Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/10918

Karar No

2023/12671

Karar Tarihi

11 Aralık 2023

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/1073 E., 2023/1831 K.

KARAR: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: Çeşme Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

SAYISI: 2019/594 E., 2023/9 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın davalı ... yönünden husumet nedeniyle reddine, davalı ... yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, fer'i müdahil Kurum vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA

Davacı vekili; davacının, davalılar nezdinde 01.11.2015 25.11.2015 tarihleri arasında çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP

Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; hizmet akdinin tespiti hususunda Kurumca yapılan inceleme ve denetimde davacı ifadeye icabet etmediğinden tespit yapılamadığını, davacının Kurum kayıtlarında yapılan incelemede, 01.10.1990 tarihinden itibaren 4/l a sigortalı kaydının bulunduğunu, davalı ... adına 1505832 sayılı otel işyerinin 08.02.2014 tarihinde kanun kapsamına alındığının, 1522268 sayılı plaj işletmesi işyerinin ise 23.07.2014 30.09.2014 tarihleri arasında Kanun kapsamında olduğunu, diğer davalıya ait işyeri kaydı bulunmadığını, davacının telefonla aranarak evdeki tadilat işi için çağrıldığını ifade ettiğinden davacı ile davalılar arasında süreklilik arz etmeyen iş çıktıkça gündelik yapılan dolayısıyla eser sözleşmesi niteliğinde bir anlaşma olduğunu, hizmet akdine dayalı ilişki bulunmadığını, çalışma olgusunun yazılı belgelerle kanıtlanması gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir.

Davalılar davaya cevap vermemişlerdir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dinlenen tanık beyanları doğrultusunda davacı işçinin davalı işverenin yanında kalıp ustası olarak çalıştığı, ancak bir kısım çalışmasının kuruma bildirilmediği, alınan bilirkişi raporuna göre ve tanık beyanlarına göre davacının, davalı ...'a ait ev inşaatı yapımında iş kazası geçirdiği mahkeme kabulünde olduğu, dinlenen tanıklar ve dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek davacının iş kazası öncesinde bir çalışmasının da olduğu yönündeki beyanların bu çalışmanın öncesinin ispatı konusunda yeterli kanaat oluşmadığı, bu yönde iş kazasının meydana geldiği gün 25.11.2015 tarihinde bir gün süre ile çalışmasının kuruma bildirilmediği, davalı ... yönünden ise; davacının uğramış olduğu iş kazasının davalı ...'ın ev inşaatında meydana geldiği, davalı ... ile diğer davalı ... arasındaki alt işveren üst işveren olduğu hususunda bir belge bulunmadığı, bu davalı yönünden husumet nedeniyle reddine karar vermek gerektiği anlaşılmakla, davanın Bahadır yönünden husumet nedeniyle reddine, davanın Serdar yönünden kısmen kabulüne, 25.11.2015 tarihinde 1 gün süreyle asgari ücretle çalıştığının tespitine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF

A.İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:

1.Feri müdahil Kurum vekilinin İstinaf Sebepleri

Dosya kapsamında davacının iddialarını ispatlar şekilde herhangi bir resmi ve yazılı delil bulunmadığını, ceza mahkemesi dosyasında araştırılan hususların hizmet tespiti davasında araştırılan hususlardan farklı olduğunu, davalı ... hakkında hüküm kurulmasının işveren olarak kabulü için yeterli olmadığının, bu tür davaların kamu düzenini ilgilendirdiğinden özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiğini beyanla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı işverene ait işyerinde çalıştığının, işyerinde inşaat ustası olarak çalışırken kaza geçirdiğinin dinlenen tüm tanıklarının anlatımları ile ceza yargılaması kapsamıyla doğrulanması karşısında davanın kabulüne dair ilk derece mahkemesi kararında bir isabetsizlik görülmediğini, davacının davalı ...'a ait Kurumda tescilsiz Dalyan Mah.4004 Sk. No: 37/A Çeşme/... adresinde kurulu inşaat tadilat işyerinde 25.11.2015 tarihinde 1 gün çalıştığı, ceza davasındaki tanık beyanından açıkça anlaşıldığı üzere inşaat işinde kullanılacak malzemeler ve güvenlik önlemlerine dair malzemeler davalı ... tarafından karşılandığı, şu halde malzeme temini davalı tarafça yapılmış olmakla eser sözleşmesinin bulunduğundan bahsedilemeyecek olduğu, şin görüldüğü yer ve görülme şekli itibariyle davacının davalıya ait işyerinde bağımlılık unsuru da taşıyacak şekilde iş gördüğü açık olmakla hizmet akdinin bulunduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmakla istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Fer'i müdahil Kurum vekili; istinaf sebeplerini tekrarla temyiz talebinde bulunmuştur.

C.Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava; davacının, davalılar nezdinde 01.11.2015 25.11.2015 tarihleri arasında çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk

Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanunun 86 ncı maddesidir.

Bilindiği üzere 4857 sayılı Kanun'un 2 nci maddesine göre bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişiye işçi, işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişiye yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlara işveren, işçi ile işveren arasında kurulan ilişkiye iş ilişkisi denir.

İş Kanunu'nun 2 nci maddesinin 7 nci fıkrasına göre bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.

5510 sayılı Kanun'un 12/6 ncı maddesi ile de asıl işveren, bu Kanunun işverene yüklediği yükümlülüklerden dolayı alt işveren ile sorumlu tutulmuştur.

4857 sayılı Kanun'un 2/7 nci maddesi ile işçilerin İş Kanunu'ndan, sözleşmeden ve toplu iş sözleşmesinden doğan hakları, 5510 sayılı Kanun'un 12/6 ncı maddesi ile de Kurumun alacakları ve işçinin sosyal güvenlik hakkı daha geniş koruma güvence altına alınmak istenmiştir. Aksi halde, 4857 veya 5510 sayılı Kanun'dan kaynaklanan yükümlülüklerinden kaçmak isteyen işverenlerin işin bölüm veya eklentilerini muvazaalı bir biçimde başka kişilere vermek suretiyle yükümlülüklerinden kaçması mümkün olurdu.

Asıl işveren ile alt işverenin birlikte sorumluluğu "müteselsil sorumluluktur". Asıl işveren, doğrudan bir hizmet sözleşmesi bulunmamakla birlikte İş Kanunu'nun 2.maddesinin 6.fıkrası gereğince alt işverenin işçilerinin iş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle uğrayacakları maddi ve manevi zarardan alt işveren ile birlikte müteselsilen sorumludur. Bu nedenle meslek hastalığına veya iş kazasına uğrayan alt işverenin işçisi veya ölümü halinde mirasçıları tazminat davasını müteselsil sorumlu olan asıl işveren ve alt işverene karşı birlikte açabilecekleri gibi yalnızca asıl işverene veya alt işverene karşı da açabilirler.

Alt işverenden söz edebilmek ve asıl işvereni, aracının borçlarından sorumlu tutabilmek için bir takım zorunlu unsurlar bulunmaktadır.

a) İşyerinde işçi çalıştıran bir asıl işveren bulunmalıdır. Sigortalı çalıştırmayan “işveren” sıfatını kazanamayacağı için, bu durumdaki kişilerden iş alanlar da aracı sayılmayacak ve anılan madde kapsamında dayanışmalı sorumluluk doğmayacaktır.

b) Bir başka işveren, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin bir işte veya bir işin bölüm veya eklentilerinde iş almalı ve sigortalı çalıştırmalıdır.

c) İşverenlik sıfatını, alınan işte ve o iş nedeniyle sigortalı çalıştırılması sonucunda kazanmış olması aranacaktır. Bu kişinin diğer bir takım işyerlerinde çalıştırdığı sigortalılar nedeniyle kazandığı işverenlik sıfatının sonuca etkisi bulunmamaktadır.

d) İşverenden alınan iş, işverenin sigortalı çalıştırdığı işe göre ayrı ve bağımsız bir işyeri olarak değerlendirilebilecek nitelikte olmamalıdır, aksi halde iş alan kimse aracı değil, bağımsız işveren niteliğinde bulunacaktır.

e) İşin bütünü başka bir işverene bırakıldığında, iş anahtar teslimi verildiğinde veya işveren kendi iştigal konusu olmayan bir işi kendisi sigortalı çalıştırmaksızın bölerek ihale suretiyle farklı kişilere vermişse, iş sahibi (ihale makamı) Yasanın tanımladığı anlamda asıl işveren olmayacağından, bir alt üst işveren ilişkisi bulunmayacaktır.

f) Alt işverenin aldığı iş, işverenin asıl işinin bölüm ve eklentilerindeki işin bir kesimi yada yardımcı işler kapsamında bulunmalıdır. Asıl işverenden alınan iş, onun sigortalı çalıştırdığı işe göre ayrı ve bağımsız bir nitelik taşımaktaysa, işi alan kimse alt işveren değil, bağımsız işveren sayılacaktır. Bu noktada belirleyici yön; yapılan işin, diğerinin bütünleyici, yardımcı parçası olup olmadığıdır. İş yerindeki üretimle ilgili olmayan ve asıl işin tamamlayıcısı niteliğinde bulunmayan bir işin üstlenilmesi halinde, alt işverenden söz etme olanağı kalmayacak, ortada iki bağımsız işveren bulunacaktır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 24.05.1995 gün ve 1995/9 273 548 sayılı kararı da aynı yöndedir.)

Hizmet akdi, çoğu kez Borçlar Kanunu'nun 355 inci maddesinde (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470 inci maddesinde) tanımlanan istisna akdi (eser sözleşmesi) ile karıştırılabilmekte, ikisinin ayırt edilebilmesi bazı durumlarda güçleşmektedir; Çalışan, iş gücünü belirli veya belirsiz bir zaman için çalıştıranın buyruğunda bulundurmakla yükümlü olmayarak, işveren buyruğuna bağlı olmadan sözleşmedeki amaçları gerçekleştirecek biçimde edimini görüyorsa, sözleşmenin amacı bir eser meydana getirmekse, çalışma ilişkisi istisna akdine dayanıyor demektir. Hizmet akdinde ise çalışan, emeğini iş sahibinin emrine hazır bulundurmaktadır ve ücret, faaliyetin meydana gelmesinin sonucu için değil, bizzat yapılan faaliyetin karşılığı olarak ödenmektedir. Öte yandan; 313 üncü madde hükmünün açıklığı gereği, çalışanın kendi aletleri ile çalışması veya götürü hizmet sözleşmelerinde ücretin, yapılacak işe göre toptan kararlaştırılması imkan dahilinde bulunduğundan, tarafların belli bir fiyat üzerinden anlaşmaları istisna akdinin varlığını göstermediği gibi, götürü sözleşmelerde, bir süre için hizmet etme borcunun mu, yoksa önceden belirlenmiş bir sonucun meydana getirilmesi borcunun mu yüklenildiğinin şüpheli bulunduğu durumlarda, araştırma yapılarak tarafların amacı, durumu ve yaşam deneyimleri gözetilip hukuki ilişki saptanmalıdır.

3.Değerlendirme

Davacının kimin işçisi olduğu, davalılar arasında asıl alt işveren ilişkisi mi yoksa istisna akdi mi olduğu, ceza dosyası da incelenmek suretiyle belirlenmeli sonucuna göre karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile verilen karar bozmayı gerektirmiştir.

VI.KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı feri müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.12.2023 gününde oybirliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

esastanretıvistinafkaldırılmasınamahkemeıdavakararııııilkderecebozulmasınaııcevaportadanvtemyizvıkarar

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:45:04

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim