrenince yetkililere durumu şifahen bildirdiğini ve yatırılmayan sigorta primlerinin yatırılmasını talep ettiğini, ama taleplerinin olumlu bir cevapla karşılık bulmadığını, bu sebeplerde dolayı yasal haklarından mahrum kalan müvekkilinin Sosyal Güvemlik haklarının sağlanması amacıyla iş bu davayı açma zorunluluklarının doğduğunu, yukarıda alınan ve yargılama sırasında ortaya çıkabilecek durumlar karşısında müvekkilinin davalı belediyeye ait iş yerinde 1984 tarihinden 1999 tarihine kadar sigortalı olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... Belediye Başkanlığı vekili, açılan davayı kabul etmediklerini, davanın haksız yere açıldığını, davacının hizmet tespitine yönelik talebi hak düşürücü süreye uğradığını, bu dava hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde mahkemeye başvurulmazsa hak düşürücü süreye uğradığını, davacının iddia ettiğien son çalışmasının 1999 yılında olduğunu, davanın 2015 yılında yılında açıldığını, dolayısıyla davacının bu davayı açmak için yasal olarak belirlenen 5 yıllık sürenin çoktan geçtiğini, davacının müvekkil belediyede çalışmasına ilişkin hiçbir kaydının olmayıp, davacının müvekkil belediyede çalıştığına yönelik iddialarının da doğru olmadığını, talep edilen miktarları ve dava dilekçesinde ki diğer hususları kabul etmediklerini, yukarıda sunulan nedenlerle fazlaya dair haklarının saklı kalarak, haksız ve yersiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Fer'i müdahil Kurum, davaya cevap vermemiş, vekili davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davacının talep ettiği 1984 ila 1995 yılları arasında 15 yıl sigorta tespiti istemi (15*360) olarak 5400 günden, davacının dava konusu dönemlerde sigortası bildirilen toplam 688 gün düşülerek Davacının toplamda 4712 gün üzerinde tespit isteminde bulunduğu, mahkememizce 1322 gün üzerinden karar verilmiş olması neticesinde davacının %28, davalının %72 haklılık oranları tespit edilerek, bu oranlar üzerinden yargılama giderine hükmedildiği" gerekçesiyle;

"Davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile

1 Davacı ...’un ... Başkanlığı' na ait işyerinde hizmet akdi ile,

01.04.1987 31.10.1987 tarihleri arasında 210 gün

01.04.1988 31.10.1988 tarihleri arasında 210 gün

01.04.1989 31.10.1989 tarihleri arasında 210 gün

01.04.1990 31.10.1990 tarihleri arasında 210 gün

15.09.1991 14.10.1991 tarihleri arasında 18 gün

15.10.1991 14.11.1991 tarihleri arasında 2 gün

01.04.1992 31.10.1992 tarihleri arasında 210 gün

15.01.1993 14.02.1993 tarihleri arasında 23 gün

15.03.1993 14.04.1993 tarihleri arasında 6 gün

15.06.1993 27.06.1993 tarihleri arasında 1 gün

15.10.1993 13.11.1993 tarihleri arasında 1 gün

15.04.1994 03.05.1994 tarihleri arasında 1 gün

15.06.1994 14.07.1994 tarihleri arasında 7 gün

15.07.1994 14.08.1994 tarihleri arasında 30 gün

15.05.1996 14.06.1996 tarihleri arasında 10 gün

15.06.1996 14.07.1996 tarihleri arasında 3 gün

15.10.1996 14.11.1996 tarihleri arasında 1 gün

15.11.1996 14.12.1996 tarihleri arasında 1 gün

15.01.1997 14.02.1997 tarihleri arasında 8 gün

15.02.1997 14.03.1997 tarihleri arasında 1 gün

15.03.1997 14.04.1997 tarihleri arasında 1 gün

15.02.1998 14.03.1998 tarihleri arasında 18 gün

15.03.1998 14.04.1998 tarihleri arasında 30 gün

15.05.1998 13.09.1998 tarihleri arasında 35 gün

15.10.1998 14.11.1998 tarihleri arasında 15 gün

15.11.1998 14.12.1998 tarihleri arasında 10 gün

15.12.1998 14.01.1999 tarihleri arasında 30 gün

15.01.1999 04.02.1999 tarihleri arasında 20 gün olmak üzere; toplamda 1322 gün sigortasız olarak çalıştırıldığı anlaşıldığından 1322 günlük sigorta süresinin prime esas kazanç olarak asgari ücret üzerinden tespitine,

Fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Feri müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya ilişkin savunma, davacının hizmet tespitine yönelik talebi hak düşürücü süreye uğradığını, fazlaya dair haklarının haksız ve yersiz davanın reddine karar verilmesinin gerektiği, Mahkemece itirazların değerlendirilmeden eksik inceleme sonucu karar verildiği, davacının davasının reddine karar verilmesi gerektiği gerekçeleri ve resen tespit edilecek gerekçelerle kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının hizmet tespitine yönelik talebinin hak düşürücü süreye uğradığını, Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğu, resmi kurum belgelerine karşılık tanık beyanları ile gün tespitinin söz konusu olamayacağı, yerel mahkemece eksik çelişkili raporun hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğu, yeniden yargılama yapılması gerektiği gerekçeleri ve resen tespit edilecek gerekçelerle kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davalı ... adına tescilli ... sicil numaralı işyerinden davacı adına, 13.07.1991 – 06.08.1991, 15.09.1991 – 15.11.1991, 15.01.1993 – 08.04.1993, 15.06.1993 – 27.06.1993, 15.10.1993 – 13.11.1993, 15.04.1994 – 03.04.1994, 15.06.1994 – 09.09.1994, 15.05.1996 – 12.08.1996, 15.10.1996 – 13.01.1997, 15.01.1997 – 13.05.1997, 15.02.1998 – 10.12.1997, 15.05.1998 – 11.05.1998 ve 15.10.1998 – 13.09.1998 tarihleri arasında çalışmaların Kuruma bildirildiği, davacının, Çiftçi Mallarını Koruma Başkanlığına bağlı olarak ... Kasabasında sığır çobanlığı yapacağına dair 15.05.1996 tarihli sözleşme imzaladığı, bu kapsamda davacıya 12.09.1995 ve 01.11.1995 tarihlerinde ödeme yapıldığı, Çiftçi Mallarını Koruma Başkanlığının 23.11.2015 tarihli yazısında; davacının 1986 ve 1995 yıllarında 6 ay süreyle sığır çobanlığı yaptığını beyan ettiği, davadışı Bayram Altunbulak’ın şikayeti nedeniyle davalı işyerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen, 21.09.1999 tarih, 152.Tef.91 sayılı müfettiş raporunun ekindeki 21.09.1999 tarihli tutanakta; davacıya yapılan ödemelerin; 1991 yılı Temmuz ayında 26 gün çalışması karşılığında 650.000 TL, 1991 yılı Eylül ayında 12 gün çalışması karşılığında 300.000 TL, 1993 yılı Ocak ayında 7 gün çalışması karşılığında 280.000 TL, 1993 yılı Mart ayında 11 gün çalışması karşılığında 440.000 TL, 1993 yılı Haziran ayında 12 gün çalışması karşılığında 600.000 TL, 1993 yılı Ekim ayında 28 gün çalışması karşılığında 210.000 TL, 1994 yılı Nisan ayında 18 gün çalışması karşılığında 1.800.000 TL, 1994 yılı Haziran ayında 23 gün çalışması karşılığında 2.300.000 TL, 1994 yılı Ağustos ayında 25 gün çalışması karşılığında 2.500.000 TL, 1996 yılı Mayıs ayında 20 gün çalışması karşılığında 600.000 TL, 1996 yılı Haziran ayında 27 gün çalışması karşılığında 810.000 TL, 1996 yılı Temmuz ayında 28 gün çalışması karşılığında 840.000 TL, 1996 yılı Ekim ayında 29 gün çalışması karşılığında 11.600.000 TL, 1996 yılı Kasım ayında 29 gün çalışması karşılığında 11.600.000 TL, 1996 yılı Aralık ayında 29 gün çalışması karşılığında 11.600.000 TL, 1997 yılı Ocak ayında 22 gün çalışması karşılığında 11.200.000 TL, 1997 yılı Şubat ayında 29 gün çalışması karşılığında 11.600.000 TL, 1997 yılı Mart ayında 29 gün çalışması karşılığında 11.600.000 TL, 1997 yılı Nisan ayında 29 gün çalışması karşılığında 14.500.000 TL, 1997 yılı Aralık ayında 26 gün çalışması karşılığında 20.250.000 TL, 1998 yılı Şubat ayında 12 gün çalışması karşılığında 9.00.000 TL, 1998 yılı Nisan ayında 27 gün çalışması karşılığında 27.000.000 TL, 1998 yılı Mayıs ayında 29 gün çalışması karşılığında 27.000.000 TL, 1998 yılı Haziran ayında 26 gün çalışması karşılığında 26.000.000 TL, 1998 yılı Ağustos ayında 29 gün çalışması karşılığında 29.000.000 TL, 1998 yılı Ekim ayında 15 gün çalışması karşılığında 22.500.000 TL, 1998 yılı Aralık ayında 20 gün çalışması karşılığında 30.000.000 TL şeklinde olduğunun belirtildiği anlaşılmaktadır." gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Fer'i müdahil Kurum vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

1.Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un “Prim Belgeleri” başlığını taşıyan 79 uncu maddesinin onuncu fıkrası olup, anılan Kanun'un 6 ncı maddesinde yer alan, sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamayacağı ve vazgeçilemeyeceği yönündeki düzenleme ile anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi göz önünde bulundurulduğunda, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davaların kamu düzeni ile ilgili olduğu ve özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri gerektiği açıktır. Bu bağlamda, hak kayıpları ile gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi ve temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği dikkate alınmalıdır. Diğer taraftan, söz konusu onuncu fıkrada, yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları, Kurumca belirlenmeyen sigortalıların, çalıştıklarını, hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilâm ile ispatlayabildikleri takdirde, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayılarının dikkate alınacağı açıklanmıştır. Anlaşılacağı üzere, çalışmanın tespiti istemiyle hak arama yönünden kanun ile getirilen süre, doğrudan doğruya hakkın özünü etkileyen hak düşürücü niteliktedir ve dolması ile hakkın özü bir daha canlanmamak üzere ortadan kalkmaktadır. Anılan Kanunun kabul edilip yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla beş yıl olarak öngörülen süre, 09.07.1987 tarihinde yürürlüğe giren 3395 sayılı Kanunun beşinci maddesiyle on yıla çıkarılmış, daha sonra 07.06.1994 tarihinde yürürlüğe giren 3995 sayılı Kanunun üçüncü maddesiyle yeniden beş yıl olarak düzenlenmiş olup, halen geçerliliğini korumaktadır. Ancak söz konusu Yönetmelikle tespit edilen belgelerin bu meyanda işe giriş bildirgesinin verilmesi durumunda hak düşürücü sürenin işlememesi, ancak iş bu belgelerin içerdiği işe başlama tarihinden sonraki dönem için söz konusudur.

  1. Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7 nci maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.

  2. Bu tür davalarda mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.

  3. Değerlendirme

Eldeki dava, davacının, davalı işyerinde 1984 1999 tarihleri arasında çalıştığının tespiti istemine ilişkin olup davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de verilen hükmün eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır.

Somut olay bakımından, davacının çalışmalarının geçtiğini ileri sürdüğü iş yeri Belediye olup bir kamu kuruluşudur. Kamu kuruluşu olan davalı iş yerinde geçen çalışmaların resmî kayıtlara dayanılması ve ücretlerin yazılı belge ile ödenmesi esas olmakla; davacıya yapılan ödemelerin elden mi banka kanalıyla mı yapıldığı sorularak ödemelerin bankadan yapılması halinde belgeler celbedilmeli, Mahkemece 15.07.1991 tarihinden önceki dönem yönünden hak düşürücü süreyle ilgili değerlendirme yapılmalı; dosya kapsamında uyuşmazlık konusu döneme ilişkin İçişleri Bakanlığı tarafından düzenlenen teftiş raporları olduğu, bu raporlarda işçilere yapılan eksik ödemelerle ilgili kayıtlar bulunduğu görülmekle bu ödemeler de dikkate alınarak dönem bordrosu ve ücret ödemelerine ilişkin yazılı belge olup olmadığı araştırılmalıdır.

Mahkemece 1991 tarihi sonrası döneme ilişkin tespit kararı yönünden işe giriş çıkış tarihleri esas alındığı halde, 15.03.1993 14.04.1993 tarihlerine ilişkin tespit kararı yönünden 08.04.1993 tarihinde işten çıkış bildirim olduğu halde 14.04.1993 tarihinin esas alınması hatalıdır.

Açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması, usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

VI. KARAR

  1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

  2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafcevaptemyizkaldırılmasınavı.kararımahkemesiderecebozulmasınaortadan

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:41:34

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim