Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/11588

Karar No

2023/12344

Karar Tarihi

4 Aralık 2023

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/1305 E., 2023/757 K.

HÜKÜM/KARAR: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: Şanlıurfa 3. İş Mahkemesi

SAYISI: 2020/13 E., 2022/110 K.

Taraflar arasındaki Tarım Bağ Kur sigortalılığının ve yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ile aylıkların tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, 03.03.2014 tarihli dilekçe ile yaşlılık aylığı tahsis talebinde bulunduğu, 5400 prim günü olmadığı gerekçesiyle talebinin reddedildiği, ancak tahsis şartlarını taşıdığı, Tarım Bağ Kur kayıtlarının sigortalılıkta esas alınmamasının yerinde olmadığı, aylık bağlama şartlarının bulunduğu iddiasıyla davacıya aylığa hak kazandığı tarihten itibaren aylık bağlanmasına, hakkettiği tarihten itibaren alması gereken aylıkların işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalı Kurumdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP

Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının tahsis talebi üzerine yapılan denetimde davacının 5400 prim gün sayısı olmadığı anlaşıldığından talebinin reddedildiği ve Kurum işleminin yerinde olduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI

İlk Derece Mahkemesi tarafından; davacının 1993 yılından bu yana olan tüm primlerini 2006 yılında tek seferde Kuruma ödediği, aradan geçen 10 yıla yakın bir zamandan sonra sigortalılığın iptali ve yapılan ödemelerin yok sayılması Medeni Kanun'un iyi niyet kurallarına aykırılık oluşturulacağı, bu primler isteğe bağlı olarak değerlendirildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının 01.10.1995 28.02.2014 tarihleri arasında Tarım Bağ Kur sigortalısı olacağının tespitine, 01.04.2014 tarihinden itibaren davacıya yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, 01.04.2014 01.07.2014 tarihleri arasında ödenecek aylıkların 01.07.2014 tarihinden itibaren, 01.07.2014 sonrası ödenecek aylıkların ise ödenmesi gereken tarihlerden itibaren yasal faizi ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF

A.İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:

Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının tahsis talebi üzerine yapılan denetimde davacının 5400 prim gün sayısı olmadığı anlaşıldığından talebinin reddedildiği ve Kurum işleminin yerinde olduğu, davanın açılmasına Kurumun neden olmadığı iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile eldeki davada, davacıya ait 11.10.1993 tarihli Bağ Kur giriş belgesinde yer alan davacının baba adı ve doğum tarihinin çelişki yarattığına ilişkin Kurum tespiti sonrası mahkemece re'sen araştırma yapılarak çelişkinin giderildiği kanaatine varıldığı görülmekle, sigortalı tarafından ödenen primler, davacıya ait vergi kaydı, ziraat oda kaydı ile dosya içeriğinde bulunan tüm deliller değerlendirildiğinde mahkemece verilen kararın yerinde olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı Kurum vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuştur.

C.Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, Tarım Bağ Kur sigortalılığının ve yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ile aylıkların tahsili davasıdır.

2.İlgili Hukuk

1.Anayasa'nın 36 ncı maddesinin ilk fıkrası şöyledir:

"Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir."

  1. Anayasa'nın 141 inci maddesinin üçüncü fıkrası şöyledir:

“Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır.”

  1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun "Hükmün kapsamı" kenar başlıklı 297 nci maddesi şöyledir:

"(1) Hüküm “Türk Milleti Adına” verilir ve bu ibareden sonra aşağıdaki hususları kapsar:

a) Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini.

b) Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini.

c) Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri.

ç) Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini.

d) Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını.

e) Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi.

(2) Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir."

  1. 6100 sayılı Kanunu’nun "Hükmün yazılması" kenar başlıklı 298 inci maddesi şöyledir:

"(1) Hüküm, hükmü veren hâkim, toplu mahkemelerde başkan veya hükme katılmış olan hâkimlerden başkanın seçeceği bir üye tarafından yazılır.

(2) Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz.

(3) Hükümde gerekçesi ile birlikte karşı oya da yer verilir.

(4) Hüküm, hükmü veren hâkim veya hâkimler ile zabıt kâtibi tarafından imzalanır."

01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 31.05.2006 tarih ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun Geçici 7 inci maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca, anılan Kanun'un yürürlük tarihine kadar 506, 1479, 2925, 2926, 5434 sayılı Kanunlar ile 506 sayılı Kanun'un Geçici 20 nci maddesine göre oluşturulan sandıklara tabi sigortalılık başlangıçları ile hizmet sürelerinin tabi oldukları Kanun hükümlerine göre değerlendirileceği ve genel olarak Kanunların geriye yürümemesi kuralı karşısında, sigortalılık açısından davanın yasal dayanağı 17.10.1983 tarihli ve 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu'nun mülga 2, 5, 7, 9, 10, 36 nci maddeleridir.

  1. 2926 sayılı Kanun'un ilgili mülga 2 nci maddesinin 1 inci fıkrası şöyledir:

"Kanunla veya kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdi ile bağlı olmaksızın 3 üncü maddenin (b) bendinde tanımlanan tarımsal faaliyetlerde bulunanlar, bu Kanuna göre sigortalı sayılırlar."

  1. 2926 sayılı Kanun'un ilgili mülga 5 inci maddesinin 1 ve 2 inci fıkraları şöyledir:

"2 nci madde kapsamına girenler, onsekiz yaşını doldurdukları tarihi takip eden yılbaşından itibaren sigortalı sayılırlar. Ancak, 7 nci maddede belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülükleri kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlar.

Bu suretle sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemez ve kaçınılamaz."

  1. 2926 sayılı Kanun'un ilgili mülga 7 nci maddesi şöyledir:

"Bu Kanuna göre sigortalı sayılanlar, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç üç ay içinde Kuruma başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorundadırlar.

"

  1. 2926 sayılı Kanun'un ilgili mülga 9 uncu maddesi şöyledir:

"Bu Kanuna göre sigortalı sayılanlardan sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren üç ay içinde Kuruma kayıt ve tescillerini yaptırmayanların tescil işlemleri, Kurumca resen yapılır.

"

  1. 2926 sayılı Kanun'un ilgili mülga 10 uncu maddesi şöyledir:

"Sigortalıların kayıt ve tescil işlemlerinde valilik, kaymakamlık, özel idare, belediye muhtarlık ve nüfus idareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, 21.10.1935 tarih ve 2834 sayılı Kanuna göre kurulan tarım satış kooperatifleri ve birliklerinin, 18.04.1972 tarih ve 1581 sayılı Kanuna göre kurulan tarım kredi kooperatifleri ve birliklerinin, 24.04.1969 tarih ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanununa göre kurulan Pancar Ekicileri İstihsal Kooperatifleri ile Birliği (Pankobirlik), Türkiye Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtları esas alınır.(Ek cümle:24.07.2003 4956/52 md.) Belirtilen bu merci, kurum, kuruluş, kooperatifler ve birlikleri ile şirket ve bankalar, Kurumun isteği üzerine her türlü bilgiyi ve belgeyi vermekle yükümlüdürler.

"

  1. 2926 sayılı Kanun'un ilgili mülga 36 ncı maddesinin ilgili 1 inci fıkrası şöyledir:

"Sigortalı, 31 inci maddede belirtilen prim borcunu ait olduğu yıl içinde Bakanlar Kurulunca tespit edilen dönemlerde ödemek zorundadır. Kurumun prim alacakları; Bakanlar Kurulu kararı ile ürün bedellerinden tevkif suretiyle de tahsil edilebilir."

  1. 24.05.1983 tarihli ve 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun'un 8 inci maddesinin ilgili ilk fıkrası şöyledir:

"Birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden, ilgililere; son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise eşit hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanır ve ödenir."

  1. 5510 sayılı Kanun'un Geçici 1 inci maddesinin ilgili 2 nci fıkrası şöyledir:

"17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı, 02.09.1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17.10.1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17.10.1983 tarihli ve 2926 sayılı kanunlara göre bağlanan veya hak kazanan; aylık, gelir ve diğer ödenekler ile 08.02.2006 tarihli ve 5454 sayılı Kanunun 1 inci maddesine göre ödenmekte olan ek ödemenin verilmesine devam edilir. Bu gelir ve aylıkların durum değişikliği nedeniyle artırılması, azaltılması, kesilmesi veya yeniden bağlanmasında, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan ilgili kanun hükümleri uygulanır."

  1. 2926 sayılı Kanun'a 4956 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi ile eklenen ilgili Ek madde 3 şöyledir:

"1479 sayılı Kanunun birinci kısmında yer alan 20 nci madde, ikinci kısım ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci bölümde yer alan maddelerin tamamı, altıncı bölümde yer alan 56 ncı madde dahil 74 üncü maddeye kadar olan maddelerin tamamı ile 76, 78 ve 79 uncu maddeleri, yedinci bölümde yer alan 80 inci maddesi, ek 9, ek 12, ek 13, ek 14, ek 15, ek 16, ek 17, ek 18, ek 19 uncu maddeleri, geçici 10 ve 11 inci maddeleri, 2926 sayılı Kanuna tâbi sigortalılar hakkında da uygulanır."

  1. Değerlendirme

  2. Mahkemeler, iddia ve savunma çerçevesinde tespit ettikleri maddi vakıaları, söz konusu maddi vakıaların hukuki niteliğini, uygulanan hukuk kurallarını, bunun nedenlerini ve hüküm fıkrasıyla bağlantısını gerekçeyle açıklarlar. Böylece tarafların muhakeme sırasında ileri sürdükleri iddialarının kurallara uygun biçimde incelenip incelenmediğini bilmeleri, mahkeme kararlarının denetlenebilmesi ve toplumun da yargı kararlarının sebeplerini öğrenmesi sağlanır.

  3. Anayasa'nın 36 ncı maddesinin birinci fıkrasında herkesin adil yargılanma hakkına sahip olduğu belirtilmiş ise de gerekçeli karar hakkından açıkça söz edilmemiştir. Ancak Anayasa'nın 141 inci maddesinin üçüncü fıkrasında bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli yazılacağı hükmü konulmuştur. Bu sayede mahkeme kararlarının gerekçeli olması ve kişilerin adil bir şekilde yargılanmalarının sağlanması amaçlamaktadır.

  4. Mahkeme kararlarında bulunması gereken hususlar 6100 sayılı Kanun'un 297 nci maddesinde ayrıntılı olarak tek tek sayılarak gösterilmiştir. Aynı maddenin (2) numaralı fıkrası uyarınca da verilen karar ile taraflara yüklenen borç ve tanınan haklar, hiçbir şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde çok açık gösterilmesi gereklidir. Aksi takdirde ilamın icrası sırasında güçlüklerle karşılaşılabileceği gibi ilamın hiç icra edilememesi de söz konusu olabilir. Ayrıca anılan Kanun'un 298 inci maddesinde gerekçeli kararın, hüküm sonucuna aykırı olamayacağı düzenlenmiştir. Bu düzenlemeler gereği tefhim edilen hüküm sonucu, hükmün gerekçesi ve gerekçeli kararın hüküm fıkrasının birbiriyle tutarlı olmalıdır.

  5. Somut olayda, davacının 11.10.1993 tarihinden başlatılan Tarım Bağ Kur sigortalılığı davalı Kurum tarafından iptal edilmiş olup 10.05.2006 tarihli prim ödemesi 11.10.1993 31.03.2005 tarihleri arasındaki dönemi kapsamaktadır. Davacı, iptal edilen dönemde sigortalı olduğunun ve yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verildiği belirttiği halde, hükümde davacının sigortalılığının 01.10.1995 tarihinden başlatılması ve yaşlılığı aylığı tahsisine esas kabule konu prim gün sayısının belirtilmemesi infazda tereddüte neden olabileceğinden isabetsizdir.

  6. 2926 sayılı Kanun yönünden sigortalılık hak ve yükümlülüğü tescille başlar. Anılan Kanunun 5 inci maddesi 2 nci madde kapsamına girenlerin, on sekiz yaşını doldurdukları tarihi takip eden yılbaşından itibaren sigortalı sayılacaklarını, ancak, 7 nci maddede belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülükleri kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağını düzenlemiştir.

  7. 2926 sayılı Kanun'un re’sen tescil ile ilgili 9 uncu maddesinin bu kanuna göre sigortalı sayılanlardan, sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren üç ay içinde Kuruma kayıt ve tescillerini yaptırmayanların tescil işlemlerinin Kurumca re’sen yapılacağı, bir başka deyişle 2 nci maddeye göre Kanun kapsamında sayılan sigortalıların Kurumca re’sen tescil edilmeleri zorunluluğu bulunduğu anlaşılmaktadır. Kaldı ki 5 inci madde uyarınca Tarım Bağ Kur sigortalılığı zorunlu olup sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemez ve kaçınılamaz.

  8. 2926 sayılı Kanuna tabi kişilerce 36 ncı maddede sayılan kurum, şirket, işletme veya gerçek kişilere satılan ürün bedellerinden prim borcuna mahsuben %1 oranında kesinti yapılması ve bu kesintilerin anılan gerçek ve tüzel kişilerce ertesi ayın 20 nci günü akşamına kadar Bağ Kur’a intikal ettirilmesi gerekir. İşte bu bağlamda sigorta primlerinin, ürün bedellerinden Bağ Kur adına tevkif suretiyle, tahsili halinde kişinin yukarda izah edilen 5 inci maddede yer alan anlamda tescil işleminin bu tevkifat tarihinde gerçekleştiğinin kabulü gerekir. Tescil sonrasında sigortalı sayılma koşulu ise 3 üncü maddede belirtilen tarımsal faaliyetin kesintisiz sürdürülmesine bağlı kılınmıştır.

  9. Davacının, 28.11.1995 tarihinde davalı Kurum kayıtlarına intikal eden bildirge ile re'sen 11.10.1993 tarihinden itibaren Tarım Bağ Kur tescili yapılmıştır. Bildirgedeki davacının kimliğine ilişkin bir kısım bilgiler hatalı ise de davalı Kurum yapılan denetimde sonuç olarak bildirgenin davacıya ait olduğu kanaatine varılmıştır. Ne var ki söz konusu bildirgede ne sigortalının ne muhtarın imzası bulunduğu bulunmaktadır. Üstelik bildirge üzerindeki mühür de okunmamaktadır. Davacının Ziraat Odası kaydının 18.01.2011 tarihinde başladığı ve tarımsal faaliyetine esas olabilecek taşınmazın 27.01.2011 tarihinde satışla kendisine intikal ettiği anlaşılmakta olup re'sen tescile esas olabilecek herhangi bir kaydı, tevkifatı, başvurusu tespit edilememiştir. Davacının 15.07.1996 28.04.2000 tarihleri arasında bakkallık faaliyetinden vergi kaydı da bulunmaktadır. Bu durumda 28.11.1995 tarihli bildirgesinin yolsuz nitelikte olup olmadığının tespiti, sigortalılığının niteliği bakımından önem arz etmektedir. Zira sigortalılıkla ilgili talebe dayanmayan yolsuz bir bildirgenin sigortalılık tesciline esas olması düşünülemez.

  10. Davacı, 11.10.1993 31.03.2005 tarihleri arasındaki döneme ilişkin primlerini 10.05.2006 tarihinde ödemiş ve sonrasında prim ödemeleri büyük oranda düzenli olarak devam etmiştir. Söz konusu prim ödemeleri nedeniyle ödeme tarihinden ileriye doğru olarak davacının isteğe bağlı sigortalı kabul edilmesi mümkündür.

  11. Mahkemece, açıklanan ilkeler çerçevesinde sigortalılık tesciline esas alınan bildirgenin yolsuz nitelikte olup olmadığı ve herhangi bir tarımsal faaliyetinin bulunup bulunmadığı yöntemince araştırılmalıdır. Bu kapsamda iptale konu dönemde geçimini nasıl temin ettiği, murislerinden kalma ve intikali yapılmadığından kayıtlarda henüz görünmeyen tarım arazisi bulunup bulunmadığı, herhangi bir tarım ürünü teslim edip etmediği belirlenmelidir. Bildirgenin yolsuz olduğu ve tarımsal faaliyeti bulunmadığının anlaşılması halinde tarımsal faaliyetinin başlama tarihine kadar ki dönemde ödediği primlerin karşıladığı süre kadar ileri doğru isteğe bağlı sigortalı kabul edilerek primi ödenmiş gün sayısı belirlenmelidir. Davacının, tespit edilen primi ödenmiş günleri ve varsa başka sigortalı hizmetleri nazara alınarak tahsis koşullarını taşıyıp taşımadığı, taşıyorsa hangi sürelerle ve hangi tarihten itibaren kendisine yaşlılık aylığı bağlanacağı gerekçe ve hükümde infazı kabil bir şekilde gösterilerek, sonucuna göre bir karar verilmelidir.

  12. Açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilerek davacının sigortalılık ve tahsis talebinin değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve Kanun aykırı olup bozma nedenidir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

  1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

  2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararesastanretkaldırılmasınamahkemeıdavakararııııilkderecebozulmasınaııcevaportadanvtemyizıvistinaf

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:49:25

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim