Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/12243
2023/12554
7 Aralık 2023
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2023/266 E., 2023/1197 K.
KARAR: Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 3. İş Mahkemesi
SAYISI: 2018/145 E., 2022/262 K.
Taraflar arasındaki meslek hastalığının ve meslek hastalığı nedeniyle meslekte kazanma gücü kaybı oranının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın dahili davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı dahili davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin 2000 yılında davalı şirkete ait iş yerinde işe başladığını, iş akdinin 19.04.2013 tarihinde davalı işveren tarafından haksız şekilde feshedildiğini, davacının 2000 2009 yılları arasında kalender operatörü olarak çalıştığını, geçirdiği hastalık nedeniyle 2010 yılında bidrum operatörlüğü bölümüne geçtiğini ve iş akdi feshedilene kadar bu bölümde çalıştığını, müvekkilinin iş yerinde günde 8 saat boyunca makinanın titreşimli platformu üzerinde elleri sürekli havada olarak, bantta çalıştığını, söz konusu kötü çalışma koşulları nedeniyle boynunda fıtık meydana geldiğini, davacının çalışma süresi içerisinde 2009 yılında “servikal diskopati” ameliyatı geçirdiğini, 2013 yılı Nisan ayında işverence iş akdi feshedildikten sonra yaptığı müracaat üzerine ... Meslek Hastalıkları Hastanesince düzenlenen 26.07.2013 tarih ve 1132 sayılı rapor ile davacıda tanısı konulan “servikal disk bozukluğu” rahatsızlığının meslek hastalığı olarak kabul edildiği, ancak daha sonra ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Kurum Sağlık Kurulunun 22.04.2014 tarih ve 189 sayılı sağlık kurulu kararı ile servical disk bozuklukları hastalığının mesleki olmadığına verildiğini belirterek, müvekkilinin mesleki hastalığının ve maluliyetinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının tutulduğu servikal disk bozukluğu (boyun fıtığı) hastalığına, işçi tarafından işyerinde yapılan işlerin dışında pek çok faktörün neden olabildiğini, geçirilmiş olan ani bir travma (trafik kazası vb.), masa başında ya da bilgisayar karşısında boynun kötü pozisyonda tutulması, kişinin kemik yapısı, boyun disklerinde yaşın ilerlemesine bağlı gelişen dejenerasyon, romatizmal hastalıklar, şeker hastalığı, genetik yapı, sigara içmek vb. nedenlerle bahse konu rahatsızlığın oluşabildiğini, dolayısı ile taşıdığı bu nitelikler itibariyle servikal disk bozukluğu (boyun fıtığı) hastalığının meslek hastalığı kapsamına alınabilmesinin tıbben de mümkün olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Dahili davalı ... Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; işçinin davalı iş yerinde değiştirmiş olduğu bölümlerin alanında uzman bilirkişiler tarafından gerektiği takdirde yerinde inceleme yapılarak tetkik edilmesi ve bu kadar kısa sürelerde anılan rahatsızlıkların oluşup oluşamayacağının tespit edilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu’nun 27.08.2018 tarih ve 65/13955 sayılı kararında, sigortalıda mevcut servikal disk bozuklukları hastalığının meslekî olmadığının bildirildiği, Adlî Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun 03.02.2021 tarihli ve 1818 karar sayılı raporunda, davacıda C4 5, C5 6, C6 7, T3 4, T4 5, T7 8, T8 9 disk hernisi hastalığının mevcut olduğu, kişinin yaptığı işin ve çalışma şeklinin disk hernisi açısından etkisinin olabileceği ancak disk hernilerinin böyle bir işte çalışmayan kişilerde de görüldüğü, ayrıca disk hernisinin işi dışında herhangi bir eylem sırasında da ortaya çıkabileceği dikkate alındığında hastalığının mesleki olup olmadığının belirlenemediği cihetle maluliyet oranı hakkında görüş bildirilemediğinin açıklandığı, hükme esas alınan Adlî Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulunun 07.07.2022 tarihli ve 1674 karar sayılı raporunda, davacının disk hernisi hastalığının Ek 2 E5 maddesinde belirtildiği üzere mesleki hastalık olduğu, kişinin maluliyet oranının % 0 olduğu, meslek hastalığının başlangıç tarihinin ... Meslek Hastalıkları Hastanesinin 06.08.2010 tarih ve 2010 2035 sayılı raporu doğrultusunda 06.08.2010 tarihi olduğunun bildirildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulunun 07.07.2022 1674 tarih sayılı kararı doğrultusunda davacının disk hernisi hastalığının mesleki hastalık olduğu, maluliyet oranının % 0 olduğu ve meslek hastalığının başlangıç tarihinin 06.08.2010 olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde dahili davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Dahili davalı ... Başkanlığı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Adli Tıp Kurumunun dava konusu olmuş karara ilişkin yapacağı değerlendirmede öncelikle müvekkili Kurumun kararına esas oluşturmuş sağlık kurulu raporunu dikkate alması ve bu rapor için mutlaka görüş bildirmesi gerektiği halde dosya kapsamında alınan Adli Tıp Kurumu raporlarının bu değerlendirmeyi içermediğini, öte yandan Adli Tıp Kurumunun hastaları birebir muayene etmek suretiyle son durumunu bizzat görerek karara vardığını, bu aşamaya gelindiğinde ilerlemiş sürece bağlı olarak ilgililerin tanısına yönelik tespit edilen sekel bulguların, laboratuvar bulgularının ilerlemiş olabildiğinin gözlemlendiği, bu husus dikkate alındığında aslında kararlar arasındaki farkın bundan kaynaklanabileceğinin dikkate alınması gerektiğini, dolayısıyla Yerel Mahkemenin kararını verirken Kurum kararına esas sağlık kurulu raporunu dikkate alması gerektiğini, hastalığının ilerlemiş olduğu bu süreçte sigortalının müvekkili Kurumdan yeniden talepte bulunması halinde söz konusu değerlendirmenin müvekkili Kurum sağlık kurullarınca da yapılabileceği hususunun dikkate alınması gerektiğini, gerek müvekkili Kurumun raporları gerekse de Adli Tıp 3.İhtisas Kurulu’nun 03.02.2021 tarih ve 1818 sayılı raporu birbirini doğrular nitelikte olmasına rağmen İkinci Üst Kurulun 07.07.2022 tarih ve 1674 sayılı raporunda hastalığı meslek hastalığı olarak kabul etmesinin hatalı sonuçlar ortaya koyduğunu, bu sebeple karar maddi gerçeği yansıtamadığından hukuka aykırı olduğunu, 5510 sayılı Kanun'un 95 inci maddesine göre de müvekkili Kurumca yapılan işlemlere esas alınması gereken raporların Kurum sağlık kurulu raporları ve Yüksek Sağlık Kurulu raporları olduğunu,
açıklanan sebeplerle müvekkili Kurumun almış olduğu kararlar ve yapmış olduğu işlemlerin hukuka uygun olduğunu belirterek, Yerel Mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dahili davalı ... Başkanlığı vekilince istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş dahili davalı ... Başkanlığı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 1 numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine
karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde dahili davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Dahili davalı Kurum vekili; istinaf gerekçeleri ile kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, meslek hastalığının ve meslek hastalığı nedeniyle meslekte kazanma gücü kaybı oranının tespiti istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
1 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2 5510 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesinde; "Meslek hastalığı, sigortalının çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal engellilik halleridir.
Sigortalının çalıştığı işten dolayı meslek hastalığına tutulduğunun;
a)Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmet sunucuları tarafından usulüne uygun olarak düzenlenen sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbi belgelerin incelenmesi,
b)Kurumca gerekli görüldüğü hallerde, işyerindeki çalışma şartlarını ve buna bağlı tıbbi sonuçlarını ortaya koyan denetim raporları ve gerekli diğer belgelerin incelenmesi, sonucu Kurum Sağlık Kurulu tarafından tespit edilmesi zorunludur.
Meslek hastalığı, işten ayrıldıktan sonra meydana çıkmış ve sigortalı olarak çalıştığı işten kaynaklanmış ise, sigortalının bu Kanunla sağlanan haklardan yararlanabilmesi için, eski işinden fiilen ayrılmasıyla hastalığın meydana çıkması arasında bu hastalık için Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikte belirtilen süreden daha uzun bir zamanın geçmemiş olması şarttır. Bu durumdaki kişiler, gerekli belgelerle Kuruma müracaat edebilirler. Herhangi bir meslek hastalığının klinik ve laboratuvar bulgularıyla belirlendiği ve meslek hastalığına yol açan etkenin işyerindeki inceleme sonunda tespit edildiği hallerde, meslek hastalıkları listesindeki yükümlülük süresi aşılmış olsa bile, söz konusu hastalık Kurumun veya ilgilinin başvurusu üzerine Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun onayı ile meslek hastalığı sayılabilir. Meslek hastalığının 4 üncü maddenin birinci fıkrasının;
a) (a) bendi ile 5 inci madde kapsamında bulunan sigortalılar bakımından, sigortalının meslek hastalığına tutulduğunu öğrenen veya bu durum kendisine bildirilen işveren tarafından,
b) (b) bendi kapsamındaki sigortalı bakımından ise kendisi tarafından,
Bu durumun öğrenildiği günden başlayarak üç iş günü içinde, iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesi ile Kuruma bildirilmesi zorunludur. Bu yükümlülüğü yerine getirmeyen veya yazılı olarak bildirilen hususları kasten eksik ya da yanlış bildiren işverene veya 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalıya, Kurumca bu durum için yapılmış bulunan masraflar ile ödenmişse geçici iş göremezlik ödenekleri rücu edilir.
Meslek hastalığı ile ilgili bildirimler üzerine gerekli soruşturmalar, Kurumun denetim ve kontrol ile yetkilendirilen memurları tarafından veya Bakanlık iş müfettişleri vasıtasıyla yaptırılabilir.
Hangi hallerin meslek hastalığı sayılacağı, iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesinin şekli ve içeriği, verilme usulü ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikte düzenlenir. Yönetmelikte belirlenmiş hastalıklar dışında herhangi bir hastalığın meslek hastalığı sayılıp sayılmaması hususunda çıkabilecek uyuşmazlıklar, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır." hükümlerine yer verilmiştir.
3 Diğer taraftan, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 58 inci ve 95 inci maddesinde meslekte kazanma gücü ve malûl sayılmayı gerektirecek hastalık veya arızanın bulunup bulunmadığının tespitinde izlenecek yol açıklanmıştır. Buna göre, Kurum sağlık tesisleri tarafından raporlara dayanılarak verilen kararlara karşı ilgililerin S.S. Yüksek Sağlık Kuruluna itiraz hakları mevcuttur. Söz konusu kurulun raporlarının Kurumu bağlayacağı diğer ilgililer yönünden bağlayıcı olmayıp, Adli Tıp Başkanlığı veya tıp fakültelerinin ilgili ana bilim dalı konseylerinden Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü çerçevesinde inceleme ve araştırma yapılmasını isteyebilecekleri 28.06.1976 tarih ve 6/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararının gereğidir. Öte yandan; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17.02.2010 gün ve 2010/21 60 Esas, 2010/90 Karar sayılı ilamı ile 06.10.2010 gün ve 2010/10 390 Esas, 2010/448 Karar sayılı ilamların da belirtildiği üzere Adli Tıp Kurumu Başkanlığının ilgili ihtisas kurulu ile üniversitelerin tıp fakülteleri ilgili bilim dalı başkanlıklarınca ya da S.S. Yüksek Sağlık Kurulunca düzenlenen raporlar arasında çelişkinin mevcut olması halinde, çelişkinin Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp Üst Kurulu tarafından giderilerek, sigortalının sürekli iş göremezlik oranı ve başlangıç tarihi kesin olarak karara bağlanması da zorunludur.
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurulları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dahili davalı Kurum vekili tarafından ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:46:47