Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/11569
2023/12622
11 Aralık 2023
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2023/332 E., 2023/768 K.
KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 5. İş Mahkemesi
SAYISI: 2020/232 E., 2022/256 K.
Taraflar arasındaki iş kazası tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili ile davalı işveren vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum ve davalı işveren vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, dava konusu iş kazası meydana gelmeden önce davalı işveren nezdinde bulaşıkçı olarak çalışmakta olduğu; dava konusu iş kazasının, 19.02.2017 tarihinde ... Bul. ... Avm. Zemin kat No:37, 38 adresinde meydana geldiği; davacının, 13.11.2013 tarihinden itibaren süresiz iş sözleşmesi ile sigortalı olarak davalı şirket nezdinde mutfak elemanı olarak çalışmaya başladığı ve çalıştığı alan olan bulaşıkhanenin kaygan olduğunu, kaymamaları için önlem alınması gerektiğini birçok defa davalı şirket yöneticilerine belirttiği; ancak herhangi bir önlem alınmadığı; davalı işverenin, işletmecisi olduğu restoranın, bulaşıkhane bölümünde görevli olan davacının, çalışmakta olduğu sırada, çalıştığı alan olan bulaşıkhane kısmının kaygan olmasından kaynaklı bulaşık tabaklarını götürürken ayağının kaydığı ve tabakları tutabilmek için dizlerinin üzerine düştüğü; davacının, olayın sıcağına durumu hissetmediği ve iş bu kazadan 1 gün sonra ağrıları arttığında hastaneye gittiği ve yapılan tetkikler sonucunda kıkırdak zedelenmesi olduğu ve ameliyat olması gerektiğinin söylendiği; davacının, Özel Amerikan Hastanesinde sağ ayağından 31.03.2017 tarihinde kıkırdak zedelenmesinden, 21.04.2017 tarihinde diğer dizinde liflerin kopmasından dolayı ameliyat olduğu; kazada davacının dizinin hasar görmesinden dolayı yapay kıkırdak takıldığı, davacının ileride yürüme zorluğu çekip çekmeyeceğinin belli olmadığı; rahatsızlığının basit tıbbi müdahale ile giderilemeyeceğine dair bir rapor düzenlendiği; meydana gelen iş bu kazanın 05.09.2018 tarihinde ... SGK'ya bildirildiği; ancak bir cevap alınamadığı iddiasıyla dava konusu olayın iş kazası olarak tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının, iş kazası talebini 5510 sayılı Kanun kapsamında ilk olarak 17.05.2017 tarihinde ... SGK İl Müdürlüğü 561 karar nolu ünite kararı ile incelediği ve iş kazası bildirimi, kazalı ifade tutanağı, şahit tutanakları, adli rapor, epikriz ve sağlık raporu, ayrıntılı sağlık kurulu raporu, muayene belgelerinin bulunmaması nedenleriyle 5510 sayılı Kanunun 13 üncü maddesi hükümlerinin uygulanmaması ile olayın iş kazası sayılmamasına karar verdiği; davacının, Kuruma olayın üzerinden yaklaşık bir yıl geçtikten sonra yapılan başvurusu neticesinde Kurum denetmenlerince 10.03.2020 tarih, 12 nolu komisyon kararı raporda durumun tetkiki yoluna gidildiği; olay hakkında bilgi ve belge yetersizliği bulunması ve yenilerinin de sunulmaması nedeniyle tespit yapılamadığından talebin reddine karar verildiği; Kuruma bildirilen olayın iş kazası sayılması hakkında bir karara varılabilmesi için gerektiğinde Kurumun denetim ve kontrol ile yetkilendirilen memurları tarafından veya Bakanlık iş müfettişleri vasıtasıyla soruşturma yapılabileceği; bu soruşturma sonunda yazılı olarak bildirilen hususların gerçeğe uymadığı ve olayın iş kazası olmadığı anlaşılırsa, Kurumca bu olay için yersiz olarak yapılmış bulunan ödemeler, ödemenin yapıldığı tarihten itibaren gerçeğe aykırı bildirimde bulunanlardan, 96 ncı madde hükmüne göre tahsil edileceği; Kurum kayıtlarına göre davacının iş kazası ile ilgili bildirimi, kazanın meydana geldiği çok uzun bir süre sonra Kuruma yapmış olduğu; iş kazası ile ilgili yeterli bilgi ve belge bulunmaması nedeniyle olayın iş kazası olduğu yönünde bir tespit yapılamadığı; Kurumun yaptığı işlemin yasa ve yönetmeliğe uygun olarak yapılmış olması nedeniyle Kuruma atfedilecek bir kusurun mevcut bulunmadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, 23.01.2014 tarihinden itibaren çalışmaya başladığı; davalı şirkette 21.07.2017 tarihine kadar bulaşıkhanede bulaşıkçı olarak çalıştığı; davacının, davalı şirkette çalışmak istemediğini bildirmesi üzerine, şirketin de davacıya tazminatlarını ödeyerek talebi doğrultusunda iş akdini sonlandırdığı; iş yerinde, iş kazalarını önlemek amacıyla gerekli tedbirlerin alındığı ve eğitimlerin verildiği; gerekli denetimlerde bulunan şirketin iş sağlığı konusunda hassas bir şekilde çalışmalarını yürüterek gerek personel eğitimine gerekse de tedbirler konusuna önem verdiği; şirket çalışmalarında bilhassa iş güvenliği üzerinde durulduğu ve bu konuda hiçbir ihmale yer verilmediğinin aşikar olduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından; davacının, 19.02.2017 tarihinde ... İçecek ve Gıda San. Tic. Ltd. Şti. unvanlı iş yerinde çalışırken iş kazası geçirdiğini iddia ettiği tarihteki çalışmasının hizmet sözleşmesine dayalı olduğu; bu dönemden önceki dönemde davacının yaklaşık 3 yıllık süre boyunca davalı iş yeri tarafından hizmetlerinin Kuruma bildirildiği; davacının, 25.02.2020 tarihinde iş kazasının tespiti talebiyle davalı Kuruma başvuruda bulunduğu; ... SGK İl Müdürlüğü Şahinbey Sosyal Güvenlik Merkezi'nin 10.03.2020 tarih ve 12 karar numaralı komisyon kararının incelenmesinde, söz konusu belgelerde olayın iş kazası olduğunu kanıtlayıcı belge/ bilgiye rastlanmadığından 19.02.2017 tarihli olayın 5510 sayılı Kanunun 13 üncü maddesi hükümleri dahilinde vuku bulmaması nedeniyle iş kazası sayılmamasına karar verildiği; davacının, 06.09.2018 tarih ve 11430373 sayılı dilekçesi ile 19.02.2017 tarihinde ... İçecek ve Gıda San. Tic. Ltd. Şti. unvanlı iş yerinde çalışırken iş kazası geçirdiğini beyan ederek iş kazasının tespitini talep ettiği; ... SGK İl Müdürlüğü'nün 20.02.2020 tarih ve 89442903 204.01.03 E.3084971 sayılı cevabi yazısıyla, söz konusu iddiası ile ilgili olarak daha önce 17.05.2017 tarihli başvurusu ve eki belgelerin müdürlükleri İş Kazası Tespit Komisyonunca incelenmiş olduğunun, 17.05.2017 tarihli 561 numaralı ünite ünite kararında "mezkur kazanın 5510 sayılı Kanunun 13 üncü maddesi hükümleri dahilinde meydana gelmemesi nedeniyle iş kazası sayılmamasına karar verildiği"nin belirtildiği ve 06.09.2018 tarihli başvurusuna istinaden ise müdürlüklerince yapılan yazışmalar sonucu ilgili kurumlardan gelen cevabi yazılarda herhangi bir kayda rastlanmadığı belirtildiğinden ve kanıtlayıcı belge/ bilgi olmadığından mezkur dilekçeleri hakkında yapılacak herhangi bir işlem bulunmadığının bildirildiği; davacının, olay günü iş yerinde işini yaptığı esnada iş kazası geçirdiği; davacının, kaza tarihinden sonra 21.04.2017 tarihinde MMT Amerikan Özel Hastanesi'nde ameliyat olduğu; 21.02.2017 tarihinde 25 Aralık Devlet Hastanesi'nde diz eklem ağrısı nedeniyle muayene olduğu; 22.02.2017 tarihinde davacıya meniskus yırtığı teşhisi konulduğu; ileri aylarda davacının, her iki dizinden de ameliyat olduğu; 29.03.2017 tarihli raporda sol dizinden meniskus, 25.10.2017 tarihinde sağ dizinden menisküs teşhisiyle tedavilerinin olduğu; davacının, 16.05.2017 tarihinde SGK 'ya başvurarak kaygan zeminden düştüğünü, her iki dizininde yaralandığını ifade ettiği; davacının, bordrolu tanığı ...'nin beyanında davacının 2017 yılında kazanın Eylül Ekim aylarında olduğunda sehven ifade etmiş ise de ifadelerinde dava konusu tarihteki kazayı ayrıntıları ile somut şekilde anlattığı; davacının, restoran mutfağında çalıştığı esnada tabakları taşırken ayağının kaydığını, yere düştüğünü, dizlerinin üzerine düştüğünü 2 gün sonra ağrılarının nedeniyle hastaneye gittiğini 1 ay sonra ameliyat olduğunu, iş yerinde kazadan sonra mutfaktaki zemine kaymayı önleyecek ilaç döküldüğünü ifade ettiği; yine dosya arasında bulunan ... 3. İş Mahkemesine ait 2017/1217 Esas sayılı dosyada dinlenen davalı tanığı ...'in de kaza olayı aynı şekilde beyan ettiği; davacının, mutfakta çalışırken ayağının kayarak yere düştüğünü, 15 gün sonra işe geldiğinde davacının sendeleyerek yürüdüğünü gördüğünü ifade ettiği; kazayı kendisinin gördüğünü, yine davalı tanığı Kamber Babacan'ın beyanında davacının işyerinde kaza geçirdiğini, ... isimli kişiden duyduğunu ifade ettiği; kazanın olduğu tarihte 2017 yılı Şubat ayında davacının aylık 30 gün hizmetinin Kuruma bildirildiği; 4. 5. 6. ve 7. aylarda ise kısmi ve az süreli bildiriminin yapıldığı; davacı tanıkları ile bir kısım davalı tanıklarının beyanlarının samimi ve tutarlı olması gözetilerek beyanlara itibar edildiği; davacı aleyhine beyan veren davalı tanıklarının beyanlarına ise samimi olmaması ve davalı işyerinde çalışmaya devam etmelerinden dolayı işverenin baskısı nedeniyle taraflı beyanda bulundukları kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, davacının, davalı iş yerinde çalışmakta olduğu esnada 19.02.2017 tarihinde meydana gelen ve davacının her iki dizinden yaralanmasıyla sonuçlanan olayın 5510 sayılı Kanunun 13 ve devamı maddeleri uyarınca iş kazası olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf yoluna başvurmuşlardır.
B.İstinaf Sebepleri:
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının, iş kazası olarak nitelendirdiği olay tarihi olan 19.02.2017 tarihinden 3 yıl sonra davacının davalı Kuruma başvuru yaptığı ve olayın üzerinden geçen zaman da dikkate alınarak Sosyal Sigortalar Ve Genel Sağlık Sigortası tarafından durum incelenerek gerekli araştırma ve inceleme yapılmış ancak olay hakkında yeteri kadar bilgi ve belgeye ulaşılamadığı sebebiyle durum tespiti yapılamadığı ve Kuruma yapılan talebin reddedildiği; olayın iş kazası olmadığı; dava sürecinde de bu duruma beyanlarda yer verilmesine rağmen mahkeme tarafından dikkate alınmadığı; davacının talebi kabul edilse dahi Kuruma bir kusur atfedilemeyeceğinden yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması ve kararda bu hususun gözetilmesi gerektiği iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı işveren vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafından iddia edilen düşme olayı ile ilgili ne işletme müdürüne, ne de usta başına bir bilgi verilmediği; sonrasında şirket içerisinde düştüğünü belirttiği; bu süreç içerisinde şirkete hiçbir rapor vermeyip çalışmaya devam ettiği; olayın olduğu tarihten 1 2 ay sonrasında rapor sunduğu; davacıya tüm eğitimlerin verildiği ve tüm iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin alındığı; tanıkların davalı lehine olan beyanlarına itibar edilmediği iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 19.02.2017 tarihinde sigortalı olarak davalı şirket nezdinde mutfak elemanı olarak çalıştığı alan olan bulaşıkhaneye ait kaygan olduğunu belirttiği zeminde bulaşık tabaklarını götürürken ayağının kayması ve tabakları tutabilmek için dizlerinin üzerine düşmesi sonucu yaralandığı, Kuruma başvuru şartının yerine getirildiği, ... 3. İş Mahkemesi nezdinde görülen tazminat dosyası kapsamında dinlenen davalı tanığı ...'in beyanında davacının düştüğünü duyduğunu, o günden sonra davacının 15 gün iş yerine gelemediğini ve sonra sendeleyerek yürüdüğünü beyan ettiği, davacı tanıklarının tutarlı beyanları, hastane kayıtları ile tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde mahkemece verilen davanın kabulü kararının yerinde ve usulüne uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili ile davalı işveren vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili ile davalı işveren vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuşlardır.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacının 19.02.2017 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespitine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
31.05.2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlı Sigortası Kanunu'nun 13 üncü maddesinin ilgili 1 inci fıkrası şöyledir:
"İş kazası;
a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,
b) (Değişik: 17.04.2008 5754/8 md.) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle,
c) Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,
d) (Değişik: 17.04.2008 5754/8 md.) Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,
e) Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında, meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hâle getiren olaydır."
- Değerlendirme
1.İş kazası, sigortalının işverenin otoritesi altında bulunduğu varsayılan 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin 1 inci fıkrasındaki hallerde meydana gelen ve sigortalının hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen zarar görmesine neden olan olaydır.
-
Davalı işveren nezdinde hizmet akdine dayalı mutfak elemanı olarak çalışmakta olan davacı sigortalı, 19.02.2017 tarihinde, iş yeri bulaşıkhanesinde, yerlerin kaygan olması nedeniyle ayağının kaydığını, zarar görmemeleri için elindeki tabakları tutmaya çalışırken dizleri üzerine düşerek yaralandığını iddia etmektedir. Nitekim; davacının, 21.02.2017 tarihinde 25 Aralık Devlet Hastanesinde, 31.03.2017 tarihinde Özel Amerikan Hastanesinde eklem ağrısı ve menisküs nedeniyle tedavi gördüğü anlaşılmaktadır. Ne var ki; 31.03.2017 tarihli olup davacının taburcu olması sırasında tanzim edilen Özel Amerikan Hastanesi epikrizinde davacının rahatsızlığı için "eski yırtık ve yaralanma" terimi kullanıldığı gibi, davacının kaza tarihi öncesindeki var olan tıbbi belgeleri de celbedilmemiştir. Bu durumda davacı da var olan menisküs rahatsızlığının kaza tarihinden öncesine dayanıp dayanmadığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenmemiştir.
-
Bu halde Mahkemece; varsa işe girişi sırasında yapılan muayeneye ilişkin belgeler dahil olmak üzere davacının, iddiaya konu kaza tarihi öncesinde ve sonrasındaki tüm tıbbi belgeleri celbedilerek davacının rahatsızlığına ilişin alanda uzman hekim katılımı ile oluşturulacak bilirkişi heyetinden davacıdaki mevcut rahatsızlığın iş kazası kaynaklı olup olmadığına ilişkin rapor alınması gerekirken tanık beyanlarına dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
-
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
-
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:45:04