Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/1444
2023/1265
16 Şubat 2023
...
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI: 2019/128 E., 2022/230 K.
...
...
...
KARAR: Karar verilmesine yer olmadığına
Taraflar arasındaki İlk Derece Mahkemesinde görülen hizmet tespiti istemli davadan dolayı verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı fer'i müdahil kurum vekili tarafından temyiz edilmekle, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, S.S. ... Konut Yapı Kooperatifinde 15.08.2001 tarihinde kooperatif bekçisi olarak müvekkilinin işe başladığını ve 12.07.2007 tarihine kadar çalışmasını sürdürdüğünü, müvekkilinin tüm taleplerine rağmen çalışan olarak SSK ya bildirilmediğini, davalı ... içerisinde yer alan 44 nolu bekçi evinin elektrik abonmanlığının müteahhit ... adına kayıtlı iken 26.11.2004 tarihinde müvekkili adına yapıldığını, su aboneliğinin de müvekkili adına olduğunu belirterek SGK ya bildirilmeyen 2130 günlük çalışmanın tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı S.S. ... Konut Yapı Kooperatifi cevap dilekçesinde, davacının kooperatif bünyesinde devamlı bir çalışma göstermediğini, dönemsel ve belirli işlerin yaptırıldığını, kooperatif ile arsa sahibi arasındaki sorunlar sebebi ile 22 villanın bir kısmının yarım kaldığını, kooperatifin bilgi ve kontrolü dışında bazı kişilerce bazı villaların kullanıldığını, 4 ikiz villanın mülkiyeti kooeratife ait olmadığından bunlar üzerinde kooperatifin herhangi bir takdir ve tasarruf yetkisinin de olmadığını, davacının kooperatife ait olmayan bu villalardan birinde oturduğunu, kooperatif üyelerine ait villaların bahçelerinde otların temizlenmesi, çim biçme ve ilaçlama gibi yevmiyeli işler yaptırıldığını ve karşılığında ücretin ödendiğini, kısa süreli ve belirli işlerde dönemsel olarak çalıştırıldığı için sigorta primlerinin yatırılmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiş;
2.Fer'i Müdahil kurum vekili cevap dilekçesinde, davacıya ait dosya tetkikinde diğer davalıya ait iş yerine ilişkin işe giriş bildirgesine ve çalışmasına rastlanmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Özetle; “Davanın kabulü ile davacının 15.08.2001 12.07.2007 tarihleri arasında davalı ... Kent sitesi işyerinde hizmet akdine dayalı olarak çalıştığının tespitine, 2 S.S. ... Kent Konut Yapı Kooperatifi hakkında açılan davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine,”dair karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
“... Somut davada öncelikle mahkemece davacının talebi somutlaştırılmalı, kendisini işe kimin aldığı, hangi dönemde, hangi villa, site ve adreslerde ne şekilde çalıştığı ve ücretini kimden aldığı açıklattırılmalıdır. Bu anlatılanlar ışığında tanık ifadeleri incelendiğinde bir çoğunun soyut ifadeler taşıdığı, davacının hangi tarihte işe başladığı, hangi tarihlerde ara verdiği, hangi işverenin ve adreslerde çalıştığı hususunda yeterli somut beyanlara rastlanılmadığı görülmektedir. Bu sebeple mahkemece, re'sen araştırma ilkesi ışığında; öncelikle belirtilen dönem kapsamında davacının çalıştığı iş yerindeki bordrolu tanıklar ile komşu işyeri tanıkları re'sen belirlenerek bilgi ve görgülerine başvurulmalı; davacıya yapılan ödemelere ait kayıtlar ile çalışmaya ilişkin belgeler araştırılmalı ve varsa dosyaya getirtilmeli, davacının çalışmasının tam süreli mi kısmi süreli mi olduğu açıklığa kavuşturulmak suretiyle davacının çalışma süresi belirlenmelidir. Bunun yanında talebe konu dönemde davacının farklı işverenler yanında çalıştığı anlaşılması halinde H.M.K'nın madde 124 üncü uyarınca bu işverenlerinde davaya katılımı sağlanmalı, davalı ... yönetiminin oluşup oluşmadığı, oluştuysa hangi tarihte oluştuğu tespit edilmeli, site yönetimi oluşmamışsa, davaya konu dönemdeki kat maliklerinin davalı sıfatıyla davaya katılımı sağlanmalı ve tüm bu toplanacak deliller sonucu davacının çalışma süresi belirlenmelidir.” gerekçesi ile ilk derece mahkemesi kararı bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla özetle; dava hakkında vazgeçme nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Fer'i müdahil kurum vekili dilekçesinde özetle; kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
- Değerlendirme
Eldeki dava dosyası incelendiğinde mahkemece kurulan hüküm yanılgılı değerlendirmeye dayanmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 123 üncü maddesinde; davacının hüküm kesinleşinceye kadar, ancak davalının açık rızası ile davasını geri alabileceği belirtilmiş, aynı Kanun'un 150 inci maddesinde; yöntemince davet edilmiş olan tarafların, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verileceği, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davaların, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılacağı ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kaydın kapatılacağı, hangi sebeple olursa olsun açılmamış sayılan davadaki istemin de vaki olmamış sayılacağı açıklanmıştır. Anılan Kanunun davaya son veren taraf işlemlerinin düzenlendiği 307 nci maddesinde; feragatin, davacının istem sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olduğu, 309 uncu maddesinde; feragatin hüküm ifade etmesinin karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmadığı, 310 uncu maddesinde; feragatin hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği, 311 inci maddesinde; feragatin kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağı öngörülmüştür. Diğer taraftan 506 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinde, çalıştırılanların işe alınmalarıyla kendiliğinden sigortalı olacakları, sigortalılar ile bunların işverenleri hakkında sigorta hak ve yükümlerinin sigortalının işe alındığı tarihten başlayacağı, bu suretle sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamayacağı ve vazgeçilemeyeceği yönünde düzenleme yapılmış olmakla, buna göre sigortalı olmak, kamu düzenine ilişkin, kişiye bağlı, vazgeçilemez ve kaçınılamaz hak ve yükümlülük doğuran bir hukuksal statü meydana getirmektedir ve kişiler ile sosyal güvenlik kuruluşlarının bu statünün oluşumundaki rolü de, yenilik doğurucu ve iradi bir durum değil, kanun gereği kendiliğinden oluşan statüyü belirlemekten ibarettir. Dolayısıyla, sosyal güvenlik hakkından 6100 sayılı Kanun hükümleri kapsamında feragat olanaksız olduğu gibi sigortalılığın ve sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davadan da feragat edilemez. Ancak, anılan Kanun'un 123 üncü maddesinde düzenlenen hak kullanılabilir ve ileride yeniden dava açabilme hakkı saklı tutularak, davalının açık rızası ile dava geri alınabilir veya 150 nci maddede öngörülen hak ve olanaktan yararlanılarak dava takip edilmeyip yenileninceye kadar dosyanın işlemden kaldırılması ve giderek davanın açılmamış sayılması sonucu elde edilebilir. Bu bakımdan; taraf teşkili tam olarak sağlanmayan ilgili davada, yukarıda sayılan mevzuat hükümleri gereğince, davacı/davacı vekili tarafından 307 nci madde hükmüne göre davadan feragat edilmesi durumunda, bu işleme yasal olanak tanınmadığından, davacılar ve vekillerinin duruşmada sundukları beyanlarının Kanun'un 123 üncü veya 150 nci maddelerinde düzenlenen haklardan birinin kullanımı niteliğinde olup olmadığı kendilerine sorulmak suretiyle belirlenmeli, beyanın anılan anlamlarda kullanıldığı saptandığı takdirde belirtilen maddelerde öngörülen süreç işletilmeli, aksi durumda ise işin esasına girilip tüm kanıtlar toplandıktan sonra elde edilecek sonuca göre dava konusu istem hakkında karar verilmelidir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
16.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:33:32