Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/11902

Karar No

2023/12689

Karar Tarihi

12 Aralık 2023

MAHKEMESİ: İş Mahkemesi

SAYISI: 2021/194 E., 2023/73 K.

HÜKÜM/KARAR: Davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına

Taraflar arasında sosyal güvenlik mevzuatında prim teşviki, destek ve indirim uygulamalarından kaynaklanan uyuşmazlığa ilişkin olup, teşviklerden faydalandırılmamaya dair Kurum işleminin iptali ile davalı Kuruma yersiz ödenen tutarların faizi ile birlikte iadesi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, dairece ilk derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair, karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili; davacı şirketin ... Güvenlik A.Ş.'den güvenlik hizmeti aldığını, Kurumun 23.08.2017 tarih 2017/RKART 019 sayılı raporunda ... Güvenlik A.Ş.'nin bağımsız işveren olmayıp yeni bir işyeri dosyası açılıp müvekkili şirket hakkında idari para cezası uygulamasına ... Güvenlik A.Ş. tarafından ödenmeyen borçların müvekkili şirketten tahsiline karar verildiğini, 2017/9 10 11 12. aylar, 2018/1 2 3 4 ve 5. aylar yönünden teşviklerin iptaline karar verilerek ek aylık prim ve hizmet belgesinin düzenlenmesinin istenildiğini, davacının ihtirazi kayıtla ödeme yaptığını belirterek davacı şirketin ödemiş olduğu 71.969,41 TL idari para cezası ve prim teşvik iptalinden kaynaklı 701.397,44 TL'nin yasal faizi ile davalıdan tahsilini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı Kurum vekili; Kurumun 23.08.2017 tarihli raporuna istinaden 1017109 sicil numaralı işyerinden 13.08.2009 31.05.2013 tarihleri arası yapılan bildirim aktarılmasının gerektiğinin tespit edildiğini, davacının başvurusu üzerine Kurum işleminin iptal edildiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesi, bozma öncesi verdiği, davacı şirket vekili tarafından, kurum tarafından haklarında hukuka aykırı olarak tesis edilen işlemler nedeniyle ödemek durumunda kalınan toplam 773.366,85 TL'nin yasal faiziyle birlikte tahsili talepli istirdat davası açılmıştır. Davacı vekili tarafından ön inceleme duruşmasının tamamlanmasını müteakip kurum tarafından yapılan işlemlerin iptal edildiğini ve davanın konusuz kaldığını bildiren dilekçe gönderilmiştir. Davacı vekili tarafından dosyaya ibraz edilen kurum işleminin iptali ve yersiz ödemelerin davacıya iadesine ilişkin kurum kararı dosya içerisine ibraz edilmiştir. Söz konusu Kurum kararına göre dava konusu edilen işlemlerin iptal edildiği ve davacı tarafından ödenmek durumunda kalınan tutarların iade edildiği anlaşılmaktadır. Bu haliyle davanın konusuz kaldığı ve davacının dava açmakta haklı olduğu anlaşıldığından dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin bozma öncesi verdiği kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin bozmaya konu kararı ile Kurumun 23.08.2017 tarih ve 2017/RKART /019 sayılı denetim raporuna istinaden Lüleburgaz Sosyal Güvenlik Merkezinde işlem gören 1017109 sicil numaralı ... Güvenlik A.Ş ünvanlı işyerinden 13.08.2009 31.05.2013 tarihleri arası yapılan bildirimlerin iptal edilerek söz konusu şirketin davacı şirkete taşeron olarak kaydedilmesine karar verilmek suretiyle davacı şirketin 2017/9,10,11,12, 2018/1 2 3 4 5. aylara ait teşvik primlerinin iptaline karar verildiği, davacının Kuruma müracaatı üzerine Kurumun 28.10.2019 tarihli yazısı ile davacı hakkında yapılan işlemin iptal edildiğinin ve 702.646,94 TL'nin işyeri hesabına iade edildiğinin bildirildiği anlaşılmış olup, bu itibarla, davanın Kurumun yaptığı hatalı işlemden kaynaklandığı, hatanın dava açıldıktan sonra düzeltildiği, davanın konusuz kaldığı, davanın istirdat davası olarak açılması nedeniyle nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olduğu, davalının istinaf taleplerinin yerinde olmadığı kanaatine varılarak davalı Kurumun istinaf başvurusu yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1.Bölge Adliyemesinin kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili, temyiz isteminde bulunmuştur.

  1. Dairemizin, bozma kararında, Ek 17 nci maddenin yürürlüğe girmesi ile birlikte “5510 sayılı Kanun veya diğer kanunlarla sağlanan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanılabileceği halde yararlanılmadığı ay/dönemlere ilişkin olarak 5510 sayılı Kanun ile birlikte anılan ilgili kanunların teşvik veya destek hükümlerinde yer alan yararlanma şartlarının mahkemelerce irdelenmesi gerekmekle birlikte, değiştirme veya oluşabilecek fark prim tutarlarının iadesi istemleri hakkında yapılacak değerlendirmede; aynı maddenin üçüncü fıkrasındaki hükümlerin de uygulanıp uygulanmayacağı hususunda bir değerlendirme yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.

Diğer taraftan, Ek 17 nci maddenin 4 üncü fıkrası hükmündeki “Görülmekte olan davalarda, ayrıca bir başvuru şartı aranmaksızın, dava öncesi yapılan idari başvuru tarihinden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte hesaplanacak tutar üçüncü fıkra hükümlerine göre mahsup veya iade edilir. Mahkemelerce, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış davalarda davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilir. Yargılama giderleri idare üzerinde bırakılır ve vekâlet ücretinin dörtte birine hükmedilir. Ayrıca, ilk derece mahkemelerince verilen kararlar hakkında Sosyal Güvenlik Kurumunca kanun yollarına başvurulmaz ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılan kanun yolu başvurularından vazgeçilmiş sayılır.” İbaresinin iptali için Anayasa Mahkemesine başvuruda bulunulmuş ve Anayasa Mahkemesince 19.02.2020 gün ve 2018/139 E. 2020/12 K. sayılı karar ile bu hükmün iptaline karar verilmiş olup, karar 05.05.2020 tarih ve 31118 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştır.

Anayasa'nın 153 üncü maddesi uyarınca, Anayasa Mahkemesinin iptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamamakta ve ancak Resmi Gazete'de yayımlandıktan sonra yürürlüğe girmektedir. Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının yasama, yürütme ve yargı organları, idari makamlar, gerçek ve tüzel kişileri bağlayacağı açıktır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 33 üncü maddesi hükümlerine göre, Türk hukukunu resen uygulamakla yükümlü olan Mahkemelerin ve giderek Yargıtayın iptal kararı ile yok hükmünde olan ve böylece yürürlükten kalkan bir yasa maddesine dayanarak inceleme yapma ve karar verme yetkilerinin bulunmadığının kabulü doğal olup, bu yönde bir uygulama yapılmasına imkânı yoktur. Belirtilmelidir ki, Anayasa Mahkemesinin iptal kararları, bozma kararları ile oluşan usulü kazanılmış hakların istisnasını teşkil ederler. Buna göre; usuli kazanılmış hak gereğince uygulanması gereken bir kanun maddesi Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiği takdirde artık usuli kazanılmış hakka göre değil, Anayasa Mahkemesinin iptal kararıyla ortaya çıkan yeni hukuki duruma göre karar verilir. Şu halde, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı karşısında, yeni oluşan durumun kesin hüküm halini almamış derdest tüm davalar yönünden uygulanmasının zorunluluğu ortadadır.

Eldeki davada ise, mahkemece, yazılı şekilde karar verilmiş ise de, Ek 17 nci maddenin gelmesi ve daha sonra 4 üncü fıkrasının iptali ile oluşan bu yeni durumun dikkate alınması ile davaya konu uyuşmazlığa ilişkin yasal tüm dayanaklar ve teşvik hükümlerinden faydalandırılma, fazla ödenen tutarların iadesi/mahsubu istemleri bakımından ek 17 nci maddenin ilk üç fıkrası da dâhil olmak üzere yasal tüm dayanaklar irdelenmeli, teşvik veya destekten faydalandırılma şartlarının varlığı ile birlikte incelenmeli ve sonucuna göre bir karar verilmelidir, denilerek karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmekle mahkemece yapılan inceleme neticesinde davanın devam ettiği esnada davacı tarafından Kuruma yapılan başvuru neticesinde davalı Kurumun 28.10.2019 tarihli yazısı ile davacı hakkında yapılan işlemin iptal edildiğinin ve 702.646,64 TL'nin davacı iş yerine iade edildiği, nitekim dosyaya celp edilen Ergene SGM'nin 28/10/2019 tarih ve 16548566 sayılı yazısında da Kurumca yapılan hatalı işlem neticesinde davacıdan yersiz olarak tahsil edildiği tespit edilen miktarların davacıya ödenmesi ve davacının prim teşviklerinden faydalanma koşullarının bulunduğunun bildirildiği, her ne kadar Yüksek Mahkemece bozma ilamında yargılama ve temyiz aşamasında 01.04.2018 tarihi itibarı ile 5510 sayılı Kanun'un Ek 17'İnci maddesinin yürürlüğe girmesi ve davacının söz konusu yasa maddesi gereğince teşvik veya destekten yararlanma koşullarının var olup olmadığının irdelenmemesi nedeni ile hükmün bozulmasına karar verilmişse de mahkemenin kanaat ve görüşüne göre söz konusu yasanın eldeki uyuşmazlıkta tatbik imkanının olmadığı, zira davacının dava dilekçesi ile Ek 17'inci madde kapsamında faydalanma koşulları bulunmasına rağmen Kurumca yararlandırılmadığının iddia edilmediği, davanın Kurum tarafından tesis edilen işlemlerin usul ve yasaya uygun olup olmamasından kaynaklı olarak davacıdan tahsiline karar verilen ve tahsil edilen miktarların Kurumdan istirdatı talepli olduğu, uyuşmazlığın davacının zaten şartları taşımasına rağmen önceki dönemlerden yararlandığı prim teşviklerinin iptali ile geriye dönük olarak davacıdan tahsilinden doğduğu, davacının prim tesviklerinden faydalanma koşullarının bulunduğunun davalı Kurumun da kabulünde olduğu ve yargılama devam ederken daha önceki tesis edilen işlemden vazgeçilerek davacıdan tahsil edilen bedellerin iade edildiği, her ne kadar yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunda prim teşvik miktarlarına ilişkin yapılan hesaplamalarda 700.534,44 TL hesap edilmişse de söz konusu tespitin yerinde olmadığı, Kurumca da kabul edildiği ve taraflar arasında da ihtilaf olmadığından prim teşvik miktarının 701.397,44 TL + 1.249,50 TL olmak üzere toplam 702.646,94 TL olduğu, gelinen aşamada dava süreci devam ederken Kurum tarafından yapılan hatalı işlemden dönülerek tahsil edilen miktarların davacıya iade edildiği, bu hali ile davanın konusuz kaldığı anlaşılmış ve davanın konusuz kalması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı Kurum vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı SGK Başkanlığı temyiz dilekçesinde; davacı hakkında Kurumca yapılan işlemlerde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, esasen verilen kararın eksik araştırmaya dayalı olduğu, Kurum işlemlerinin yerinde olduğunu ve davanın tümden reddi gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını, istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davacı şirket hakkında kurum tarafından tesis edilen işlemler nedeniyle ödemek durumunda kalınan toplam 773.366,85 TL'nin yasal faiziyle birlikte tahsili gerekip gerekmediğine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, ile aynı zamanda HMK nun 331 inci maddesi hükümleridir.

  1. Değerlendirme

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26 ncı maddesi uyarınca; "Hâkim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir." hükmü mevcut olup, aynı Kanun'un 297 nci maddesinin (2) nci fıkrasında “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir”, hükümleri öngörülmüş olup hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait her hangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.

2.Dava açıldıktan sonra meydana gelen bir olay nedeniyle dava konusunun ortadan kalkması; eş söyleyişle tarafların, davanın esası hakkında karar verilmesinde hukuki yararının kalmaması halinde, bu olayın hükümde göz önüne alınması ve Mahkemenin, davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekir. Dava tüm tarafları bakımından konusuz kalmadıkça inceleme yapılması ve uyuşmazlığın sonuçlandırılması gerekir.

3.Eldeki davada ise, davacı vekilinin davalı Kurumca yapılan işlemler nedeniyle ödemiş olduğu 71.969,41 TL prim ile birlikte idari para cezası ve prim teşvik iptalinden kaynaklı 701.397,44 TL'nin yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş olduğu anlaşılmakla birlikte davalı Kurumca 701.397,44 TL'nin davacıya iade edilmesi karşısında, bu talep bakımından davanın konusuz kaldığına ilişkin verilen karar yerinde ise de, davacının talebi içerisinde kalan kısım bakımından, 7143 sayılı Kanun kapsamında davalı Kuruma ödenen 2012/3 2013/5 inci aylar arasında kalan dönemlerdeki 71.969,41 TL tutarındaki prim olduğu anlaşılan kısım bakımından, davanın konusuz kalıp kalmadığı hususunda, yapılacak irdeleme ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

4.O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm sair yönleri incelenmeksizin bozulmalıdır.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

  1. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, gönderilmesine,

12.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürecikararistinafyargılamakararımahkemesikalmasıderecebozmatemyiznedeniyledavanınrkartyersonrakibozmadanolmadığınakonusuzverilmesinecevapbozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:44:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim