Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/11704
2023/12524
6 Aralık 2023
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2023/1599 E., 2023/1785 K.
KARAR: Davanın reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ: Uşak 1. İş Mahkemesi
SAYISI: 2020/315 E., 2023/29 K.
Taraflar arasındaki meslekte kazanma gücü kaybı oranının tespiti davasından yapılan yargılama sonunda
İlk Derece Mahkemesince davalının meslekte kazanma gücü kayıp oranının 23.04.2016 tarihinden itibaren %52,0 olduğunun tespitiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf isteminin reddine, davalı vekilinin istinaf isteminin kabulüne, Yerel Mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı işverenin çalışanı ...'nin iş kazası sebebiyle geçirdiği iş kazası ile ilgili meslekte kazanma gücü kaybı oranının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili, müvekkilinin geçirdiği iş kazasından dolayı Kurum tarafından %39 oranında malul olduğunun tespit edildiğini, Kurum tarafından yapılan maluliyet oranının tespitinin yerinde olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
2.Davalı SGK Başkanlığı vekili, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile; "1 Davalı ...' nin 30/12/2015 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle meslekte kazanma gücü kayıp oranının 23/04/2016 tarihinden itibaren %52,0 olduğunun tespitiyle davanın reddine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili, ilk derece mahkemesince, davalı sigortalı ...'nin meslekte kazanma gücü kayıp oranı hesaplanırken bu oranın tespitinde hakim olan ilkelere uygun bir hesapla yapılmadığını, çelişkili raporlardaki farklılıklar tam olarak aydınlatılmadan hüküm kurulduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı SGK Başkanlığı vekili, yargılama sırasında ilk derece mahkemesi tarafından aldırılan ve hükme esas alınan, Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu Raporu ve ATK 2. Üst Kurulu'nca, % 52 oranındaki maluliyet oranına ilişkin yapılan tespitlerin, Yüksek Sağlık Kurulu kararına aykırı olduğunu, bu oranı kabul etmediklerini, Kurum tarafından tespit edilen maluliyet oranının yerinde olduğunu, davacı tarafından 5510 sayılı Yasa'nın 19, 95, 58 inci maddeleri ve Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği gereğince yapılması gereken itiraz işlemlerinin yerine getirilmediğini, idari yolların tüketilmediğini, her ne kadar davanın reddine karar verilmiş olsa da, kazazede sigortalının maluliyet oranının %52,0 olarak tespit edildiğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle "davanın reddine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili; temyiz dilekçesinde özetle; istinaf gerekçelerini tekrar etmiş, ayrıca ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi'nin 07.07.2023 tarih, E.2023/1599 ve K.2023/1785 sayılı istinaf kararının "gerekçe" bölümünün ikinci paragrafında yer alan bilgiler ve tarihlerin mezkur dosya içeriği ile bağdaşmamakta olup tespitte maddi hata yapıldığını, kararın bu şekliyle kalması halinde, uygulayıcı birim tarafından kararın yorumlanma ve uygulaması bakımından hata yapılmasına, hak kaybına ve dolayısıyla da karışıklığa yol açma ihtimali bulunduğundan kararın bu yönüyle düzeltilmesinin yararlı olacağını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, meslekte kazanma gücü kaybı oranının tespiti istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un ve 5510 sayılı Kanun'un ve 3201 sayılı Kanun'un ilgili maddesi hükümleridir.
- Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, ve özellikle temyiz edenin sıfatına, temyiz dilekçesinin içeriği ile temyiz kapsam ve nedenleriyle HMK 369/1 inci maddesi kapsamında kanunun emredici hükmüne aykırı görülen hususlar re'sen dikkate alınarak davalı Kurum vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Bilindiği üzere tarafların tüm delilleri toplanıp, tetkik edildikten, son sözleri dinlenip duruşmanın bittiği bildirildikten sonra Hakimin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 298 inci maddesi uyarınca kararlarını gerekçesi ile birlikte (tam olarak) yazması ve hüküm sonucunu HMK’nın 297/2 nci maddesinde öngörülen biçimde tefhim etmesi asıldır. Mahkemece yargılama sonunda verilen bu kısa karar, bir davayı sona erdiren temyizi mümkün olan (nihai) son kararlardandır. Bu kararla mahkeme davadan elini çeker ve davayı sona erdirmiş olur.
3.Bu aşamadan sonra yapılması zorunlu iş, gerekçeli kararı kısa karar doğrultusunda ve yasal gerekçeleriyle birlikte mahkemenin yazmasından ibarettir. Artık bu karardan dönme (rücu) olanaklı olmadığı gibi, kararın asli unsurlarından olan gerekçenin de hüküm fıkrasına uygun biçimde yer alması gerekir (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 1991/7 E. ve 1992/4 K. sayılı ve 10.4.1992 günlü kararı).
4.Esasen ilamın tefhim edilen karara uygun yazılması ve gerekçe taşıması kamu düzeni ile doğrudan ilgili temel kurallardan olup, bu kurala kanun koyucu HMK’nın 294 ve 298 inci maddeleriyle varlık kazandırmıştır.
5.Gerçekten de anılan maddeler kamu düzeni amacıyla konulmuş, emredici hükümlerdendir. Bu maddeler uyarınca kararların alenen tefhim edilmesi gerekir. 298/2 inci maddesine göre de gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. Yine Anayasamızın “Duruşmaların açık ve kararların gerekçeli olması” başlıklı 141 inci maddesinin 3 üncü fıkrasında; “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır.” hükmüne yer verilmiştir.
6.Mahkeme kararlarında nelerin yazılacağı HMK’nın 297 nci maddesinde belirtilmiştir. Buna göre, hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer açık şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.
7.Ne var ki, uygulamada HMK’nın 294 üncü maddesinin getirdiği imkândan faydalanarak bazı zorunlu nedenlerle sadece hükmün sonucu tutanağı geçirilip tefhim edilmekte, gerekçeli karar daha sonra yazılmaktadır.
8.İşte bu gibi hallerde, tarafların hak ve yükümlülüklerini açıkça gösteren tefhim ile aleniyet ve hukuki varlık kazanan kısa karara daha sonra yazılan gerekçeli kararın uygun olması zorunludur. Esasen kısa kararı yazıp, tefhim etmekle davadan elini çekmiş olan hâkimin artık bu kararını değiştirmesine yasal olanak yoktur. Öte yandan, kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olması, yargılamanın aleniyeti, kararların alenen tefhim edilmesine ilişkin Anayasanın 141. maddesi ile HMK'nun yukarıda değinilen buyurucu nitelikteki maddelerine de aykırı bir durum oluşturur. Ayrıca anılan husus kamu düzeni ile ilgili olup, gözetilmesi yasa ile hâkime yükletilmiş bir ödevdir. Aksine düşünce ve uygulama yargı, yargıç ve kararlarının her türlü düşünceden uzak, saygın ve güvenilir olması ilkesi ile de bağdaşmaz.
9.Eldeki temyize konu kararın gerekçesi ve içeriğinde somut olayla ilgisi olmayan ve infazda tereddüt oluşturabilecek nitelikte kayıtlara yer verilmesi hatalı görülmüştür.
-
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
-
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları gözetilerek hüküm bozulmalıdır. Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, 6100 sayılı Kanunun Geçici 3 üncü maddesi dikkate alınarak 1086 sayılı Kanunun 438. maddesi gereğince düzelterek onanmalıdır
VII. KARAR
- Temyiz olunan, ... Bölge Adliye Mahkemesinin 21/04/2022 tarih ve 2023/1599 E 2023/1785 K sayılı ilamının;
Karar gerekçesinde yer alan "Dosya kapsamındaki kayıtlardan, Kocatepe Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi'nin 08.01.2015 tarihli kararında davalının, 15.01.2012 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle %26 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiğine, 29.11.2016 tarihinde kontrol muayene gerektiğine karar verdiği, Yüksek Sağlık Kurulu'nun 01.08.2017 tarihli kararında, davalının %26 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiğine, 01.01.2018 tarihinde kontrol muayenesi gerektiğine, ... SGM'nin 21.09.2017 tarihli kararında davalının %26 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiğine, kontrol gerekmediğine karar verdiği, Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu'nun 23.09.2019 tarihli raporunda, davalının
%37,20 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiğine yönelik kanaat bildirdiği, Adli Tıp İkinci Üst Kurulu'nun davalının 12.09.2012 tarihinden itibaren %37,20 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiğine yönelik kanaat bildirdiği görülmektedir." ifadeleri silinerek yerine "Dosya kapsamındaki kayıtlardan, ... Kurum Sağlık Kurulu'nun 17.01.2019 tarihli kararında davalının, 30.12.2015 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle %39 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiğine, 15.12.2020 tarihinde kontrol muayene gerektiğine karar verdiği, ... Kurum Sağlık Kurulu'nun 19.10.2020 tarihli kararında davalının, 30.12.2015 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle %33 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiğine, Yüksek Sağlık Kurulu'nun 22.02.2021 tarihli kararında, davalının %33 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiğine, kontrol muayenesi gerekmediğine, Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu'nun 03.11.2021 tarihli raporunda, davalının %52 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiğine yönelik kanaat bildirdiği, Adli Tıp İkinci Üst Kurulu'nun davalının 24.11.2022 tarihinden itibaren %52 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiğine yönelik kanaat bildirdiği görülmektedir." ifadeleri yazılmak suretiyle ve bu ifadelerden sonra devam edecek şekilde hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:47:42